Ana içeriğe geç
Sözlük

elleri ile cümle

elleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ellerini temizle.Vask dine hænder.
Ellerinde sadece Küba ve Porto Riko kaldı.Kun Cuba og Puerto Rico gjenstod.
Senden korktukları şeyi bırak ellerine; korktuğun şeyi al onlardan.Dem, fra hvem dere frykter oppsetsighet, skal dere formane, gå ikke til sengs med dem, og gi dem stryk.
Evlendiklerinden sonra Jin bir gece eve elleri kanlı olarak döner.En kveld etter at de er gift, kommer Jin hjem dekket av noen andres blod.
Ellerin bir tanesi 6 metre uzunluğundadır ve iki elin arasındaki açıklık 24 metredir.Hver hånd er 6 meter i lengde, og avstanden mellom hendene er 24 meter.
Ayrıca İsraillilerin sivilleri vurmamak için ellerinden geleni yaptıklarını da belirtti.De oppfordret også israelerne til å unngå å ramme sivile.
Bandy oyuncuları topa kafayla vuramaz ya da topu elleri veya kollarıyla kontrol edemezler.Ingen av utespillerne kan berøre ballen med hendene, armene eller hodet.
Kendini kendi elleriyle yaptığı ev aletleriyle yapılmış zırhıyla korumaya çalışmaktadır.Familien blir derfor tvunget til å beskytte seg med de våpen som fins i huset.
Elleri ve ayakları büyüktür.Legger og føtter er dekket av fjær.
Babası ona dokunarak, "SesYakup'un sesi, ama eller Esav'ın elleri" dedi.Faren ba om å få kjenne på ham og sa «Det er stemmen til Jakob, men hendene til Esau.»
Bununla birlikte onları affet, ellerini tut.Men, bruk dine evner til å male, men vær flittig flittig flittig».
Aynı hafta sanatçının ellerinin bronz dökümü Wembley Arena'nın "Ün Meydanı"na eklendi.I samme uke ble en bronsestøpning av hennes hender lagt på Wembley Arena.
Hepsinin elleri, ele benzer ayakları, ileri bakan gözleri vardır.Våpenet er utstyrt med kikkertsikte og vanlige siktemidler (diopter og korn).
Elleriyle kardeşlerini, ağzı ile ise babasını yakalar.Hun klarte da i denne tilstand å fange opp brødrene med hendene sine, og faren med munnen sin.
Yiyeceklerini ağızlarına götürmek için ellerini kullanırlar.De fører maten til munnen med framføttene.
Onlar da elleri üzerinde beni sıranın başına geçiriyorlardı.De holder seg på hendene som er på utsider.
Bir daha gitar çalamaması için elleri kırılır.Legen hadde fortalt ham at han aldri kom til å kunne spille gitar igjen.
Ellerindeki silahlar Makinalı tüfek, birkaç düzine silah ve molotof kokteyl ile sınırlıydı.De hadde lite ammunisjon og var avhengige av hjemmelagde småbomber og Molotov-cocktails.
Ellerinde kalkan taşımazlardı.Det var ikke tillatt å bruke hendene.
Ellerini kullanmakta çok mahirdirler.Hånden kan vanskelig brukes.
"Mutant Cure" (Mutant tedavisi) denen bir yöntemle mutantların bütün özel yetenekleri ellerinden alınmaktadır.Kitty Pride: Mutant kan ved konsentrasjon gå gjennom alt.
Ellerim kelepçeli.Umsett av Idar Handagard.
Bel bağlaşırlar (birbirlerinin bellerini ellerindeki kuşaklarla iyice bağlarlar).De murer opp et bol (rede) for larvene.
Oyuncular, elleri ya da ayaklarıyla pas verebilir.Spilles med fingrene eller med plekter.
Onları sınıra kadar takip ettikten sonra, asayı zorla ellerinden alır.Allerede når vi møter ham, har han gått over grensen.
Gün boyunca kritik noktalarda elleri yıkamak ve sabunla yıkamak önemlidir.Det er blant annet lang tradisjon med å vaske på dagen og pynte på kvelden.
Bir daha gitar çalamaması için elleri kırılır.Tangannya dihajar agar tak bisa main gitar lagi.
Bununla birlikte onları affet, ellerini tut.Hilangkan dosa dari mereka dan sucikanlah mereka!"
Ellerini cebimden çek!" diye bağırdı.Keluarkan tanganmu dari sakuku!"
Bu toprakta oynayan ve ellerini ağzına götüren küçük çocuklar da kolayca enfekte olabilir.Anak-anak yang bermain di tanah dan memasukkan tangan mereka ke mulut akan dengan mudah terinfeksi cacing ini.
Söylediğine göre İmparator onları kendi elleriyle öldürmek istiyordur.Maka dari itu, ia memutuskan untuk membunuh mereka dengan tangannya sendiri.
Yahudilerin Alman vatandaşlıkları ellerinden alıp sivil haklarından mahrum etti.Yahudi Jerman dilucuti kewarganegaraannya dan semua hak-hak sipil mereka dicabut.
Çünkü Yakup'un elleri ağabeyi Esav'ın elleri gibi kıllıydı.Jadi Ishak tidak mengenal dia, karena tangannya berbulu seperti tangan Esau, kakaknya.
Ellerini ve yüzünü yıkadı.Lalu dia membasuh muka dan kedua tangannya.
Senden korktukları şeyi bırak ellerine; korktuğun şeyi al onlardan.Janganlah hatimu iri kepada orang-orang yang berdosa, tetapi takutlah akan TUHAN senantiasa.
Komşu ulusları soydukları ve hatalar yaptıkları için Nahum 3:1'de "Elleri kanlı kentin vay haline!Nahum 3:1-19 = Hukuman atas Niniwe Celakalah kota penumpah darah itu!
Bulgarlar Belgrad'ı ellerine geçirip orada "Peter Delyan"'ı "Bulgaristan İmparatoru" ilan ettiler.Pemberontak merebut Beograd dan memproklamasikan Petŭr "Kaisar Bulgaria".
Elleri ve göğsünden itibaren tüm vücudu bu felçten etkilendi.Terlepas dari leher dan kepala, seluruh tubuhnya terbungkus Regalia.
Shepherd onlara bilgilerin ellerinde olup olmadığını sorar.Hoopa bertanya apakah mereka terkejut.
Bazı kahramanlar ellerinde dokuz köşeli taşla doğarlar.Yanqi memiliki sembilan kota berdinding.
Taşı ellerindedir.Di tangan Ir.
Will Montgomery, elleri havada dışarı çıkar.Von Choltitz beserta staf-stafnya keluar dengan tangan terangkat ke atas.
Hepsinin elleri, ele benzer ayakları, ileri bakan gözleri vardır.Jambulnya berwarna kehitaman, begitu pula pita di sekitar mata dan ujung ekornya.
Her zaman güç aradı ve Üçüncü Çağ’daki en güçlü krallıklar insanların ellerindeydi.Zaman Kerajaan Lama dan kekuasaan raja-rajanya berpuncak pada Wangsa Keempat.
Hintler yemeklerini genellikle elleriyle yerler.Masakan ini umumnya dimakan langsung dengan tangan.
Bu öncelikle elleri yıkamak ve maske takmak yoluyla başarılabilir.Tindakan pencegahan tersebut termasuk mencuci tangan dan memakai masker penutup muka.
Sonra yukarı tarafını elleriyle tutup, ağacın üstüne koyarlar.Sisi muka koin bercorak Ka'bah dengan kiswahnya yang terangkat.
Kollarını ve ellerini 180 derecelik açıyla döndürebilir.Lehernya dapat berputar 180 derajat.
Perde, elleri sıkı tutmak için kullanılan güçle belirlenir.Tetapi, peserta, diperbolehkan untuk menggunakan tangannya.
Diğer korunma önlemleri arasında ellerin yıkanması ve yemeğin düzgün pişirilmesi sayılabilir.Usaha pencegahan lainnya adalah mencuci tangan dan memasak makanan dengan matang.
Yüzünün ve ellerinin renk değiştirdiğini ve giderek kurt adama dönüştüğünü söyledi.Ia merasakan bulu-bulu bertumbuhan di wajah dan tubuhnya, dan ia berubah menjadi seorang Manusia Serigala.
Ellerini cebimden çek!" diye bağırdı.Bỏ tay ra khỏi túi tao!".
Bu toprakta oynayan ve ellerini ağzına götüren küçük çocuklar da kolayca enfekte olabilir.Trẻ nhỏ chơi đùa ở đất bị nhiễm và đưa tay vào miệng cũng dễ dàng bị lây nhiễm bệnh.
Edward ve diğer Cullenlar Bella'yı korumak için ellerinden geleni yaparlar.Edward và nhà Cullens bảo vệ Bella.
Bu yanlış hükme rağmen bütün bir gün Fransız Ordusunu ellerinde tuttular.Dù bị nhầm lẫn, nhưng hai quân đoàn Phổ vẫn cầm chân được toàn bộ quân Pháp trong suốt ngày hôm đó.
Bazı kahramanlar taştan doğarken ellerinde kılıçları vardır.Tuy nhiên khi cậu có những viên ngọc rồng trong tay!
Bunun üzerine bu köyün güvenliği artık Şirinler'in ellerindedir.Cho nên, làng Thuận Kiều của khu vực này đã được bố trí làm hậu cứ của Đại đồn.
22:7 Bir Kohen, hizmet etmeden önce ellerini ve ayaklarını yıkamalı Ex.Một Kohen phải rửa tay và bàn chân của mình trước làm dịch vụ — Ex.
Aynı hafta sanatçının ellerinin bronz dökümü Wembley Arena'nın "Ün Meydanı"na eklendi.Trong tuần đó, dấu vân tay của cô được bổ sung vào "Quảng trường Danh vọng" của Wembley Arena.
Ancak Alman savaş gemileri, ellerindeki mühimmatın %40'ını harcamıştı.Thiệt hại về phía Đức là nhẹ; tuy nhiên các con tàu Đức đã tiêu phí hết 40% lượng đạn dự trữ của chúng.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod