Ana içeriğe geç
Sözlük

ellerin ile cümle

ellerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
913'de Gılan'dan harekete geçen Zeydiler Taberistan'ı geçici olarak ellerine geçirdiler.Les Zaydites reviendront temporairement au Tabaristan en 913.
Ellerinde bulunan silah ve cephane teslim edilmeli.Des armes et des munitions ont été trouvées en leur possession.
Ellerini çek üzerimden!¡Quítame las manos de encima!
Brian Kate'in ellerini tutuyor.Brian está cogiéndole la mano a Kate.
Ellerini çek kızımın üzerinden!¡Aleja tus manos de mi hija!
Ben ellerini cebine koydu.Ben se puso las manos en los bolsillos.
Bana ellerini göster.Enséñame las manos.
Ellerini arabanın üzerine koy.Ponga sus manos en el coche.
Doktorlar Tom'u canlı tutmak için ellerinden gelen her şeyi yaptılar.Los doctores hicieron todo lo que estaba en su mano para mantener a Tom con vida.
Ellerinizi sık sık yıkayın!¡Lávese las manos con frecuencia!
Sam ve halkı Aşağı Şehri ellerinde tutmayı başarıp akademiye devam ettiler.Sem y su pueblo retuvieron el control de la Ciudad Baja y mantuvieron la academia allí.
Bununla birlikte onları affet, ellerini tut.¡Cortadles el cuello, pegadles en todos los dedos!»
Almanlar ise ellerinden geldiğince kendilerini savundular.Los rusos se defienden como pueden.
Libya’da Yahudilerin vatandaşlıkları ellerinden alındı ve Irak’ta mal varlıklarına el konuldu.En Libia, a los judíos se los privó de la ciudadanía, y en Irak, sus propiedades fueron confiscadas.
Ellerinde bulunan silah ve cephane teslim edilmeli.Permiten depositar munición y salud donde se quiera.
İlerleyen birkaç gün boyunca iki taraf da binayı ellerinde tuttuklarını iddia etmişlerdir.He tardado varios días en escribir esto: mis manos están ambas cojas.
Ellerinden, ağızından ve kafasından ateş çıkarabilir.Podía disparar fuego desde sus muñecas y boca.
Ardından ellerinden tutar.Más tarde, saliendo de sus manos.
Ellerindeki programları kullanarak olabildiğince fazla bilgisayara zarar vermeye çalışırlar.Seguí escribiendo ideas en la computadora cada vez que podía.
Ellerinde bir kılıç ve sabre tabanca kullanırlar.Usa una pistola y una espada.
Niyetle yüzlerinize ve ellerinize sürün.Hoy, vosotros debéis tender vuestra mano.
Zaman geçti hayatının sorumluluğunu kendi ellerine alır ve kontrolün kendi elinde olduğunu fark eder.Por primera vez, podrás controlar las acciones de tu Sim mientras está en el trabajo.
26 Mayıs 1998 tarihine gelindiğinde Abhaz kuvvetleri Gali bölgesindeki kontrolü ellerine geçirdiler.Para el 26 de mayo, las fuerzas abjasias habían tomado el control de casi todo el distrito de Gali.
Ellerinde, ayaklarında ve dizlerinde metal vardır.También tiene guías metálicas en una de sus piernas y en el cuello.
Michonne, durumdan faydalanarak oradan uzaklaşır ve bağlı olduğu ellerini çözmeyi başarır.Michonne, aprovechando la situación, rueda y se desata.
NATO ise ellerindeki verilerin Rus uçağının Türk hava sahasını ihlâl ettiği yönünde olduğunu açıkladı.Rusia, por su parte, negó que su avión sobrevolase el espacio aéreo turco.
Şeker bağımlısıdır; ellerine şeker almak için her şeyi yapar.Siempre yendo de chulo, trata de hacerse con cualquier tesoro para sus arcas.
Ayrıca ellerinde herhangi bir nesne varken iki ayak üzerinde ileri doğru yürüyebilme yetileri vardır.Son también capaces de patear con cualquiera de sus pezuñas en cualquier dirección.
Merkezi kemerin üst kısmında eski Kudüs Tapınağı'nın 24 rahibi ellerinde müzik aletleri ile gösterilir.En la arcada central los 12 ancianos del apocalipsis con instrumentos musicales.
Çocukların ellerini çabuk tutmaları gerekmektedir.En tales casos las manos deben rematarse rápidamente.
Bunu bir prototip olarak üretmişler, ellerini mahvetmişler, ve demişler ki; Hah, bunu Isaak'a verin.'Se frotan las manos con entusiasmo, y uno comenta: "¿Has oído, Isaac?
Daha sonra Ermeniler Kilikya'yı ellerine geçirmişlerdir.El Extranjero toma a Heliane en sus brazos.
Bu adamlar Banquo'yu öldürmekte başarılı olsalar da Fleance'ı ellerinden kaçırırlar.Los asesinos matan a Banquo, pero Fleance consigue huir.
Savaşın bitmesinden sonra Osmanlılar Sırbistan'daki isyancıları yenerek Belgrad'ı tekrar ellerine geçirdiler.Cuando los francos llegaron por fin, las tropas musulmanas ya habían vuelto a entrar, intactas, a Zaragoza.
İnsanlar ellerinden geleni yapmalıdır.Le persone devono fare del proprio meglio.
Kaderimi senin güzel ellerine bırakıyorum.Metto il mio destino nelle tue splendide mani.
Mary ellerini yıkarken alyansı su borusuna kaçtı.Mentre Mary si lavava le mani, la fede nuziale le scivolò nello scarico del lavandino.
Ellerini kullanarak gözlerini ovuşturdu.Si stropicciò gli occhi con le mani.
Her şey insanın ellerinde. Bu yüzden onları sık sık yıka.Tutto è nelle mani dell'uomo. Per questo motivo, lavale spesso.
Ona ellerini göster.Mostragli le tue mani.
Ellerini arabanın üzerine koy.Metti le mani sulla macchina.
Bu fonun yönetimi üç adet praefecti aerarii militaris'in ellerine bırakılmıştı.L'amministrazione di questo fondo era affidata a tre praefecti Aerarium militare.
22:7 Bir Kohen, hizmet etmeden önce ellerini ve ayaklarını yıkamalı Ex.22:7 331-24P - Un Sacerdote si lavi le mani e i piedi prima del servizio - Es.
Adam yere oturur ve ellerine bakar.L'uomo si siede e guarda davanti a sé.
Vay ellerinin yazdıklarına!Agli Dei Mani.
Ellerinden, ağızından ve kafasından ateş çıkarabilir.È capace di volare e sputare fuoco dalla bocca e dalle mani.
Libya’da Yahudilerin vatandaşlıkları ellerinden alındı ve Irak’ta mal varlıklarına el konuldu.In Libia gli ebrei furono privati della cittadinanza e in Iraq le proprietà furono requisite.
Ellerin zehirli madde ile teması önlenir.Sono in grado di lanciare sostanze tossiche dalle mani.
Ellerini ve yüzünü yıkadı.Si radeva il volto e le braccia.
Çocukların ellerini çabuk tutmaları gerekmektedir.Le mani dei bambini.
Mısır'ın kontrolü artık Sezar'ın ellerindeydi.Il castello di Navarino rimase in mano Egiziana.
Bu oyunlarda oyuncular ellerinde ritim aracı olarak tahta kaşıklar bulundururlar.Questa volta sono dei re suonatori con degli strumenti in mano.
Ellerin bir tanesi 6 metre uzunluğundadır ve iki elin arasındaki açıklık 24 metredir.Ciascun braccio è lungo 6 metri e la distanza fra la punta delle dita è di 24 metri.
Yüzük parmağının adı çiftlerin evlendiklerinde yüzüklerini sol ellerinin yüzük parmaklarına takmalarıdır.Dopo il matrimonio, l'anello viene sposato sulla mano sinistra.
Bu alışkanlığından ellerini meşgul tutmak için, her zaman bir şeyler yiyordu.Proprio per questo ha l'abitudine di mordere chiunque.
Diğer korunma önlemleri arasında ellerin yıkanması ve yemeğin düzgün pişirilmesi sayılabilir.Altre misure preventive comprendono il lavaggio delle mani e la corretta e completa cottura dei cibi.
Protestocular mürekkebi ellerine sürerek binanın dışını el izleri ile damgaladılar.Gli abitanti fuggivano dal fiume, nascondendo il volto dietro i fazzoletti.
Fransız şarap endüstrisinin yarısı ellerindedir.La maggior parte della produzione letteraria francese medievale è in versi.
Bütün oyuncular ellerindeki puan değeri olan kartları ve alabilecekleri elleri hesaplar.Gli altri devono mostrare le carte che hanno in mano e conteggiarne i punti.
Ellerinin önden bağlanmasını istedi.La strinse tra le braccia.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod