Benim payıma, Benim kâseme düşen sensin, ya RAB; Yaşamım senin ellerinde.Hospodin jest částka dílu mého a kalicha mého; ty zdržuješ los můj.
Benim payıma, Benim kâseme düşen sensin, ya RAB; Yaşamım senin ellerinde.Il Signore è mia parte di eredità e mio calice: nelle tue mani è la mia vita
Benim payıma, Benim kâseme düşen sensin, ya RAB; Yaşamım senin ellerinde.여호와는 나의 산업과 나의 잔의 소득이시니 나의 분깃을 지키시나이다
Benim payıma, Benim kâseme düşen sensin, ya RAB; Yaşamım senin ellerinde.L`Éternel est mon partage et mon calice; C`est toi qui m`assures mon lot;
Benim payıma, Benim kâseme düşen sensin, ya RAB; Yaşamım senin ellerinde.Oh Jehovah, porción de mi herencia, y mi copa, ¡tú sustentas mi destino
Benim payıma, Benim kâseme düşen sensin, ya RAB; Yaşamım senin ellerinde.Pan jest cząstką dziedzictwa mego, i kielicha mego, ty zatrzymujesz los mój.
Benim payıma, Benim kâseme düşen sensin, ya RAB; Yaşamım senin ellerinde.TUHAN, Engkau saja yang kumiliki; Engkau memberi segala yang kuperlukan, nasibku ada di tangan-Mu
Benim payıma, Benim kâseme düşen sensin, ya RAB; Yaşamım senin ellerinde.Tu, Senhor, és a porção da minha herança e do meu cálice; tu és o sustentáculo do meu quinhão.
Benim payıma, Benim kâseme düşen sensin, ya RAB; Yaşamım senin ellerinde.Ο Κυριος ειναι η μερις της κληρονομιας μου και του ποτηριου μου συ διαφυλαττεις τον κληρον μου.
Benim payıma, Benim kâseme düşen sensin, ya RAB; Yaşamım senin ellerinde.Господ е делът на наследството ми и на чашата ми! Ти поддържаш това, което ми се е паднало.
Benim payıma, Benim kâseme düşen sensin, ya RAB; Yaşamım senin ellerinde.יהוה מנת חלקי וכוסי אתה תומיך גורלי׃
Benim payıma, Benim kâseme düşen sensin, ya RAB; Yaşamım senin ellerinde.الرب نصيب قسمتي وكاسي. انت قابض قرعتي.
Benim payıma, Benim kâseme düşen sensin, ya RAB; Yaşamım senin ellerinde.耶 和 華 是 我 的 產 業 、 是 我 杯 中 的 分 . 我 所 得 的 你 為 我 持 守
Benim payıma, Benim kâseme düşen sensin, ya RAB; Yaşamım senin ellerinde.耶和華 是 我 的 產業 、 是 我 杯中 的 分 . 我 所得 的 你 為 我 持 守
Benjamin, hemen git ve ellerini yıka.Aamen. Benjamin menee heti pesemään kätensä.
Benjamin, hemen git ve ellerini yıka.Amen. Benjamin, wasch dir die Hände.
Benjamin, hemen git ve ellerini yıka.Benjamin, du-te imediat ºi spalã-te pe mâini.
Benjamin, hemen git ve ellerini yıka.Benjamin, va te laver les mains immédiatement.
Benjamin, hemen git ve ellerini yıka.Benjamín, vé y lávate las manos de una vez.
Benjamin, hemen git ve ellerini yıka.-När ska du lära dig renlighet?
Bilemiyorum. Ellerinizi kaldırmanızı istesem mi?Pewnie nie podniesiecie rąk jeśli was zapytam...
Bilgisayarı açtım ve buradaki asistanlar, ellerindeki mukavvadan yapılmış dev disketi bilgisayara takıyorlar.Am pornit calculatorul, iar asistenţii mei introduc o dischetă gigantică construită din carton.
Bilgisayarı açtım ve buradaki asistanlar, ellerindeki mukavvadan yapılmış dev disketi bilgisayara takıyorlar.Bekapcsoltam a gépet, a segédek pedig egy óriási flopilemezt fognak kartonból, és behelyezik a rendszerbe.
Bilgisayarı açtım ve buradaki asistanlar, ellerindeki mukavvadan yapılmış dev disketi bilgisayara takıyorlar.Ik heb de computer aangezet. Deze assistenten plaatsen een gigantische floppydisk van karton in de computer.
Bilgisayarı açtım ve buradaki asistanlar, ellerindeki mukavvadan yapılmış dev disketi bilgisayara takıyorlar.제가 컴퓨터를 켭니다. 이 도우미들이 널판으로 만든 거대한 프로피 디스크를 컴퓨터에 넣습니다.
Bilgisayarı açtım ve buradaki asistanlar, ellerindeki mukavvadan yapılmış dev disketi bilgisayara takıyorlar.Włączam komputer, asystenci wkładają do niego ogromną tekturową dyskietkę.
Bilgisayarı açtım ve buradaki asistanlar, ellerindeki mukavvadan yapılmış dev disketi bilgisayara takıyorlar.Я включаю компьютер, и эти "помощники" берут эту гигантскую дискету из картона и вставляют её в компьютер.
Bilgisayarı açtım ve buradaki asistanlar, ellerindeki mukavvadan yapılmış dev disketi bilgisayara takıyorlar.הפעלתי את המחשב, ועוזרים אלה שמים דיסקט גמיש ענק שנבנה מקרטון, לתוך המחשב.
Bilgisayarı açtım ve buradaki asistanlar, ellerindeki mukavvadan yapılmış dev disketi bilgisayara takıyorlar.قمت بتشغيل الحاسوب هؤلاء المساعدات يقمن بوضع قرص مغناطيسي ضخم مصنوعة من الورق المقوى، يتم وضعها في الحاسوب
Bilgisayarı açtım ve buradaki asistanlar, ellerindeki mukavvadan yapılmış dev disketi bilgisayara takıyorlar.助手達が巨大な 段ボール製のフロッピーを コンピュータに 差し込みます フロッピードライブ役の人が それを身に付けます (笑)
Bir an durdu ve ellerini tutarak söledi... ... " Evet,Greg... ...ama şeytan ayrıntılarda gizlidir, " dedi.A facut o pauză, şi-a împreunat mâinile şi a spus, "Da, Greg, dar diavolul va fi în detalii."
Bir an durdu ve ellerini tutarak söledi... ... " Evet,Greg... ...ama şeytan ayrıntılarda gizlidir, " dedi.Dia diam, melipat tangannya dan berkata, "Benar, Greg, namun tipu dayanya akan ada pada rinciannya."
Bir an durdu ve ellerini tutarak söledi... ... " Evet,Greg... ...ama şeytan ayrıntılarda gizlidir, " dedi.Ele parou, juntou as mãos e disse-me: "Sim, Greg, "mas o problema vão ser os detalhes", disse ele.
Bir an durdu ve ellerini tutarak söledi... ... " Evet,Greg... ...ama şeytan ayrıntılarda gizlidir, " dedi.Er schwieg für einen Moment, faltete seine Hände und sagte dann: "Ja, Greg, aber der Teufel steckt im Detail."
Bir an durdu ve ellerini tutarak söledi... ... " Evet,Greg... ...ama şeytan ayrıntılarda gizlidir, " dedi.Hij pauzeerde, vouwde zijn handen samen en zei, "Ja, Greg, maar het gaat om de details." zei hij.
Bir an durdu ve ellerini tutarak söledi... ... " Evet,Greg... ...ama şeytan ayrıntılarda gizlidir, " dedi.Hizo una pausa, juntó las manos y dijo: "Sí, Greg, pero el diablo estará en los detalles".
Bir an durdu ve ellerini tutarak söledi... ... " Evet,Greg... ...ama şeytan ayrıntılarda gizlidir, " dedi.Il s'est arrêté, a joint les mains et a dit: "Oui, Greg, mais le diable se cache dans les détails".
Bir an durdu ve ellerini tutarak söledi... ... " Evet,Greg... ...ama şeytan ayrıntılarda gizlidir, " dedi.그가 잠시후 손을 모으고 제게 말했죠. "네, 그렉, 하지만 진짜 무서운 건 세부사항에 있어요."
Bir an durdu ve ellerini tutarak söledi... ... " Evet,Greg... ...ama şeytan ayrıntılarda gizlidir, " dedi.Odmlčal sa, zopäl ruky a povedal: "Áno, Greg, ale diabol bude v detailoch," povedal.
Bir an durdu ve ellerini tutarak söledi... ... " Evet,Greg... ...ama şeytan ayrıntılarda gizlidir, " dedi.Si è fermato unendo le mani e mi ha detto: "Sì, Greg, ma il diavolo sta nei dettagli".
Bir an durdu ve ellerini tutarak söledi... ... " Evet,Greg... ...ama şeytan ayrıntılarda gizlidir, " dedi.Zamyslel se, sepjal ruce a řekl, "Ano, Gregu, ale ďábel bude v detailech," řekl.
Bir an durdu ve ellerini tutarak söledi... ... " Evet,Greg... ...ama şeytan ayrıntılarda gizlidir, " dedi.Zrobił pauzę, złożył razem ręce i powiedział: "Tak, Greg, ale diabeł tkwi w szczegółach".
Bir an durdu ve ellerini tutarak söledi... ... " Evet,Greg... ...ama şeytan ayrıntılarda gizlidir, " dedi.Σταμάτησε, σταύρωσε τα χέρια και είπε "Ναι, Γκρεγκ, αλλά ο διάβολος βρίσκεται στις λεπτομέρειες" είπε.
Bir an durdu ve ellerini tutarak söledi... ... " Evet,Greg... ...ama şeytan ayrıntılarda gizlidir, " dedi.Он сделал паузу и сказал: "Да, Грег, но все дело будет в деталях".
Bir an durdu ve ellerini tutarak söledi... ... " Evet,Greg... ...ama şeytan ayrıntılarda gizlidir, " dedi.Той се спря, събра ръце и каза: "Да, Грег, но трудното ще бъде при отделните детайлите."
Bir an durdu ve ellerini tutarak söledi... ... " Evet,Greg... ...ama şeytan ayrıntılarda gizlidir, " dedi.הוא השתהה, שילב את ידיו ואמר, "כן, גרג, אבל השטן יהיה בפרטים," הוא אמר.
Bir an durdu ve ellerini tutarak söledi... ... " Evet,Greg... ...ama şeytan ayrıntılarda gizlidir, " dedi.فصمت لبرهة، ضاماً يديه معاً وقال، "نعم، جريج، و لكن المشكلة تكمن في التفاصيل،"
Bir an durdu ve ellerini tutarak söledi... ... " Evet,Greg... ...ama şeytan ayrıntılarda gizlidir, " dedi.「そうだねグレッグ しかし "細部"が問題なのさ」と言いました そのとおりでした
Bir belirti olarak onları ellerinize bağlayın, alın sargısı olarak takın.Bind ze aan uw hand, draag ze op uw voorhoofd
Bir belirti olarak onları ellerinize bağlayın, alın sargısı olarak takın.du skal binde dem som et Tegn om din Hånd, de skal være som et Erindringsmærke på din Pande,
Bir belirti olarak onları ellerinize bağlayın, alın sargısı olarak takın.És kössed azokat a te kezedre jegyül, és legyenek homlokkötõül a te szemeid között.
Bir belirti olarak onları ellerinize bağlayın, alın sargısı olarak takın.Ikatkanlah pada lenganmu dan pasanglah pada dahimu untuk diingat-ingat
Bir belirti olarak onları ellerinize bağlayın, alın sargısı olarak takın.In priveži si jih za znamenje na roko in naj ti bodo kakor čelno vezilo med očmi.
Bir belirti olarak onları ellerinize bağlayın, alın sargısı olarak takın.I przywiążesz je za znak na rękach twoich, i będą jako naczelniki między oczyma twemi.
Bir belirti olarak onları ellerinize bağlayın, alın sargısı olarak takın.Ja sido ne merkiksi käteesi, ja ne olkoot muistolauseena sinun otsallasi.
Bir belirti olarak onları ellerinize bağlayın, alın sargısı olarak takın.Khá buộc nó trên tay mình như một dấu , và nó sẽ ở giữa hai con mắt ngươi như ấn chí ;
Bir belirti olarak onları ellerinize bağlayın, alın sargısı olarak takın.Khá buộc nó trên tay mình như một dấu, và nó sẽ ở giữa hai con mắt ngươi như ấn chí;
Bir belirti olarak onları ellerinize bağlayın, alın sargısı olarak takın.너는 또 그것을 네 손목에 매어 기호를 삼으며 네 미간에 붙여 표를 삼고
Bir belirti olarak onları ellerinize bağlayın, alın sargısı olarak takın.Las atarás a tu mano como señal, y estarán como frontales entre tus ojos
Bir belirti olarak onları ellerinize bağlayın, alın sargısı olarak takın.Och du skall binda dem såsom ett tecken på din hand, och de skola vara såsom ett märke på din panna.