"Anlamıyor musun? Bunlar Tanrı'nın elleri.""아시겠나요? 이 손이 바로 하느님의 손입니다."
"Anlamıyor musun? Bunlar Tanrı'nın elleri.""Ne comprenez-vous pas?" il dit, "Ceci sont les mains de Dieu."
"Anlamıyor musun? Bunlar Tanrı'nın elleri.""Nie rozumiesz?" rzekł, "To są dłonie Boże."
"Anlamıyor musun? Bunlar Tanrı'nın elleri.""Nu intelegi?," a spus, "acestea sunt mainile lui Dumnezeu."
"Anlamıyor musun? Bunlar Tanrı'nın elleri.""Ông có hiểu không?" ông ta nói, "Đây là những bàn tay của Thượng Đế."
"Anlamıyor musun? Bunlar Tanrı'nın elleri.""Snap je het niet, dit zijn de handen van God."
"Anlamıyor musun? Bunlar Tanrı'nın elleri.""Tidakkah Anda mengerti?" katanya, "Inilah tangan-tangan Tuhan."
"Anlamıyor musun? Bunlar Tanrı'nın elleri.""Verstehst du nicht?" "Dies hier sind Hände Gottes."
"Anlamıyor musun? Bunlar Tanrı'nın elleri.""Você não entende?" disse ele, "Estas são as mãos de Deus."
"Anlamıyor musun? Bunlar Tanrı'nın elleri.""Καταλαβαίνεις"; είπε," Αυτά είναι τα χέρια του Θεού".
"Anlamıyor musun? Bunlar Tanrı'nın elleri.""האינך מבין?" הוא אמר, "אלה הם ידיו של אלוהים."
"Anlamıyor musun? Bunlar Tanrı'nın elleri."الا ترى إن يديك هذه هي يدي الله نفسه
"Anlamıyor musun? Bunlar Tanrı'nın elleri."ですから、憐れみ深くあるためには
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.(72:13) так не напрасно ли я очищал сердце мое и омывал в невинностируки мои,
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.Bizony hiába tartottam én tisztán szívemet, és mostam ártatlanságban kezeimet;
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.C`est donc en vain que j`ai purifié mon coeur, Et que j`ai lavé mes mains dans l`innocence:
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.¡Ciertamente en vano he mantenido puro mi corazón y he lavado mis manos en inocencia
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.Degeaba dar mi-am curăţit eu inima, şi mi-am spălat mînile în nevinovăţie:
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.Forgæves holdt jeg mit Hjerte rent og tvætted mine Hænder i Uskyld,
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.Invano dunque ho conservato puro il mio cuore e ho lavato nell'innocenza le mie mani
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.Ja, forgjeves har jeg renset mitt hjerte og tvettet mine hender i uskyld;
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.내가 내 마음을 정히 하며 내 손을 씻어 무죄하다 한 것이 실로 헛되도다
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.Nadarmo tedy v čistotě chovám srdce své, a v nevinnosti ruce své umývám.
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.Na verdade que em vão tenho purificado o meu coração e lavado as minhas mãos na inocência,
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.Nuž tedy je to daromné, že čistím svoje srdce od zlého a umývam svoje ruky v nevine,
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.Percuma saja aku menjaga hatiku bersih; tak ada gunanya aku menjauhi dosa
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.Próżno tedy w czystości chowam ręce moje, a w niewinności serce moje omywam.
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.Res, zastonj sem čistil srce svoje in v nedolžnosti umival svoje roke,
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.Sannerligen, förgäves bevarade jag mitt hjärta rent och tvådde mina händer i oskuld;
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.Soll es denn umsonst sein, daß mein Herz unsträflich lebt und ich meine Hände in Unschuld wasche,
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.Tôi đã làm cho lòng tôi tinh sạch , Và rửa tay tôi trong sự vô_tội , việc ấy thật lấy_làm luống công ;
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.Tôi đã làm cho lòng tôi tinh sạch, Và rửa tay tôi trong sự vô tội, việc ấy thật lấy làm luống công;
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.Turhaan minä olen pitänyt sydämeni puhtaana ja pessyt käteni viattomuudessa:
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.Voor niets heb ik zuiver geleefd; mij ver gehouden van onrecht.
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.Αρα, ματαιως εκαθαρισα την καρδιαν μου και ενιψα εν αθωοτητι τας χειρας μου.
