elli ile cümle
elli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Manaşşe on iki yaşında kral oldu ve Yeruşalimde elli beş yıl krallık yaptı.Manasse var tolv år gammel da han blev konge, og han regjerte fem og femti år i Jerusalem.
Manaşşe on iki yaşında kral oldu ve Yeruşalimde elli beş yıl krallık yaptı.Manasse war zwölf Jahre alt, da er König ward, und regierte fünfundfünzig Jahre zu Jerusalem
Manaşşe on iki yaşında kral oldu ve Yeruşalimde elli beş yıl krallık yaptı.Manasse was nog maar twaalf jaar oud toen hij koning werd en regeerde 55 jaar vanuit Jeruzalem.
Manaşşe on iki yaşında kral oldu ve Yeruşalimde elli beş yıl krallık yaptı.Manasye berumur 12 tahun ketika ia menjadi raja Yehuda dan ia memerintah di Yerusalem 55 tahun lamanya
Manaşşe on iki yaşında kral oldu ve Yeruşalimde elli beş yıl krallık yaptı.Ośm lat było Jozyjaszowi, gdy królować począł, a trzydzieści i jeden lat królował w Jeruzalemie.
Manaşşe on iki yaşında kral oldu ve Yeruşalimde elli beş yıl krallık yaptı.Quando Manàsse divenne re, aveva dodici anni; regnò cinquantacinque anni in Gerusalemme
Manaşşe on iki yaşında kral oldu ve Yeruşalimde elli beş yıl krallık yaptı.Tinha Manassés doze anos quando começou a reinar, e reinou cinqüenta e cinco anos em Jerusalém.
Manaşşe on iki yaşında kral oldu ve Yeruşalimde elli beş yıl krallık yaptı.Tizenkét esztendõs vala Manasse, mikor uralkodni kezdett volt, és ötvenöt esztendeig uralkodott Jeruzsálemben.
Manaşşe on iki yaşında kral oldu ve Yeruşalimde elli beş yıl krallık yaptı.Ve dvanácti letech byl Manasses, když počal kralovati, a padesáte pět let kraloval v Jeruzalémě.
Manaşşe on iki yaşında kral oldu ve Yeruşalimde elli beş yıl krallık yaptı.Δωδεκα ετων ηλικιας ητο ο Μανασσης οτε εβασιλευσε, και εβασιλευσε πεντηκοντα πεντε ετη εν Ιερουσαλημ.
Manaşşe on iki yaşında kral oldu ve Yeruşalimde elli beş yıl krallık yaptı.Двенадцати лет был Манассия, когда воцарился, и пятьдесят пять лет царствовал в Иерусалиме,
Manaşşe on iki yaşında kral oldu ve Yeruşalimde elli beş yıl krallık yaptı.Манасия бе двадесет години на възраст когато се възцари и царува петдесет и пет години в Ерусалим.
Manaşşe on iki yaşında kral oldu ve Yeruşalimde elli beş yıl krallık yaptı.בן שתים עשרה שנה מנשה במלכו וחמשים וחמש שנה מלך בירושלם׃
Manaşşe on iki yaşında kral oldu ve Yeruşalimde elli beş yıl krallık yaptı.كان منسّى ابن اثنتي عشرة سنة حين ملك وملك خمسا وخمسين سنة في اورشليم
Manaşşe on iki yaşında kral oldu ve Yeruşalimde elli beş yıl krallık yaptı.瑪 拿 西 登 基 的 時 候 、 年 十 二 歲 、 在 耶 路 撒 冷 作 王 五 十 五 年
Manaşşe on iki yaşında kral oldu ve Yeruşalimde elli beş yıl krallık yaptı.瑪拿西 登基 的 時候 、 年 十二 歲 、 在 耶路撒冷 作王 五十五年
Martin EllisMartin Ellis
Martin EllisMartin Ellis
Martin EllisMartin Ellis
Martin EllisMartin Ellis
Martin EllisMartin Ellis
Martin EllisMartin Ellis
Martin EllisMartin Ellis
Martin EllisMartin Ellis
Martin EllisMartin Ellis
Martin EllisMartin Ellis
Martin EllisMartin Ellis
Martin Ellisمارتن أليس
Milletvekillerinin yüzde ellialtı'sı kadın, ki bu olağanüstü ve ayrıca ulusal anayasada의회 의원들의 56%는 여자입니다. 참 놀라운 일이죠, 그들은 국가 헌법도 마련했어요.
Milletvekillerinin yüzde ellialtı'sı kadın, ki bu olağanüstü ve ayrıca ulusal anayasada56 procent van de parlementariërs is vrouw, wat fantastisch is.
Milletvekillerinin yüzde ellialtı'sı kadın, ki bu olağanüstü ve ayrıca ulusal anayasada56% членов парламента — женщины. Это замечательно!
Milletvekillerinin yüzde ellialtı'sı kadın, ki bu olağanüstü ve ayrıca ulusal anayasada56% من البرلمان يشكلهم نساء. وهو أمر رائع. وأصبح يوجد أيضاً من مواد الدستور الوطني الآن ..
Milletvekillerinin yüzde ellialtı'sı kadın, ki bu olağanüstü ve ayrıca ulusal anayasadaחמישים ושישה אחוזים מחברי הפרלמנט הן נשים, שזה נפלא ויש גם בתוך החוקה הלאומית עכשיו,
Milletvekillerinin yüzde ellialtı'sı kadın, ki bu olağanüstü ve ayrıca ulusal anayasada素晴らしいですよね 憲法により フツか ツチかを問うことは 禁止されました
MO: Biz mülkleri onarırken, elli kişilik kilise grubum bir haftalığına barınma ve yiyecek rica etti.50 de enoriași au nevoie de cazare și mâncare o săptămână, până le reparăm casele.
MO: Biz mülkleri onarırken, elli kişilik kilise grubum bir haftalığına barınma ve yiyecek rica etti.A hitközösségemből 50 főnek egy hétig szállásra és ételre lenne szüksége, amíg a házakat javítjuk.
MO: Biz mülkleri onarırken, elli kişilik kilise grubum bir haftalığına barınma ve yiyecek rica etti.مورغان أونيل: مجموعتي في الكنيسة و المكونة من 50 شخصا بحاجة الى السكن و الطعام لمدة اسبوع
MO: Biz mülkleri onarırken, elli kişilik kilise grubum bir haftalığına barınma ve yiyecek rica etti.宿とご飯を必要としています」
Nasıl Elli hakkında Megahertz.Che ne dici di Fifty Megahertz.
Nasıl Elli hakkında Megahertz.Como 50 Megahercios.
Nasıl Elli hakkında Megahertz.Que diriez-vous Cinquante mégahertz.
Nasıl Elli hakkında Megahertz.Wie wäre es mit fünfzig Megahertz.
Nasıl Elli hakkında Megahertz.Как насчет пятьдесят мегагерц.
Ne bir meteoroloji uydusu ister? Yüz elli Megahartz? Daha bir yüz gibi?...ガレージドアオープナーのような。 Dooosh ...ヒューという音... それが入ってロックするそうだけど、ハムは、ランダムにスイッチオフ
Ne bir meteoroloji uydusu ister? Yüz elli Megahartz?ما تحب قمر صناعي الطقس؟ مائة وخمسون Megahartz؟
Ne yazık ki elimizdeki en iyi araç bundan yüz elli yıl önce불행하게도 작용하는것중 우리가 가진 가장 최고의 것은 150년 전에
Ne yazık ki elimizdeki en iyi araç bundan yüz elli yıl öncela cosa migliore di cui disponiamo oggi è qualcosa che fu sviluppato in Francia 150 anni fa,
Ne yazık ki elimizdeki en iyi araç bundan yüz elli yıl öncela meilleure chose que nous ayons est une chose qui a été développée en France il y a 150 ans,
Ne yazık ki elimizdeki en iyi araç bundan yüz elli yıl öncelo mejor que tenemos es algo que se desarrolló en Francia hace 150 años:
Ne yazık ki elimizdeki en iyi araç bundan yüz elli yıl önceולמרבה הצער הדבר הכי טוב שהגענו אליו הוא משהו שפותח בצרפת
Ne yazık ki elimizdeki en iyi araç bundan yüz elli yıl önceلكن لسوء الحظ أفضل ما لدينا هو شيء تم تطويره في فرنسا
Ne yazık ki elimizdeki en iyi araç bundan yüz elli yıl önce現在使用されている一番のものは 150 年前に フランスで開発された
Nihayet geldi açısından parti için yüz elli dolar olmuştur. "Các điều khoản cuối cùng đến 150 đô la cho các bên ".
Nihayet geldi açısından parti için yüz elli dolar olmuştur. "De voorwaarden eindelijk aangekomen bij waren honderdvijftig dollar voor de partij. "
Nihayet geldi açısından parti için yüz elli dolar olmuştur. "Die Begriffe endlich angekommen waren 150 Dollar für die Partei. "
Nihayet geldi açısından parti için yüz elli dolar olmuştur. "Feltételek végül megérkezett a volt 150 dollárt a párt. "
Nihayet geldi açısından parti için yüz elli dolar olmuştur. "Istilah akhirnya tiba di seratus lima puluh dolar untuk pesta. "
Nihayet geldi açısından parti için yüz elli dolar olmuştur. "I termini erano finalmente arrivati 150 dollari per il partito ".
Nihayet geldi açısından parti için yüz elli dolar olmuştur. "드디어 도착 약관은 파티에 백오십 달러했다. "
Nihayet geldi açısından parti için yüz elli dolar olmuştur. "Les termes étaient finalement arrivés à 150 dollars pour le parti. "