Ana içeriğe geç
Sözlük

elli ile cümle

elli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Sular yeryüzünden çekilmeye başladı. Yüz elli gün geçtikten sonra sular azaldı.Ja vesi väistyi väistymistään maan päältä; sadan viidenkymmenen päivän kuluttua alkoi vesi vähentyä.
Sular yeryüzünden çekilmeye başladı. Yüz elli gün geçtikten sonra sular azaldı.물이 땅에서 물러가고 점점 물러가서 일백오십일 후에 감하고
Sular yeryüzünden çekilmeye başladı. Yüz elli gün geçtikten sonra sular azaldı.Las aguas decrecían gradualmente sobre la tierra, y después de 150 días las aguas habían menguado
Sular yeryüzünden çekilmeye başladı. Yüz elli gün geçtikten sonra sular azaldı.le acque andarono via via ritirandosi dalla terra e calarono dopo centocinquanta giorni
Sular yeryüzünden çekilmeye başladı. Yüz elli gün geçtikten sonra sular azaldı.Nước giựt khỏi mặt đất, lần lần vừa hạ vừa giựt; trong một trăm năm mươi ngày nước mới bớt xuống.
Sular yeryüzünden çekilmeye başladı. Yüz elli gün geçtikten sonra sular azaldı.Nước giựt khỏi mặt_đất , lần_lần vừa hạ vừa giựt ; trong một_trăm năm_mươi ngày nước mới bớt xuống .
Sular yeryüzünden çekilmeye başladı. Yüz elli gün geçtikten sonra sular azaldı.Och vattnet vek bort ifrån jorden mer och mer; efter hundra femtio dagar begynte vattnet avtaga.
Sular yeryüzünden çekilmeye başladı. Yüz elli gün geçtikten sonra sular azaldı.og Vandet veg lidt efter lidt bort fra Jorden, og Vandet tog af efter de 150 Dages Forløb.
Sular yeryüzünden çekilmeye başladı. Yüz elli gün geçtikten sonra sular azaldı.Og vannet vek efterhånden tilbake fra jorden, og vannet begynte å ta av, da hundre og femti dager var gått.
Sular yeryüzünden çekilmeye başladı. Yüz elli gün geçtikten sonra sular azaldı.und das Gewässer verlief sich von der Erde immer mehr und nahm ab nach hundertfünfzig Tagen.
Sular yeryüzünden çekilmeye başladı. Yüz elli gün geçtikten sonra sular azaldı.Και εσυροντο τα υδατα απο της γης κατα συνεχειαν και ωλιγοστευον τα υδατα μετα τας εκατον πεντηκοντα ημερας.
Sular yeryüzünden çekilmeye başladı. Yüz elli gün geçtikten sonra sular azaldı.Вода же постепенно возвращалась с земли, и стала убывать вода по окончании ста пятидесяти дней.
Sular yeryüzünden çekilmeye başladı. Yüz elli gün geçtikten sonra sular azaldı.Малко по малко водите се оттеглиха от земята и подир сто и петдесет дни водите взеха да намаляват.
Sular yeryüzünden çekilmeye başladı. Yüz elli gün geçtikten sonra sular azaldı.וישבו המים מעל הארץ הלוך ושוב ויחסרו המים מקצה חמשים ומאת יום׃
Sular yeryüzünden çekilmeye başladı. Yüz elli gün geçtikten sonra sular azaldı.ورجعت المياه عن الارض رجوعا متواليا. وبعد مئة وخمسين يوما نقصت المياه.
Sular yeryüzünden çekilmeye başladı. Yüz elli gün geçtikten sonra sular azaldı.水 從 地 上 漸 退 . 過 了 一 百 五 十 天 、 水 就 漸 消
Sular yeryüzünden çekilmeye başladı. Yüz elli gün geçtikten sonra sular azaldı.水 從 地上 漸退 . 過了 一百五十 天 、 水 就 漸消
Sular yüz elli gün boyunca yeryüzünü kapladı.Air itu tidak kunjung surut selama 150 hari
Sular yüz elli gün boyunca yeryüzünü kapladı.Apele au fost mari pe pămînt o sută cincizeci de zile.
Sular yüz elli gün boyunca yeryüzünü kapladı.De watervloed bedekte de aarde 150 dagen lang.
Sular yüz elli gün boyunca yeryüzünü kapladı.E prevaleceram as águas sobre a terra cento e cinqüenta dias.
Sular yüz elli gün boyunca yeryüzünü kapladı.És erõt vevének a vizek a földön, száz ötven napig.
Sular yüz elli gün boyunca yeryüzünü kapladı.I trvaly vody nad zemí za sto a padesáte dnů.
Sular yüz elli gün boyunca yeryüzünü kapladı.I trwały wody nad ziemią sto i pięćdziesiąt dni.
Sular yüz elli gün boyunca yeryüzünü kapladı.Ja vedet vallitsivat maan päällä sata viisikymmentä päivää.
Sular yüz elli gün boyunca yeryüzünü kapladı.Kipele pa so vode nad zemljo sto petdeset dni.
Sular yüz elli gün boyunca yeryüzünü kapladı.물이 일백오십일을 땅에 창일하였더라
Sular yüz elli gün boyunca yeryüzünü kapladı.Le acque restarono alte sopra la terra centocinquanta giorni
Sular yüz elli gün boyunca yeryüzünü kapladı.Les eaux furent grosses sur la terre pendant cent cinquante jours.
Sular yüz elli gün boyunca yeryüzünü kapladı.Nước dưng lên trên mặt đất trọn một trăm năm mươi ngày.
Sular yüz elli gün boyunca yeryüzünü kapladı.Nước dưng lên trên mặt_đất trọn một_trăm năm_mươi ngày .
Sular yüz elli gün boyunca yeryüzünü kapladı.Och vattnet fortfor att stiga över jorden i hundra femtio dagar.
Sular yüz elli gün boyunca yeryüzünü kapladı.Og vannet holdt sig over jorden i hundre og femti dager.
Sular yüz elli gün boyunca yeryüzünü kapladı.Und das Gewässer stand auf Erden hundertundfünfzig Tage.
Sular yüz elli gün boyunca yeryüzünü kapladı.Vandet steg over Jorden i 150 Dage.
Sular yüz elli gün boyunca yeryüzünü kapladı.Y las aguas prevalecieron sobre la tierra durante 150 días
Sular yüz elli gün boyunca yeryüzünü kapladı.Και εκραταιουντο τα υδατα επι της γης εκατον πεντηκοντα ημερας.
Sular yüz elli gün boyunca yeryüzünü kapladı.А водите се застояха по земята сто и петдесет дни.
Sular yüz elli gün boyunca yeryüzünü kapladı.Вода же усиливалась на земле сто пятьдесят дней.
Sular yüz elli gün boyunca yeryüzünü kapladı.ויגברו המים על הארץ חמשים ומאת יום׃
Sular yüz elli gün boyunca yeryüzünü kapladı.وتعاظمت المياه على الارض مئة وخمسين يوما
Sular yüz elli gün boyunca yeryüzünü kapladı.水 勢 浩 大 、 在 地 上 共 一 百 五 十 天
Sular yüz elli gün boyunca yeryüzünü kapladı.水 勢 浩大 、 在 地上 共 一百五十 天
Süleymanın yapılan işlerin başında duran ve çalışanları denetleyen beş yüz elli görevlisi vardı.De werktroepen werden geleid door 550 Israëlitische mannen.
Süleymanın yapılan işlerin başında duran ve çalışanları denetleyen beş yüz elli görevlisi vardı.솔로몬에게 역사를 감독하는 두목 오백 오십인이 있어 역사하는 백성을 다스렸더라
Süleymanın yapılan işlerin başında duran ve çalışanları denetleyen beş yüz elli görevlisi vardı.Överfogdarna över Salomos arbeten voro fem hundra femtio; dessa hade befälet över folket som utförde arbetet.
Süleymanın yapılan işlerin başında duran ve çalışanları denetleyen beş yüz elli görevlisi vardı.Salomos arbeidsformenn var fem hundre og femti i tallet; de rådet over de folk som utførte arbeidet.
Süleymanın yapılan işlerin başında duran ve çalışanları denetleyen beş yüz elli görevlisi vardı.Tallet på Overfogederne, der ledede Arbejdet for Salomo, var 550; de havde Tilsyn med Folkene, der arbejdede.
Süleymanın yapılan işlerin başında duran ve çalışanları denetleyen beş yüz elli görevlisi vardı.אלה שרי הנצבים אשר על המלאכה לשלמה חמשים וחמש מאות הרדים בעם העשים במלאכה׃
Süleymanın yapılan işlerin başında duran ve çalışanları denetleyen beş yüz elli görevlisi vardı.هؤلاء رؤساء الموكلين على اعمال سليمان خمس مئة وخمسون الذين كانوا يتسلطون على الشعب العاملين العمل
Süleymanın yapılan işlerin başında duran ve çalışanları denetleyen beş yüz elli görevlisi vardı.所 羅 門 有 五 百 五 十 督 工 的 、 監 管 工 人
Süleymanın yapılan işlerin başında duran ve çalışanları denetleyen beş yüz elli görevlisi vardı.所羅門 有 五百五十 督工 的 、 監管 工人
Şunu anlatmaya çalışıyorum; karbon yayımında en önemli pay otomobillere ait. yüzde ellisinden daha fazlası.그러나 제가 말하고자 하는 바는, 자동차들이 탄소 배출 문제의 주된 원인을 제공하고 있다는 것입니다. 탄소 배출의 50% 이상이 자동차로부터 옵니다. 그러면 우리가 자동차들에게만 의존할 때,
Şunu anlatmaya çalışıyorum; karbon yayımında en önemli pay otomobillere ait. yüzde ellisinden daha fazlası.Ale co chciałem powiedzieć to to, że większość dwutlenku węgla emitują samochody. Ponad 50%.
Şunu anlatmaya çalışıyorum; karbon yayımında en önemli pay otomobillere ait. yüzde ellisinden daha fazlası.Ce que je veux dire, c'est que ce sont les voitures qui émettent le plus de carbone. Plus de 50 pourcent.
Şunu anlatmaya çalışıyorum; karbon yayımında en önemli pay otomobillere ait. yüzde ellisinden daha fazlası.Chci říct, že největší podíl na emisích mají auta -- více jak 50% -- takže když se spoléháme jenom na auta...
Şunu anlatmaya çalışıyorum; karbon yayımında en önemli pay otomobillere ait. yüzde ellisinden daha fazlası.De amit mondani akarok, az az, hogy a fő széndioxid-kibocsátás az autókhoz kapcsolódik. Több mint 50%.
Şunu anlatmaya çalışıyorum; karbon yayımında en önemli pay otomobillere ait. yüzde ellisinden daha fazlası.Le auto danno il contributo maggiore alle emissioni di carbonio
Şunu anlatmaya çalışıyorum; karbon yayımında en önemli pay otomobillere ait. yüzde ellisinden daha fazlası.Was ich sagen will, ist, dass die meisten Kohlenstoffemissionen von den Autos herrühren - über 50 %.
Şunu anlatmaya çalışıyorum; karbon yayımında en önemli pay otomobillere ait. yüzde ellisinden daha fazlası.Але що я хочу сказати: більшість викидів вуглеводню — з машин.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod