Bir yetenegimiz var; bir seyler yapmak icin ellerimizle bir seyleri tutmak icin.ولدينا القدرة على اختراع الاشياء لكي نحتوي بالاشياء بايدينا
Bir yetenegimiz var; bir seyler yapmak icin ellerimizle bir seyleri tutmak icin.作り手として物を作り、 手で物を握り締めるのです。 握りしめるというのは、現実的には、
Biyolojimiz Sekoyalarınkine benzeseydi, ellerimizde altı katmanlı insanlar olurdu.그리고 우리가 생물학적으로 삼나무와 비슷하다면, 15,625명의 사람이 우리 손에 붙어있게 되는 겁니다.
Biyolojimiz Sekoyalarınkine benzeseydi, ellerimizde altı katmanlı insanlar olurdu.Gdybyśmy byli jak sekwoje, mielibyśmy sześć warstw ludzi na rękach.
Biyolojimiz Sekoyalarınkine benzeseydi, ellerimizde altı katmanlı insanlar olurdu.Iar dacă am avea o biologie ca de Sequoia, am avea șase rânduri de oameni pe mâinile noastre, cum ar fi.
Biyolojimiz Sekoyalarınkine benzeseydi, ellerimizde altı katmanlı insanlar olurdu.Và nếu ta có cấu trúc sinh học giống Redwood chúng ta sẽ có sáu lớp người trên đôi tay
Biyolojimiz Sekoyalarınkine benzeseydi, ellerimizde altı katmanlı insanlar olurdu.ולו הייתה לנו ביולוגיה דומה לרדווד, היו לנו שש שכבות של אנשים על כפות ידינו, לכאורה.
Biyolojimiz Sekoyalarınkine benzeseydi, ellerimizde altı katmanlı insanlar olurdu.وإذا كان لدينا تركيبة حيوية تشبه تركيبة السكويا، لكنّا امتلكنا ست طبقات من الأشخاص في أيدينا، كما كانت.
Biyolojimiz Sekoyalarınkine benzeseydi, ellerimizde altı katmanlı insanlar olurdu.手の周りに6層の小さな人間がいることになります 誰かに手を振ったら自分の複製たちも皆同時に
Bizim ellerimizde.A remény a mi kezünkben van.
Bizim ellerimizde.Det er i jeres hænder.
Bizim ellerimizde.Det ligger i våra händer.
Bizim ellerimizde.E în mîinile noastre.
Bizim ellerimizde.È nelle nostre mani.
Bizim ellerimizde.Está en nuestras manos.
Bizim ellerimizde.Está nas nossas mãos.
Bizim ellerimizde.Il est dans nos mains.
Bizim ellerimizde.Jest w naszych rękach.
Bizim ellerimizde.Je v našich rukách.
Bizim ellerimizde.우리 손안에 있습니다.
Bizim ellerimizde.Se on meidän käsissämme.
Bizim ellerimizde.Sie ist in unseren Händen.
Bizim ellerimizde.Ze is in onze handen.
Bizim ellerimizde.Είναι στο χέρι σας.
Bizim ellerimizde.Вона в наших руках.
Bizim ellerimizde.Она - в наших руках.
Bizim ellerimizde.Тя е в нашите ръце.
Bizim ellerimizde.היא בידינו.
Bizim ellerimizde.إنه بين أيدينا.
Bizim ellerimizde.あなたや私の手の中です
"Bu barı görüyor musun? Bu barı ülkedeki en iyi ağaçlardan kendi ellerimle yaptım."Mày thấy cái quán này đấy, tao tự xây nên chỉ với hai bàn tay trắng từ thứ gỗ tốt nhất của cái vùng này.
Bu barı ülkedeki en iyi ağaçlardan kendi ellerimle yaptım.Aku membangunnya dengan tangan kosong dari kayu terbaik di daerah ini.
Bu barı ülkedeki en iyi ağaçlardan kendi ellerimle yaptım.Am construit acest bar cu mâinile mele din cel mai bun lemn din ţară.
Bu barı ülkedeki en iyi ağaçlardan kendi ellerimle yaptım.Én építettem ezt a puszta kezemmel, a legkitűnőbb fából a környéken.
Bu barı ülkedeki en iyi ağaçlardan kendi ellerimle yaptım."Eu construí este bar com as minhas próprias mãos "com a melhor madeira do condado.
Bu barı ülkedeki en iyi ağaçlardan kendi ellerimle yaptım.Ho costruito questo bar a mani nude con il legno più pregiato della contea.
Bu barı ülkedeki en iyi ağaçlardan kendi ellerimle yaptım.Ik heb het gebouwd met mijn blote handen met het beste hout dat er is.
Bu barı ülkedeki en iyi ağaçlardan kendi ellerimle yaptım.J'ai construit ce bar de mes propres mains à partir du meilleur bois dans le comté.
Bu barı ülkedeki en iyi ağaçlardan kendi ellerimle yaptım.Jeg har bygget denne bar med de bare næver af det flotteste træ i landet.
Bu barı ülkedeki en iyi ağaçlardan kendi ellerimle yaptım.내가 이 술집을 주에서 가장 좋은 나무로 맨손으로 건축했어.
Bu barı ülkedeki en iyi ağaçlardan kendi ellerimle yaptım.La construí con mis propias manos, con la madera más fina del condado.
Bu barı ülkedeki en iyi ağaçlardan kendi ellerimle yaptım.Postavil jsem ho holýma rukama z nejfajnovějšího dřeva v kraji.
Bu barı ülkedeki en iyi ağaçlardan kendi ellerimle yaptım.Postavil som ho holými rukami z najlepšieho dreva v kraji.
Bu barı ülkedeki en iyi ağaçlardan kendi ellerimle yaptım.Zbudowałem go gołymi rękami z najlepszego drewna w hrabstwie.
Bu barı ülkedeki en iyi ağaçlardan kendi ellerimle yaptım.Το έκτισα με τα ίδια μου τα χέρια, με το καλύτερο ξύλο της χώρας.
Bu barı ülkedeki en iyi ağaçlardan kendi ellerimle yaptım.Построих го с тези две ръце от най-хубавата дървесина в страната.
Bu barı ülkedeki en iyi ağaçlardan kendi ellerimle yaptım.Я построил его собственными руками из лучшего в стране дерева.
Bu barı ülkedeki en iyi ağaçlardan kendi ellerimle yaptım.בניתי אותו במו-ידי מהעץ הכי טוב בארץ
Bu barı ülkedeki en iyi ağaçlardan kendi ellerimle yaptım.بنيتها بيدي هاتين من أفضل أنواع الخشب في البلد.
Bu barı ülkedeki en iyi ağaçlardan kendi ellerimle yaptım.素手で作った 自分の子よりも手をかけ 愛を込めたんだ
"Bu benim gerçek halim." diye bildirdim, ellerimi kafamın üstünde sallarken."Asta-s eu", i-am anunțat, fâlfâindu-mi mâinile deasupra capului.
"Bu benim gerçek halim." diye bildirdim, ellerimi kafamın üstünde sallarken.'Detta är mitt riktiga jag', meddelade jag, medan jag viftade med armarna över huvudet.
"Bu benim gerçek halim." diye bildirdim, ellerimi kafamın üstünde sallarken."Dit ben ik echt", kondigde ik aan, terwijl ik mijn armen boven mijn hoofd zwaaide.
"Bu benim gerçek halim." diye bildirdim, ellerimi kafamın üstünde sallarken.'Đó mới chính là con người thật của tôi,' tôi thông báo, vẫy tay trên đầu.
"Bu benim gerçek halim." diye bildirdim, ellerimi kafamın üstünde sallarken.'Esta é a verdadeira eu' - anunciei, acenando os braços por cima da cabeça.
"Bu benim gerçek halim." diye bildirdim, ellerimi kafamın üstünde sallarken."Este es mi verdadero yo", anuncié, sacudiendo mis brazos por encima de mi cabeza.
"Bu benim gerçek halim." diye bildirdim, ellerimi kafamın üstünde sallarken.'Ez az igazi énem', jelentettem ki, a fejem fölött lengetve a kezeimet.
"Bu benim gerçek halim." diye bildirdim, ellerimi kafamın üstünde sallarken.J'ai annoncé : " C'est le vrai moi ", en agitant mes bras au-dessus de ma tête.
"Bu benim gerçek halim." diye bildirdim, ellerimi kafamın üstünde sallarken."두팔을 머리위로 흔들면서, '내가 원래 이래."라고 나는 대답했다." "두팔을 머리위로 흔들면서, '내가 원래 이래."라고 나는 대답했다."
"Bu benim gerçek halim." diye bildirdim, ellerimi kafamın üstünde sallarken.'Questa sono la vera io', annunciai, agitando le braccia sopra la testa.