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.Наистина аз съм напразно очистил сърцето си, И съм измил в невинност ръцете си,
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.אך ריק זכיתי לבבי וארחץ בנקיון כפי׃
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.حقا قد زكّيت قلبي باطلا وغسلت بالنقاوة يدي.
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.我 實 在 徒 然 潔 淨 了 我 的 心 、 徒 然 洗 手 表 明 無 辜
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.我 實 在 徒然 潔淨 了 我 的 心 、 徒然 洗手 表明 無辜
Anlaşmanın ilk versiyonu Senatör George Mitchell'in maharetli ellerinden çıktı.De oorspronkelijke versie werd vakkundig onderhandeld door senator George Mitchell.
Anlaşmanın ilk versiyonu Senatör George Mitchell'in maharetli ellerinden çıktı.Die Erstversion wurde geschickt ausgehandelt von Senator George Mitchell.
Anlaşmanın ilk versiyonu Senatör George Mitchell'in maharetli ellerinden çıktı.Jego wstępna wersja została umiejętnie przedstawiona przez senatora George'a Mitchella.
Anlaşmanın ilk versiyonu Senatör George Mitchell'in maharetli ellerinden çıktı.Jej počiatočná verzia bola zručne sprostredkovaná senátorom Georgeom Mitchellom.
Anlaşmanın ilk versiyonu Senatör George Mitchell'in maharetli ellerinden çıktı.상원의원 조지미첼이 협정의 초기 형태를 솜씨좋게 이끌어냈습니다.
Anlaşmanın ilk versiyonu Senatör George Mitchell'in maharetli ellerinden çıktı.La versione iniziale fu abilmente mediata dal Senatore George Mitchell.
Anlaşmanın ilk versiyonu Senatör George Mitchell'in maharetli ellerinden çıktı.Phiên bản đầu tiên của thỏa thuận này đã được Nghị sĩ George Mitchell khéo léo làm trung gian.
Anlaşmanın ilk versiyonu Senatör George Mitchell'in maharetli ellerinden çıktı.Su versión inicial fue mediada hábilmente por el senador George Mitchell.
Anlaşmanın ilk versiyonu Senatör George Mitchell'in maharetli ellerinden çıktı.Tahap awal persetujuan tersebut dimediasi dengan sangat baik oleh Senator George Mitchell.
Anlaşmanın ilk versiyonu Senatör George Mitchell'in maharetli ellerinden çıktı.Versiunea sa iniţială a fost abil mediată de senatorul George Mitchell.
Anlaşmanın ilk versiyonu Senatör George Mitchell'in maharetli ellerinden çıktı.Η αρχική της μορφή οφειλόταν στην επιδέξια διαμεσολάβηση του γερουσιαστή George Mitchell.
Anlaşmanın ilk versiyonu Senatör George Mitchell'in maharetli ellerinden çıktı.Първоначалната му версия беше постигната с умелото просредничество на сенатор Джордж Мичел.
Anlaşmanın ilk versiyonu Senatör George Mitchell'in maharetli ellerinden çıktı.גירסתו הראשונית הושגה בתיווכו המיומן של הסנטור ג'ורג' מיטשל.
Anlaşmanın ilk versiyonu Senatör George Mitchell'in maharetli ellerinden çıktı.وقد تم وضع اساسياتها حينها من قبل السيناتور جورج ميتشيل
Anlaşmanın ilk versiyonu Senatör George Mitchell'in maharetli ellerinden çıktı.巧みな仲介によって得られました 北アイルランドの和平プロセスを
Anlıyorum. Başkaları için ellerinden geleni yaptılar, son ana kadar.Do samego końca robili dla innych, ile tylko mogli.
Anlıyorum. Başkaları için ellerinden geleni yaptılar, son ana kadar.Então... fizeram tudo o que podiam pelos outros, até ao fim.
Anlıyorum. Başkaları için ellerinden geleni yaptılar, son ana kadar.He tekivät kaikkensa toisten puolesta loppuun asti.
Anlıyorum. Başkaları için ellerinden geleni yaptılar, son ana kadar.Ώστε έκαναν ό,τι μπορούσαν για τους άλλους, μέχρι τέλους.
Anlıyorum. Başkaları için ellerinden geleni yaptılar, son ana kadar.Понятно... они делали для других всё, что могли, до самого конца.