Orada, yani o anda beni kapıdan çıkardılar, ellerimi araca dayadılar.Ze namen me mee uit mijn woning, legden mijn handen tegen de auto.
Orada, yani o anda beni kapıdan çıkardılar, ellerimi araca dayadılar.Οπότε, εκεί επί τόπου, ξέρετε, με έβγαλαν έξω απ'το σπίτι, και έβαλαν τα χέρια μου πάνω στο αυτοκίνητο.
Orada, yani o anda beni kapıdan çıkardılar, ellerimi araca dayadılar.Вони одразу витягли мене з дому, повалили на машину.
Orada, yani o anda beni kapıdan çıkardılar, ellerimi araca dayadılar.И те, точно там, разбирате, ме извадиха извън вратата, и ми сложиха ръцете на колата.
Orada, yani o anda beni kapıdan çıkardılar, ellerimi araca dayadılar.Они меня вытаскивают из общежития, ставят у машины, с расставленными ногами.
Orada, yani o anda beni kapıdan çıkardılar, ellerimi araca dayadılar.ואז הם, ממש ככה, הוציאו אותי מהדלת, והשעינו את ידי על המכונית.
Orada, yani o anda beni kapıdan çıkardılar, ellerimi araca dayadılar.ومن ثم، هناك تماما، كما تعرف، قاموا بسحبي من الباب، ووضعوا ذراعي على السيارة.
Orada, yani o anda beni kapıdan çıkardılar, ellerimi araca dayadılar.両手を車に押し付けました それは本物のパトカーで 本物の警官でした
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››Ale o Izraelovi hovorí: Celý deň som vystieral svoje ruky k ľudu neposlušnému a protirečiacemu.
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››Ale proti lidu Izraelskému dí: Přes celý den roztahoval jsem ruce své k lidu nepovolnému a protivnému.
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››Ale przeciwko Izraelowi mówi: Cały dzień wyciągałem ręce moje do ludu upornego i sprzeciwiającego się.
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››Az Izráelrõl pedig ezt mondja: Egész napon kiterjesztettem kezeimet az engedetlenkedõ és ellenmondó néphez.
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››Glede Izraela pa pravi: „Ves dan sem iztezal roke svoje k ljudstvu nepokornemu in upornemu“.
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››이스라엘을 대하여 가라사대 순종치 아니하고 거스려 말하는 백성에게 내가 종일 내 손을 벌렸노라 하셨느니라
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››Mais au sujet d`Israël, il dit: J`ai tendu mes mains tout le jour vers un peuple rebelle Et contredisant.
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››Men om Israel säger han: »Hela dagen har jag uträckt mina händer till ett ohörsamt och gensträvigt folk.»
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››men om Israel sier han: Hele dagen rakte jeg mine hender ut til et ulydig og gjenstridig folk.
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››Men om Israel siger han: "Den hele Dag udstrakte jeg mine Hænder imod et ulydigt og genstridigt Folk."
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››mentre di Israele dice: Tutto il giorno ho steso le mani verso un popolo disobbediente e ribelle
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››Pero acerca de Israel dice: Todo el día extendí mis manos a un pueblo desobediente y rebelde
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››Quanto a Israel, porém, diz: Todo o dia estendi as minhas mãos a um povo rebelde e contradizente.
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››Song về dân Y-sơ-ra-ên , thì rằng : Ta đã giơ tay ra cả ngày hướng về dân bội_nghịch và hay nói trái .
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››Song về dân Y-sơ-ra-ên, thì rằng: Ta đã giơ tay ra cả ngày hướng về dân bội nghịch và hay nói trái.
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››Προς δε τον Ισραηλ λεγει Ολην την ημεραν εξετεινα τας χειρας μου προς λαον απειθουντα και αντιλεγοντα.
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››До Їзраїля ж глаголе: Увесь день простягав я руки мої до людей непокірних і суперетних.
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››Об Израиле же говорит: целый день Я простирал руки Мои к народу непослушному и упорному.
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››ועל ישראל הוא אמר פרשתי ידי כל היום אל עם סורר ומרה׃
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››اما من جهة اسرائيل فيقول طول النهار بسطت يديّ الى شعب معاند ومقاوم
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››至 於 以 色 列 人 、 他 說 、 『 我 整 天 伸 手 招 呼 那 悖 逆 頂 嘴 的 百 姓 。
Öte yandan İsrail için şöyle diyor: ‹‹Söz dinlemeyen, asi bir halka Bütün gün ellerimi uzatıp durdum.››至於 以色列人 、 他說 、 『 我 整天 伸手 招呼 那 悖逆 頂 嘴 的 百姓 。
O yüzden hemen içgüdüsel olarak ellerimle savunmaya geçtim.그래서 본능적으로 바로 손을 올려 저항했죠.
O yüzden hemen içgüdüsel olarak ellerimle savunmaya geçtim.Mijn handen gingen instinctief omhoog.
O yüzden hemen içgüdüsel olarak ellerimle savunmaya geçtim.Theo bản năng, tôi lập tức đưa tay lên.
O yüzden hemen içgüdüsel olarak ellerimle savunmaya geçtim.И я инстинктивно поставил блок руками.
O yüzden hemen içgüdüsel olarak ellerimle savunmaya geçtim.אז הרמתי מיד את ידי, אינסטינקטיבית.
O yüzden hemen içgüdüsel olarak ellerimle savunmaya geçtim.لذا فوراً وضعت يدي فوق ، بصورة غريزية.
O yüzden hemen içgüdüsel olarak ellerimle savunmaya geçtim.右にいた男は刃渡り25センチの ナイフを持っていました
O yüzden hemen içgüdüsel olarak ellerimle savunmaya geçtim.所以我直覺舉起雙手
RAB doğruluğumun karşılığını verdi, Beni temiz ellerime göre ödüllendirdi.De HERE beloonde mij voor mijn goedheid, want mijn handen waren onbevuild.
RAB doğruluğumun karşılığını verdi, Beni temiz ellerime göre ödüllendirdi.(17:21) Воздал мне Господь по правде моей, по чистоте рук моих вознаградил меня,
RAB doğruluğumun karşılığını verdi, Beni temiz ellerime göre ödüllendirdi.(18:21) L`Éternel m`a traité selon ma droiture, Il m`a rendu selon la pureté de mes mains;
RAB doğruluğumun karşılığını verdi, Beni temiz ellerime göre ödüllendirdi.a vyviedol ma na priestranstvo a vytrhol ma, lebo má vo mne záľubu.
RAB doğruluğumun karşılığını verdi, Beni temiz ellerime göre ödüllendirdi.Az Úr megfizetett nékem igazságom szerint, Kezeimnek tisztasága szerint fizetett meg nékem.
RAB doğruluğumun karşılığını verdi, Beni temiz ellerime göre ödüllendirdi.Der HERR tut wohl an mir nach meiner Gerechtigkeit; er vergilt mir nach der Reinigkeit meiner Hände.
RAB doğruluğumun karşılığını verdi, Beni temiz ellerime göre ödüllendirdi.Domnul mi -a făcut după neprihănirea mea, mi -a răsplătit după curăţia mînilor mele:
RAB doğruluğumun karşılığını verdi, Beni temiz ellerime göre ödüllendirdi.Domnul mi -a răsplătit după nevinovăţia mea, mi -a făcut după curăţia mînilor mele;
RAB doğruluğumun karşılığını verdi, Beni temiz ellerime göre ödüllendirdi.Ðức Giê-hô-va đã thưởng tôi tùy sự công bình tôi, Báo tôi theo sự thanh sạch của tay tôi.
RAB doğruluğumun karşılığını verdi, Beni temiz ellerime göre ödüllendirdi.Ðức_Giê - hô-va đã thưởng tôi tùy sự công_bình tôi , Báo tôi theo sự thanh_sạch của tay tôi .
RAB doğruluğumun karşılığını verdi, Beni temiz ellerime göre ödüllendirdi.És kivitt engem tágas helyre; kiragadt engem, mert kedvét leli bennem.
RAB doğruluğumun karşılığını verdi, Beni temiz ellerime göre ödüllendirdi.Han förde mig ut på rymlig plats; han räddade mig, ty han hade behag till mig.
RAB doğruluğumun karşılığını verdi, Beni temiz ellerime göre ödüllendirdi.Hän toi minut avaraan paikkaan, hän vapautti minut, sillä hän oli mielistynyt minuun.
RAB doğruluğumun karşılığını verdi, Beni temiz ellerime göre ödüllendirdi.Herra tekee minulle minun vanhurskauteni mukaan; minun kätteni puhtauden mukaan hän minulle maksaa.
RAB doğruluğumun karşılığını verdi, Beni temiz ellerime göre ödüllendirdi.HERREN gengældte mig efter min Retfærd, lønned mig efter mine Hænders Uskyld;
RAB doğruluğumun karşılığını verdi, Beni temiz ellerime göre ödüllendirdi.Herren gjengjeldte mig efter min rettferdighet, han betalte mig efter mine henders renhet.
RAB doğruluğumun karşılığını verdi, Beni temiz ellerime göre ödüllendirdi.HERREN lönar mig efter min rättfärdighet; efter mina händers renhet vedergäller han mig.
RAB doğruluğumun karşılığını verdi, Beni temiz ellerime göre ödüllendirdi.Hij leidde mij uit de ellende en gaf mij de ruimte. Hij redde mij omdat Hij van mij hield.
RAB doğruluğumun karşılığını verdi, Beni temiz ellerime göre ödüllendirdi.Hospodin mi odplatil podľa mojej spravedlivosti, vrátil mi podľa čistoty mojich rúk.
RAB doğruluğumun karşılığını verdi, Beni temiz ellerime göre ödüllendirdi.Il Signore mi ricompensò secondo la mia giustizia, mi trattò secondo la purità delle mie mani
RAB doğruluğumun karşılığını verdi, Beni temiz ellerime göre ödüllendirdi."Jehovah me ha pagado conforme a mi justicia; conforme a la limpieza de mis manos me ha recompensado
RAB doğruluğumun karşılığını verdi, Beni temiz ellerime göre ödüllendirdi.Jehovah me ha pagado conforme a mi justicia; conforme a la limpieza de mis manos me ha recompensado