Ana içeriğe geç
Sözlük

elli ile cümle

elli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Milletvekillerinin yüzde ellialtı'sı kadın, ki bu olağanüstü ve ayrıca ulusal anayasada의회 의원들의 56%는 여자입니다. 참 놀라운 일이죠, 그들은 국가 헌법도 마련했어요.
Milletvekillerinin yüzde ellialtı'sı kadın, ki bu olağanüstü ve ayrıca ulusal anayasada56 procent van de parlementariërs is vrouw, wat fantastisch is.
Milletvekillerinin yüzde ellialtı'sı kadın, ki bu olağanüstü ve ayrıca ulusal anayasada56% членов парламента — женщины. Это замечательно!
Milletvekillerinin yüzde ellialtı'sı kadın, ki bu olağanüstü ve ayrıca ulusal anayasada56% من البرلمان يشكلهم نساء. وهو أمر رائع. وأصبح يوجد أيضاً من مواد الدستور الوطني الآن ..
Milletvekillerinin yüzde ellialtı'sı kadın, ki bu olağanüstü ve ayrıca ulusal anayasadaחמישים ושישה אחוזים מחברי הפרלמנט הן נשים, שזה נפלא ויש גם בתוך החוקה הלאומית עכשיו,
Milletvekillerinin yüzde ellialtı'sı kadın, ki bu olağanüstü ve ayrıca ulusal anayasada素晴らしいですよね 憲法により フツか ツチかを問うことは 禁止されました
MO: Biz mülkleri onarırken, elli kişilik kilise grubum bir haftalığına barınma ve yiyecek rica etti.50 de enoriași au nevoie de cazare și mâncare o săptămână, până le reparăm casele.
MO: Biz mülkleri onarırken, elli kişilik kilise grubum bir haftalığına barınma ve yiyecek rica etti.A hitközösségemből 50 főnek egy hétig szállásra és ételre lenne szüksége, amíg a házakat javítjuk.
MO: Biz mülkleri onarırken, elli kişilik kilise grubum bir haftalığına barınma ve yiyecek rica etti.مورغان أونيل: مجموعتي في الكنيسة و المكونة من 50 شخصا بحاجة الى السكن و الطعام لمدة اسبوع
MO: Biz mülkleri onarırken, elli kişilik kilise grubum bir haftalığına barınma ve yiyecek rica etti.宿とご飯を必要としています」
Nasıl Elli hakkında Megahertz.Che ne dici di Fifty Megahertz.
Nasıl Elli hakkında Megahertz.Como 50 Megahercios.
Nasıl Elli hakkında Megahertz.Que diriez-vous Cinquante mégahertz.
Nasıl Elli hakkında Megahertz.Wie wäre es mit fünfzig Megahertz.
Nasıl Elli hakkında Megahertz.Как насчет пятьдесят мегагерц.
Ne bir meteoroloji uydusu ister? Yüz elli Megahartz? Daha bir yüz gibi?...ガレージドアオープナーのような。 Dooosh ...ヒューという音... それが入ってロックするそうだけど、ハムは、ランダムにスイッチオフ
Ne bir meteoroloji uydusu ister? Yüz elli Megahartz?ما تحب قمر صناعي الطقس؟ مائة وخمسون Megahartz؟
Ne yazık ki elimizdeki en iyi araç bundan yüz elli yıl önce불행하게도 작용하는것중 우리가 가진 가장 최고의 것은 150년 전에
Ne yazık ki elimizdeki en iyi araç bundan yüz elli yıl öncela cosa migliore di cui disponiamo oggi è qualcosa che fu sviluppato in Francia 150 anni fa,
Ne yazık ki elimizdeki en iyi araç bundan yüz elli yıl öncela meilleure chose que nous ayons est une chose qui a été développée en France il y a 150 ans,
Ne yazık ki elimizdeki en iyi araç bundan yüz elli yıl öncelo mejor que tenemos es algo que se desarrolló en Francia hace 150 años:
Ne yazık ki elimizdeki en iyi araç bundan yüz elli yıl önceולמרבה הצער הדבר הכי טוב שהגענו אליו הוא משהו שפותח בצרפת
Ne yazık ki elimizdeki en iyi araç bundan yüz elli yıl önceلكن لسوء الحظ أفضل ما لدينا هو شيء تم تطويره في فرنسا
Ne yazık ki elimizdeki en iyi araç bundan yüz elli yıl önce現在使用されている一番のものは 150 年前に フランスで開発された
Nihayet geldi açısından parti için yüz elli dolar olmuştur. "Các điều khoản cuối cùng đến 150 đô la cho các bên ".
Nihayet geldi açısından parti için yüz elli dolar olmuştur. "De voorwaarden eindelijk aangekomen bij waren honderdvijftig dollar voor de partij. "
Nihayet geldi açısından parti için yüz elli dolar olmuştur. "Die Begriffe endlich angekommen waren 150 Dollar für die Partei. "
Nihayet geldi açısından parti için yüz elli dolar olmuştur. "Feltételek végül megérkezett a volt 150 dollárt a párt. "
Nihayet geldi açısından parti için yüz elli dolar olmuştur. "Istilah akhirnya tiba di seratus lima puluh dolar untuk pesta. "
Nihayet geldi açısından parti için yüz elli dolar olmuştur. "I termini erano finalmente arrivati 150 dollari per il partito ".
Nihayet geldi açısından parti için yüz elli dolar olmuştur. "드디어 도착 약관은 파티에 백오십 달러했다. "
Nihayet geldi açısından parti için yüz elli dolar olmuştur. "Les termes étaient finalement arrivés à 150 dollars pour le parti. "
Nihayet geldi açısından parti için yüz elli dolar olmuştur. "Podmienky boli konečne dorazili na sto päťdesiat dolárov za stranu. "
Nihayet geldi açısından parti için yüz elli dolar olmuştur. "Podmínky byly konečně dorazili na sto padesát dolarů za stranu. "
Nihayet geldi açısından parti için yüz elli dolar olmuştur. "Pogoji so bili končno prispeli na 150 dolarjev za stranko. "
Nihayet geldi açısından parti için yüz elli dolar olmuştur. "Termenii ajuns în sfârşit la au fost 150 de dolari pentru partid. "
Nihayet geldi açısından parti için yüz elli dolar olmuştur. "Termit vihdoin saapui oli sataviisikymmentä dollaria puolue. "
Nihayet geldi açısından parti için yüz elli dolar olmuştur. "Vilkårene endelig ankom til var 150 dollars for partiet. "
Nihayet geldi açısından parti için yüz elli dolar olmuştur. "Villkoren äntligen kommit fram till var ett hundra femtio dollar för partiet. "
Nihayet geldi açısından parti için yüz elli dolar olmuştur. "Warunki dotarła wreszcie było sto pięćdziesiąt dolarów dla partii. "
Nihayet geldi açısından parti için yüz elli dolar olmuştur. "Οι όροι που τελικά έφτασε στη ήταν εκατόν πενήντα δολάρια για το κόμμα. "
Nihayet geldi açısından parti için yüz elli dolar olmuştur. "Гледна точка, най-накрая пристигна в сто и петдесет долара за партията. "
Nihayet geldi açısından parti için yüz elli dolar olmuştur. "Умови, нарешті, прибув на сто п'ятдесят доларів за партію ".
Nihayet geldi açısından parti için yüz elli dolar olmuştur. "Условия, наконец, прибыл на было сто пятьдесят долларов за партию ".
Nihayet geldi açısından parti için yüz elli dolar olmuştur. "حيث كانت وصلت أخيرا إلى 150 دولار للحزب. "
Nihayet geldi açısından parti için yüz elli dolar olmuştur. "私は少し考えた。 "事 前に支払ってください?"
Nuh tufandan sonra üç yüz elli yıl daha yaşadı.A Noach žil po potope tristo päťdesiat rokov.
Nuh tufandan sonra üç yüz elli yıl daha yaşadı.Efter vannflommen levde Noah ennu tre hundre og femti år.
Nuh tufandan sonra üç yüz elli yıl daha yaşadı.Éle pedig Noé az özönvíz után háromszáz ötven esztendeig.
Nuh tufandan sonra üç yüz elli yıl daha yaşadı.I żył Noe po potopie trzy sta lat, i pięćdziesiąt lat.
Nuh tufandan sonra üç yüz elli yıl daha yaşadı.Ja Nooa eli vedenpaisumuksen jälkeen kolmesataa viisikymmentä vuotta.
Nuh tufandan sonra üç yüz elli yıl daha yaşadı.홍수 후에 노아가 삼백오십년을 지내었고
Nuh tufandan sonra üç yüz elli yıl daha yaşadı.Na de grote watervloed leefde Noach nog 350 jaar.
Nuh tufandan sonra üç yüz elli yıl daha yaşadı.Noah aber lebte nach der Sintflut dreihundertfünfzig Jahre,
Nuh tufandan sonra üç yüz elli yıl daha yaşadı.Noa levede 350 År efter Vandfloden;
Nuh tufandan sonra üç yüz elli yıl daha yaşadı.Noe a trăit, după potop, trei sute cincizeci de ani.
Nuh tufandan sonra üç yüz elli yıl daha yaşadı.Noé vécut, après le déluge, trois cent cinquante ans.
Nuh tufandan sonra üç yüz elli yıl daha yaşadı.Noè visse, dopo il diluvio, trecentocinquanta anni
Nuh tufandan sonra üç yüz elli yıl daha yaşadı.Noé vivió después del diluvio 350 años
Nuh tufandan sonra üç yüz elli yıl daha yaşadı.Och Noa levde efter floden tre hundra femtio år;
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod