Ana içeriğe geç
Sözlük

emin olmak ile cümle

emin olmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Hiçbir yanlış anlama olmadığından emin olmak istiyorum.I'd like to make sure there's no misunderstanding.
Tom beni Mary'ye bir şey olmadığından emin olmak için gönderdi.Tom sent me to make sure nothing happened to Mary.
Tom başka bir şey olmadığından emin olmak için etrafına baktı.Tom looked around to make sure nothing else was happening.
Bunun tekrar olmamasından emin olmak için elimizden geleni yapıyoruz.We're doing all we can to make sure it doesn't happen again.
Senin işin Tom'un işini doğru yaptığından emin olmaktır.Your job is to make sure Tom does his job right.
Tom'un yapması gerekeni yaptığından emin olmak için yapılması gerekeni yapacağım.I'll do whatever has to be done to make sure Tom does what he's supposed to do.
Tom'un onu yaptığından emin olmak için yapılması gerekeni yapacağım.I'll do whatever has to be done to make sure Tom does that.
Tom'un onu yapmadığından emin olmak zorundayız.We've got to make sure Tom doesn't do that.
Haklı olduğumuzdan emin olmak zorundayız.We have to be sure we're right.
Tom'un yapmanı istediği şeyi yaptığından emin olmak istiyorum.I want to make sure that you do what Tom asked you to do.
Tom'un onu yapmayacağından emin olmak bizim işimiz.It's our job to make certain Tom doesn't do that.
Emin olmak zorundayız.We've got to make sure.
Tom daha fazla aptalca hatalar yapmayacağından emin olmak zorunda.Tom has to make sure he doesn't make any more stupid mistakes.
Tom her şeyi yaptığından emin olmak için listeyi tekrar kontrol etti.Tom checked the list again to make sure he had done everything.
Tom her şeyi aldığından emin olmak için listeyi kontrol etti.Tom checked the list to make sure he had everything.
Benim işim herkesin güvende olduğundan emin olmaktır.My job is to make sure everyone is safe.
İşin yapıldığından emin olmak için onlarla birlikte takip edeceğim.I'll follow up with them to make sure that the work gets done.
Tehlikeli bir şey yapmadığından emin olmak istiyorum.I want to make sure you don't do anything dangerous.
Yeterli suyumuz olduğundan emin olmak istiyorum.I want to make sure we have enough water.
Gribe yakalanmayacağımdan emin olmak istiyorum.I want to make sure that I don't catch the flu.
Bunun yeterince büyük olduğundan emin olmak istiyorum.I want to make sure it's large enough.
Bunun yeterince iyi olduğundan emin olmak istiyorum.I want to make sure it's good enough.
Bunu sipariş etmeden önce onu alabileceğimden emin olmak istiyorum.I want to make sure I can afford to buy it before I order it.
Tom'un ne yapması gerektiğini bildiğinden emin olmak istiyorum.I want to be sure Tom knows what he's supposed to do.
Bunu yapmak istediğin için yaptığından emin olmak istiyorum.I want to be sure that you're doing this because you want to.
Hiç sorun çıkmayacağından emin olmak istiyorum.I want to be sure that there will be no problems.
Tom'un burada olmayı planladığından emin olmak istedim.I wanted to be sure Tom was planning to be here.
Sadece iyi olduğundan emin olmak istedim.I just wanted to make sure you were OK.
Ben sadece güvende olduğundan emin olmak istedim.I just wanted to make sure you were safe.
Tom'un ilacını almayı unutmadığından emin olmak zorundayım.I've got to make sure Tom remembers to take his medicine.
Sadece hatalı olmadığımdan emin olmak istedim.I just wanted to make sure I wasn't wrong.
Tom'un ev ödevini yaptığından emin olmak zorundayım.I've got to make sure Tom does his homework.
Yapacağını söylediğin şeyi yaptığından emin olmak için buradayım.I'm here to make sure you do what you said you'd do.
Tom'un Mary'ye ondan bahsetmediğinden emin olmak zorundayım.I've got to make sure Tom doesn't tell Mary about that.
Sadece haklı olduğumdan emin olmak istedim.I just wanted to make sure I was right.
Sadece Tom'un iyi olduğundan emin olmak istedim.I just wanted to make sure Tom was OK.
Ben bedelini ödemeye hazır olduğundan emin olmak istiyorum.I'd want to be sure that I was ready to pay the price.
Emin olmak zorundasın.You've got to be certain.
Senin gibi insanların hapse girdiğinden emin olmak istiyorum.I want to make sure people like you end up in prison.
Onu gördüğünden emin olmak istedim.I wanted to make sure you saw that.
Tom onun yaptığı aynı hatayı yapmayacağımızdan emin olmak istiyor.Tom wants to make sure we don't make the same mistake he did.
Tom bunun ona olmayacağından emin olmak istiyor.Tom wants to make sure that doesn't happen to him.
Sadece bunun tekrar olmayacağından emin olmak istiyorum.I just want to make sure that doesn't happen again.
Tom bunun tekrar olmayacağından emin olmak istiyor.Tom wants to make sure that that doesn't happen again.
Tom yapman gereken şeyi anladığından emin olmak istiyor.Tom wants to make sure you understand what you're supposed to do.
Tom Mary'nin ne yapması gerektiğini bildiğinden emin olmak istiyor.Tom wants to make sure Mary knows what she's supposed to do.
Tom ne istediğini anladığımızdan emin olmak istiyor.Tom wants to make sure we understand what he wants.
Emin olmak zorundaydım.I had to be sure.
Sorunlar yaşamadığından emin olmak istiyordum.I wanted to make sure you weren't having problems.
Bu tünelin çökmeyeceğinden emin olmak mühendislere kalmış.It's up to the engineers to make sure that this tunnel doesn't collapse.
Tom için en iyi olanı yaptığımızdan emin olmak istiyorum.I want to be certain that we're doing what's best for Tom.
Tom'un bunu yapmadığından emin olmak bize kalmış.It's up to us to make sure Tom doesn't do that.
Mary'nin yapması gereken şeyi yaptığından emin olmak Tom'a kalmış.It's up to Tom to make sure Mary does what she's supposed to do.
Onun iç yarası olmadığından emin olmak için doktor Tom'u muayene etti.The doctor examined Tom to make sure he had no internal injuries.
Yeterli zamanım olduğundan emin olmak için deli gibi çalışıyorum.I'm working like crazy to make sure I have enough time.
Emin olmak için sadece bir yol var.There's only one way to be sure.
Emin olmak istedim.I wanted to make sure.
Hayal görmediğimden emin olmak için kendimi çimdikledim.I pinched myself to make sure that I wasn't dreaming.
Dışarı çıkmadan önce gazın kapatıldığından emin olmak için kontrol etmeyi unutma.Remember to check to make sure the gas has been turned off before you go out.
Tom'un üniversiteye gideceğinden emin olmak için elimden gelen her şeyi yapmak istiyorum.I want to do everything I can to make sure Tom is able to go to college.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod