Ana içeriğe geç
Sözlük

ellerin ile cümle

ellerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Az önceki çocuk ellerini yıkamış olamaz ve ayakları çıplak.Eh bien, ce petit garçon ne sera pas lavé les mains.
Az önceki çocuk ellerini yıkamış olamaz ve ayakları çıplak.Ei bine, acel băiețel nu se va spăla pe mâini.
Az önceki çocuk ellerini yıkamış olamaz ve ayakları çıplak.Nah, anak laki-laki kecil itu tidak akan mencuci tangannya.
Az önceki çocuk ellerini yıkamış olamaz ve ayakları çıplak.Nou, die kleine jongen heeft zijn handen niet gewassen.
Az önceki çocuk ellerini yıkamış olamaz ve ayakları çıplak.Nun, dieser kleine Junge hat sich sicher nicht die Hände gewaschen.
Az önceki çocuk ellerini yıkamış olamaz ve ayakları çıplak.Nuže, ten malý chlapec si neumyje ruce.
Az önceki çocuk ellerini yıkamış olamaz ve ayakları çıplak.Ten chłopiec nie umyje rąk.
Az önceki çocuk ellerini yıkamış olamaz ve ayakları çıplak.Ну, той маленький хлопчик не помиє рук.
Az önceki çocuk ellerini yıkamış olamaz ve ayakları çıplak.Ну, этот мальчик не будет мыть руки.
Babası ve kız kardeşi, biri yanına oturdu başka bir. Kardeşi, babası boynunuza ellerini batmıştı.La hermana se había puesto sus manos alrededor del cuello del padre.
Babası ve kız kardeşi, biri yanına oturdu başka bir. Kardeşi, babası boynunuza ellerini batmıştı.Sora a pus mâinile ei în jurul gâtului tatălui.
Babası ve kız kardeşi, biri yanına oturdu başka bir. Kardeşi, babası boynunuza ellerini batmıştı.Сестрата постави ръцете си около врата на бащата.
Babil Kralı onların haberini aldı, Ellerinde derman kalmadı. Doğuran kadın gibi Üzüntü, sancı sardı onu.Babels Konge hørte Rygtet derom, og hans Hænder blev slappe, Rædsel greb ham, Skælven som den fødende Kvindes.
Babil Kralı onların haberini aldı, Ellerinde derman kalmadı. Doğuran kadın gibi Üzüntü, sancı sardı onu.Jako usłyszy król Babiloński wieść o nich, osłabieją ręce jego, a ucisk ogarnie go, i boleść jako rodzącą.
Babil Kralı onların haberini aldı, Ellerinde derman kalmadı. Doğuran kadın gibi Üzüntü, sancı sardı onu.바벨론 왕이 그 소문을 듣고 손이 약하여지며 고통에 잡혀 해산하는 여인의 구로함 같도다
Babil Kralı onların haberini aldı, Ellerinde derman kalmadı. Doğuran kadın gibi Üzüntü, sancı sardı onu.Král Babylonský jakž uslyší pověst o nich, opadnou ruce jeho, úzkost zachvátí jej, bolest jako rodičku.
Babil Kralı onların haberini aldı, Ellerinde derman kalmadı. Doğuran kadın gibi Üzüntü, sancı sardı onu.Slišal bo kralj babilonski glas o njih, in omahnejo mu roke; groza ga obide, bolečina kakor porodnico.
Babil Kralı onların haberini aldı, Ellerinde derman kalmadı. Doğuran kadın gibi Üzüntü, sancı sardı onu.Вавилонският цар чу вестта за тях, И ръцете му ослабнаха; Мъки го обзеха, Болки като на жена, която ражда.
Babil Kralı onların haberini aldı, Ellerinde derman kalmadı. Doğuran kadın gibi Üzüntü, sancı sardı onu.Услышал царь Вавилонский весть о них, и руки у него опустились;скорбь объяла его, муки, как женщину в родах.
Babil Kralı onların haberini aldı, Ellerinde derman kalmadı. Doğuran kadın gibi Üzüntü, sancı sardı onu.שמע מלך בבל את שמעם ורפו ידיו צרה החזיקתהו חיל כיולדה׃
Babil Kralı onların haberini aldı, Ellerinde derman kalmadı. Doğuran kadın gibi Üzüntü, sancı sardı onu.سمع ملك بابل خبرهم فارتخت يداه. اخذته الضيقة والوجع كماخض
Babil Kralı onların haberini aldı, Ellerinde derman kalmadı. Doğuran kadın gibi Üzüntü, sancı sardı onu.巴 比 倫 王 聽 見 他 們 的 風 聲 、 手 就 發 軟 . 痛 苦 將 他 抓 住 、 疼 痛 彷 彿 產 難 的 婦 人
Babil Kralı onların haberini aldı, Ellerinde derman kalmadı. Doğuran kadın gibi Üzüntü, sancı sardı onu.巴比倫王聽見 他 們的 風聲 、 手 就 發軟 . 痛苦 將 他 抓住 、 疼痛 彷彿產難 的 婦人
Bankanın yaptığı yatırım mahvolacak ama gene de ellerinde 100 liralık nakit olacak. -Tato investice se tedy vymaže. Ale banka má pořád 100 dolarů hotovosti.
Barselona'yı düşmanın ellerine bırakıyor,... ...ölmek için buraya geliyorsunuz.Μένετε στη Βαρκελώνη στα χέρια του εχθρού και έρχεστε εδώ... ...για να σκοτωθείτε!
Barselona'yı düşmanın ellerine bırakıyor,... ...ölmek için buraya geliyorsunuz.Оставихте Барселона в ръцете на врага и сте дошли тук... ...за да ви избият!
Başkaları için ellerinden geleni yaptılar, son ana kadar.De gjorde allt de kunde ända till slutet.
Başkaları için ellerinden geleni yaptılar, son ana kadar.De gjorde alt, hvad de kunne lige til det sidste.
Başkaları için ellerinden geleni yaptılar, son ana kadar.Hanno fatto il possibile per gli altri, fino alla fine.
Başkaları için ellerinden geleni yaptılar, son ana kadar.Hicieron todo lo que pudieron por los demás, hasta el final.
Bazı çocuklar aşağı atlayıp ellerindeki torbalarla birlikte kaya havuzlarına koştular.Alcuni bambini saltavano giù e correvano nelle concavità con dei sacchetti.
Bazı çocuklar aşağı atlayıp ellerindeki torbalarla birlikte kaya havuzlarına koştular.Algunos niños se tiraban y corrian a las piscinas con bolsas.
Bazı çocuklar aşağı atlayıp ellerindeki torbalarla birlikte kaya havuzlarına koştular.Beberapa anak terjun dan lari ke bebatuan membawa kantong.
Bazı çocuklar aşağı atlayıp ellerindeki torbalarla birlikte kaya havuzlarına koştular.Des enfants sautaient courraient vers ces flaques avec des sacs.
Bazı çocuklar aşağı atlayıp ellerindeki torbalarla birlikte kaya havuzlarına koştular.Kinder sprangen mit Plastiktüten zu den Felsbassins.
Bazı çocuklar aşağı atlayıp ellerindeki torbalarla birlikte kaya havuzlarına koştular.아이들은 가방을 든 채로 바위 사이 작은 웅덩이로 내려가구요
Bazı çocuklar aşağı atlayıp ellerindeki torbalarla birlikte kaya havuzlarına koştular.Unii copii au sarit jos si au fugit inspre ochiurile de apa cu pungi in mana.
Bazı çocuklar aşağı atlayıp ellerindeki torbalarla birlikte kaya havuzlarına koştular.Vài đứa trẻ nhảy xuống, chạy đến vũng nước cùng với vài cái túi.
Bazı çocuklar aşağı atlayıp ellerindeki torbalarla birlikte kaya havuzlarına koştular.Несколько детей спрыгнули вниз и побежали к камням с сумками.
Bazı çocuklar aşağı atlayıp ellerindeki torbalarla birlikte kaya havuzlarına koştular.Някои деца скачаха долу и бягаха към оформилите се басейни между скалите с торби.
Bazı çocuklar aşağı atlayıp ellerindeki torbalarla birlikte kaya havuzlarına koştular.כמה ילדים קפצו למטה ורצו לבריכות הדגים עם שקים
Bazı çocuklar aşağı atlayıp ellerindeki torbalarla birlikte kaya havuzlarına koştular.قفز بعض الأطفال و جروا ناحيتها حاملين أكياساً
Bazı çocuklar aşağı atlayıp ellerindeki torbalarla birlikte kaya havuzlarına koştular.袋に魚を獲ろうとしていた
Benimle ilgisi olsaydı, şu an ellerine kelepçeyi takmış olurdum.Ha tőlem függne, mostanra már bilincsben lenne.
Benimle ilgisi olsaydı, şu an ellerine kelepçeyi takmış olurdum.Si c'était de mon ressort, je te passerais les menottes.
Benimle ilgisi olsaydı, şu an ellerine kelepçeyi takmış olurdum. Suçun, o kadar büyüktü.Όπως αντιλαμβάνομαι την κατάσταση, πρέπει να είσαι υπεύθυνη για το σοβαρό λάθος που έκανες.
Benimle ilgisi olsaydı, şu an ellerine kelepçeyi takmış olurdum.لو كان الامر عائدا الي لتم سجنك الان
Benim payıma, Benim kâseme düşen sensin, ya RAB; Yaşamım senin ellerinde.(15:5) Господь есть часть наследия моего и чаши моей. Ты держишь жребий мой.
Benim payıma, Benim kâseme düşen sensin, ya RAB; Yaşamım senin ellerinde.Az Úr az én osztályos részem és poharam; te támogatod az én sorsomat.
Benim payıma, Benim kâseme düşen sensin, ya RAB; Yaşamım senin ellerinde.Der HERR aber ist mein Gut und mein Teil; du erhältst mein Erbteil.
Benim payıma, Benim kâseme düşen sensin, ya RAB; Yaşamım senin ellerinde.Domnul este partea mea de moştenire şi paharul meu, Tu îmi îndrepţi sorţul meu.
Benim payıma, Benim kâseme düşen sensin, ya RAB; Yaşamım senin ellerinde.Ðức Giê-hô-va là phần cơ nghiệp và là cái chén của tôi: Ngài gìn giữ phần sản tôi.
Benim payıma, Benim kâseme düşen sensin, ya RAB; Yaşamım senin ellerinde.Ðức_Giê - hô-va là phần cơ_nghiệp và là cái chén của tôi : Ngài gìn_giữ phần sản tôi .
Benim payıma, Benim kâseme düşen sensin, ya RAB; Yaşamım senin ellerinde.GOSPOD je delež posesti moje in mojega keliha; ti vzdržuješ odmerjeno mi dediščino.
Benim payıma, Benim kâseme düşen sensin, ya RAB; Yaşamım senin ellerinde.HERE, U bent alles wat ik bezit en ooit begeer. U leidt mijn hele leven.
Benim payıma, Benim kâseme düşen sensin, ya RAB; Yaşamım senin ellerinde.Herra on minun pelto- ja malja-osani; sinä hoidat minun arpani.
Benim payıma, Benim kâseme düşen sensin, ya RAB; Yaşamım senin ellerinde.HERREN är min beskärda del och bägare; du är den som uppehåller min arvedel.
Benim payıma, Benim kâseme düşen sensin, ya RAB; Yaşamım senin ellerinde.Herren er min tilfalne del og mitt beger; du gjør min lodd herlig.
Benim payıma, Benim kâseme düşen sensin, ya RAB; Yaşamım senin ellerinde.HERREN er min tilmålte Del og mit Bæger. Du holder min Arvelod i Hævd.
Benim payıma, Benim kâseme düşen sensin, ya RAB; Yaşamım senin ellerinde.Hospodin je čiastkou môjho údelu a môjho kalicha; ty, ó, Hospodine, udržuješ môj los.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod