elli ile cümle
elli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Sular yüz elli gün boyunca yeryüzünü kapladı.Og vannet holdt sig over jorden i hundre og femti dager.
Sular yüz elli gün boyunca yeryüzünü kapladı.Und das Gewässer stand auf Erden hundertundfünfzig Tage.
Sular yüz elli gün boyunca yeryüzünü kapladı.Vandet steg over Jorden i 150 Dage.
Sular yüz elli gün boyunca yeryüzünü kapladı.Y las aguas prevalecieron sobre la tierra durante 150 días
Sular yüz elli gün boyunca yeryüzünü kapladı.Και εκραταιουντο τα υδατα επι της γης εκατον πεντηκοντα ημερας.
Sular yüz elli gün boyunca yeryüzünü kapladı.А водите се застояха по земята сто и петдесет дни.
Sular yüz elli gün boyunca yeryüzünü kapladı.Вода же усиливалась на земле сто пятьдесят дней.
Sular yüz elli gün boyunca yeryüzünü kapladı.ויגברו המים על הארץ חמשים ומאת יום׃
Sular yüz elli gün boyunca yeryüzünü kapladı.وتعاظمت المياه على الارض مئة وخمسين يوما
Sular yüz elli gün boyunca yeryüzünü kapladı.水 勢 浩 大 、 在 地 上 共 一 百 五 十 天
Sular yüz elli gün boyunca yeryüzünü kapladı.水 勢 浩大 、 在 地上 共 一百五十 天
Süleymanın yapılan işlerin başında duran ve çalışanları denetleyen beş yüz elli görevlisi vardı.De werktroepen werden geleid door 550 Israëlitische mannen.
Süleymanın yapılan işlerin başında duran ve çalışanları denetleyen beş yüz elli görevlisi vardı.솔로몬에게 역사를 감독하는 두목 오백 오십인이 있어 역사하는 백성을 다스렸더라
Süleymanın yapılan işlerin başında duran ve çalışanları denetleyen beş yüz elli görevlisi vardı.Överfogdarna över Salomos arbeten voro fem hundra femtio; dessa hade befälet över folket som utförde arbetet.
Süleymanın yapılan işlerin başında duran ve çalışanları denetleyen beş yüz elli görevlisi vardı.Salomos arbeidsformenn var fem hundre og femti i tallet; de rådet over de folk som utførte arbeidet.
Süleymanın yapılan işlerin başında duran ve çalışanları denetleyen beş yüz elli görevlisi vardı.Tallet på Overfogederne, der ledede Arbejdet for Salomo, var 550; de havde Tilsyn med Folkene, der arbejdede.
Süleymanın yapılan işlerin başında duran ve çalışanları denetleyen beş yüz elli görevlisi vardı.אלה שרי הנצבים אשר על המלאכה לשלמה חמשים וחמש מאות הרדים בעם העשים במלאכה׃
Süleymanın yapılan işlerin başında duran ve çalışanları denetleyen beş yüz elli görevlisi vardı.هؤلاء رؤساء الموكلين على اعمال سليمان خمس مئة وخمسون الذين كانوا يتسلطون على الشعب العاملين العمل
Süleymanın yapılan işlerin başında duran ve çalışanları denetleyen beş yüz elli görevlisi vardı.所 羅 門 有 五 百 五 十 督 工 的 、 監 管 工 人
Süleymanın yapılan işlerin başında duran ve çalışanları denetleyen beş yüz elli görevlisi vardı.所羅門 有 五百五十 督工 的 、 監管 工人
Şunu anlatmaya çalışıyorum; karbon yayımında en önemli pay otomobillere ait. yüzde ellisinden daha fazlası.그러나 제가 말하고자 하는 바는, 자동차들이 탄소 배출 문제의 주된 원인을 제공하고 있다는 것입니다. 탄소 배출의 50% 이상이 자동차로부터 옵니다. 그러면 우리가 자동차들에게만 의존할 때,
Şunu anlatmaya çalışıyorum; karbon yayımında en önemli pay otomobillere ait. yüzde ellisinden daha fazlası.Ale co chciałem powiedzieć to to, że większość dwutlenku węgla emitują samochody. Ponad 50%.
Şunu anlatmaya çalışıyorum; karbon yayımında en önemli pay otomobillere ait. yüzde ellisinden daha fazlası.Ce que je veux dire, c'est que ce sont les voitures qui émettent le plus de carbone. Plus de 50 pourcent.
Şunu anlatmaya çalışıyorum; karbon yayımında en önemli pay otomobillere ait. yüzde ellisinden daha fazlası.Chci říct, že největší podíl na emisích mají auta -- více jak 50% -- takže když se spoléháme jenom na auta...
Şunu anlatmaya çalışıyorum; karbon yayımında en önemli pay otomobillere ait. yüzde ellisinden daha fazlası.De amit mondani akarok, az az, hogy a fő széndioxid-kibocsátás az autókhoz kapcsolódik. Több mint 50%.
Şunu anlatmaya çalışıyorum; karbon yayımında en önemli pay otomobillere ait. yüzde ellisinden daha fazlası.Le auto danno il contributo maggiore alle emissioni di carbonio
Şunu anlatmaya çalışıyorum; karbon yayımında en önemli pay otomobillere ait. yüzde ellisinden daha fazlası.Was ich sagen will, ist, dass die meisten Kohlenstoffemissionen von den Autos herrühren - über 50 %.
Şunu anlatmaya çalışıyorum; karbon yayımında en önemli pay otomobillere ait. yüzde ellisinden daha fazlası.Але що я хочу сказати: більшість викидів вуглеводню — з машин.
Şunu anlatmaya çalışıyorum; karbon yayımında en önemli pay otomobillere ait. yüzde ellisinden daha fazlası.Я хочу сказать, что основной вклад в углеродные выбросы делают автомобили Это более 50 процентов.
Şunu anlatmaya çalışıyorum; karbon yayımında en önemli pay otomobillere ait. yüzde ellisinden daha fazlası.二酸化炭素の排出の主な原因は車です 排出の50%以上が車からなのです 車ばかりに頼ってしまうと-
Surların onarımı elli iki günde, yirmi beş Elulda bitti.Acabou-se, pois, o muro aos vinte e cinco do mês de elul, em cinqüenta e dois dias.
Surların onarımı elli iki günde, yirmi beş Elulda bitti.A múr bol dostavený dvadsiateho piateho dňa mesiaca elúla za päťdesiatdva dní.
Surların onarımı elli iki günde, yirmi beş Elulda bitti.A tak dodělána jest zed ta pětmecítmého dne měsíce Elul v padesáti a dvou dnech.
Surların onarımı elli iki günde, yirmi beş Elulda bitti.A tak dokonany jest on mur dwudziestego i piątego dnia miesiąca Elul, pięćdziesiątego i drugiego dnia.
Surların onarımı elli iki günde, yirmi beş Elulda bitti.Elvégezteték pedig a kõfal Elul hónap huszonötödik napján, ötvenkét nap alatt.
Surların onarımı elli iki günde, yirmi beş Elulda bitti.In de zesde maand was de muur klaar. Het had maar 52 dagen gekost hem te herstellen.
Surların onarımı elli iki günde, yirmi beş Elulda bitti.In obzidje je bilo dokončano petindvajseti dan meseca Elula, v dvainpetdesetih dneh.
Surların onarımı elli iki günde, yirmi beş Elulda bitti.성 역사가 오십 이일만에 엘룰월 이십 오일에 끝나매
Surların onarımı elli iki günde, yirmi beş Elulda bitti.La muraille fut achevée le vingt-cinquième jour du mois d`Élul, en cinquante-deux jours.
Surların onarımı elli iki günde, yirmi beş Elulda bitti.La muralla fue terminada el 25 del mes de Elul, en cincuenta y dos días
Surların onarımı elli iki günde, yirmi beş Elulda bitti.Le mura furono condotte a termine il venticinquesimo giorno di Elul, in cinquantadue giorni
Surların onarımı elli iki günde, yirmi beş Elulda bitti.Muren blev ferdig på to og femti dager - den fem og tyvende dag i måneden elul.
Surların onarımı elli iki günde, yirmi beş Elulda bitti.Muuri valmistui elul-kuun kahdentenakymmenentenä viidentenä päivänä, viidenkymmenen kahden päivän kuluttua.
Surların onarımı elli iki günde, yirmi beş Elulda bitti.Och muren blev färdig på tjugufemte dagen i månaden Elul, efter femtiotvå dagar.
Surların onarımı elli iki günde, yirmi beş Elulda bitti.Perbaikan tembok itu makan waktu 52 hari, dan selesai pada tanggal dua puluh lima bulan Elul
Surların onarımı elli iki günde, yirmi beş Elulda bitti.Således blev Muren færdig den fem og tyvende Dag i Elul Måned efter to og halvtredsindstyve Dages Forløb.
Surların onarımı elli iki günde, yirmi beş Elulda bitti.Und die Mauer ward fertig am fünfundzwanzigsten Tage des Monats Elul in zweiundfünfzig Tagen.
Surların onarımı elli iki günde, yirmi beş Elulda bitti.Vậy , ngày hai_mươi tháng Ê - lun , vách thành sửa xong , hết năm_mươi hai ngày .
Surların onarımı elli iki günde, yirmi beş Elulda bitti.Vậy, ngày hai mươi tháng Ê-lun, vách thành sửa xong, hết năm mươi hai ngày.
Surların onarımı elli iki günde, yirmi beş Elulda bitti.Zidul a fost isprăvit în a douăzeci şi cincea zi a lunii Elul, în cincizeci şi două de zile.
Surların onarımı elli iki günde, yirmi beş Elulda bitti.Ουτω συνετελεσθη το τειχος κατα την εικοστην πεμπτην του μηνος Ελουλ, εν πεντηκοντα δυο ημεραις.
Surların onarımı elli iki günde, yirmi beş Elulda bitti.Стена была совершена в двадцать пятый день месяцаЕлула, в пятьдесят два дня.
Surların onarımı elli iki günde, yirmi beş Elulda bitti.Така се свърши стената на двадест и петия ден от месец Елул, за петдесет и два дни.
Surların onarımı elli iki günde, yirmi beş Elulda bitti.ותשלם החומה בעשרים וחמשה לאלול לחמשים ושנים יום׃
Surların onarımı elli iki günde, yirmi beş Elulda bitti.وكمل السور في الخامس والعشرين من ايلول في اثنين وخمسين يوما.
Surların onarımı elli iki günde, yirmi beş Elulda bitti.以 祿 月 二 十 五 日 城 牆 修 完 了 、 共 修 了 五 十 二 天
Surların onarımı elli iki günde, yirmi beş Elulda bitti.以 祿月 二十五日 城 牆修 完 了 、 共 修 了 五十二 天
‹‹Tefeciye borçlu iki kişi vardı. Biri beş yüz, öbürü de elli dinar borçluydu.Certo credor tinha dois devedores; um lhe devia quinhentos denários, e outro cinquenta.
‹‹Tefeciye borçlu iki kişi vardı. Biri beş yüz, öbürü de elli dinar borçluydu.--Cierto acreedor tenía dos deudores: Uno le debía quinientos denarios, y el otro, cincuenta
‹‹Tefeciye borçlu iki kişi vardı. Biri beş yüz, öbürü de elli dinar borçluydu.Egy hitelezõnek két adósa vala: az egyik adós vala ötszáz pénzzel, a másik pedig ötvennel.