Ana içeriğe geç
Sözlük

elleri ile cümle

elleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Diğerleri ise ellerine bir belge verilerek terhis edildiler.They then missed one of the posts, which gave them another time penalty.
Ellerin yukarıya çıkartılması ve başın üzerinden yükseltilmesi ile oluşur.She told him to put his hands up and turn around.
Ellerin yıkanması da benzer şekilde önemlidir.Cleaning teeth is also very important.
Gözler üzerine yerleştirilen ellerin aşağıya doğru çekilmesi "gözyaşı" izlenimi verir.You just look at the man and tears come down your cheek.
Ellerinde kalkan taşımazlardı.They did not carry reloads for them.
Ellerinde bulunan silah ve cephane teslim edilmeli.The arms and ammunitions in their possession.
Bütün oyuncular ellerindeki puan değeri olan kartları ve alabilecekleri elleri hesaplar.The opponents count the total value of the cards remaining in their hand.
Saldırganların ellerinde Ermenilerin adı ve adres listeleri vardı."Thieves have your pal's name, address".
İnsanlar sağ ellerini daha iyi kullanırlar.Right-handed people are more skillful with their right hands when performing tasks.
Hepsinin elleri bağlıdır.All clapped hands.
Yüzünün yarısı ve elleri tam olarak gelişmemiştir.There was also no evidence of his arms or hands being tied.
Fakat Suriye'yi ellerine geçirme onlara gayet büyük gaileler çıkardı.Then they laid their hands upon them, and they received the Holy Spirit.
(Ah, la paterna mano - "Ah, babalık elleri")."Usher featuring Plies, "Hey Daddy (Daddy's Home)"".
Müsabıklar haya koruyucuları ve elleri dışında herhangi bir koruyucu malzeme kullanmazlar.These volunteers supplied all their own needs except weapons and instruction.
Banks ve Bayley ellerini tokuşturmak üzereyken Bayley hemen Banks'i eledi.Banks and Bayley then shook hands only for Bayley to quickly eliminate Banks.
Bir daha gitar çalamaması için elleri kırılır.Doctors believed that he would never play guitar again.
Dört gün sonra ormanda bir vücut bulundu, elleri ve ayakları yoktu.He found forty colonists in a desperate state, lacking weapons and provisions.
Romalılar bu yerleşkeyi MÖ 120'de ellerine geçirmişlerdi.This trove was hidden in the 120s.
Ellerim kelepçeli.Using Handchimes.
Patrici'ler iktidarı ellerinde tutuyor ve üretim köle emeği tarafından yapılıyordu.The Kincaids owned slaves, and the house was built with slave labor.
Kollarını ve ellerini 180 derecelik açıyla döndürebilir.He can rotate his head 180°.
Ellerini kullanmadan, dört ayak üzerinde, ağızlarıyla yiyorlarmış.They ate without their hands on all fours with their mouth.
Bazen de elleri ya da ayakları ile bu işlemi destekler.And sometimes he assists that with his hands, sometimes even with the leg.
Önemli olan, ellerimin bu işi yapmayı bilmesi.What matters is that my hands know how to do it.
Ellerin buz gibi!Your hands are totally frozen! Come here.
Bu şekilde kıvırın ve ellerinizle büyük bir açıklık yapın.Bunch it up and make a very big opening with you hands.
Bunu yapmanın en kolay yolu, elinizi kıyafetin kolundan geçirip, ellerini içeriden tutmaktır.The easiest way to do this is put your hand through the sleeve and grab their hand. A
Sevgi özgürlüktür ve bunu ellerinden almış oluyorlar.- It kinda takes away from whole freedom thing.
Ellerine sağlık.Erdoğan, leave me alone!
Hepsi ellerinde kitap tutuyor.They are all holding books.
Şimdi sorulması gereken soru şu; neden ellerinde kitaplarla orada duruyorlar?So the question is, so, why are they all standing there holding books?
Ellerin neden bu kadar soguk?Why are your hands so cold?
Ellerini ver. Soguk olan, senin kalbin.Let me see the one that's cold is your heart.
Nihayetinde, ağrısı azalan hasta onu ellerinden öpüyor.At the end, the relieved patient kisses her hands.
Bu onun ellerini üzerine yattı nerede olmalı onu.It must be where she can lay her hands upon it.
Onun Majesty bir tatmin olabilir kendi elleriyle onu yeniden elde etmek. "It might be a satisfaction to his Majesty to regain it with his own hands."
Ellerinize sağlık!- I'll eat well!
Ellerinizi kaldırın.Raise your hands.
İş yapan ve kirlenen ellerin tırnakları altındaki kirde bir asalet vardır.There's a nobility of real, hands-on, dirt-under-your-fingernails work.
Ellerim titriyor.Oh man, I have a shaky hand.
Buradan titreyen ellerimle çizelim.Let's draw it right there with my shaky hand.
Evinde dilimlenmiş ekmek olan kişilerin ellerini görebilir miyim?Can I have a show of hands if you have a loaf of sliced bread in your house?
Ahtapot ellerimden ayrıldı ve çok acayip bir şey yaptı.The octopus left my hands and then did the damnedest thing:
Öncelikle herkesin ellerini bu şekilde tutmanızı istiyorum.I want everybody to put out your hands like this for me, first of all.
İzleyicilerin yarısına yakını sol ellerini havaya kaldırdı.Now about half the audience has their left hand up.
Tamam, ellerinizi değiştirin, sağ elinizi havaya kaldırın.OK, swap them around, put your right hand up.
Bu yüzden üye olarak kamu, herhangi bir Merkez Bankası rezervleri üzerinde ellerimizi alamıyoruz.So as members of the public, we can't get our hands on any central bank reserves.
06:30 ve ellerin sessizce gidiyordu.It was half past six, and the hands were going quietly on.
O dik kendini itmek için kollarını ve ellerini gerekiyordu.He needed arms and hands to push himself upright.
Anna! ', Ellerini alkışlar, salon ile mutfak içine baba bağırdıAnna!' yelled the father through the hall into the kitchen, clapping his hands,
O annesi onları sildi ellerini mekanik hareketler.She wiped them off her mother with mechanical motions of her hands.
Kardeşi, babası boynunuza ellerini batmıştı.The sister had set her hands around the father's neck.
Fırıncıların ellerinde un vardır.Bakers have flour on their hands.
Yani insanlar kollarını sıvayıp, ellerini taşın altına koyuyorlar.So, people are getting their hands dirty. They are rolling up their sleeves.
Mem Sahib ellerini sıkılmış.The Mem Sahib wrung her hands.
O yapraklar altında ellerini koydu ve bir kenara çekme ve zorlamaya başladı.She put her hands under the leaves and began to pull and push them aside.
Mary kalbi ona zevk yumruk ve ellerini biraz sallamak başladı heyecan.Mary's heart began to thump and her hands to shake a little in her delight and excitement.
Bunu yapmak için iki ellerini aldı, ama dönüş yaptı.It took two hands to do it, but it did turn.
Şimdi ben sadece kalçaları üzerine ellerini koyarak, "Bir şeyler düşündüm.Now I've just thought of somethin'," putting her hands on her hips.
Meryem'in kucağında yatıyordu gibi ince elleri birbirlerine kavradı.Mary's thin hands clutched each other as they lay on her lap.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod