Bu onun ellerini üzerine yattı nerede olmalı onu.ويجب أن يكون حيث انها يمكن ان تضع يدها على عليه.
Bu onun ellerini üzerine yattı nerede olmalı onu.それは。 それは自分の家にする必要があります。"
Bu protezler ellerini kısa süre önce kaybeden insanlarda düzgün çalışıyor, çünkü el kasları hala orada.Ze werken vrij goed voor mensen die hun hand pas kwijt zijn, omdat je handspieren er nog zitten.
Bu protezler ellerini kısa süre önce kaybeden insanlarda düzgün çalışıyor, çünkü el kasları hala orada.Chúng hoạt động rất tốt trên những người vừa bị mất đi bàn tay, vì các cơ của bàn tay vẫn còn đó.
Bu protezler ellerini kısa süre önce kaybeden insanlarda düzgün çalışıyor, çünkü el kasları hala orada.Działają całkiem nieźle u ludzi, którzy stracili tylko dłoń, z powodu obecności mięśni tej części ciała.
Bu protezler ellerini kısa süre önce kaybeden insanlarda düzgün çalışıyor, çünkü el kasları hala orada.Funcionan bien para quienes han perdido la mano, porque los músculos de la mano todavía están ahí.
Bu protezler ellerini kısa süre önce kaybeden insanlarda düzgün çalışıyor, çünkü el kasları hala orada.이런 장치는 손만 잃은 사람들에게는 꽤 잘 작동하는데 그 이유는 팔에 손을 움직이는 근육이 남아있기 때문이죠.
Bu protezler ellerini kısa süre önce kaybeden insanlarda düzgün çalışıyor, çünkü el kasları hala orada.Они хорошо подходят для людей, недавно потерявших кисть, потому что мышцы кисти никуда не делись.
Bu protezler ellerini kısa süre önce kaybeden insanlarda düzgün çalışıyor, çünkü el kasları hala orada.זה עובד לא רע עבור אנשים שעכשיו איבדו את ידם כיוון ששרירי הידיים עדיין שם.
Bu protezler ellerini kısa süre önce kaybeden insanlarda düzgün çalışıyor, çünkü el kasları hala orada.وهي تعمل بشكلِ ممتاز للأشخاص الذين فقدوا للتو أيديهم ، لأن عضلات اليدين لاتزال تعمل.
Bu protezler ellerini kısa süre önce kaybeden insanlarda düzgün çalışıyor, çünkü el kasları hala orada.手を失ったばかりの人の場合 この義手をとても上手く操作します 手の筋肉がまだ残っていますから
Burada, genelde tırmanışçılar ellerini ve ayaklarını içeri sokarlar, ve tırmanmaya başlarlar.Aici, cataratorii obisnuiti si-ar baga degetele si picioarele in crapaturi si ar incepe sa se catere.
Burada, genelde tırmanışçılar ellerini ve ayaklarını içeri sokarlar, ve tırmanmaya başlarlar.Com isto, habitualmente os escaladores de fendas colocariam as mãos e os dedos dos pés e começariam a escalar.
Burada, genelde tırmanışçılar ellerini ve ayaklarını içeri sokarlar, ve tırmanmaya başlarlar.En ella, los escaladores en grieta meterían sus manos y los dedos de los pies, y empezarían a escalar.
Burada, genelde tırmanışçılar ellerini ve ayaklarını içeri sokarlar, ve tırmanmaya başlarlar.Hierbei würden Bruchkletterer üblicherweise ihre Hände und Zehen aufsetzen und einfach los klettern.
Burada, genelde tırmanışçılar ellerini ve ayaklarını içeri sokarlar, ve tırmanmaya başlarlar.Hierbij zullen typische spleetklimmers hun handen en tenen erin steken en gewoon gaan klimmen.
Burada, genelde tırmanışçılar ellerini ve ayaklarını içeri sokarlar, ve tırmanmaya başlarlar.전형적인 암벽 등반가들은 돌 깨어진 틈 사이에 손과 발가락을 넣고 등반을 시작하게 됩니다.
Burada, genelde tırmanışçılar ellerini ve ayaklarını içeri sokarlar, ve tırmanmaya başlarlar.Pada tebing ini, biasanya para pendaki akan menggunakan tangan dan jari kaki mereka dan mulai mendaki.
Burada, genelde tırmanışçılar ellerini ve ayaklarını içeri sokarlar, ve tırmanmaya başlarlar.Špároví lezci väčšinou vtesnajú ruky a nohy a začnú hneď liezť.
Burada, genelde tırmanışçılar ellerini ve ayaklarını içeri sokarlar, ve tırmanmaya başlarlar.Tady většinou spároví lezci vtěsnají ruce a nohy a začnou hned lézt.
Burada, genelde tırmanışçılar ellerini ve ayaklarını içeri sokarlar, ve tırmanmaya başlarlar.Tak więc, zwykle wspinacze szczelinowi wkładają swoje ręce i stopy w skałę i po prostu zaczynają się wspinać.
Burada, genelde tırmanışçılar ellerini ve ayaklarını içeri sokarlar, ve tırmanmaya başlarlar.Tu bi tipični plezalci poči, zarinili svoje prste in noge v poč in začeli lesti.
Burada, genelde tırmanışçılar ellerini ve ayaklarını içeri sokarlar, ve tırmanmaya başlarlar.Професійні альпіністи чіпляються за неї руками і ногами, і починають дертися.
Burada, genelde tırmanışçılar ellerini ve ayaklarını içeri sokarlar, ve tırmanmaya başlarlar.Чаще всего, поднимающиеся на эту гору люди просто вцепляются в неё руками и ногами, и начинают карабкаться.
Burada, genelde tırmanışçılar ellerini ve ayaklarını içeri sokarlar, ve tırmanmaya başlarlar.מטפסי חריצים נוהגים להניח את ידיהם וחרטום נעליהם בתוך החריץ ולהתחיל לטפס.
Burada, genelde tırmanışçılar ellerini ve ayaklarını içeri sokarlar, ve tırmanmaya başlarlar.مع هذا، متسلقي الحفر سيضعون أيديهم داخله وأصابع أقدامهم في الداخل، وبعدها يبدأون التسلق.
Burada, genelde tırmanışçılar ellerini ve ayaklarını içeri sokarlar, ve tırmanmaya başlarlar.手やつま先を岩の割れ目に入れて 登りはじめます 割れ目が小さ過ぎてつま先を入れることができないので、
Burada kaç kişi bir yapıcı olduğunu söyler, ellerinizi kaldırır mısınız?Berapa orang yang merasa dirinya pencipta. Tolong tunjuk tangan.
Burada kaç kişi bir yapıcı olduğunu söyler, ellerinizi kaldırır mısınız?Câți oameni de-aici ar spune că sunt creatori, vă rog ridicaţi mâna?
Burada kaç kişi bir yapıcı olduğunu söyler, ellerinizi kaldırır mısınız?Có bao nhiêu người ở đây nói rằng bạn là nhà chế tạo, giơ tay lên nào?
Burada kaç kişi bir yapıcı olduğunu söyler, ellerinizi kaldırır mısınız?Combien de personnes ici diraient qu'elles sont créateurs, et si oui levez votre main ?
Burada kaç kişi bir yapıcı olduğunu söyler, ellerinizi kaldırır mısınız?¿Cuántas personas aqui dirían que son hacedores, si levantan la mano?
Burada kaç kişi bir yapıcı olduğunu söyler, ellerinizi kaldırır mısınız?Hoeveel mensen hier zouden zichzelf een maker noemen? Steek je hand omhoog.
Burada kaç kişi bir yapıcı olduğunu söyler, ellerinizi kaldırır mısınız?Ile z was może powiedzieć, że jest twórcą? Podnieście ręce.
Burada kaç kişi bir yapıcı olduğunu söyler, ellerinizi kaldırır mısınız?얼마나 많은 분들이 스스로를 만드는 사람이라고 할까요? 손을 들어보시겠어요?
Burada kaç kişi bir yapıcı olduğunu söyler, ellerinizi kaldırır mısınız?Kolik lidí zde by mohlo říci, že je tvůrcem, ať zvedne ruku?
Burada kaç kişi bir yapıcı olduğunu söyler, ellerinizi kaldırır mısınız?Mennyien gondoljátok magatokról hogy alkotók vagytok, emeljétek fel a kezeteket?
Burada kaç kişi bir yapıcı olduğunu söyler, ellerinizi kaldırır mısınız?Quanti qui direbbero di essere dei maker, per alzata di mano?
Burada kaç kişi bir yapıcı olduğunu söyler, ellerinizi kaldırır mısınız?Wieviele Menschen hier würden sagen sie sind Macher, falls ja heben Sie die Hand?
Burada kaç kişi bir yapıcı olduğunu söyler, ellerinizi kaldırır mısınız?Πόσοι από εσάς εδώ θα λέγατε ότι είστε δημιουργοί,μπορείτε να σηκώστε χέρια;
Burada kaç kişi bir yapıcı olduğunu söyler, ellerinizi kaldırır mısınız?Колко хора тук биха казали, че са създатели, вдигнете ръка?
Burada kaç kişi bir yapıcı olduğunu söyler, ellerinizi kaldırır mısınız?Сколько находящихся здесь могут сказать, что они создатели -- поднимите руки!
Burada kaç kişi bir yapıcı olduğunu söyler, ellerinizi kaldırır mısınız?כמה מהנוכחים כאן יאמרו שהם יוצרים, אם תואילו להרים את ידיכם?
Burada kaç kişi bir yapıcı olduğunu söyler, ellerinizi kaldırır mısınız?كم عدد الاشخاص الذي يصفون انفسهم كمخترعين .. هنا في هذه القاعة .. هلا رفعتم أيديكم من فضلكم ؟
Burada kaç kişi bir yapıcı olduğunu söyler, ellerinizi kaldırır mısınız?いいですねぇ。
Burası için yazdıkları düşünülürse ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.Dělali, co mohli s ohledem na to, pro co skládali.
Burası için yazdıkları düşünülürse ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.E evident că şi-au dat toată silinţa când te gândeşti pentru ce locaţie compuneau.
Burası için yazdıkları düşünülürse ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.Eles fizeram o melhor que podiam já que era para isso que estavam a compor.
Burası için yazdıkları düşünülürse ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.Hanno fatto il meglio che potevano dato che questo è ciò per cui scrivevano.
Burası için yazdıkları düşünülürse ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.Hicieron lo mejor posible considerando que estaban escribiendo para esto.
Burası için yazdıkları düşünülürse ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.Họ cố gắng hết sức bởi vì đây là nơi âm nhạc của họ sẽ được biểu diễn.
Burası için yazdıkları düşünülürse ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.Ils ont fait du mieux qu'ils pouvaient en sachant que c'est pour cela qu'ils écrivent.
Burası için yazdıkları düşünülürse ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.그들은 그들에게 주어진 것에 맞추어서 작곡하면서 최선을 다했습니다.
Burası için yazdıkları düşünülürse ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.Megtettek minden tőlük telhetőt, lévén, hogy ilyen helyszínhez írtak.
Burası için yazdıkları düşünülürse ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.Sie taten ihr Bestes, wenn man bedenkt, wofür sie schrieben.
Burası için yazdıkları düşünülürse ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.Starali się jak mogli uwzględniając miejsce.
Burası için yazdıkları düşünülürse ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.Ze deden wat ze konden, gegeven dat ze het hiervoor maakten.
Burası için yazdıkları düşünülürse ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.Έκαναν το καλύτερο που μπορούσαν με δεδομένο ότι έγραφαν για τέτοιους χώρους.
Burası için yazdıkları düşünülürse ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.Вони робили все, що могли, зважаючи на завдання, що стояло перед ними.
Burası için yazdıkları düşünülürse ellerinden gelenin en iyisini yaptılar.Направиха най-доброто, което можаха, като се сметне, че това е нещото, за което пишеха.