Sonra bana canını emanet edeceğini söyledi.Siden lod han mig beskytte ham igen.
Sonra bana canını emanet edeceğini söyledi.Είπε ότι θα μου εμπιστευόταν τα νώτα του.
Sonra bana canını emanet edeceğini söyledi.Он сказал, что будет и дальше полагаться на меня.
Sonra, ceddi olan Efendimizin (sav) kutsal emanetlerini almak için İstanbula gidecek.Allah (swt) E' Testimone di cio' che abbiamo detto.
Sonra, ceddi olan Efendimizin (sav) kutsal emanetlerini almak içinТогда он поедет в Стамбул, Астану, чтобы получить Священные Реликвии Пророка (сас), его пра-пра дедушки.
Sonuçta önemli kutsal emanetlerin bulunduğu yerler zenginleşirdi.Et les endroits où les reliques sont importantes sont devenus vraiment très riches.
Sonuçta önemli kutsal emanetlerin bulunduğu yerler zenginleşirdi.Hierdoor werden de plaatsen van belangrijke relikwieën flink rijker.
Sonuçta önemli kutsal emanetlerin bulunduğu yerler zenginleşirdi.Miejsca przechowywania ważnych relikwii wzbogacały się.
Sonuçta önemli kutsal emanetlerin bulunduğu yerler zenginleşirdi.Místa, kde se relikvie nacházely se stávaly velice bohatými oblastmi.
Sonuçta önemli kutsal emanetlerin bulunduğu yerler zenginleşirdi.И в местах, где хранились важные реликвии, скапливались большие богатства.
Sonuçta önemli kutsal emanetlerin bulunduğu yerler zenginleşirdi.Отож, місця важливих реліквій наповнювались значними багатствами.
Ve o, bir bakıma bana emanetti.A... občas se mi svěřil.
Ve o, bir bakıma bana emanetti.En hij was toevertrouwd aan mij.
Ve o, bir bakıma bana emanetti.És valahogy nekem kellett volna rá vigyáznom.
Ve o, bir bakıma bana emanetti.Ja hänet tavallaan uskottiin minun haltuuni.
Ve o, bir bakıma bana emanetti.Och, eh, han slags anförtrotts mig.
Ve o, bir bakıma bana emanetti.Powierzono mi opiekę nad nim.
Ve o, bir bakıma bana emanetti.Und, äh, er hat sich mir irgendwie anvertraut.
Ve o, bir bakıma bana emanetti.Y el me tenía toda la confianza.
Ve o, bir bakıma bana emanetti.Y el me tenía toda la confianza.
Ve o, bir bakıma bana emanetti.Και, ήταν υπό την προστασία μου.
Ve o, bir bakıma bana emanetti.И он је у мене имао поверење.
Yani kendi yapamayacakları şeyleri, işin o kısmını diğer insanlara emanet ediyorlar.Así que delegan parte de su proceso de tarea a otros, las cosas que ellos no pueden hacer solos.
Yani kendi yapamayacakları şeyleri, işin o kısmını diğer insanlara emanet ediyorlar.Assim, delegam essa parte da tarefa a outras pessoas, as coisas que não conseguem fazer por si próprias.
Yani kendi yapamayacakları şeyleri, işin o kısmını diğer insanlara emanet ediyorlar.Azt delegálják másokra, amit egyedül nem tudnak megoldani.
Yani kendi yapamayacakları şeyleri, işin o kısmını diğer insanlara emanet ediyorlar.De delegerar de uppgifter till andra människor, som de inte själva kan göra.
Yani kendi yapamayacakları şeyleri, işin o kısmını diğer insanlara emanet ediyorlar.Delegano quella parte del processo ad altre persone
Yani kendi yapamayacakları şeyleri, işin o kısmını diğer insanlara emanet ediyorlar.Dus dat deel van het proces delegeren ze aan anderen, datgene wat ze zelf niet kunnen.
Yani kendi yapamayacakları şeyleri, işin o kısmını diğer insanlara emanet ediyorlar.Ei deleagă altor persoane exact acea parte pe care nu o pot îndeplini singuri.
Yani kendi yapamayacakları şeyleri, işin o kısmını diğer insanlara emanet ediyorlar.Ils délèguent donc une partie de la tâche à d'autres, ce qu'ils ne peuvent pas faire eux-mêmes.
Yani kendi yapamayacakları şeyleri, işin o kısmını diğer insanlara emanet ediyorlar.그들은 다른 사람들로 하여금 그들 스스로 처리하지 못하는 그런 일들을 위임하여 처리하게 합니다.
Yani kendi yapamayacakları şeyleri, işin o kısmını diğer insanlara emanet ediyorlar.Sie delegieren den Teil ihrer Aufgaben an andere Leute weiter, den sie nicht selber bewältigen können.
Yani kendi yapamayacakları şeyleri, işin o kısmını diğer insanlara emanet ediyorlar.Они делегируют эту часть своих задач другим людям, именно то, что они не могут сделать сами.
Yani kendi yapamayacakları şeyleri, işin o kısmını diğer insanlara emanet ediyorlar.Те делегират онази част от задачния процес на други хора, нещата, които не могат да правят сами.
Yani kendi yapamayacakları şeyleri, işin o kısmını diğer insanlara emanet ediyorlar.אז הם מאצילים את החלק הזה של התהליך לאנשים אחרים, את הדברים שהם לא יכולים לעשות בעצמם.
Yani kendi yapamayacakları şeyleri, işin o kısmını diğer insanlara emanet ediyorlar.لذا فهم يفوضون الأشياء التي لا يستطيعون القيام بها بأنفسهم.
Yani kendi yapamayacakları şeyleri, işin o kısmını diğer insanlara emanet ediyorlar.他の人々にお願いしていたのです 別の事例をご紹介しましょう
Yapacağın işleri RABbe emanet et, O zaman tasarıların gerçekleşir.Affida al Signore la tua attività e i tuoi progetti riusciranno
Yapacağın işleri RABbe emanet et, O zaman tasarıların gerçekleşir.Befall dina verk åt HERREN, så hava dina planer framgång.
Yapacağın işleri RABbe emanet et, O zaman tasarıların gerçekleşir.Befiehl dem HERRN deine Werke, so werden deine Anschläge fortgehen.
Yapacağın işleri RABbe emanet et, O zaman tasarıların gerçekleşir.Bízzad az Úrra a te dolgaidat; és a te gondolatid véghez mennek.
Yapacağın işleri RABbe emanet et, O zaman tasarıların gerçekleşir.Encomienda a Jehovah tus obras, y tus pensamientos serán afirmados
Yapacağın işleri RABbe emanet et, O zaman tasarıların gerçekleşir.Entrega ao Senhor as tuas obras, e teus desígnios serão estabelecidos.
Yapacağın işleri RABbe emanet et, O zaman tasarıların gerçekleşir.Hãy phó các việc mình cho Ðức Giê-hô-va, Thì những mưu ý mình sẽ được thành công.
Yapacağın işleri RABbe emanet et, O zaman tasarıların gerçekleşir.Hãy phó các việc mình cho Ðức_Giê - hô-va , Thì những mưu ý mình sẽ được thành_công .
Yapacağın işleri RABbe emanet et, O zaman tasarıların gerçekleşir.Heitä työsi Herran haltuun, niin sinun hankkeesi menestyvät.
Yapacağın işleri RABbe emanet et, O zaman tasarıların gerçekleşir.Încredinţează-ţi lucrările în mîna Domnului, şi îţi vor izbuti planurile. -
Yapacağın işleri RABbe emanet et, O zaman tasarıların gerçekleşir.너의 행사를 여호와께 맡기라 그리하면 너의 경영하는 것이 이루리라
Yapacağın işleri RABbe emanet et, O zaman tasarıların gerçekleşir.Legg dine gjerninger på Herren, så skal dine råd ha fremgang.
Yapacağın işleri RABbe emanet et, O zaman tasarıların gerçekleşir.Leg uw werk in de handen van de HERE, dan zullen uw plannen werkelijkheid worden.
Yapacağın işleri RABbe emanet et, O zaman tasarıların gerçekleşir.Na GOSPODA zváli dela svoja, in izpolnile se bodo namere tvoje.
Yapacağın işleri RABbe emanet et, O zaman tasarıların gerçekleşir.Percayakanlah kepada TUHAN semua rencanamu, maka kau akan berhasil melaksanakannya
Yapacağın işleri RABbe emanet et, O zaman tasarıların gerçekleşir.Recommande à l`Éternel tes oeuvres, Et tes projets réussiront.
Yapacağın işleri RABbe emanet et, O zaman tasarıların gerçekleşir.Uval na Hospodina činy své, a budou upevněna předsevzetí tvá.
Yapacağın işleri RABbe emanet et, O zaman tasarıların gerçekleşir.Uvaľ na Hospodina svoje diela, a tvoje myšlienky budú stáť pevne.
Yapacağın işleri RABbe emanet et, O zaman tasarıların gerçekleşir.Vælt dine Gerninger på HERREN, så skal dine Planer lykkes.
Yapacağın işleri RABbe emanet et, O zaman tasarıların gerçekleşir.Włóż na Pana sprawy twe, a będą utwierdzone zamysły twoje.
Yapacağın işleri RABbe emanet et, O zaman tasarıların gerçekleşir.Αφιερονε τα εργα σου εις τον Κυριον, και αι βουλαι σου θελουσι στερεωθη.
Yapacağın işleri RABbe emanet et, O zaman tasarıların gerçekleşir.Възлагай делата си на Господа. И ще се утвърдят твоите намерения.
Yapacağın işleri RABbe emanet et, O zaman tasarıların gerçekleşir.Предай Господу дела твои, и предприятия твои совершатся.