Ancak Lance Cade ve Trevor Murdoch unvanlarını ellerinden aldı.Inizia così una faida con Lance Cade e Trevor Murdoch.
Moğollar Humuş'u ellerine geçirdiler.Bologna tendeva loro la mano attraverso l'Appennino.
Dante'nin ellerini ve ayaklarını sarar ve yumruk tekme atmasını sağlar.Dante inganna gli agenti e si lascia colpire.
Yiyeceklerini ağızlarına götürmek için ellerini kullanırlar.Utilizzano le tasche guanciali per trasportare il cibo fino ai rifugi.
Konuşma, yani bahis turları bittiğinde; oyunda kalan tüm oyuncular ellerini açarlar.Il round termina e tutti i giocatori, a partire da chi ha calzato, devono mostrare i propri dadi.
Ellerine sağlık.Дай вам бог здоровья.
Her insanın kaderi kendi ellerindedir.Каждый человек - хозяин своей судьбы.
Bununla birlikte onları affet, ellerini tut.Бери власть в свои руки, бери!”.
Francisco Brachiano'nun ellerine düşen Vittoria'ya bir aşk mektubu yazar.Он сочиняет любовное письмо Виттории, которое попадает в руки Брачиано.
Ellerini cebimden çek!" diye bağırdı.Убери руку от моего кармана!».
Ona dokununca ellerinin şeklinden onu tanır.Пробравшись к нему, увидел, что тот находится в бессознательном состоянии.
Libya’da Yahudilerin vatandaşlıkları ellerinden alındı ve Irak’ta mal varlıklarına el konuldu.В Ливии евреев лишили гражданства, а в Ираке конфисковали их собственность.
Onun ellerinde fizik matematik için tekrar zengin bir ilham ve kavrayış kaynağı oluyor.” diyor.В его руках физика снова становится богатым источником вдохновения и интуиции в математике.
Hem paraları hem kadın ellerinden gitmiştir.Различались мужские (мокшан) и женские (мокшана) суда.
783’te Pippin öldüğünde imparatorluğu oğulları Karl ve Carloman’ın ellerine bıraktı.После смерти Пипина в 768 году королевство снова было разделено между его сыновьями Карлом и Карломаном.
Bu oyunlarda oyuncular ellerinde ritim aracı olarak tahta kaşıklar bulundururlar.Там от актёров зависит, как рельсы положить.
Çocuklar,ellerinde mendiller Sevinçten ağlıyordu...По словам летописи, горожане плакали от радости.
Senden korktukları şeyi bırak ellerine; korktuğun şeyi al onlardan.Воистину, души шейхов довольны тобой и не бойся того, что люди будут отвергать твои задания.
Sarışın, altınların yarısını alır ve Tuco'yu asıp ellerini bağlayarak uzağa gider.Блондин забирает половину золота, а вторую половину оставляет около стоящего на кресте связанного Туко.
Tüm oyuncular sadece ellerinde tabanca ve prototip bir nano giysiyle silahlanmış durumda oyuna başlamaktadır.Все игроки начинают игру, вооружённые только пистолетами и базовым нанокостюмом — «прототипом».
Fakat tam bu sırada kaçakçılar gelr ve onları yakalayıp silahlarını ellerinden alırlar.Преступники нападают на конвойных, вырубают их, забирают оружие.
İnsanlar sağ ellerini daha iyi kullanırlar.Например у большинства людей лучше развита правая рука.
Sam ve halkı Aşağı Şehri ellerinde tutmayı başarıp akademiye devam ettiler.Сим и его народ сохранили за собой контроль над Нижним городом и поддерживали там деятельность академии.
Bu fonun yönetimi üç adet praefecti aerarii militaris'in ellerine bırakılmıştı.Данный тестируемый аппарат был одним из трёх запланированных для армии.
Çenginin eşlendirdiği oyuncular ellerini yana aça aça oynarlar.Участники становились цепочкой, держась за руки.
Bunun üzerine bu köyün güvenliği artık Şirinler'in ellerindedir.Сейчас территория села входит в состав района Хорошёво-Мнёвники.
İnsanların ellerinde pankartlar yer alır.По сторонам ставят скамейки для парней.
Ellerinde bulunan silah ve cephane teslim edilmeli.В их автомобиле были обнаружены оружие и боеприпасы.
Bantlı Yumruk maçında güreşçilerin ellerine bant veya sargı sarılmaktadır.Во время пляски танцовщица может держать в руках платок.
Oturan heykeller ellerini dizlerinin üstüne koymalıydı.Женщины сидя обхватывают руками колени.
Hiçbir dağıtıcı ellerindeki postanın yarısından fazlasını teslim edememiştir.Никто из кандидатов не набрал больше половины голосов.
Ellerinde bir kılıç ve sabre tabanca kullanırlar.В качестве оружия использует меч и пистолет.
Bu sırada 2 Haziran 1098'de Haçlılar Antakya'yı ellerine geçirmişlerdi.3 июня 1098 года крестоносцы взяли Антиохию.
Bununla birlikte onları affet, ellerini tut.ابقى بعيدا عن أزرار (No Thanks) (If you can help it) وبدلا من ذلك قم بإغلاق النافذة باستخدام " × ".
Senatöre göre Mary zengin ama çaresiz bir kadındır çünkü oğlunun kaderi Lizzie'nin ellerindedir.وفقاً لطوماس مارى هى امرأة غنية ولكن بلاحيلة حيث أن قدر ولدها في أيد ليزى .
Geleceğimizi onun ellerine bırakıyoruz Birleşik, özgürce.حماك الله دائما، نحن نضع مستقبلنا في يديك، الأمم الحرة، يا لأجل الحرية سنقوم معاً دائماً.
Senden korktukları şeyi bırak ellerine; korktuğun şeyi al onlardan.فاترك في أيديهم ما خافوك عليه، واهرب منهم بما خفتهم عليه; فما أحوجهم إلى ما منعتهم، وأغناك عما منعوك!
Diğer korunma önlemleri arasında ellerin yıkanması ve yemeğin düzgün pişirilmesi sayılabilir.وتشمل التدابير الوقائية الأخرى غسل اليدين وطهي الطعام جيداً.
Ellerinde sadece Küba ve Porto Riko kaldı.لم يبق إلا كوبا وبورتوريكو تحت الحكم الإسباني.
Onunla yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin (Teyemmüm edin).فامنعوا حريمكم وسلطانكم ودار مملكتم.»
Daenerys, 163 köleye karşı 163 tane Sahip'i ellerinden çiviletip Meereen yoluna astırır.تدخل (دينريس) مدينة "ميرين" وتقتل فيها 163 سيّداً بسبب أنّهم قتلوا 163 طِفلاً.
Yiyeceklerini ağızlarına götürmek için ellerini kullanırlar.تُستخدَم الشفاه لتناول الطعام داخل الفم.
Kendilerine şehrin varoşlarında bir askeri kamp tahsis edildi ama ellerindeki silahlar alındı.فأخرج حنظلة جميع ما في الخزائن من السلاح، ونادى في الناس.
Ne yazık ki ellerini tamamlayamadan önce mucit ölür.تخلّى ديك قبل أن يموت عن فكرة إتمام الرواية.
İnsanlar sağ ellerini daha iyi kullanırlar.فالأشخاص الذين يستخدمون اليد اليمنى يكونون أكثر مهارة في أداء المهام باستخدام يدهم اليمنى.
Son tavsiyesi "Ellerinizdeki kölelerinize iyi davranınız, namaza dikkat ve devam ediniz!" şeklinde oldu.التهذيب: من أَمثالهم: سَمْنُكم هُرِيقَ في أَدِيمِكم أَي في مَأْدُومِكم، ويقال: في سِقائكم.
Bu toprakta oynayan ve ellerini ağzına götüren küçük çocuklar da kolayca enfekte olabilir.يصبح الأطفال الذين يلعبون بأيديهم في التراب في بيئة ثم لا يغسلون أيديهم جيداً عرضة للعدوى بسهولة.
Ellerinde bir asa bulunurdu.كان يوجد في أيديهم عكاز.
Ellerin yıkanması da benzer şekilde önemlidir.ويعد تنظيف الأسنان بالفرشاة أيضًا أحد أنواع الغسل.
Ellerine sağlık.تسلم إيدك.
Bu toprakta oynayan ve ellerini ağzına götüren küçük çocuklar da kolayca enfekte olabilir.Crianças brincando nestes locais e colocando a mão na boca também podem ser facilmente infectadas.
Romalılar bu bölgeyi 694 yıl boyunca ellerinde tutmuşlardır.As ilhas seriam governadas pelos romanos por 694 anos.
Bununla birlikte onları affet, ellerini tut.Volta-lhes as costas e escapa: depois poderás te colocar contra eles.
Aslında, plebler ellerindeki güçten hoşnuttular; ancak onu kullanmaya önem vermediler.De fato, os plebeus estavam satisfeitos com a posse do poder, mas não se preocuparam em usá-lo.
Bu noktada, plebler çoktan pek çok magistra makamını ellerinde tutuyorlardı.Por este momento, os plebeus já estavam mantendo um número significativo de cargos magisteriais.
Ancak şehre tekrar döndüğünde, Patrik ve Apokaukos bütün gücü ellerine geçirmişlerdi.Uma vez de volta à cidade, porém, o patriarca e Apocauco tomaram o poder.
Asi Bizans kuvvetleri Afrika ve Mısır'ı ellerinde tutuyorlardı.As forças rebeldes bizantinas mantinham a África e o Egito.
Ellerini cebimden çek!" diye bağırdı.Tire seus olhos!" ela chorou.
1517’de Kudüs ve çevresi Osmanlı Türkleri tarafından fetih edildi ve 1917’ye kadar ellerinde kaldı.Em 1517, Jerusalém e região caiu sob domínio turco otomano, que permaneceu no controle até 1917.
Urchatz ורחץ – Ellerin dua okunmadan yıkanması.Urchatz (ורחץ - lavagem) - Lavagem de mãos.