Elmalar ağaçlarda büyür.Apples grow on trees.
Elmalar oldukça olgun değiller.The apples are not quite ripe.
Her biri beş dolara elmalar satarlar.They sell apples at five dollars each.
Elmalar düzine ile satılırlar.Apples are sold by the dozen.
Elmaların yarısı çürümüş.Half of the apples are rotten.
Elmalar olgundurlar.The apples are ripe.
Bazı elmalar ağaçtan düştü.Some apples fell down from the tree.
Elmalardan biri yere düştü.One of the apples fell to the ground.
Bütün çocuklar elmaları sevmezler.Not all children like apples.
Elmalar tatlı olarak ikram edildi.Apples were served as the dessert.
Onlar çok büyük elmalar.They are very big apples.
Çiftçi kendi bahçesindeki elmaları çalan çocuğu yakaladı.The farmer caught the boy stealing the apples in his orchard.
Elmaların herhangi birini al.Take either of the apples.
Sepet elmalarla doluydu.The basket was full of apples.
Bu elmaları taşımak için bir sepet istiyorum.I want a basket in which to carry these apples.
Bu elmaların tadı iyi.These apples taste good.
Elmalar yakında olgunlaşır.The apples will be ripe soon.
Bu elmaların yarısı çürümüş.Half of these apples are rotten.
Elmalar bu bölgede üretilir.Apples are produced in this district.
Bu kutuda elmalar var.This box contains apples.
Bu kutu elmalarla doludur.This box is filled with apples.
Bu elmalardan bazıları kötüdür.Some of these apples are bad.
Sepette bazı iyi elmalar var.There are some good apples in the basket.
Elmaları portakallara tercih ederim.I prefer apples to oranges.
Bazı elmalar ağaçta çürüdü.Some apples rotted on the tree.
Bu elmalar büyük.Those apples are big.
Şu elmalar büyük.Those apples are big.
Hangisinden daha çok hoşlanırsınız, elmalar mı yoksa portakallar mı?Which do you like better, apples or oranges?
Elmaları mı yoksa portakalları mı seversiniz?Do you like apples or oranges?
Hiç elmaların var mı?Do you have any apples?
Elmalar bugün indirimli.Apples were on sale today.
Sadece yapraklarım ve elmalarım var.I have only leaves and apples.
Benim elmalar kayıp.My apples are gone.
Benim elmalarımı al, çocuk, ve onları şehirde sat.Take my apples, boy, and sell them in the city.
Birini ben aldım, diğer elmaları ise küçük kız kardeşime verdim.I took one, and gave the other apples to my little sister.
Ben ençok elmaları severim.I like apples best.
Portakalları elmalardan daha çok severim.I like oranges better than apples.
Muzları elmalardan daha çok severim.I like bananas more than apples.
Elmaları severim.I like apples.
Duvarın diğer tarafındaki elmalar en tatlıdır.The apples on the other side of the wall are the sweetest.
Aomori iyi elmalarıyla ünlüdür.Aomori is famous for its good apples.
Çiftçiler iyi elmaları kötü olanlardan ayırır.Farmers separate good apples from bad ones.
Kutudaki elmalardan bazıları çürüktü.Some of the apples in the box were rotten.
Elmaları beşimiz arasında böler.He divides the apples among five of us.
O onları elmaları çalarken yakaladı.He caught them stealing apples.
Elmalar, portakalllar, ve benzerlerini getirdi.She brought apples, oranges, and so on.
O, elmalardan reçel yaptı.She made jam from the apples.
Düşen elmaların hepsi domuzlar tarafından yenir.All the apples that fall are eaten by the pigs.
Sepetteki elmaları say.Count the apples in the basket.
Gulca'nın pek çok türden elmaları vardır.Ghulja has very many kinds of apples.
Onlar elmalar yiyorlar.They're eating apples.
Ben, bu elmaları topladığın ağaçları görmek istiyorum.I should like to see the trees from which you picked these apples.
Elmalar kırmızı veya yeşildir.Apples are red or green.
Onun daha fazla elmaları bile var.He has even more apples.
Ben elmaları severim.I love apples.
Elmalarını yiyorlar.They are eating their apples.
Hangisini daha çok seversin, elmaları mı yoksa muzları mı?Which do you like better, apples or bananas?
Sepette birçok çürük elmalar vardı.There were many rotten apples in the basket.
Bu elmalar çok taze görünüyor.These apples look very fresh.
Balı,limon suyunu,doğranmış bademleri ve doğranmış elmaları ekle.Add the honey, lemon juice, chopped almonds and the chopped apples.