Ana içeriğe geç
Sözlük

ellerim ile cümle

ellerim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
# Tut ellerimi sıkıca Yaralarımı okşaSosteniendo mis manos firmemente, cuidando mi herida
# Tut ellerimi sıkıca Yaralarımı okşaSosteniendo mis manos firmemente, cuidando mi herida
# Tut ellerimi sıkıca Yaralarımı okşa# Stringi le mie mani, accarezzi la mia ferita
# Tut ellerimi sıkıca Yaralarımı okşaSzemed lágy fénye megtölti a szobát
# Tut ellerimi sıkıca Yaralarımı okşaTrzymając mocno moje ręce Opiekując się moimi ranami
Üstelik o ,seyi ara,stırarak ellerimi kirletmem yukarıdan emredilmi,sti.Co z tego, że był to odgórny rozkaz, skoro maczałem palce w badaniach nad tym czymś...
Üstelik o ,seyi ara,stırarak ellerimi kirletmem yukarıdan emredilmi,sti.Det beordrades uppifrån- -men jag befattade mig med forskningen om det där.
Üstelik o ,seyi ara,stırarak ellerimi kirletmem yukarıdan emredilmi,sti.Det blev beordret oppefra, - - men jeg tog mig af forskningen i det der.
Üstelik o ,seyi ara,stırarak ellerimi kirletmem yukarıdan emredilmi,sti.Fueron mis superiores quienes me ordenaron que me ensuciara las manos con esa investigación atroz...
Üstelik o ,seyi ara,stırarak ellerimi kirletmem yukarıdan emredilmi,sti.Minun oli pakko liata käteni ja tutkia sitä kapinetta.
Üstelik o ,seyi ara,stırarak ellerimi kirletmem yukarıdan emredilmi,sti.Não importava que a ordens viessem de cima, para eu sujar as mãos a investigar aquilo...
Üstelik o ,seyi ara,stırarak ellerimi kirletmem yukarıdan emredilmi,sti.Non importava che l'ordine venisse dall'alto. Dovermi sporcare le mani facendo ricerche su quella cosa...
Üstelik o ,seyi ara,stırarak ellerimi kirletmem yukarıdan emredilmi,sti.Με είχαν διατάξει ανώτεροι, να λερώσω τα χέρια μου ερευνώντας αυτό το πράγμα...
Üstelik o ,seyi ara,stırarak ellerimi kirletmem yukarıdan emredilmi,sti.Неважно, что таков был приказ свыше, я должен был пачкать руки, изучая это...
Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor, Her gün sana yakarıyorum, ya RAB, Ellerimi sana açıyorum.(87:10) Око мое истомилось от горести: весь день я взывал к Тебе, Господи, простирал к Тебе руки мои.
Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor, Her gün sana yakarıyorum, ya RAB, Ellerimi sana açıyorum.Elszakasztottad ismerõseimet tõlem, útálattá tettél elõttök engem; berekesztettem és ki nem jöhetek.
Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor, Her gün sana yakarıyorum, ya RAB, Ellerimi sana açıyorum.Hai allontanato da me i miei compagni, mi hai reso per loro un orrore. Sono prigioniero senza scampo
Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor, Her gün sana yakarıyorum, ya RAB, Ellerimi sana açıyorum.곤란으로 인하여 내 눈이 쇠하였나이다 여호와여 내가 매일 주께 부르며 주를 향하여 나의 두 손을 들었나이다
Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor, Her gün sana yakarıyorum, ya RAB, Ellerimi sana açıyorum.Mắt tôi hao mòn vì hoạn nạn; Ðức Giê-hô-va ơi, hằng ngày tôi cầu khẩn Ngài, Và giơ tay lên hướng cùng Ngài.
Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor, Her gün sana yakarıyorum, ya RAB, Ellerimi sana açıyorum.Meine Gestalt ist jämmerlich vor Elend. HERR, ich rufe dich an täglich; ich breite meine Hände aus zu dir.
Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor, Her gün sana yakarıyorum, ya RAB, Ellerimi sana açıyorum.Mi se topesc ochii de suferinţă; în toate zilele Te chem, Doamne, şi-mi întind mînile spre Tine!
Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor, Her gün sana yakarıyorum, ya RAB, Ellerimi sana açıyorum.mit Øje er sløvt af Vånde. Hver Dag, HERRE, råber jeg til dig og rækker mine Hænder imod dig.
Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor, Her gün sana yakarıyorum, ya RAB, Ellerimi sana açıyorum.Oko moje mrli od bede; kličem te, GOSPOD, vsak dan, k tebi razpenjam roke svoje.
Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor, Her gün sana yakarıyorum, ya RAB, Ellerimi sana açıyorum.Os meus olhos desfalecem por causa da aflição. Clamo a ti todo dia, Senhor, estendendo-te as minhas mãos.
Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor, Her gün sana yakarıyorum, ya RAB, Ellerimi sana açıyorum.U hebt ervoor gezorgd dat mijn kennissen mij niet meer willen zien en van mij gruwen. Ik zie geen uitweg meer.
Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor, Her gün sana yakarıyorum, ya RAB, Ellerimi sana açıyorum.Vzdialil si mojich známych odo mňa; zošklivil si im ma; som zatvorený a nemôžem vyjsť.
Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor, Her gün sana yakarıyorum, ya RAB, Ellerimi sana açıyorum.Ο οφθαλμος μου ητονησεν απο της θλιψεως σε επεκαλεσθην, Κυριε, ολην την ημεραν ηπλωσα προς σε τας χειρας μου.
Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor, Her gün sana yakarıyorum, ya RAB, Ellerimi sana açıyorum.Окото ми чезне от скръб; Господи, Тебе съм призовавал всеки ден, Простирал съм към Тебе ръцете си.
Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor, Her gün sana yakarıyorum, ya RAB, Ellerimi sana açıyorum.עיני דאבה מני עני קראתיך יהוה בכל יום שטחתי אליך כפי׃
Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor, Her gün sana yakarıyorum, ya RAB, Ellerimi sana açıyorum.‎عيني ذابت من الذل. دعوتك يا رب كل يومً. بسطت اليك يدي
Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor, Her gün sana yakarıyorum, ya RAB, Ellerimi sana açıyorum.我 的 眼 睛 、 因 困 苦 而 乾 癟 。 耶 和 華 阿 、 我 天 天 求 告 你 、 向 你 舉 手
Üzüntüden gözlerimin feri sönüyor, Her gün sana yakarıyorum, ya RAB, Ellerimi sana açıyorum.我的 眼睛 、 因 困苦 而 乾癟 。 耶和華 阿 、 我 天天 求告 你 、 向 你 舉手
Ve ben onun üzerinde yürürken baktım ki barı tutan ellerim gözüme ilkel pençeler gibi görünüyorlar.A jak se tak na něm pohupuji, uvědomuji si, že mé ruce vypadají jako primitivní háky svírající tyč.
Ve ben onun üzerinde yürürken baktım ki barı tutan ellerim gözüme ilkel pençeler gibi görünüyorlar.A pretláčam o dušu na prístroji a zisťujem, že moje ruky vyzerajú ako primitívne drápy zvierajúce tyč.
Ve ben onun üzerinde yürürken baktım ki barı tutan ellerim gözüme ilkel pençeler gibi görünüyorlar.내 손이 바를 움켜쥐고 있는 원시인의 발톱처럼 보인다는 것을 깨달았습니다. "아주 별난 걸."
Ve ben onun üzerinde yürürken baktım ki barı tutan ellerim gözüme ilkel pençeler gibi görünüyorlar.Я починаю робити вправи і раптом усвідомлюю, що мої руки схожі на примітивні кігті, які вчепилися за поручні.
Ve ben onun üzerinde yürürken baktım ki barı tutan ellerim gözüme ilkel pençeler gibi görünüyorlar.ותוך כדי שאני עובדת על הדבר הזה, אני קולטת שכפות ידי נראות כמו טלפיים פרימיטיביות
Ve ben onun üzerinde yürürken baktım ki barı tutan ellerim gözüme ilkel pençeler gibi görünüyorlar.شعرت بثقلي على الجهاز، وشعرت أن يداي يشبهان المخالب البدائية التي تقبض
Ve ben onun üzerinde yürürken baktım ki barı tutan ellerim gözüme ilkel pençeler gibi görünüyorlar.まるで怪獣の鉤爪のように見えるのです "すごく変だわ"と思いました
Ve bu uygulamalar bize ellerimizi toplumlarımızı daha iyi yapmak için kullanma fırsatı veriyor.A tie aplikácie nám umožňujú použiť naše ruky, aby sme zlepšili naše komunity.
Ve bu uygulamalar bize ellerimizi toplumlarımızı daha iyi yapmak için kullanma fırsatı veriyor.A ty aplikace nám umožňují použít naše ruce ke zlepšení našich komunit.
Ve bu uygulamalar bize ellerimizi toplumlarımızı daha iyi yapmak için kullanma fırsatı veriyor.En die apps laten ons onze handen gebruiken tot nut van onze gemeenschappen.
Ve bu uygulamalar bize ellerimizi toplumlarımızı daha iyi yapmak için kullanma fırsatı veriyor.E queste applicazioni ci consentono di usare le nostre mani per migliorare le nostre comunità.
Ve bu uygulamalar bize ellerimizi toplumlarımızı daha iyi yapmak için kullanma fırsatı veriyor.És ezek az alkalmazások teszik lehetővé, hogy mi is hasznájuk a kezünket hogy jobbá tegyük a közösségeinket.
Ve bu uygulamalar bize ellerimizi toplumlarımızı daha iyi yapmak için kullanma fırsatı veriyor.Essas aplicações permitem-nos utilizar as nossas mãos para melhorar a nossa comunidade.
Ve bu uygulamalar bize ellerimizi toplumlarımızı daha iyi yapmak için kullanma fırsatı veriyor.Et ces applications nous permettent d'utiliser nos mains pour améliorer nos communautés.
Ve bu uygulamalar bize ellerimizi toplumlarımızı daha iyi yapmak için kullanma fırsatı veriyor.그리고 그 어플리케이션들은 우리의 사회를 좀더 나은 곳이 만들도록 하기 위해 우리의 손을 사용하도록 할 것입니다.
Ve bu uygulamalar bize ellerimizi toplumlarımızı daha iyi yapmak için kullanma fırsatı veriyor.Những ứng dụng này giúp chính ta cả thiện xã hội.
Ve bu uygulamalar bize ellerimizi toplumlarımızı daha iyi yapmak için kullanma fırsatı veriyor.One umożliwiają nam używanie rąk i umacnianie naszych społeczności.
Ve bu uygulamalar bize ellerimizi toplumlarımızı daha iyi yapmak için kullanma fırsatı veriyor.Und diese Apps lassen uns unsere Hände benutzen, um unsere Gemeinden zu verbessern.
Ve bu uygulamalar bize ellerimizi toplumlarımızı daha iyi yapmak için kullanma fırsatı veriyor.Y esas aplicaciones nos permiten usar las manos para mejorar nuestras comunidades.
Ve bu uygulamalar bize ellerimizi toplumlarımızı daha iyi yapmak için kullanma fırsatı veriyor.А эти приложения позволяют нам использовать наши руки для улучшения наших сообществ.
Ve bu uygulamalar bize ellerimizi toplumlarımızı daha iyi yapmak için kullanma fırsatı veriyor.І ці програми допомагають нашим рукам робити нашу спільноту кращою.
Ve bu uygulamalar bize ellerimizi toplumlarımızı daha iyi yapmak için kullanma fırsatı veriyor.Тези приложения ни позволяват да използваме ръцете си, за да направим общностите ни по-добри.
Ve bu uygulamalar bize ellerimizi toplumlarımızı daha iyi yapmak için kullanma fırsatı veriyor.והאפליקציות האלה נותנות לנו להשתמש בידינו כדי לשפר את הקהילות שלנו.
Ve bu uygulamalar bize ellerimizi toplumlarımızı daha iyi yapmak için kullanma fırsatı veriyor.وتلك التطبيقات تسمح لنا باستخدام أيدينا لجعل مجتمعاتنا أفضل.
Ve bu uygulamalar bize ellerimizi toplumlarımızı daha iyi yapmak için kullanma fırsatı veriyor.手を貸せるようにします 例えば 消火栓を掘り出したり 草を抜いたり
Ve ekmeğim burda bitiyor-- ... ve onu fırından alıyorum, ellerimi yakmamayı deneyeceğim.Alors je finis mon pain ici -- et je l'ai fait cuire. Je vais essayer de ne pas me brûler les mains.
Ve ekmeğim burda bitiyor-- ... ve onu fırından alıyorum, ellerimi yakmamayı deneyeceğim.E como estou aqui a acabar de fazer o meu pão — e como o estive a fazer, e vou tentar não queimar as mãos.
Ve ekmeğim burda bitiyor-- ... ve onu fırından alıyorum, ellerimi yakmamayı deneyeceğim.En terwijl ik mijn brood hier voltooi -- ik heb het gebakken. Ik zal proberen mijn handen niet te branden.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod