Ana içeriğe geç
Sözlük

ellerin ile cümle

ellerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ellerinde bulunan silah ve cephane teslim edilmeli.Vapnen och ammunition för vapnen kan man plocka upp i fält.
Bu yanlış hükme rağmen bütün bir gün Fransız Ordusunu ellerinde tuttular.Under hela natten samlades fler och fler franska trupper mot honom.
Kollarını ve ellerini 180 derecelik açıyla döndürebilir.Öronen styrs av sexton muskler och kan vridas 180 grader.
Ellerindeki silahlar Makinalı tüfek, birkaç düzine silah ve molotof kokteyl ile sınırlıydı.Deras beväpning bestod av pistoler, hemmagjorda bomber och molotovcocktails.
Diğer canavarlara gelince, saltanatları ellerinden alındı.För andra betydelser, se Lastras de Cuéllar.
Amacı altın orduyu canlandırıp, tüm dünyayı insanların ellerinden geri almaktır.Spelets uppgift är att kolonisera hela trädgården och till slut driva människorna ur huset.
Ellerinde sadece Küba ve Porto Riko kaldı.Іспанцям удалося зберегти тут тільки Кубу і Пуерто-Рико.
Ekibi ise onu kurtarmak için ellerinden geleni yapacaklardır.І тепер, команда повинна її врятувати.
Ardından ellerinden tutar.А потім накладає на себе руки.
Tüm oyuncular sadece ellerinde tabanca ve prototip bir nano giysiyle silahlanmış durumda oyuna başlamaktadır.Усі гравці починають гру озброєні тільки пістолетами й базовим нанокостюмом — «прототипом».
Yalnız yer ve yurtları ellerinden alınmıştır.Вони відібрали в них землю і майно.
Daha sonra hiç kimsenin ya da benim için hiç kimsenin şanssız olacağını hissettim onun ellerine. "Але я щаслива, що зі мною і з моїми сестрами не вийшло по-поганому.»
Yiyeceklerini ağızlarına götürmek için ellerini kullanırlar.Листя руколи використовують в їжу.
Uyurken zevcesi onun ellerini boynuna doğru bağladı.Він відчув, що жіночі руки лягли йому на плечі.
Ellerini gizlemek için o zamandan bu yana eldiven giyer.Працюють у рукавицях, щоб не обпекти рук.
Çok geçmeden sahil bölgelerini ellerine geçirdiler.З її допомогою вони швидко дібралися до берегу.
Ellerinin bağını keser ve kafasındaki maskeyi kameraya fırlatır.Вона прив'язує його руки ременями і одягає на голову ведмежий капкан з скриньки.
Ellerinizi iyice yıkayınДобре помий руки.
1973'te "Bana Ellerini Ver/Gözlerin Deniz" 45'liğini ve ilk Long-Playi olan "Modern Oyun Havaları"nı çıkardı.У 1973 році він випустив свою книгу «Подай мені руки / Море очей » 45-ку, та книгу «Сучасні п'єси ».
Bununla birlikte onları affet, ellerini tut.Obraťte tedy svou pozornost na ně a pomáhejte jim svými skutky.
Senden korktukları şeyi bırak ellerine; korktuğun şeyi al onlardan.A ty, jejichž neposlušnosti se obáváte, varujte a vykažte jim místa na spaní a bijte je!
Edward ve diğer Cullenlar Bella'yı korumak için ellerinden geleni yaparlar.Edward a ostatní z rodiny Cullenů Bellu ochraňují.
Fakat babasının sağlığı iyileşti ve babası krallık iktidar gücünü tekrar ellerine aldı.Ruce krále, tak byly ruce uzdravitele.
Aynı hafta sonunun sonunda sinemalar ellerindeki tüm biletleri satmaya başlamıştı.O víkendech také otevřela všechny své prodejny.
Bantlı Yumruk maçında güreşçilerin ellerine bant veya sargı sarılmaktadır.V druhém případě je nutné, aby soupeři nasadil na žíněnce zámek rukama nebo nohama.
Çocukların ellerini çabuk tutmaları gerekmektedir.To je pokynem pro děti, aby si rychle sedly.
Ellerinin önden bağlanmasını istedi.Ruce se do něj vkládají zepředu.
Ellerinde sadece Küba ve Porto Riko kaldı.V rukou pompeiovců zůstala jenom Afrika a Hispánie.
Ellerine siyah eldiven takıp, içi aynalı çanta taşırlardı.Na rukách nosili rukavice kote, látkové s plechovými destičkami.
Yeniden Pliskayı ellerine geçirip talan ettiler.Každá drží v rukou opět svůj atribut.
Kollarını ve ellerini 180 derecelik açıyla döndürebilir.Hlava je zaoblená s krátkým čenichem a komba ji může otočit až o 180°.
Yüzük parmağının adı çiftlerin evlendiklerinde yüzüklerini sol ellerinin yüzük parmaklarına takmalarıdır.Zásnubní prsten nosí ženy od zásnub do svatby zpravidla na prsteníčku levé ruky.
Onları sınıra kadar takip ettikten sonra, asayı zorla ellerinden alır.Jakmile se jejich roty ocitnou v pasti, je posila daleko.
Zaman geçti hayatının sorumluluğunu kendi ellerine alır ve kontrolün kendi elinde olduğunu fark eder.Přichází čas, kdy vlastní obraz tvůj tě zaškrtí.
Tom ellerinde küçük bir kutu tutuyordu.Tom držel v rukou krabičku.
Ekibi ise onu kurtarmak için ellerinden geleni yapacaklardır.Doctorii făceau tot ce puteau ca să-l salveze.
Ellerin'den 500 Volt Elektrik Atar.Flandra dă gratuit 500 kWh de electricitate Valoniei.
Konuşma, yani bahis turları bittiğinde; oyunda kalan tüm oyuncular ellerini açarlar.Nu există nici o salvare; jucători repornind când toate celulele lor sunt înghițite.
Fakat tam bu sırada kaçakçılar gelr ve onları yakalayıp silahlarını ellerinden alırlar.Securiștii îi imobilizează rapid pe bandiți și le iau grenadele, apoi îi arestează.
Yiyeceklerini ağızlarına götürmek için ellerini kullanırlar.Ei folosesc mustățile lor pentru a localiza hrana.
Ellerini ve yüzünü yıkadı.Yo me lavo las manos (Eu îmi spăl mâinile).
Almanlar ise ellerinden geldiğince kendilerini savundular.Germanii au răspuns cât de bine au putut.
Toplamda üç İsrail askeri etkisiz hâle getirilerek ellerindeki silahlar denize atıldı.Imediat au năvălit în casă trei soldați, îndreptând puștile spre noi.
Ellerinde bir asa bulunurdu.Însă are un as în mânecă.
Ellerin yukarıda dışarı çık.Ieși afară cu mâinile ridicate.
Ellerin serçe parmakları genellikle içe doğru kıvrımlıdır.A kezek képei gyakran negatívok (stencilezve).
Onun ellerinde fizik matematik için tekrar zengin bir ilham ve kavrayış kaynağı oluyor.” diyor.Az ő kezében a matematika ismét a matematikai sugallat és éleslátás gazdag forrása.”
Ancak Alman savaş gemileri, ellerindeki mühimmatın %40'ını harcamıştı.A német cirkálók a csata során a lőszerkészletük mintegy felét ellőtték.
Yalnız yer ve yurtları ellerinden alınmıştır.Földit és társait perbe fogták.
Shepherd onlara bilgilerin ellerinde olup olmadığını sorar.Shephard előbb tudni szeretné, mi van benne.
Ayrıca kafasında, ellerinde ve dizlerinde sayısız yaralar oldu.Ezeken kívül rengeteg seb volt látható a fején, arcán és nyakán.
Çocukların ellerini çabuk tutmaları gerekmektedir.A gyerekek hátratett kézzel szűk körben állnak.
Bu noktada, plebler çoktan pek çok magistra makamını ellerinde tutuyorlardı.Ebben az időben a bibinjeiek még a zárai nagybirtokosok jobbágyai voltak.
Ellerinden, ağızından ve kafasından ateş çıkarabilir.Ragadós nyálkát tud kilövellni a szájából és a szemeiből.
Daenerys, 163 köleye karşı 163 tane Sahip'i ellerinden çiviletip Meereen yoluna astırır.Meereen tiltakozásképp 163 rabszolgát keresztre feszít az út mentén.
NATO ise ellerindeki verilerin Rus uçağının Türk hava sahasını ihlâl ettiği yönünde olduğunu açıkladı.Hozzátette, hogy sok bizonyíték utal arra, hogy az orosz katonai repülőgép megsértette Törökország légterét.
Televizyonu almak için ellerinden gelen her şeyi yaparlar ama bir türlü alamazlar.Kárpótlásul kénytelenek venni neki egy új tévét, de maguknak már nem tudnak.
Rus birlikleri İsmail, Akkerman, Bender kalelerini ellerine geçirdiler.A győztes orosz hadsereg ezután elfoglalta Bender, Izmail és Akkerman erődjeit.
Taşı ellerindedir.Kéz a kézben járnak.
Ellerini gizlemek için o zamandan bu yana eldiven giyer.Másik kezéről többször leveszi a kesztyűt, ugyanis azt a harcokra használja.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod