Ana içeriğe geç
Sözlük

emin ile cümle

emin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'un ne zaman terk edeceğinden emin değilim.I'm not sure when Tom will leave.
Tom'un ne yapacağından emin değilim.I'm not sure what Tom will do.
Tom'un gidip gitmeyeceğinden emin değilim.I'm not sure if Tom will go.
Tom'un bunu nasıl yapacağından emin değilim.I'm not sure how Tom will do it.
Gidip gitmeyeceğimden emin değilim.I'm not sure if I'll go.
Bunu nasıl yapacağımdan emin değilim.I'm not sure how to do this.
"Ne zaman hazır olacaksın?" "Henüz emin değilim.""What time will you be finished?" "I'm not sure yet."
"Tom bu tabloyu satın alacak." "Nasıl emin olabiliyorsun?""Tom will buy that painting." "How can you be sure?"
"Tom cüzdanımı çaldı." "Bundan emin misin?""Tom stole my wallet." "Are you sure about that?"
Gözlerini Tom'dan ayırma. Diğer insanları rahatsız edecek bir şey yapmadığından emin ol.Keep your eyes on Tom. Make sure he doesn't do anything to bother other people.
Sadece bana biraz zaman ver. Sorunun nasıl çözüleceğini anlayacağıma eminim.Just give me some time. I'm sure I can figure out how to solve the problem.
Sadece pasaportunu kasada bıraktığından emin ol.Just be sure to leave your passport in the safe.
Tom geri dönecek. İstediğinden eminim.Tom will come back. I'm sure he will.
Onun gerekli olduğuna emin misin?Are you sure that's necessary?
Tom kimsenin ona bakmadığından emin olmak için etrafına bakındı.Tom looked around to make sure no one was looking at him.
Nasıl emin olursun?How do you know for sure?
Tom'un iyi olduğundan emin olabilir misin?Could you make sure Tom is OK?
Tom'un ev ödevini yaptığından emin olabilir misin?Could you make sure Tom does his homework?
Ebeveyninin senin gitmene izin vereceğinden emin misin?Are you sure your parents will allow you to go?
Yemek için yeterli zamanın olduğundan emin misin?Are you sure you have enough time to eat?
Onu satın almak için yeterli paran olmadığından emin misin?Are you sure you don't have enough money to buy that?
Saat 2.30'da orada olmak zorunda olduğumuzdan emin misin?Are you sure we have to be there by 2:30?
Yarın bir toplantımız olduğundan emin misin?Are you sure we have a meeting tomorrow?
Tom'un bir şey hatırlamayacağından emin misin?Are you sure Tom won't remember anything?
Tom'un 2.30'a kadar burada olmayacağına emin misin?Are you sure Tom won't be here until 2:30?
Tom'un ne yapması gerektiğini bildiğinden emin misin?Are you sure Tom knows what he's supposed to do?
Ben emin olamam.I can't be sure.
Tom'un mutlu olduğundan emin olmak istiyorum.I want to be sure Tom is happy.
Tom'un masum olduğundan emin olmak istiyorum.I want to be sure Tom is innocent.
Ben senin geleceğine ya da gelmeyeceğine emin değildim.I wasn't sure if you'd come or not.
Tom'un haklı olduğundan o kadar emin değilim.I'm not so sure Tom is right.
Tom'un hatalı olduğundan o kadar emin değilim.I'm not so sure Tom is wrong.
Benden ne kadar bağış beklediklerinden emin değilim.I'm not sure how much they are expecting me to donate.
Söylediklerini takip ettiğime emin değilim.I'm not sure I follow what you're saying.
Söylediğini anladığımdan emin değilim.I'm not sure I understand what you're saying.
Ne yapacağımdan emin değilim.I'm not sure what to do.
Ne söyleyeceğimden emin değilim.I'm not sure what to say.
Tom'un ne zaman Boston'a geldiğinden emin değilim.I'm not sure when Tom came to Boston.
Nereye gideceğimden emin değilim.I'm not sure where to go.
Kimle konuşacağımdan emin değilim.I'm not sure who to talk to.
Onun hakkında oldukça eminim.I'm pretty sure about that.
Yarın sınavı geçeceğimden kesinlikle eminim.I'm pretty sure I'll pass the test tomorrow.
Deli olmadığımdan oldukça eminim.I'm pretty sure I'm not crazy.
Binanın 1987'de yapıldığından oldukça eminim.I'm pretty sure that building was built in 1987.
O kulenin 330 metre uzunluğunda olduğundan çok eminim.I'm pretty sure that tower is 330 meters tall.
Tom'un Fransızca konuşabileceğinden oldukça eminim.I'm pretty sure Tom can speak French.
Tom'un Boston'da bulunmadığından oldukça eminim.I'm pretty sure Tom hasn't been to Boston.
İyi olacağıma eminim.I'm sure I'll be fine.
Ben benim Tom için iyi bir hediye bulacağımdan eminim.I'm sure I'll find a good gift for Tom.
Tom'un sıkıldığından eminim.I'm sure Tom is bored.
Tom'un yakında burada olacağından eminim.I'm sure Tom will be here shortly.
Bir anlaşmaya varabileceğimize eminim.I'm sure we can come to an agreement.
Yanıldığına eminim.I'm sure you're mistaken.
Haklı olduğundan eminim.I'm sure you're right.
Bir şekilde onu yapabileceğimden oldukça eminim.I'm pretty sure I can do it one way or another.
Çok eğleneceğiz. Bundan eminim.We're going to have a lot of fun. I'm sure of it.
Biz sadece Tom'un burada olmayı planladığından emin olmak zorundayız.We just have to make sure Tom is planning to be here.
Burada daha emin ellerdesin.You're safer here.
Sadece Tom'a karşı sabırlı ol. Onun sonunda doğru kararı vereceğinden eminim.Just be patient with Tom. I'm sure he'll eventually make the right decision.
Bunun benim anahtarım olup olmadığından ben bile emin değilim.I'm not even sure if this is my key.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod