elli ile cümle
elli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Nihayet geldi açısından parti için yüz elli dolar olmuştur. "Podmienky boli konečne dorazili na sto päťdesiat dolárov za stranu. "
Nihayet geldi açısından parti için yüz elli dolar olmuştur. "Podmínky byly konečně dorazili na sto padesát dolarů za stranu. "
Nihayet geldi açısından parti için yüz elli dolar olmuştur. "Pogoji so bili končno prispeli na 150 dolarjev za stranko. "
Nihayet geldi açısından parti için yüz elli dolar olmuştur. "Termenii ajuns în sfârşit la au fost 150 de dolari pentru partid. "
Nihayet geldi açısından parti için yüz elli dolar olmuştur. "Termit vihdoin saapui oli sataviisikymmentä dollaria puolue. "
Nihayet geldi açısından parti için yüz elli dolar olmuştur. "Vilkårene endelig ankom til var 150 dollars for partiet. "
Nihayet geldi açısından parti için yüz elli dolar olmuştur. "Villkoren äntligen kommit fram till var ett hundra femtio dollar för partiet. "
Nihayet geldi açısından parti için yüz elli dolar olmuştur. "Warunki dotarła wreszcie było sto pięćdziesiąt dolarów dla partii. "
Nihayet geldi açısından parti için yüz elli dolar olmuştur. "Οι όροι που τελικά έφτασε στη ήταν εκατόν πενήντα δολάρια για το κόμμα. "
Nihayet geldi açısından parti için yüz elli dolar olmuştur. "Гледна точка, най-накрая пристигна в сто и петдесет долара за партията. "
Nihayet geldi açısından parti için yüz elli dolar olmuştur. "Умови, нарешті, прибув на сто п'ятдесят доларів за партію ".
Nihayet geldi açısından parti için yüz elli dolar olmuştur. "Условия, наконец, прибыл на было сто пятьдесят долларов за партию ".
Nihayet geldi açısından parti için yüz elli dolar olmuştur. "حيث كانت وصلت أخيرا إلى 150 دولار للحزب. "
Nihayet geldi açısından parti için yüz elli dolar olmuştur. "私は少し考えた。 "事 前に支払ってください?"
Nuh tufandan sonra üç yüz elli yıl daha yaşadı.A Noach žil po potope tristo päťdesiat rokov.
Nuh tufandan sonra üç yüz elli yıl daha yaşadı.Efter vannflommen levde Noah ennu tre hundre og femti år.
Nuh tufandan sonra üç yüz elli yıl daha yaşadı.Éle pedig Noé az özönvíz után háromszáz ötven esztendeig.
Nuh tufandan sonra üç yüz elli yıl daha yaşadı.I żył Noe po potopie trzy sta lat, i pięćdziesiąt lat.
Nuh tufandan sonra üç yüz elli yıl daha yaşadı.Ja Nooa eli vedenpaisumuksen jälkeen kolmesataa viisikymmentä vuotta.
Nuh tufandan sonra üç yüz elli yıl daha yaşadı.홍수 후에 노아가 삼백오십년을 지내었고
Nuh tufandan sonra üç yüz elli yıl daha yaşadı.Na de grote watervloed leefde Noach nog 350 jaar.
Nuh tufandan sonra üç yüz elli yıl daha yaşadı.Noah aber lebte nach der Sintflut dreihundertfünfzig Jahre,
Nuh tufandan sonra üç yüz elli yıl daha yaşadı.Noa levede 350 År efter Vandfloden;
Nuh tufandan sonra üç yüz elli yıl daha yaşadı.Noe a trăit, după potop, trei sute cincizeci de ani.
Nuh tufandan sonra üç yüz elli yıl daha yaşadı.Noé vécut, après le déluge, trois cent cinquante ans.
Nuh tufandan sonra üç yüz elli yıl daha yaşadı.Noè visse, dopo il diluvio, trecentocinquanta anni
Nuh tufandan sonra üç yüz elli yıl daha yaşadı.Noé vivió después del diluvio 350 años
Nuh tufandan sonra üç yüz elli yıl daha yaşadı.Och Noa levde efter floden tre hundra femtio år;
Nuh tufandan sonra üç yüz elli yıl daha yaşadı.Sau khi lụt , Nô - ê còn sống ba_trăm năm_mươi năm .
Nuh tufandan sonra üç yüz elli yıl daha yaşadı.Sau khi lụt, Nô-ê còn sống ba trăm năm mươi năm.
Nuh tufandan sonra üç yüz elli yıl daha yaşadı.Sesudah banjir itu, Nuh masih hidup 350 tahun lagi
Nuh tufandan sonra üç yüz elli yıl daha yaşadı.Viveu Noé, depois do dilúvio, trezentos e cinqüenta anos.
Nuh tufandan sonra üç yüz elli yıl daha yaşadı.Živel pa je Noe po potopu tristo petdeset let.In bilo je vseh dni Noetovih devetsto petdeset let, in je umrl.
Nuh tufandan sonra üç yüz elli yıl daha yaşadı.Živ pak byl Noé po potopě tři sta a padesáte let.
Nuh tufandan sonra üç yüz elli yıl daha yaşadı.Και εζησεν ο Νωε μετα τον κατακλυσμον τριακοσια πεντηκοντα ετη.
Nuh tufandan sonra üç yüz elli yıl daha yaşadı.И жил Ной после потопа триста пятьдесят лет.
Nuh tufandan sonra üç yüz elli yıl daha yaşadı.И след потопа Ной живя триста и петдесет години.
Nuh tufandan sonra üç yüz elli yıl daha yaşadı.ויחי נח אחר המבול שלש מאות שנה וחמשים שנה׃
Nuh tufandan sonra üç yüz elli yıl daha yaşadı.وعاش نوح بعد الطوفان ثلث مئة وخمسين سنة.
Nuh tufandan sonra üç yüz elli yıl daha yaşadı.洪 水 以 後 、 挪 亞 又 活 了 三 百 五 十 年
Nuh tufandan sonra üç yüz elli yıl daha yaşadı.洪水 以 後 、 挪亞 又 活了 三百五十年
Odaların önünde, odalara ve dış avluya paralel bir dış duvar vardı, elli arşın uzunluktaydı.A ohrada, ktorá bola vonku popri komorách smerom vonkajšieho dvora, pred komorami, bola dlhá päťdesiat lakťov,
Odaların önünde, odalara ve dış avluya paralel bir dış duvar vardı, elli arşın uzunluktaydı.Bức tường ngoài đi dọc theo các phòng về hướng hành lang ngoài, trước mặt các phòng, có năm mươi cu-đê bề dài;
Odaların önünde, odalara ve dış avluya paralel bir dış duvar vardı, elli arşın uzunluktaydı.그 한 방의 바깥 담 곧 뜰의 담과 마주 대한 담의 장이 오십척이니
Odaların önünde, odalara ve dış avluya paralel bir dış duvar vardı, elli arşın uzunluktaydı.Ohrady pak, kteráž byla vně naproti komůrkám k síni zevnitřní, před komůrkami, dlouhost byla padesáti loket.
Odaların önünde, odalara ve dış avluya paralel bir dış duvar vardı, elli arşın uzunluktaydı.Und die Mauer außen vor den Kammern nach dem äußeren Vorhof war fünfzig Ellen lang.
Odaların önünde, odalara ve dış avluya paralel bir dış duvar vardı, elli arşın uzunluktaydı.וגדר אשר לחוץ לעמת הלשכות דרך החצר החצונה אל פני הלשכות ארכו חמשים אמה׃
Odaların önünde, odalara ve dış avluya paralel bir dış duvar vardı, elli arşın uzunluktaydı.والحائط الذي من خارج مع المخادع نحو الدار الخارجية الى قدام المخادع طوله خمسون ذراعا.
Odaların önünde, odalara ve dış avluya paralel bir dış duvar vardı, elli arşın uzunluktaydı.聖 屋 外 、 東 邊 有 牆 、 靠 著 外 院 、 長 五 十 肘
Odaların önünde, odalara ve dış avluya paralel bir dış duvar vardı, elli arşın uzunluktaydı.聖 屋外 、 東邊 有 牆 、 靠著 外院 、 長 五十 肘
O halde yedinin yüzüncü kuvveti çarpı yedinin ellinci kuvveti-- ve bu yalnızca bir örnek--그러면 7 의 100 제곱 곱하기 7 의 50 제곱은 그냥 예시입니다
O halde yedinin yüzüncü kuvveti çarpı yedinin ellinci kuvveti-- ve bu yalnızca bir örnek--7 a századikon szorozva 7 az ötvenediken -- és ez csak példa most --
O halde yedinin yüzüncü kuvveti çarpı yedinin ellinci kuvveti-- ve bu yalnızca bir örnek--7 i hundredende potens gange 7 i halvtredsende potens ville være svært at løse i hånden.
O halde yedinin yüzüncü kuvveti çarpı yedinin ellinci kuvveti-- ve bu yalnızca bir örnek--Dus zeven tot de honderdste macht keer zeven tot de vijftiende macht -- dit is even een voorbeeld --
O halde yedinin yüzüncü kuvveti çarpı yedinin ellinci kuvveti-- ve bu yalnızca bir örnek--Так что семь к власти сотый раз 7 до пятидесятой власть-- и обратите внимание, что это теперь пример--
O halde yedinin yüzüncü kuvveti çarpı yedinin ellinci kuvveti-- ve bu yalnızca bir örnek--Тобто 7 у сотій степені помножене на 7 у п'ятдесятій степені -- і зробіть зауваження, що це приклад зараз --
O halde yedinin yüzüncü kuvveti çarpı yedinin ellinci kuvveti-- ve bu yalnızca bir örnek--الآن لدينا 7^100 × 7^50 -- ولاحظ ان هذا مثالاً--
O halde yedinin yüzüncü kuvveti çarpı yedinin ellinci kuvveti-- ve bu yalnızca bir örnek--これに注意してください。 7^100を、コンピューターを使用せず解くのは、 非常に難しいでしょう。
Onlara harç elli yaşında ve hala zor büyüyen olduğu söyleniyor, ancak그들 박격포는 50 살, 아직도 어렵게 성장이라고했다,하지만
Onlara harç elli yaşında ve hala zor büyüyen olduğu söyleniyor, ancakDer Mörtel auf sie war 50 Jahre alt, und war angeblich noch immer härter, aber