Ana içeriğe geç
Sözlük

ellerin ile cümle

ellerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Göğüsü, boynu ve yüzü ellerine göre çok daha parıltılıdır.她的胸部、頸部和面部焕发出与她的手同样的柔软的光芒。
Kollarını ve ellerini 180 derecelik açıyla döndürebilir.牠們的手掌很闊,拇指可以與其他手指形成180°。
Ellerini cebimden çek!" diye bağırdı.내 주머니에서 손 빼!"( "Nigger!
Bu konudaki düşüncesi şöyleydi: "Elleriniz köpekler gibidir, daha önce oldukları yerlere geri dönüp dururlar.둘째는 묶어 간략히 하는 이치이니, 계경에, ‘이와 같은 온갖 것을 간략히 하여 한 무더더기로 한다’라고 하는 말씀과 같다.
Taşı ellerindedir.이 손안에 있소이다!
Son tavsiyesi "Ellerinizdeki kölelerinize iyi davranınız, namaza dikkat ve devam ediniz!" şeklinde oldu."자부(自負): 자기 자신 또는 자기와 관련되어 있는 것에 대하여 스스로 그 가치나 능력을 믿고 마음을 당당히 가짐."
Çoğunluka ellerinde bir mızrakları olurdu.일반적으로는 총신에 강선이 패여 있다.
Vay ellerinin yazdıklarına!사람이 손으로 작성할 수 있다.
Ayrıca kafasında, ellerinde ve dizlerinde sayısız yaralar oldu.그 외에도 머리와 얼굴 목에 크고 작은 상처들이 있었다.
Ellerini kullanmakta çok mahirdirler.손을 펼쳐 네일건을 사용한다.
Bunun üzerine ABD'den suçlamalara dair ellerindeki bilgilerin mahkemeye gönderilmesi istenmiştir.재판의 결과는 신만이 알 수 있다고 주장하였으므로 신명 재판(神明裁判)이라고도 한다.
Kızılderililerin arazi tapu sicillerinin çoğu bu antlaşmalarla ellerinden alınmıştır.이렇게 많은 인디언 이주 조약이 무력을 바탕으로 마련되었다.
Kumi-te, ellerin karşılaşması anlamına gelmektedir.고지(告知)는 상대에게 고하여 알린다는 뜻이다.
Ellerinde iki bıçak bulunmaktadır.전투시에는 3개의 칼이 붙은 자마다르를 양손에 든다.
Mısır'ın kontrolü artık Sezar'ın ellerindeydi.이집트는 다시 아케메네스 왕조의 통치를 받았다.
Çocuklar sırayla ellerindeki çomakları atarak çubukları devirmeeye çalışırlar.난폭한 그녀는 손에 닿을 때마다 고아들을 마구 때린다.
16 Ekim 1793 sabahı, bir gardiyan saçlarını kesmek ve ellerini arkadan bağlamak için geldi.1627년 3월 3일 정묘호란 때 후금군과 함께 내려와 의주를 공략하면서 같이 내려왔다.
Tom ellerini omuzlarıma koydu.톰은 내 어깨 손을 얹었다.
Sevgilisinin ellerinin erkek eli gibi olması ("The Bizarro Jerry").יש לה 'ידי גבר' (The Bizaro Jerry).
Ellerini cebimden çek!" diye bağırdı.תוציא את היד שלך מהכיס שלי!"
Onun ellerinde fizik matematik için tekrar zengin bir ilham ve kavrayış kaynağı oluyor.” diyor.בזכותו, הפיזיקה חזרה להוות מקור השראה ותובנה במתמטיקה."
Edward ve diğer Cullenlar Bella'yı korumak için ellerinden geleni yaparlar.אדוארד והקאלנים האחרים מגנים על בלה.
Yiyeceklerini ağızlarına götürmek için ellerini kullanırlar.הן משתמשות באצבעותיהן על מנת להכניס מזון לפיהן.
Yemek sonrasında ellerin ve ağzın kurulanması için kullanılır.מקובל לרחוץ ידיים לפני ואחרי הארוחה.
Kumi-te, ellerin karşılaşması anlamına gelmektedir.האיי-סייד של השיר הוא I Want to Hold Your Hand.
Yalnız yer ve yurtları ellerinden alınmıştır.אדמותיהם ונכסיהם עוקלו.
Niyetle yüzlerinize ve ellerinize sürün.פשטו את כפות הידיים שלכם מול עיניכם.
Urchatz ורחץ – Ellerin dua okunmadan yıkanması.וּרְחַץ: נטילת ידיים לפני אכילת הכרפס.
Sırayla ellerinde bulundurdukları cevizleri çukura atmaya çalışırlar.דחפו באמת הבניין שבידו.
Ancak ellerinde beş farklı tanık ve beş farklı hikâyeyle yola çıkarlar.תושבי הכפר הם יוצאי חמישה שבטים שונים, ונמנים עם כ-30 משפחות שונות.
Daha önce terk etmiş oldukları arazileri tekrar ellerine geçirmek için geri geleceklerdir.אלו שכבר חזרו לבתיהם שם נאלצו להתפנות שוב.
Bir alev makinası gibi ellerinden ateş püskürtebilir.מסוגל לירות קרן הקפאה מן ידו.
Libya'da, Yahudilerin vatandaşlık hakları ellerinden alınmış, Irak'ta mal varlıklarına el konmuştur.בלוב נשללה האזרחות מן התושבים היהודים ובעיראק עוקל רכושם של התושבים היהודים.
Ellerini gizlemek için o zamandan bu yana eldiven giyer.לאחר מכן הוא הרכיב משקפיים כדי להגן עליה.
Saldırganların ellerinde Ermenilerin adı ve adres listeleri vardı."צבאות נאט"ו ניהלו את רשימות השמות.
Ellerin temiz mi?הידיים שלך נקיות?
Ellerin temiz mi?ידיך נקיות?
Bu toprakta oynayan ve ellerini ağzına götüren küçük çocuklar da kolayca enfekte olabilir.Малките деца, играещи в подобна почва и бъркащи след това с ръце в уста, също лесно се заразяват.
Libya’da Yahudilerin vatandaşlıkları ellerinden alındı ve Irak’ta mal varlıklarına el konuldu.В Либия евреите са лишени от гражданство, а в Ирак тяхна собственост е отнета.
Yeniden Pliskayı ellerine geçirip talan ettiler.В моите мисли отново те взимам в ръцете си.
Bu yanlış hükme rağmen bütün bir gün Fransız Ordusunu ellerinde tuttular.Въпреки грешката им, двете пруски тела държали френската армия през целия ден.
Ellerin yıkanması da benzer şekilde önemlidir.Измиването на ръцете също е отхвърлено.
Tüm aile ve Fabio Elena'ya yardımcı olmak için ellerinden geleni yapmaktadırlar.Завещава и всичките си движими и недвижими имоти на Община Елена.
Atinalılar şehri MÖ 404 yılına kadar ellerinde tutmuşlardır.Атиняните контролират града до капитулацията им във войната в 404 година.
Ellerin alt tabanı tamamen yüzeye temas halinde olmalıdır.Съществува предположение, че е възможно камерите им да са свързани дълбоко под земната повърхност.
İmparatorun önce ellerini kestiler.Той е свален от императора.
Küçükler büyüklerin ellerini öper, alınlarına koyarak saygılarını gösterilir.След това младите искат прошка от по-възрастните като им целуват ръка.
İnsanlar sağ ellerini daha iyi kullanırlar.Служел си по-добре с лявата ръка.
Çocukların ellerini çabuk tutmaları gerekmektedir.Пръстите на ръцете трябва да се прибрани.
İnsanların da dahil edildiği diğer beklenmedik durumlar : Ellerini kullanabilen bir omurgalıdır.Разбира се и посещаване на офис също е вариант, който може да се ползва.
Yiyeceklerini ağızlarına götürmek için ellerini kullanırlar.Поднасят храната към устата си с предните лапи.
Dördüncü seride yaklaşık 30 adet ellerinde parşömen tutan peygamber tasvir edilmiştir.В IV Обикновено народно събрание са внесени около 40 законопроекта.
Kilisede rahipler, hastanede doktorlar, ellerindeki Tutsileri cellatlarına teslim ediyorlardı.Сгради на католическите болници и техните стопани днес.
Bu toprakta oynayan ve ellerini ağzına götüren küçük çocuklar da kolayca enfekte olabilir.Lako se zaraze i mlađa djeca koja se igraju takvom zemljom i potom ruke stavljaju u usta.
969'da Mısır'ı ellerine geçirdiler ve burada Kahire şehrini kurdular.969. je u vojnom pohodu osvojio Egipat i ondje dao podići novi grad, Kairo.
Bu adamlar Banquo'yu öldürmekte başarılı olsalar da Fleance'ı ellerinden kaçırırlar.Ubojice su uspjeli ubiti Banquoa, ali Fleance je uspio pobjeći.
Yüzük parmağının adı çiftlerin evlendiklerinde yüzüklerini sol ellerinin yüzük parmaklarına takmalarıdır.Također, prsten se stavlja na prst prilikom vjenčanja takvi se prsteni nazivaju vjenčani prsteni.
Sarışın, altınların yarısını alır ve Tuco'yu asıp ellerini bağlayarak uzağa gider.Blondie uzima polovicu plijena i odlazi na konju dok Tuco preklinje za pomoć.
Bu lezzeti tadanlar tarifini muhakkak alırlar ama o usta ellerin yaptığına benzemediğini hep söylerler.Reći ću vam svoje mišljenje profesore, ovakvi idioti ne postoje.
Adam yere oturur ve ellerine bakar.Ona sjede do nogu Gospodinovih i slušaše riječ njegovu.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod