Seni yardıma çağırdığımda, Ellerimi kutsal konutuna doğru açtığımda, Kulak ver yalvarışlarıma.Khi tôi giơ tay lên hướng về nơi chí thánh Chúa mà kêu_cầu cùng Chúa , Xin hãy nghe tiếng khẩn_cầu của tôi .
Seni yardıma çağırdığımda, Ellerimi kutsal konutuna doğru açtığımda, Kulak ver yalvarışlarıma.내가 주의 성소를 향하여 나의 손을 들고 주께 부르짖을 때에 나의 간구하는 소리를 들으소서
Seni yardıma çağırdığımda, Ellerimi kutsal konutuna doğru açtığımda, Kulak ver yalvarışlarıma.Luister toch naar mijn luide smeekbeden. Ik hef mijn handen naar U omhoog in Uw heiligdom.
Seni yardıma çağırdığımda, Ellerimi kutsal konutuna doğru açtığımda, Kulak ver yalvarışlarıma.Ouve a voz das minhas súplicas, quando a ti clamo, quando levanto as minhas mãos para o teu santo templo.
Seni yardıma çağırdığımda, Ellerimi kutsal konutuna doğru açtığımda, Kulak ver yalvarışlarıma.Wysłuchajże głos próśb moich, gdy wołam do ciebie, gdy podnoszę ręce moje do świątnicy świętej twojej.
Seni yardıma çağırdığımda, Ellerimi kutsal konutuna doğru açtığımda, Kulak ver yalvarışlarıma.Ακουσον της φωνης των δεησεων μου, οταν κραζω προς σε, οταν υψονω τας χειρας μου προς τον ναον τον αγιον σου.
Seni yardıma çağırdığımda, Ellerimi kutsal konutuna doğru açtığımda, Kulak ver yalvarışlarıma.Послушай гласа на молбите ми, когато викам към Тебе, Когато дигам ръце към най-вътрешното на Твоето светилище.
Seni yardıma çağırdığımda, Ellerimi kutsal konutuna doğru açtığımda, Kulak ver yalvarışlarıma.שמע קול תחנוני בשועי אליך בנשאי ידי אל דביר קדשך׃
Seni yardıma çağırdığımda, Ellerimi kutsal konutuna doğru açtığımda, Kulak ver yalvarışlarıma.استمع صوت تضرعي اذ استغيث بك وارفع يديّ الى محراب قدسك.
Seni yardıma çağırdığımda, Ellerimi kutsal konutuna doğru açtığımda, Kulak ver yalvarışlarıma.我 呼 求 你 、 向 你 至 聖 所 舉 手 的 時 候 、 求 你 垂 聽 我 懇 求 的 聲 音
Seni yardıma çağırdığımda, Ellerimi kutsal konutuna doğru açtığımda, Kulak ver yalvarışlarıma.我 呼 求你 、 向 你 至聖所舉手 的 時候 、 求 你 垂聽 我 懇求 的 聲音
Simun Petrus, ‹‹Ya Rab, o halde yalnız ayaklarımı değil, ellerimi ve başımı da yıka!›› dedi.Då sade Simon Petrus till honom: »Herre, icke allenast mina fötter, utan ock händer och huvud!»
Simun Petrus, ‹‹Ya Rab, o halde yalnız ayaklarımı değil, ellerimi ve başımı da yıka!›› dedi.Dí jemu Šimon Petr: Pane, netoliko nohy mé, ale i ruce i hlavu.
Simun Petrus, ‹‹Ya Rab, o halde yalnız ayaklarımı değil, ellerimi ve başımı da yıka!›› dedi.Disse-lhe Simão Pedro: Senhor, não somente os meus pés, mas também as mãos e a cabeça.
Simun Petrus, ‹‹Ya Rab, o halde yalnız ayaklarımı değil, ellerimi ve başımı da yıka!›› dedi.,,Doamne,`` I -a zis Simon Petru, ,,nu numai picioarele, dar şi mînile şi capul!``
Simun Petrus, ‹‹Ya Rab, o halde yalnız ayaklarımı değil, ellerimi ve başımı da yıka!›› dedi.Gli disse Simon Pietro: «Signore, non solo i piedi, ma anche le mani e il capo!»
Simun Petrus, ‹‹Ya Rab, o halde yalnız ayaklarımı değil, ellerimi ve başımı da yıka!›› dedi.시몬 베드로가 가로되 주여 내 발 뿐아니라 손과 머리도 씻겨 주옵소서
Simun Petrus, ‹‹Ya Rab, o halde yalnız ayaklarımı değil, ellerimi ve başımı da yıka!›› dedi.Le dijo Simón Pedro: --Señor, entonces, no sólo mis pies, sino también las manos y la cabeza
Simun Petrus, ‹‹Ya Rab, o halde yalnız ayaklarımı değil, ellerimi ve başımı da yıka!›› dedi.Monda néki Simon Péter: Uram, ne csak lábaimat, hanem kezeimet és fejemet is!
Simun Petrus, ‹‹Ya Rab, o halde yalnız ayaklarımı değil, ellerimi ve başımı da yıka!›› dedi.Na to mu povedal Šimon Peter: Pane, nie len moje nohy, ale aj ruky aj hlavu.
Simun Petrus, ‹‹Ya Rab, o halde yalnız ayaklarımı değil, ellerimi ve başımı da yıka!›› dedi."Och Here, dan maar helemaal! Mijn voeten, mijn handen en mijn hoofd!" was Petrus' weerwoord.
Simun Petrus, ‹‹Ya Rab, o halde yalnız ayaklarımı değil, ellerimi ve başımı da yıka!›› dedi.Reče mu Simon Peter: Gospod, ne samo nog mojih, ampak tudi roke in glavo!
Simun Petrus, ‹‹Ya Rab, o halde yalnız ayaklarımı değil, ellerimi ve başımı da yıka!›› dedi.Simon Peter sier til ham: Herre! ikke bare mine føtter, men også hendene og hodet!
Simun Petrus, ‹‹Ya Rab, o halde yalnız ayaklarımı değil, ellerimi ve başımı da yıka!›› dedi.Simon Peter siger til ham: "Herre! ikke mine Fødder alene, men også Hænderne og Hovedet."
Simun Petrus, ‹‹Ya Rab, o halde yalnız ayaklarımı değil, ellerimi ve başımı da yıka!›› dedi.Simon Petrus berkata, "Kalau begitu, Tuhan, jangan hanya kaki saya tetapi tangan dan kepala saya juga!
Simun Petrus, ‹‹Ya Rab, o halde yalnız ayaklarımı değil, ellerimi ve başımı da yıka!›› dedi.Si-môn Phi - e-rơ thưa rằng : Lạy_Chúa , chẳng_những rửa chơn mà thôi , lại cũng rửa tay và đầu nữa !
Simun Petrus, ‹‹Ya Rab, o halde yalnız ayaklarımı değil, ellerimi ve başımı da yıka!›› dedi.Si-môn Phi -e-rơ thưa rằng: Lạy Chúa, chẳng những rửa chơn mà thôi, lại cũng rửa tay và đầu nữa!
Simun Petrus, ‹‹Ya Rab, o halde yalnız ayaklarımı değil, ellerimi ve başımı da yıka!›› dedi.Simon Pierre lui dit: Seigneur, non seulement les pieds, mais encore les mains et la tête.
Simun Petrus, ‹‹Ya Rab, o halde yalnız ayaklarımı değil, ellerimi ve başımı da yıka!›› dedi.Simon Pietari sanoi hänelle: "Herra, älä pese ainoastaan minun jalkojani, vaan myös kädet ja pää".
Simun Petrus, ‹‹Ya Rab, o halde yalnız ayaklarımı değil, ellerimi ve başımı da yıka!›› dedi.So spricht zu ihm Simon Petrus: HERR, nicht die Füße allein, sondern auch die Hände und das Haupt!
Simun Petrus, ‹‹Ya Rab, o halde yalnız ayaklarımı değil, ellerimi ve başımı da yıka!›› dedi.Tedy mu rzekł Szymon Piotr: Panie! nie tylko nogi moje, ale i ręce, i głowę.
Simun Petrus, ‹‹Ya Rab, o halde yalnız ayaklarımı değil, ellerimi ve başımı da yıka!›› dedi.Λεγει προς αυτον ο Σιμων Πετρος Κυριε, μη τους ποδας μου μονον, αλλα και τας χειρας και την κεφαλην.
Simun Petrus, ‹‹Ya Rab, o halde yalnız ayaklarımı değil, ellerimi ve başımı da yıka!›› dedi.А Тома, един от дванадесетте наречен Близнак, не беше с тях, когато дохожда Исус.
Simun Petrus, ‹‹Ya Rab, o halde yalnız ayaklarımı değil, ellerimi ve başımı da yıka!›› dedi.Каже Йому Симон Петр: Господи, не тільки ноги мої, та й руки й голову.
Simun Petrus, ‹‹Ya Rab, o halde yalnız ayaklarımı değil, ellerimi ve başımı da yıka!›› dedi.Симон Петр говорит Ему: Господи! не только ноги мои, но и руки и голову.
Simun Petrus, ‹‹Ya Rab, o halde yalnız ayaklarımı değil, ellerimi ve başımı da yıka!›› dedi.ויאמר אליו שמעון פטרוס אדני לא לבד את רגלי כי אם גם את ידי ואת ראשי׃
Simun Petrus, ‹‹Ya Rab, o halde yalnız ayaklarımı değil, ellerimi ve başımı da yıka!›› dedi.قال له سمعان بطرس يا سيد ليس رجليّ فقط بل ايضا يديّ وراسي.
Simun Petrus, ‹‹Ya Rab, o halde yalnız ayaklarımı değil, ellerimi ve başımı da yıka!›› dedi.西 門 彼 得 說 、 主 阿 、 不 但 我 的 腳 、 連 手 和 頭 也 要 洗
Simun Petrus, ‹‹Ya Rab, o halde yalnız ayaklarımı değil, ellerimi ve başımı da yıka!›› dedi.西門 彼得說 、 主阿 、 不但 我 的 腳 、 連手 和 頭也 要洗
Sıkıntılı günümde Rabbe yönelir, Gece hiç durmadan ellerimi açarım, Gönlüm avunmaz bir türlü.avamat Istenhez [emelem] és kiáltok; szavamat Istenhez [emelem], hogy figyelmezzen reám.
Sıkıntılı günümde Rabbe yönelir, Gece hiç durmadan ellerimi açarım, Gönlüm avunmaz bir türlü.Głos mój podnoszę do Boga, kiedy wołam; głos mój podnoszę do Boga, aby mię wysłuchał.
Sıkıntılı günümde Rabbe yönelir, Gece hiç durmadan ellerimi açarım, Gönlüm avunmaz bir türlü.Hlas můj k Bohu, když volám, hlas můj k Bohu, aby ucha naklonil ke mně.
Sıkıntılı günümde Rabbe yönelir, Gece hiç durmadan ellerimi açarım, Gönlüm avunmaz bir türlü.Ik roep naar God; ik richt mij tot Hem en verlang ernaar dat Hij naar mij luistert.
Sıkıntılı günümde Rabbe yönelir, Gece hiç durmadan ellerimi açarım, Gönlüm avunmaz bir türlü.Jag vill höja min röst till Gud och ropa; jag vill höja min röst till Gud, för att han må lyssna till mig.
Sıkıntılı günümde Rabbe yönelir, Gece hiç durmadan ellerimi açarım, Gönlüm avunmaz bir türlü.jeg søger Herren på Nødens Dag, min Hånd er om Natten utrættet udrakt, min Sjæl vil ikke lade sig trøste;
Sıkıntılı günümde Rabbe yönelir, Gece hiç durmadan ellerimi açarım, Gönlüm avunmaz bir türlü.나의 환난날에 내가 주를 찾았으며 밤에는 내 손을 들고 거두지 아니하였으며 내 영혼이 위로 받기를 거절하였도다
Sıkıntılı günümde Rabbe yönelir, Gece hiç durmadan ellerimi açarım, Gönlüm avunmaz bir türlü.La mia voce sale a Dio e grido aiuto; la mia voce sale a Dio, finché mi ascolti
Sıkıntılı günümde Rabbe yönelir, Gece hiç durmadan ellerimi açarım, Gönlüm avunmaz bir türlü.Minä korotan ääneni Jumalan puoleen ja huudan; minä korotan ääneni Jumalan puoleen, että hän minua kuulisi.
Sıkıntılı günümde Rabbe yönelir, Gece hiç durmadan ellerimi açarım, Gönlüm avunmaz bir türlü.Min røst er til Gud, og jeg vil rope; min røst er til Gud, og han vil vende øret til mig.
Sıkıntılı günümde Rabbe yönelir, Gece hiç durmadan ellerimi açarım, Gönlüm avunmaz bir türlü.Môj hlas sa nesie k Bohu, a kričím; volám hlasom k Bohu a prosím, žeby ma počul.
Sıkıntılı günümde Rabbe yönelir, Gece hiç durmadan ellerimi açarım, Gönlüm avunmaz bir türlü.ביום צרתי אדני דרשתי ידי לילה נגרה ולא תפוג מאנה הנחם נפשי׃
Sıkıntılı günümde Rabbe yönelir, Gece hiç durmadan ellerimi açarım, Gönlüm avunmaz bir türlü.في يوم ضيقي التمست الرب. يدي في الليل انبسطت ولم تخدر. ابت نفسي التعزية.
Sıkıntılı günümde Rabbe yönelir, Gece hiç durmadan ellerimi açarım, Gönlüm avunmaz bir türlü.我 在 患 難 之 日 尋 求 主 . 我 在 夜 間 不 住 的 舉 手 禱 告 . 我 的 心 不 肯 受 安 慰
Sıkıntılı günümde Rabbe yönelir, Gece hiç durmadan ellerimi açarım, Gönlüm avunmaz bir türlü.我 在 患難 之 日 尋 求主 . 我 在 夜間 不 住 的 舉手 禱告 . 我 的 心不 肯 受 安慰
Soğanları ellerimle doğrayacağım.A zöldhagymát magam aprítom fel.
Soğanları ellerimle doğrayacağım.Je vais couper les oignons verts moi-même.
Soğanları ellerimle doğrayacağım.Όλα έχουν κοπεί.
Soğanları ellerimle doğrayacağım.كل شيء تم تقطيعه
Son derece soluk soluğa kaldım ve saniyeler içerisinde ellerim uyuştu.Esta hiperventilando muchísimo. y en segundos mis manos se entumecieron.
Son derece soluk soluğa kaldım ve saniyeler içerisinde ellerim uyuştu.Ich hyperventilierte sehr stark, und innerhalb weniger Sekunden waren meine Hände taub.