Elmalar satılarak bitti!Apples have sold-out!
Düşen bütün elmalar domuzlar tarafından yenilir.All of the apples that fall are eaten by the pigs.
Sen elmalarla portakalları karşılaştırıyorsun!You're comparing apples and oranges!
Elmalar nerede?Where are the apples?
Bu elmalar çürümüş.These apples are rotten.
Bütün elmalar kırmızıdır.All apples are red.
O reçel yapmak için elmalar kullandı.She used apples to do the jam.
Sarı elmalarımız var.We have yellow apples.
Elmaların yarısı çürümüştü.Half of the apples were rotten.
Evimizin arkasında küçük kırmızı elmaları olan üç güzel elma ağacı var.Behind our house there are three beautiful apple trees with little red apples.
Elmalı turta yapabilmemiz için elmalar topladık.We picked apples so we could make an apple pie.
Bana gönderdiği elmalar lezzetliydi.The apples he sent to me were delicious.
Onun bana gönderdiği elmalar lezzetliydi.The apples he sent me were delicious.
Elmalar lezzetli.The apples are delicious.
Onların elmaları bizimki kadar lezzetli değil.Their apples aren't as tasty as ours.
Tüm elmaları satın aldım.I bought all the apples.
Bütün elmalar orada.All the apples are there.
Bütün bu elmalar çok tatlı.All these apples are very sweet.
Elmaları kim çaldı?Who stole the apples?
Elmaları soyuyorum.I am peeling apples.
Elmaları soymak zorundayım.I have to peel the apples.
Elmaları soymayı severim.I like to peel apples.
Ben portakalları, elmalara tercih ederim.I prefer oranges to apples.
Tom onları yemeden önce her zaman elmaları soyar.Tom always peels apples before he eats them.
Bu elmaların hepsi çok tatlı.All of these apples are very sweet.
Elmalar kırmızı.The apples are red.
Elmaları soy veya yıka.Peel the apples or wash them.
Elmalar düzineyle satılır.The apples are sold by the dozen.
Elmalar henüz toplamak için hazır değil.The apples are not ready to pick yet.
Bunlar çok büyük elmalar.Those are very big apples.
Onlar gerçekten büyük elmalar.Those are really big apples.
Zehirli elmaları parlatıyor muyum?Am I polishing the poisonous apples?
Biz şu anda o elmaları toplamalıyız, yoksa çürürler.We have to pick those apples right now, otherwise they'll decay.
Ben de elmaları severim.I also like apples.
Yeşil elmaları yedim.I ate the green apples.
Kırmızı elmaları yedim.I ate the red apples.
Elmaları beğenmeyen bazı çocuklar da var.There are also some children who don't like apples.
Elmaları beşimiz arasında paylaştırdı.He divided the apples among the five of us.
Onları yemeden önce belki elmaları soymalıydık.Maybe we should've peeled the apples before we ate them.
Onlar elmaları yiyorlar.They're eating the apples.
Elmalar gerekli.Apples are necessary.
Bu elmalar çok lezzetli!These apples are so delicious!
Erkeklerde Adem'in elmaları var.Men have Adam's apples.
Elmalar genellikle yeşil, sarı veya kırmızıdır.Apples are usually green, yellow, or red.
Elmalar bu yıl az.Apples are scarce this year.
Tüm elmalar kayboldu.All the apples disappeared.
Ben bu elmalardan üçünü satın almak isterim.I'd like to buy three of these apples.
Bu elmaların ağırlığı iki kilodur.The weight of these apples is two kilos.
Onların elmaları bizim elmalar kadar iyi değil.Their apples aren't as good as our apples.
Onların elmaları bizimkiler kadar iyi değil.Their apples aren't as good as ours.
Elmaları yedim.I ate apples.
Pişmiş elmalara şeker ve tarçın ekle.Add the sugar and cinnamon to the cooked apples.
Tüm elmalar satıldı.The apples were sold out.
Elmalar bugün ucuz.Apples are cheap today.
Elmalar senin için iyidir.Apples are good for you.
Elmalarını sakla. Onları istemiyorum.Keep your apples. I don't want them.
Bu lezzetli elmaları nereden aldın?Where did you get these delicious apples?
Elmalar iyi görünüyor.The apples look good.
Elmalar kurtlanmış.The apples are wormy.
Sen elmaları portakallarla karşılaştırıyorsun.You're comparing apples with oranges.