Burası için yazdıkları düşünülürse ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.Они делали все, что могли при условии, что это - то, для чего они пишут.
Burası için yazdıkları düşünülürse ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.הם עשו כמיטב יכולתם, לאור העובדה שלשם הם כתבו את זה.
Burası için yazdıkları düşünülürse ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.لقد فعلوا قدر ما إستطاعوا علماً بإنهم يكتبون الأغاني لتتوافق مع تلك الأماكن.
Burası için yazdıkları düşünülürse ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.最善を尽くそうとしたのですね ミディアムテンポで壮大に聞こえる曲です。
Buraya düşen müzisyenler ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.A zenészek, akik ott kötöttek ki, megtették, amit tudtak.
Buraya düşen müzisyenler ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.Hudebníci, kteří zde vystupovali, dělali, co mohli.
Buraya düşen müzisyenler ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.I musicisti che ci sono finiti hanno fatto il possibile.
Buraya düşen müzisyenler ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.그곳에서 연주 하게된 음악가들은 나름 최선을 다 했지요.
Buraya düşen müzisyenler ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.les terrains de basket et de hockey. Les musiciens qui jouaient là-bas faisaient de leur mieux.
Buraya düşen müzisyenler ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.Musiker, die sich dort wiederfanden, taten ihr Bestes.
Buraya düşen müzisyenler ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.Muzicienii făceau şi ei ce puteau.
Buraya düşen müzisyenler ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.Muzikanten die daar speelden deden wat ze konden.
Buraya düşen müzisyenler ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.Muzycy dawali z siebie wszystko.
Buraya düşen müzisyenler ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.Nhạc công thế là buộc phải cố gắng làm tốt nhất họ có thể.
Buraya düşen müzisyenler ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.Os músicos que acabavam lá faziam o melhor que podiam.
Buraya düşen müzisyenler ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.Οι μουσικοί που έπαιζαν εκεί έκαναν ό,τι καλύτερο μπορούσαν.
Buraya düşen müzisyenler ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.Музиканти, които се озоваваха там направиха най-доброто, което можаха.
Buraya düşen müzisyenler ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.Музиканти, які там опинялися, робили все, що могли.
Buraya düşen müzisyenler ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.Музыканты, пришедшие сюда, делали все, что могли.
Buraya düşen müzisyenler ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.המוזיקאים שהגיעו לשם עשו כמיטב יכולתם.
Buraya düşen müzisyenler ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.وقد بذل من إنتهى به الحال عازفاً هناك من الموسيقيين، أقصى جهدهم.
Buraya düşen müzisyenler ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.今ではアリーナロックと呼ばれる
Bu sırada da ellerinde 40 lira kalacak.E eles vão ter $40 sobrando.
Bu sırada da ellerinde 40 lira kalacak.Mají toxické aktivum a navíc 40 dolarů, protože zaplatili pouze 60 dolarů za dané cenné papíry.
Bu sonunda ellerinde ne olacağı ki bu da bir başka renkli fotoğraf.Asta ar obţine ei, care este o altă fotografie color.
Bu sonunda ellerinde ne olacağı ki bu da bir başka renkli fotoğraf.Dette er hvad de ville ende med - det er et andet farvefoto.
Bu sonunda ellerinde ne olacağı ki bu da bir başka renkli fotoğraf.Dit is waar ze mee zouden eindigen, wat een andere kleurenfoto is.
Bu sonunda ellerinde ne olacağı ki bu da bir başka renkli fotoğraf.Esto es con lo que hubieran hecho, que es otra foto a color.
Bu sonunda ellerinde ne olacağı ki bu da bir başka renkli fotoğraf.이건 어떻게 마무리할 건지이고, 이건 다른 컬러 사진입니다.
Bu sonunda ellerinde ne olacağı ki bu da bir başka renkli fotoğraf.Na koniec dostaną to - następna kolorowa fotografia.
Bu sonunda ellerinde ne olacağı ki bu da bir başka renkli fotoğraf.Questo sarebbe il risultato dei loro piani, che è un'altra foto a colori.
Bu sonunda ellerinde ne olacağı ki bu da bir başka renkli fotoğraf.So würde es ihren Plänen nach aussehen -- das ist wieder ein Farbfoto.
Bu sonunda ellerinde ne olacağı ki bu da bir başka renkli fotoğraf.Tohle je to, co by bylo jejich výsledkem, další barevná fotografie.
Bu sonunda ellerinde ne olacağı ki bu da bir başka renkli fotoğraf.Voici ce qu'ils auraient obtenu, une autre photo en couleur.
Bu sonunda ellerinde ne olacağı ki bu da bir başka renkli fotoğraf.Με αυτό θα κατέληγαν, το οποίο είναι ακόμια μία έγχρωμη φωτογραφία.
Bu sonunda ellerinde ne olacağı ki bu da bir başka renkli fotoğraf.Биха получили това, което е друга цветна снимка.
Bu sonunda ellerinde ne olacağı ki bu da bir başka renkli fotoğraf.Их план в конечном итоге привел бы к этому - это еще одна цветная фотография.
Bu sonunda ellerinde ne olacağı ki bu da bir başka renkli fotoğraf.זה מה שהם היו מסיימים איתו, זאת עוד תמונת צבע.
Bu sonunda ellerinde ne olacağı ki bu da bir başka renkli fotoğraf.هذا ما سينتهون عليه، وهي صورة فوتوغرافية ملونة أخرى.
Bu sonunda ellerinde ne olacağı ki bu da bir başka renkli fotoğraf.これが現在の敷地の姿でー
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.Des manœuvres précises des mains sont nécessaires pour accomplir des tâches délicates comme celle-ci.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.Do wykonania takich czynności potrzebne są precyzyjne ruchy dłoni.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.Egy ilyen finom tevékenységhez nagyon összeszedett mozdulatokra van szükség.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.É preciso uma manobra subtil das mãos para realizar tarefas delicadas como esta.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.Fijne motoriek is nodig om zo'n delicate taak te vervullen.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.Käsien hienovaraista hallintaa vaaditaan näin herkkien toimintojen suorittamiseen.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.가위를 다루는 정교한 일을 하는데에는 약간의 손기술이 필요하기 나름이다.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.Pergerakan tangan yang cermat diperlukan untuk melakukan tugas yang rumit seperti ini.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.Præcise manøvreringer af hænderne er nødvendige til at klare nøjagtige opgaver som denne.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.Se necesitan maniobras sutiles de las manos para realizar tareas delicadas como esta.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.Sono richiesti movimenti fini delle mani per eseguire compiti delicati come questo.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.Subtile Handbewegungen sind nötig, um eine delikate Aufgabe wie diese zu bewältigen.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.Sunt necesare manevre delicate ale mâinilor pentru a executa astfel de sarcini.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.Для такого деликатного дела требуется большая ловкость движений.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.Изисква се фино маневриране с ръцете, за да се извършат такива деликатни задачи, като тази.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.עדינות בשימוש בידיים נדרשת לביצוע משימות עדינות כאלה.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.التحكم الجيد في حركة اليدين مطلوب للقيام بالمهمات الحساسة كهذه.
Bu türden hassas işler yapabilmesi için, ellerin ince manevralar alması gerekir.このような繊細なことはできません
Bu yöneticilerin önemli bir kısmı, ellerinde bu şirketin hisse senedini tutuyor olabilirler.그들은 회사에 대한 투명성을 가지고서 회사의 주주가 되어
Bu yöneticilerin önemli bir kısmı, ellerinde bu şirketin hisse senedini tutuyor olabilirler.かつ、会社の株主でもあり、