Ana içeriğe geç
Sözlük

elleri ile cümle

elleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Anna! ', Ellerini alkışlar, salon ile mutfak içine baba bağırdı"すぐに錠前屋をフェッチ!"
Anneannemin çok ziyaretçisi olurdu; yüzlerinde ağır sivilceleri veya ellerinde siğilleri olan kişiler.Babičku navštěvovalo hodně lidí s pokročilým akné na tváři nebo s bradavicemi na rukou.
Anneannemin çok ziyaretçisi olurdu; yüzlerinde ağır sivilceleri veya ellerinde siğilleri olan kişiler.Banyak orang datang ke nenek saya orang-orang dengan wajah penuh jerawat atau yang tangannya berkutil.
Anneannemin çok ziyaretçisi olurdu; yüzlerinde ağır sivilceleri veya ellerinde siğilleri olan kişiler.많은 사람들이 할머니를 찾아왔어요. 얼굴에 여드름이 심하게 난 사람도 왔고 손에 사마귀가 난 사람들도 왔죠.
Anneannemin çok ziyaretçisi olurdu; yüzlerinde ağır sivilceleri veya ellerinde siğilleri olan kişiler.Många människor besökte min mormor, människor med allvarlig ansiktsakne och vårtor på händerna.
Anneannemin çok ziyaretçisi olurdu; yüzlerinde ağır sivilceleri veya ellerinde siğilleri olan kişiler.Moją babcię odwiedzało mnóstwo osób. Ludzie z uporczywym trądzikiem na twarzy czy kurzajkami na rękach.
Anneannemin çok ziyaretçisi olurdu; yüzlerinde ağır sivilceleri veya ellerinde siğilleri olan kişiler.Molte persone facevano visita a mia nonna, persone con una pesante acne sul viso o verruche sulle mani.
Anneannemin çok ziyaretçisi olurdu; yüzlerinde ağır sivilceleri veya ellerinde siğilleri olan kişiler.Mucha gente visitaba a mi abuela, personas con acné severo en sus caras o verrugas en sus manos.
Anneannemin çok ziyaretçisi olurdu; yüzlerinde ağır sivilceleri veya ellerinde siğilleri olan kişiler.Muitas pessoas visitavam a minha avó, pessoas com acne terrível nos rostos ou verrugas nas mãos.
Anneannemin çok ziyaretçisi olurdu; yüzlerinde ağır sivilceleri veya ellerinde siğilleri olan kişiler.Mulţi oameni o vizitau pe bunica mea, oameni care sufereau de acnee severă sau care aveau negi pe mâini.
Anneannemin çok ziyaretçisi olurdu; yüzlerinde ağır sivilceleri veya ellerinde siğilleri olan kişiler.Rất nhiều người tới thăm bà tôi, những người có vài nốt mụn trứng cá trên mặt hay mụn cóc trên tay.
Anneannemin çok ziyaretçisi olurdu; yüzlerinde ağır sivilceleri veya ellerinde siğilleri olan kişiler.Vele mensen bezochten mijn grootmoeder, mensen met ernstige acne op hun gezicht of met wratten op hun handen.
Anneannemin çok ziyaretçisi olurdu; yüzlerinde ağır sivilceleri veya ellerinde siğilleri olan kişiler.До бабці зверталися за допомогою багато людей із тяжкою формою висипки на обличчі чи бородавками на руках.
Anneannemin çok ziyaretçisi olurdu; yüzlerinde ağır sivilceleri veya ellerinde siğilleri olan kişiler.Много хора посещаваха баба ми, хора с жестоко акне по лицата си или брадавици по ръцете си.
Anneannemin çok ziyaretçisi olurdu; yüzlerinde ağır sivilceleri veya ellerinde siğilleri olan kişiler.Мою бабушку посещало много людей с ужасными высыпаниями на лице или бородавками на руках.
Anneannemin çok ziyaretçisi olurdu; yüzlerinde ağır sivilceleri veya ellerinde siğilleri olan kişiler.אנשים רבים ביקרו את סבתי, אנשים עם מקרים קשים של אקנה על פניהם או יבלות בידיהם.
Anneannemin çok ziyaretçisi olurdu; yüzlerinde ağır sivilceleri veya ellerinde siğilleri olan kişiler.الكثير من الأشخاص كانوا يترددون على جدتي ممن يعلو حب الشباب الحاد وجوههم أو تنتشرالثآليل على أيديهم
Anneannemin çok ziyaretçisi olurdu; yüzlerinde ağır sivilceleri veya ellerinde siğilleri olan kişiler.手にイボがある人が たくさんやって来ました 祖母がアラビア語で まじないをかけ
"Anneciğim, anneciğim"... ...diye ağlıyordu, ama... ...ellerini omzumdan ayırıp evi terk ettim."Mãe, mãe"... Ele chorou, mas... Eu soltei-lhe o braço, e saí de casa.
"Anneciğim, anneciğim"... ...diye ağlıyordu, ama... ...ellerini omzumdan ayırıp evi terk ettim."Maman, maman"... Il pleurait, mais... j'ai retiré sa petite main de mon bras, et j'ai quitté la maison.
"Anneciğim, anneciğim"... ...diye ağlıyordu, ama... ...ellerini omzumdan ayırıp evi terk ettim."Mami, mami!"... ... a plâns, dar... M-am scuturat de mâna lui mică şi am plecat de-acasă.
"Anneciğim, anneciğim"... ...diye ağlıyordu, ama... ...ellerini omzumdan ayırıp evi terk ettim."Mami, mami"... gritaba, pero... me deshice de sus bracitos y me fui de casa.
"Anneciğim, anneciğim"... ...diye ağlıyordu, ama... ...ellerini omzumdan ayırıp evi terk ettim."Mami, mami", je jokal, a jaz sem se ga otresla in pobegnila.
"Anneciğim, anneciğim"... ...diye ağlıyordu, ama... ...ellerini omzumdan ayırıp evi terk ettim.'Mamma, mamma'... huilde hij, maar... ik schudde zijn dunne armpje van me af, en ging weg.
"Anneciğim, anneciğim"... ...diye ağlıyordu, ama... ...ellerini omzumdan ayırıp evi terk ettim."Μαμά, μαμά"... έκλαιγε, αλλά... τίναξα το χεράκι του, και παράτησα το σπίτι.
"Anneciğim, anneciğim"... ...diye ağlıyordu, ama... ...ellerini omzumdan ayırıp evi terk ettim.Он все плакал: "Мамочка, мамочка...", но... я оттолкнула его маленькую ручку и ушла из дома.
"Anneciğim, anneciğim"... ...diye ağlıyordu, ama... ...ellerini omzumdan ayırıp evi terk ettim."أمي ، أمي " ..صرخ يناديني ، لكن تملّصت من ذراعيه الصغيرتين و رحلت عن المنزل
Annemin takısı nasıl onların ellerinde olur?Comment l'ornement de ma mère a-t-il pu se retrouver entre leurs mains ?
Annemin takısı nasıl onların ellerinde olur?¿Cómo puede estar el adorno de mi madre en esas manos?
Annemin takısı nasıl onların ellerinde olur?Sao kỷ vật của mẹ ta lại có thể rơi vào tay chúng chứ?
Annemin takısı nasıl onların ellerinde olur?Как може орнамента на майка ми, да е в техните ръце?
Annemin takısı nasıl onların ellerinde olur?Как может заколка моей матери находиться в их руках?
Aptallar! Barselona'yı düşmanın ellerine bırakıyor,... ...ölmek için buraya geliyorsunuz.Necháte Barcelonu v rukou nepřítele a přijdete sem, abyste se nechali zabít!
Aptallar! Barselona'yı düşmanın ellerine bırakıyor,... ...ölmek için buraya geliyorsunuz.Pustili ste Barcelono v sovražnikovih rokah in prišli sem... ...da vas pobijejo!
Aptallar! Barselona'yı düşmanın ellerine bırakıyor,... ...ölmek için buraya geliyorsunuz.Zostawiliście Barcelonę w rękach wroga i przybyliście tu ... ...by zginąć!
Araçdakilerin sempatisini kazanıp ellerindeki satmak için çaba harcıyor.Ces enfants vendent ces produits auprès des conducteurs de véhicules.
Araçdakilerin sempatisini kazanıp ellerindeki satmak için çaba harcıyor.Ellos hacen lo mejor para ganar la simpatía de los pasajeros y así vender sus bienes.
Araçdakilerin sempatisini kazanıp ellerindeki satmak için çaba harcıyor.Для того чтобы продать свой товар, они изо всех сил стараются вызвать сочувствие у пассажиров.
Aralarındaki benzerliklere rağmen, elleriniz ve moleküllerimiz kesinlikle aynı değildir.Apesar das semelhanças entre elas, as nossas mãos, e as nossas moléculas não são obviamente idênticas.
Aralarındaki benzerliklere rağmen, elleriniz ve moleküllerimiz kesinlikle aynı değildir.A pesar de estas similitudes, sus manos, y nuestras moléculas, ciertamente no son iguales.
Aralarındaki benzerliklere rağmen, elleriniz ve moleküllerimiz kesinlikle aynı değildir.그들 사이의 유사성에도 불구하고, 여러분의 손과 우리의 분자는 확실히, 같지 않다는 것입니다.
Aralarındaki benzerliklere rağmen, elleriniz ve moleküllerimiz kesinlikle aynı değildir.Malgré leurs similitudes, vos mains, et nos molécules, ne sont pas identiques, c'est certain.
Aralarındaki benzerliklere rağmen, elleriniz ve moleküllerimiz kesinlikle aynı değildir.Nonostante le similitudini tra di loro, le vostre mani, e le nostre molecole, non sono di certo uguali.
Aralarındaki benzerliklere rağmen, elleriniz ve moleküllerimiz kesinlikle aynı değildir.Pomimo podobieństw ani ręce ani nasze molekuły na pewno nie są takie same.
Aralarındaki benzerliklere rağmen, elleriniz ve moleküllerimiz kesinlikle aynı değildir.Но, несмотря на сходство между ними, ваши руки, как и наши молекулы, однозначно не одинаковы.
Aralarındaki benzerliklere rağmen, elleriniz ve moleküllerimiz kesinlikle aynı değildir.ולמרות הדימיון שביניהן, הידיים והמולקולות אינן זהות.
Aralarındaki benzerliklere rağmen, elleriniz ve moleküllerimiz kesinlikle aynı değildir.على الرغم من تشابههما يداك وجزيئاتنا بالتأكيد ليسوا متشابهين
Aralarındaki uzaklığı bulalım. Aslında kalın bir çizgi kullanmak için doğru zaman değil. Ellerim titriyor.laten we kijken wat de afstand is nu gebruik ik een dikke lijn wat trilt mijn hand
Arkada yer alan kadınlara bakıyorum, kendi aralarında sohbet ediyorlar, ellerini kalçalarına dayamışlar. .Тези жени в дъното, които просто си стоят с ръце на ханша... Това може би са придружителите, нали така?
Arkada yer alan kadınlara bakıyorum, kendi aralarında sohbet ediyorlar, ellerini kalçalarına dayamışlar. .הנשים האלה מאחורה, שפשוט מבלות להן ויושבות , עם הידיים על המתניים... הן המלוות כנראה , נכון ?
Artık Dunedain'i idare edemeyeceğini düşünsemde, onun ellerine bağlı.Ale přesto si nemyslím, že povede Dúnadany dlouho poté, co si jej nasadí na prst.
Artık Dunedain'i idare edemeyeceğini düşünsemde, onun ellerine bağlı.Eu não creio que liderará os Dúnedain muito tempo, quando ele estiver em suas mãos.
Artık Dunedain'i idare edemeyeceğini düşünsemde, onun ellerine bağlı.Je ne pense pas qu'il dirigera longtemps les Dúnedains, une fois qu'il portera cette responsabilité.
Artık Dunedain'i idare edemeyeceğini düşünsemde, onun ellerine bağlı.予兆を感じるのだ ならば邪魔をしないで
Aslında bütün bahçeyi... ..kendi zevkime göre, kendi ellerimle... ..yeniden düzenlemek istedim.- Δε σ’ αφήνω να κοιμηθείς; - Τι εννοείτε; Θα μπορούσες να μ’ αγαπήσεις, Μαρία;
Avalokiteshvara'nın elleri ve gözleri...Avalokiteshvara.
Avalokiteshvara'nın elleri ve gözleri...관세음보살(Avalokiteshvara)의 눈과 손을 보았습니다
Avalokiteshvara'nın elleri ve gözleri...Avalokiteshvara szemei és kezei.
Avalokiteshvara'nın elleri ve gözleri...Avalokiteshvary.
Avalokiteshvara'nın elleri ve gözleri...les yeux et les mains d'Avalokiteshvara.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod