Ana içeriğe geç
Sözlük

elleri ile cümle

elleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bu noktada, plebler çoktan pek çok magistra makamını ellerinde tutuyorlardı.Ebben az időben a bibinjeiek még a zárai nagybirtokosok jobbágyai voltak.
Ellerinden, ağızından ve kafasından ateş çıkarabilir.Ragadós nyálkát tud kilövellni a szájából és a szemeiből.
Söylediğine göre İmparator onları kendi elleriyle öldürmek istiyordur.Erre ő annyira megharagudott, hogy saját kezével ölte meg.
Daenerys, 163 köleye karşı 163 tane Sahip'i ellerinden çiviletip Meereen yoluna astırır.Meereen tiltakozásképp 163 rabszolgát keresztre feszít az út mentén.
En çok konuşulan gösterisi çıplak elleriyle boğaları öldürmesiydi.Falai között a leghíresebb matadorokat láthatta küzdeni a bikákkal a közönség.
Tunç elleri ve altın kanatları vardır.Egymással szemben álló levelei és szárnyas magvai vannak.
NATO ise ellerindeki verilerin Rus uçağının Türk hava sahasını ihlâl ettiği yönünde olduğunu açıkladı.Hozzátette, hogy sok bizonyíték utal arra, hogy az orosz katonai repülőgép megsértette Törökország légterét.
Kişinin elleri, ayakları, kolları ve bacakları bağlanabilir.Érintheti az arcot, a karokat vagy a lábakat.
Televizyonu almak için ellerinden gelen her şeyi yaparlar ama bir türlü alamazlar.Kárpótlásul kénytelenek venni neki egy új tévét, de maguknak már nem tudnak.
Rus birlikleri İsmail, Akkerman, Bender kalelerini ellerine geçirdiler.A győztes orosz hadsereg ezután elfoglalta Bender, Izmail és Akkerman erődjeit.
Taşı ellerindedir.Kéz a kézben járnak.
Ellerini gizlemek için o zamandan bu yana eldiven giyer.Másik kezéről többször leveszi a kesztyűt, ugyanis azt a harcokra használja.
Tom elleri üstünde yürüyebiliyor.Tom tud kézen járni.
Ellerinde sadece Küba ve Porto Riko kaldı.Hänen sukujuurensa ovat Kuubasta ja Puerto Ricosta.
Bir daha gitar çalamaması için elleri kırılır.Kuntoutuksesta huolimatta hän ei voi enää soittaa kitaraa.
Taşı ellerindedir.Kiven sylissä.
Kollarını ve ellerini 180 derecelik açıyla döndürebilir.Pää on pyöreä ja voi kääntyä jopa 180°.
Ellerini kullanmakta çok mahirdirler.Käsiä käytetään voimakkaasti.
En çok konuşulan gösterisi çıplak elleriyle boğaları öldürmesiydi.Seremoniallisimpaan tyyliin kuului miehilläkin laahustavat naga-bakamat.
Ne yazık ki ellerini tamamlayamadan önce mucit ölür.Näsinneula ei ehtinyt valmiiksi ennen hänen kuolemaansa.
“Gökler Tanrı’nın görkemini açıklamakta, gökkubbe ellerinin eserini duyurmakta.”Minusta kirjoittaa apostoli: "Minä annan sinulle taivasten valtakunnan avaimet."
Vay ellerinin yazdıklarına!Sovitukset Terveet Kädet.
Evlendiklerinden sonra Jin bir gece eve elleri kanlı olarak döner.Eräänä yönä Jin tulee kotiin yltä päältä jonkun toisen ihmisen veressä.
Will Montgomery, elleri havada dışarı çıkar.Mimì yskii, hänen kätensä ovat kylmät.
Fransız şarap endüstrisinin yarısı ellerindedir.Puolet tuotetusta samppanjasta nautitaan Ranskassa.
Çocukların ellerini çabuk tutmaları gerekmektedir.Lapset ovat yllättävän näppäriä käsistään.
Dört gün sonra ormanda bir vücut bulundu, elleri ve ayakları yoktu.1906 Saksa – k. ?) oli nainen, jolla ei ollut käsiä eikä jalkoja.
Söylediğine göre İmparator onları kendi elleriyle öldürmek istiyordur.Kertomuksen mukaan keisari lähetti itse maustamansa teen valitulleen.
İnsanların da dahil edildiği diğer beklenmedik durumlar : Ellerini kullanabilen bir omurgalıdır.Engarde näkee muut ihmiset vain asioina, joita voi käyttää hyödyksi.
Büyüklerin elleri öpülür.Patsaat seisovat kädet ojennettuna.
Hiçbir dağıtıcı ellerindeki postanın yarısından fazlasını teslim edememiştir.Viestinviejätkään eivät astuneet laituria pitemmälle.
Fingon'un ordusunda Hithlum Elfleri, Falas Elfleri ve Nargothrond Ellerinin bir kısmı ve insanlar vardı.Troikassa oli muun muassa Demoniten oikea käsi, Thunderonin vasen käsi ja Falkarin jalat.
Ancak her iki tarafında ellerinde esirler bulunmaktaydı.Και οι δύο πλευρές διέθεταν φυλακές αιχμαλώτων.
Yabancılar yönetimi ellerine aldılar.Οι μεγαλοαστοί πήραν στα χέρια τους τη διοίκηση της πόλης.
Bu öncelikle elleri yıkamak ve maske takmak yoluyla başarılabilir.Αυτό περιλαμβάνει κυρίως το πλύσιμο των χεριών και τη χρήση ιατρικών μασκών.
Oyuncular, elleri ya da ayaklarıyla pas verebilir.Οι ουρακοτάγκοι μπορούν να κρατούν αντικείμενα με τα χέρια ή τα πόδια τους.
Moğollar Humuş'u ellerine geçirdiler.Ο φαλαγγίτης τη χειριζόταν με τα δύο χέρια.
Ellerin düzenli olarak yıkanması, nezle virüslerinin bulaşmasını azaltmaktadır.Το συχνό πλύσιμο χεριών μειώνει τη μετάδοση των ιών του κρυολογήματος.
Son iki ele kadar oynanan elleri kimin aldığının hiçbir önemi yoktur.Άγνωστο ποιος από τους δύο τελικά έπαιξε.
Niyetle yüzlerinize ve ellerinize sürün.Μοχθήστε με τις καρδιές και τα χέρια και τις φωνές.
Diğer korunma önlemleri arasında ellerin yıkanması ve yemeğin düzgün pişirilmesi sayılabilir.Άλλα μέσα πρόληψης συμπεριλαμβάνουν το πλύσιμο των χεριών και το σωστά μαγειρεμένο φαγητό.
Bu savaşlar boyunca Osmanlılar Eğriboz başta olmak üzere birçok adaları ellerine geçirdiler.Αμέσως μετά τους σεισμούς πολλοί ήταν εκείνοι που προσπάθησαν να εγκαταλείψουν τα νησιά με κάθε τρόπο.
Luoyang şehrini iki yıl boyunca ellerinde tuttular.Έμεινε στην ομάδα της πόλης του για 2 χρόνια.
Ellerim kelepçeli.Φοράει βραχιόλια στα χέρια.
Ellerini ve yüzünü yıkadı.Γυναίκα που πλένει τα χέρια της.
Klavye özellikle büyüktür, bu da daha büyük elleri olan kişilerin kullanmasını kolaylaştırır.Η ομοταξία τους παρουσιάζει μεγάλη ομοιογένεια, κάτι που διευκολύνει την ταξινόμησή τους.
Yiyeceklerini ağızlarına götürmek için ellerini kullanırlar.Σκοπός τους είναι να διαμορφώνουν την τροφή και να τη μετακινούν στο στόμα.
Mısır'ın kontrolü artık Sezar'ın ellerindeydi.Τελικά, οι δυνάμεις που ο Καίσαρ περίμενε έφτασαν στην Αίγυπτο.
Oyuncular Simlerin kontrollerini ellerine geçirerek etkileşimlerini, ilişkilerini ve aktivitelerini yönetir.Τα παιδιά αναπαριστούν την πραγματικότητα στον εαυτό τους με τη χρήση συμβόλων, λέξεων και χειρονομιών.
Ellerin yukarıya çıkartılması ve başın üzerinden yükseltilmesi ile oluşur.Βγαίνω έξω με τα χέρια ψηλά και πάω κοντά του.
Herhangi bir askeri birlik standardı yoktu, ellerindeki kalan silahları kullanıyorlardı.Δεν έχει όπλα και πολεμούσε με τα χέρια του.
Niyetle yüzlerinize ve ellerinize sürün.Og hvor I end er, så vend jeres ansigter mod den.
Evlendiklerinden sonra Jin bir gece eve elleri kanlı olarak döner.En nat efter deres ægteskab kommer Jin hjem dækket i en andens blod.
Diğer korunma önlemleri arasında ellerin yıkanması ve yemeğin düzgün pişirilmesi sayılabilir.Andre forebyggende foranstaltninger omfatter hånd vask og korrekt tilberedning af mad.
Ellerim kelepçeli.Hængslede håndjern.
Taşı ellerindedir.Hun har nøglerne i hånden.
Onlar da elleri üzerinde beni sıranın başına geçiriyorlardı.Så har jeg måttet slå ham over fingrene.
Vücut ölçülerine göre elleri büyük ve bacakları çok uzundur.Lemmerne er tynde, hænder og fødder relativt store.
Onun elleri buz kadar soğuktu.Hendes hænder er kolde som is.
Ellerini temiz tut.Hold dine hænder rene.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
elleri ile cümle - Sayfa 32 - elleri kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App