Ana içeriğe geç
Sözlük

ellerin ile cümle

ellerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
13
ORT. KELİME
Bir belirti olarak onları ellerinize bağlayın, alın sargısı olarak takın.Og du skal binde dem som et tegn på din hånd, og de skal være som en minneseddel på din panne.
Bir belirti olarak onları ellerinize bağlayın, alın sargısı olarak takın.Priviažeš si ich na znamenie na svoju ruku, a budú uzlíkom na upomienku medzi tvojimi očima,
Bir belirti olarak onları ellerinize bağlayın, alın sargısı olarak takın.Să le legi ca un semn de aducere aminte la mîni, şi să-ţi fie ca nişte fruntarii între ochi.
Bir belirti olarak onları ellerinize bağlayın, alın sargısı olarak takın.Também as atarás por sinal na tua mão e te serão por frontais entre os teus olhos;
Bir belirti olarak onları ellerinize bağlayın, alın sargısı olarak takın.Te li legherai alla mano come un segno, ti saranno come un pendaglio tra gli occh
Bir belirti olarak onları ellerinize bağlayın, alın sargısı olarak takın.Tu les lieras comme un signe sur tes mains, et ils seront comme des fronteaux entre tes yeux.
Bir belirti olarak onları ellerinize bağlayın, alın sargısı olarak takın.und sollst sie binden zum Zeichen auf deine Hand, und sollen dir ein Denkmal vor deinen Augen sein,
Bir belirti olarak onları ellerinize bağlayın, alın sargısı olarak takın.Uvážeš je za znamení na ruce své, a jako náčelník mezi očima svýma.
Bir belirti olarak onları ellerinize bağlayın, alın sargısı olarak takın.Да ги връзваш за знак на ръката си, и да бъдат като надчелия между очите ти.
Bir belirti olarak onları ellerinize bağlayın, alın sargısı olarak takın.и навяжи их в знак на руку твою, и да будут они повязкою над глазами твоими,
Bir belirti olarak onları ellerinize bağlayın, alın sargısı olarak takın.וקשרתם לאות על ידך והיו לטטפת בין עיניך׃
Bir belirti olarak onları ellerinize bağlayın, alın sargısı olarak takın.واربطها علامة على يدك ولتكن عصائب بين عينيك
Bir belirti olarak onları ellerinize bağlayın, alın sargısı olarak takın.也 要 繫 在 手 上 為 記 號 、 戴 在 額 上 為 經 文
Bir belirti olarak onları ellerinize bağlayın, alın sargısı olarak takın.也 要 繫 在 手上 為記號 、 戴在 額上 為經文
Birbirlerini, ellerindeki değişkenler hakkında düşündüklerine ikna etmeye çalışacaklar.Então phi1 irá aqui. Phi 2 vai ali. Phi 3 vai lá e phi 4 vai lá.
Bir çok kişi ellerinde tek kalan bu şişeyi gazeteci için açma zahmetine girmiyor, can atmıyor.Bukan berarti banyak orang mencari tahu sisa satu botolnya untuk seorang wartawan.
Bir çok kişi ellerinde tek kalan bu şişeyi gazeteci için açma zahmetine girmiyor, can atmıyor.Ikke så mange mennesker søger efter en mulighed for at åbne deres sidste flaske for en journalist.
Bir çok kişi ellerinde tek kalan bu şişeyi gazeteci için açma zahmetine girmiyor, can atmıyor.Il n'y a pas beaucoup de gens qui ont envie d'ouvrir leur unique bouteille pour un journaliste.
Bir çok kişi ellerinde tek kalan bu şişeyi gazeteci için açma zahmetine girmiyor, can atmıyor.In ni prav veliko ljudi, ki bi hoteli novinarju odpreti njihovo zadnjo steklenico.
Bir çok kişi ellerinde tek kalan bu şişeyi gazeteci için açma zahmetine girmiyor, can atmıyor.기자 한 명을 위해 그런 귀한 와인을 내줄 사람은 없었습니다.
Bir çok kişi ellerinde tek kalan bu şişeyi gazeteci için açma zahmetine girmiyor, can atmıyor.Não há muitas pessoas a quererem abrir a sua última garrafa para um jornalista.
Bir çok kişi ellerinde tek kalan bu şişeyi gazeteci için açma zahmetine girmiyor, can atmıyor.Nem mondhatnám, hogy sokan szeretnék kibontani egyetlen palack borukat egy újságírónak.
Bir çok kişi ellerinde tek kalan bu şişeyi gazeteci için açma zahmetine girmiyor, can atmıyor.Není moc lidí, co by chtěli otevřít jejich poslední lahev pro novináře.
Bir çok kişi ellerinde tek kalan bu şişeyi gazeteci için açma zahmetine girmiyor, can atmıyor.Niet veel mensen zijn bereid hun laatste overgebleven fles open te maken voor een journalist.
Bir çok kişi ellerinde tek kalan bu şişeyi gazeteci için açma zahmetine girmiyor, can atmıyor.Niewielu ludzi zgodziłoby się otworzyć swoją ostatnią butelkę na życzenie dziennikarza.
Bir çok kişi ellerinde tek kalan bu şişeyi gazeteci için açma zahmetine girmiyor, can atmıyor.No mucha gente tiene pensado descorchar... ...su única botella a un periodista.
Bir çok kişi ellerinde tek kalan bu şişeyi gazeteci için açma zahmetine girmiyor, can atmıyor.Puţini oameni sunt de acord să deschidă ultima sticlă pentru un jurnalist.
Bir çok kişi ellerinde tek kalan bu şişeyi gazeteci için açma zahmetine girmiyor, can atmıyor.Rất khó tìm được người sẵn lòng bật mở chai duy nhất còn lại của họ cho một nhà báo đâu.
Bir çok kişi ellerinde tek kalan bu şişeyi gazeteci için açma zahmetine girmiyor, can atmıyor.Немногие захотят откупорить последнюю оставшуюся бутылку для журналиста.
Bir çok kişi ellerinde tek kalan bu şişeyi gazeteci için açma zahmetine girmiyor, can atmıyor.Не че много хора са склонни да отпушат единствената си останала бутилка заради един журналист.
Bir çok kişi ellerinde tek kalan bu şişeyi gazeteci için açma zahmetine girmiyor, can atmıyor.לא שכל כך הרבה אנשים שמחים לפתוח את הבקבוק האחרון שלהם עבור עיתונאי.
Bir çok kişi ellerinde tek kalan bu şişeyi gazeteci için açma zahmetine girmiyor, can atmıyor.ليس هناك الكثبر من الناس الذين يتطلعون الى فتح زجاجة النبيذ الوحيدة المتبقية لديهم لصحفي
Bir çok kişi ellerinde tek kalan bu şişeyi gazeteci için açma zahmetine girmiyor, can atmıyor.ワインをあけてくれる人はあまりいません なので 私はこのワインはあきらめようとしていたんです
Bir de yanında Winry'yi getiriyor, ve onun ellerinde olduğunu vurguluyor.Además, trajo a Winry para hacernos ver que está "en nuestras manos".
Bir de yanında Winry'yi getiriyor, ve onun ellerinde olduğunu vurguluyor.Hän toi Winryn näyttääkseen, että tyttö on heidän käsissään.
Bir de yanında Winry'yi getiriyor, ve onun ellerinde olduğunu vurguluyor.Já para não falar de ter trazido a Winry para nos mostrar que "ela está nas nossas mãos".
Bir de yanında Winry'yi getiriyor, ve onun ellerinde olduğunu vurguluyor.Nie mówiąc o sprowadzeniu Winry, żebyśmy nie zapomnieli, że możemy ją mieć na sumieniu.
Bir de yanında Winry'yi getiriyor, ve onun ellerinde olduğunu vurguluyor.Per non parlare del fatto che ha portato Winry, come a sottolineare: "lei è in mano nostra".
Bir de yanında Winry'yi getiriyor, ve onun ellerinde olduğunu vurguluyor.Så fik han Winry hertil - - for at markere, at hun er i deres hænder.
Bir de yanında Winry'yi getiriyor, ve onun ellerinde olduğunu vurguluyor.Sen tar han hit Winry- -för att markera att hon är i deras händer.
Bir de yanında Winry'yi getiriyor, ve onun ellerinde olduğunu vurguluyor.Χώρια που έφερε μαζί του και τη Γουίνρι, για να τονίσει ότι "είναι στα χέρια μας".
Bir de yanında Winry'yi getiriyor, ve onun ellerinde olduğunu vurguluyor.Не говоря о том, чтобы привести сюда Винри, чтобы подчеркнуть, что "она в наших руках".
Bir dua mırıldanıyor ve operasyona başlıyor. Nihayetinde, ağrısı azalan hasta onu ellerinden öpüyor.Wyszeptała modlitwę i rozpoczęła zabieg. po wszystkim wyleczona pacjentka całowała ją po rękach
Bir gün, Emma geldi, başını ellerinin arasına aldı ve bir saatin çoğunu hıçkırarak ağlayarak geçirdi.Aztán egy nap, Emma bejött, az ölébe temette az arcát és majdnem egy egész órán át zokogott.
Bir gün, Emma geldi, başını ellerinin arasına aldı ve bir saatin çoğunu hıçkırarak ağlayarak geçirdi.Bene, un giorno Emma entrò nello studio e tenendosi la testa tra le mani pianse per quasi un'ora.
Bir gün, Emma geldi, başını ellerinin arasına aldı ve bir saatin çoğunu hıçkırarak ağlayarak geçirdi.Bueno, un día Emma llegó puso su cabeza sobre sus piernas y lloró durante casi toda la hora.
Bir gün, Emma geldi, başını ellerinin arasına aldı ve bir saatin çoğunu hıçkırarak ağlayarak geçirdi.Eines Tages kam Emma sehr niedergeschlagen an und weinte fast die ganze Stunde lang.
Bir gün, Emma geldi, başını ellerinin arasına aldı ve bir saatin çoğunu hıçkırarak ağlayarak geçirdi.En dag kommer Emma ind, hun hænger hovedet nedaf, og så hulkede hun det meste af timen.
Bir gün, Emma geldi, başını ellerinin arasına aldı ve bir saatin çoğunu hıçkırarak ağlayarak geçirdi.En dag kommer Emma in, hon lägger huvudet i knät, och gråter större delen av timmen.
Bir gün, Emma geldi, başını ellerinin arasına aldı ve bir saatin çoğunu hıçkırarak ağlayarak geçirdi.Într-o zi, Emma vine, își pune capul în poală și plânge în hohote aproape o oră.
Bir gün, Emma geldi, başını ellerinin arasına aldı ve bir saatin çoğunu hıçkırarak ağlayarak geçirdi.Jedného dňa Emma znovu prišla, stočila sa do klbka a skoro hodinu mi plakala.
Bir gün, Emma geldi, başını ellerinin arasına aldı ve bir saatin çoğunu hıçkırarak ağlayarak geçirdi.Jednoho dne Emma přišla se svěšenou hlavou a plakala skoro celou hodinu.
Bir gün, Emma geldi, başını ellerinin arasına aldı ve bir saatin çoğunu hıçkırarak ağlayarak geçirdi.어느날 엠마가 제게 와서는 무릎에 고개를 묻고 계속 흐느껴 울더라고요.
Bir gün, Emma geldi, başını ellerinin arasına aldı ve bir saatin çoğunu hıçkırarak ağlayarak geçirdi.Nekega dne Emma vstopi, položi glavo v svoje naročje in joče večino najine ure.
Bir gün, Emma geldi, başını ellerinin arasına aldı ve bir saatin çoğunu hıçkırarak ağlayarak geçirdi.Op een dag komt Emma naar de praktijk, haar hoofd hangt naar beneden. Ze snikt het grootste deel van het uur.
Bir gün, Emma geldi, başını ellerinin arasına aldı ve bir saatin çoğunu hıçkırarak ağlayarak geçirdi.Pewnego dnia Emma weszła, zwiesiła głowę i łkała prawie całą godzinę.
Bir gün, Emma geldi, başını ellerinin arasına aldı ve bir saatin çoğunu hıçkırarak ağlayarak geçirdi.Puis un jour, Emma est entrée elle a posé sa tête sur ses genoux et a sangloté pendant presque toute l'heure.
Bir gün, Emma geldi, başını ellerinin arasına aldı ve bir saatin çoğunu hıçkırarak ağlayarak geçirdi.Và một ngày nọ, Emma đến, cúi gằm mặt xuống, và khóc nức nở hàng tiếng đồng hồ.
Bir gün, Emma geldi, başını ellerinin arasına aldı ve bir saatin çoğunu hıçkırarak ağlayarak geçirdi.Един ден, Ема дойде при мен, подпря главата си в скута си и рида през по-голямата част от времето.
Bir gün, Emma geldi, başını ellerinin arasına aldı ve bir saatin çoğunu hıçkırarak ağlayarak geçirdi.Однажды, придя ко мне, Эмма уронила голову себе на колени и проплакала почти целый час.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod