17 ^ Emirali Yağan, Kırmanciya Beleke, sayı 4, s.14, pâine, pentru toate categoriile de viteji, fl.
Emir Kitbuğa katledilmedi; sonradan hapisten saliverildi.S-a ordonat încarcerarea sa; sentința a fost ulterior comutată în arest la domiciliu.
Kanlı bir savaş ile emir başarıyla başkentine girdi.În ciuda unei bătălii sângeroase, emirul a reușit să revină cu succes în capitala sa.
Fakat Hitler hiç beklenmedik bir emir verdi.Hitler s-a decis fără ezitare.
Kalfün (Khalfun) muhtemelen başlangıçta Sicilya Emirliği'nden gelen Berber'di.Primul conducător al emiratului de Bari a fost Khalfun, un conducător berber venit probabil din Sicilia.
Bu emirlere uymayan askerler ciddi şekilde cezalandırılacaktır.Toți cei care s-au opus acestor onoruri au fost sever pedepsiți.
Bu emirle meşrutiyet tekrar ilan edildi.Pentru executarea acestui ordin a fost desemnat din nou Prozorovskiy.
Al Ahli, Dubai, Birleşik Arap Emirlikleri merkezli spor kulübü.Al Ahli Club (în arabă النادي الأهلي) este un club de fotbal din Dubai, Emiratele Arabe Unite.
Hitler 1 Nisan’da Norveç harekatı için emir verecektir.Din acest motiv, Hitler a dat ordin ca armata sa să ocupe Norvegia pe 9 aprilie 1940.
Emirlerime rağmen gelmediler.În ciuda ordinelor mele nu au venit.
Leontes Sicilyalı bir lord olan Camillo'ya Poliksenes'i zehirleyip öldürmesi için emir verir.Leontes arra kéri hű emberét, Camillot, hogy mérgezze meg Polixenest.
Ardından iki emir daha gönderildi.További kettő pedig meg lett rendelve.
1971 - Birleşik Arap Emirlikleri, Birleşmiş Milletler'e üye oldu.1971 – Az Egyesült Arab Emírségek az ENSZ tagja lesz.
Örneğin, evlilikte üreme ve cinsel haz olumlu emirlerdendir.A házasság törvényei, illetve a nemi kapcsolatokban szükséges mértékletesség.
Tyrion babasının emirlerine karşı çıkarak fahişesi Shae'yi (Sibel Kekilli) de başkente götürür.Apja tiltása ellenére Tyrion a prostituált Shae-t is magával viszi a fővárosba.
Ben sizinle sadece üzerinize emir olmak için savaştım.Azzal védekezett, hogy parancsra cselekedett.
Baba: Emir'in babasıdır.23. Az árvák atyja.
Marina 101, Birleşik Arap Emirlikleri'nin Dubai kentinde inşaat halinde olan bir gökdelendir.A Marina 101 felhőkarcoló az Egyesült Arab Emírségekben, Dubaj városban.
Emir ile askerlik hizmetine ilişkin hususların yapılması ya da yapılmaması istenir.A katonatanácsok megvitatták, engedelmeskedjenek-e a tiszteknek vagy sem.
Leela'nın Capitol Citadel'den sürgün edilmesi için emir verir.Ezt követően Löwendal elrendelte a citadella körüli ostromárkok kiásását.
Bu nedenle geminin sağından geç emri yanlış bir emirdir ve karışıklıklara neden olabilir.A gép elsőbbségi státuszának kijelentése így félreértést okozhatott a legénység és a légi irányítók között.
Pentominium, Birleşik Arap Emirlikleri'nin Dubai kentinde inşaat halinde olan bir gökdelendir.A Pentominium egy jelenleg építés alatt álló felhőkarcoló az Egyesült Arab Emírségekben, Dubaj városban.
Dubai, Birleşik Arap Emirliklerinin yedi emirliği içinde en popüler olanıdır.Maán kormányzóság (arabul محافظة معان ) Jordánia tizenkét kormányzóságának legnagyobbika.
Antonius bu eşyalara el koyacağına, bütün hepsinin Enobarbus'a gönderilmesine emir verir.Antonius magabiztosan indul csatába, de megrendül, amikor hírt kap Enobarbus távozásáról.
Belediye Başkanı Ninetta'nın gümüs kaşık hırsızlığı ile yargılanması için tutuklanmasına emir verir.A polgármester lopással vádolja Ninettát és bebörtönözteti.
Kuveyt Emiri hükümet'in başındadır ve aile konsey reisi tarafından seçilir.Ciprus az én adófizetőm, s az én jogom a király személye felől dönteni.
Füceyre, Birleşik Arap Emirlikleri'ni oluşturan emirliklerden biri.Az Egyesült Arab Emírségekbe betelepített faj.
Tutuş kardeşi Melikşah tarafından 1079 yılında Şam kentine Selçuklu emiri olarak tayin edildi.Akkor került hatalomra, amikor testvérét 1079-ben száműzetésbe kényszerítették.
Sonra bir otuz yıl da Allah’ın emirleri dışında hiçbir şey dinlemedim.Az utolsó idők egyházáról rajta kívül senki másnál nem olvastam.
Bunun üzerine bölgeye Devletâbâd’daki Emiran-ı sada’lar gönderildi.A nem-württembergi képviselőket kiutasították az országból.
Hazırlığı sona ermiştir ve evlenme kutlamalarının başlaması için Kont'un emir vermesini beklemektedir.Montfort közbelép és megparancsolja az esküvői szertartás megkezdését.
Sadır ola bu yüce emir, bütün ülkelerde sürekli geçerli olsun.Ezért is nagyon fontos, hogy a Hozzám! parancsot minden körülmények között teljesítse.
Halaha 613 emirden oluşmaktadir.Shaak Ti túlélte a 66-os parancsot.
Adal emirliği, 16. yüzyıl'dan itibaren önemini kaybetti ve ortadan kalktı.A vár a 18. században elveszítette jelentőségét, azóta pusztul.
1. Tabur'un emir subayı olarak görev yaptı.A végrehajtásban az I. hadtest parancsnokaként vett részt.
827 yılında Sicilya Arapların eline geçti ve Sicilya Emirliği kuruldu.827-ben a Szicíliába érkező arabok pusztították el véglegesen.
Gemiyi kullanır ve mürettebata emirler verir.Elindulnak a kapitánnyal és a legénységgel hajóútjukra.
"Allah'ın emirleri akıllı olana hitabendir".Ja Allah antaa vallan kenelle haluaa, ja Allah on antelias, kaikkitietävä.
Leontes Sicilyalı bir lord olan Camillo'ya Poliksenes'i zehirleyip öldürmesi için emir verir.Leontes määrää sisilialaisen lordin Camillon myrkyttämään Polixeneksen.
Bu emir yerine getirilmedi.Käskyjä ei toteltu.
Emir Spahić (d.Emir Spahić (s.
Perry'e emirleri verir.Dufraisne myös antaa käskyt Fisherille.
Ahmet Al-Cabir'in oğlu Cabir Al-Ahmet Al-Cabir Al-Sabah 1977-2006 yılları arası Kuveyt emiriydi.Ahmad Al-Jaber Al-Sabahin poika Jabir Al Ahmad al-Jabir al-Sabah oli Kuwaitin emiirinä 1977-2006.
Dubai metrosu (Arapça: مترو دبي), Birleşik Arap Emirlikleri'nin Dubai kentinde bulunan bir metro ağıdır.مترو دبي) on metrojärjestelmä Dubaissa Yhdistyneissä arabiemiirikunnissa.
Biz millet olarak bir kadından emir almaya alışkın değiliz.Naisesta mieheksi korjanneille ei ole rajoituksia.
Urfa emirliği daha karışıklık yarattı.UFF:n toiminta on herättänyt myös epäilyjä.
Belçika'da yaklaşık olarak 250 bin Emirdağ kökenli kişinin yaşadığı tahmin edilmektedir.Pelkästään Berliinissä arvioidaan asuvan yli 250 000 ihmistä laittomasti.
Kutsalların Kutsalı'nda On Emir bulunmaktaydı.Mäntsälän kirkkoneuvostossa on kymmenen jäsentä.
Emir: Hikâyeyi anlatan baş karakterdir.Kirjan päähenkilö, jonka kertomana tarinaa kuvataan.
Habibullah Han (1872-1919), 1901-1919 arasında hüküm süren Afganistan emiri.Habib Allah Khan (1872 – 20. helmikuuta 1919) oli Afganistanin emiiri vuodesta 1901 vuoteen 1919.
17 Nisan 1944 gecesi bu emir sessiz sedasız yerine getirildi.Syyskuun 17. päivänä 1944 leiri määrättiin tyhjennettäväksi.
Her ikisi için de bir askerî cenaze töreni yapılmasına emir verir.Hän myös järjesti itselleen sotilaalliset hautajaiset.
Emir Salar hapiste iken öldü.Toinen tuomituista oli kuollut vankilassa.
Birleşik Arap Emirlikleri'nin en önemli gelir kaynağı petroldür.Kurdistanin aluehallituksen pääasiallinen tulonlähde on öljy.
On Emir bu kitabın 20. babında yer almaktadır.Parhaimmillaan tätä liitettä julkaisiin 20 sanomalehdessä.
Kenti savunma konusunda kesin emir almış olan Alman garnizonu, burada tuzağa düşmüş oldu.Saksalaisten tiedustelun ilmoitettua lähestyvistä neuvostojoukoista osastot määrättiin puolustukseen.
Amanda Waller'ın emirlerini yerine getirmek için görevlendirilmiştir.Operaation johdossa toimii Amanda Waller.
Aynı zamanda Abdullah kendini Emir ilan etti.Myös Badawi on toisinaan viitannut sillä itseensä.
Diyarbakır Emiri gibi diğer vali emirler de kendilerini bağımsız ilan ettiler.Muuallakin maakuntaneuvostoja julistautui itsenäisiksi.
Himmler'in favori emir erlerinden biri haline geldi.Haltioista vanyar olivat hänen lempikansansa.