Ama kamera aslında benim ellerimin hareket ettiği yerleri takip ediyor.Pero la cámara esta rastreando cuando mis dedos se mueven.
Ama kamera aslında benim ellerimin hareket ettiği yerleri takip ediyor.Sementara kamera juga melacak gerakan tangan saya.
Ama kamera aslında benim ellerimin hareket ettiği yerleri takip ediyor.Αλλά η μηχανή στην ουσία καταγράφει τα δάχτυλά μου που κινούνται.
Ama kamera aslında benim ellerimin hareket ettiği yerleri takip ediyor.Но камерата в действителност проследява, когато пръстите ми са в движение.
Ama kamera aslında benim ellerimin hareket ettiği yerleri takip ediyor.При этом камера следит за движением моих пальцев.
Ama kamera aslında benim ellerimin hareket ettiği yerleri takip ediyor.אבל למעשה המצלמה עוקבת אחר אצבעותיי, לאן שהן נעות.
Ama kamera aslında benim ellerimin hareket ettiği yerleri takip ediyor.في الواقع، الكاميرا تتبع حركة أصابعي.
Ama kamera aslında benim ellerimin hareket ettiği yerleri takip ediyor.もちろん映画だって見ることができます
Ama ona dokunduktan sonra ellerimi yıkamak zorunda olmamam nasıl hata olabilirdi?Ma come può essere uno sbaglio se quando la tocco non devo lavarmi le mani!
Ama ona dokunduktan sonra ellerimi yıkamak zorunda olmamam nasıl hata olabilirdi?Но как это может быть ошибкой, если мне не нужно мыть руки, после того, как я дотрагиваюсь до неё?
Ama Yüceler Yücesinin kutsalları krallığı alacak, sonsuza dek ellerinde tutacaklar. Evet, sonsuzlara dek.›Aber die Heiligen des Höchsten werden das Reich einnehmen und werden's immer und ewiglich besitzen.
Ama Yüceler Yücesinin kutsalları krallığı alacak, sonsuza dek ellerinde tutacaklar. Evet, sonsuzlara dek.›Ale kráľovstvo dostanú svätí Najvyšších, a držať budú kráľovstvo až na veky a až na veky vekov.
Ama Yüceler Yücesinin kutsalları krallığı alacak, sonsuza dek ellerinde tutacaklar. Evet, sonsuzlara dek.›a magasságos [egek]nek szentei veszik majd az országot, és bírják az országot örökké és örökkön örökké.
Ama Yüceler Yücesinin kutsalları krallığı alacak, sonsuza dek ellerinde tutacaklar. Evet, sonsuzlara dek.›A ujmou království svatých výsostí, kteříž obdržeti mají království až na věky, a až na věky věků.
Ama Yüceler Yücesinin kutsalları krallığı alacak, sonsuza dek ellerinde tutacaklar. Evet, sonsuzlara dek.›Dar sfinţii Celui Prea Înalt vor primi împărăţia şi vor stăpîni împărăţia în veci, din vecinicie în vecinicie.
Ama Yüceler Yücesinin kutsalları krallığı alacak, sonsuza dek ellerinde tutacaklar. Evet, sonsuzlara dek.›지극히 높으신 자의 성도들이 나라를 얻으리니 그 누림이 영원하고 영원하고 영원하리라
Ama Yüceler Yücesinin kutsalları krallığı alacak, sonsuza dek ellerinde tutacaklar. Evet, sonsuzlara dek.›ma i santi dell'Altissimo riceveranno il regno e lo possederanno per secoli e secoli»
Ama Yüceler Yücesinin kutsalları krallığı alacak, sonsuza dek ellerinde tutacaklar. Evet, sonsuzlara dek.›Mas os santos do Altíssimo receberão o reino e o possuirão para todo o sempre, sim, para todo o sempre.
Ama Yüceler Yücesinin kutsalları krallığı alacak, sonsuza dek ellerinde tutacaklar. Evet, sonsuzlara dek.›men den Høiestes hellige skal få riket og ha det i eie til evig tid, ja i evigheters evighet.
Ama Yüceler Yücesinin kutsalları krallığı alacak, sonsuza dek ellerinde tutacaklar. Evet, sonsuzlara dek.›men siden skal den Højestes hellige modtage Riget og have det i Eje i Evigheders Evighed."
Ama Yüceler Yücesinin kutsalları krallığı alacak, sonsuza dek ellerinde tutacaklar. Evet, sonsuzlara dek.›Nhưng các thánh của Ðấng Rất Cao sẽ nhận lấy nước, và được nước làm của mình đời đời, cho đến đời đời vô cùng.
Ama Yüceler Yücesinin kutsalları krallığı alacak, sonsuza dek ellerinde tutacaklar. Evet, sonsuzlara dek.›Pero los santos del Altísimo tomarán el reino y lo poseerán por los siglos y por los siglos de los siglos.
Ama Yüceler Yücesinin kutsalları krallığı alacak, sonsuza dek ellerinde tutacaklar. Evet, sonsuzlara dek.›Toda svetniki Najvišjega prejmejo kraljestvo in obdrže kraljestvo na vekomaj, da, do vekov večnosti.
Ama Yüceler Yücesinin kutsalları krallığı alacak, sonsuza dek ellerinde tutacaklar. Evet, sonsuzlara dek.›Но светиите на Всевишния ще приемат царството, и ще владеят царството до века и до вечни векове.
Ama Yüceler Yücesinin kutsalları krallığı alacak, sonsuza dek ellerinde tutacaklar. Evet, sonsuzlara dek.›Потом примут царство святые Всевышнего и будут владеть царством вовек и вовеки веков".
Ama Yüceler Yücesinin kutsalları krallığı alacak, sonsuza dek ellerinde tutacaklar. Evet, sonsuzlara dek.›ויקבלון מלכותא קדישי עליונין ויחסנון מלכותא עד עלמא ועד עלם עלמיא׃
Ama Yüceler Yücesinin kutsalları krallığı alacak, sonsuza dek ellerinde tutacaklar. Evet, sonsuzlara dek.›اما قديسوا العلي فيأخذون المملكة ويمتلكون المملكة الى الابد والى ابد الآبدين.
Ama Yüceler Yücesinin kutsalları krallığı alacak, sonsuza dek ellerinde tutacaklar. Evet, sonsuzlara dek.›然 而 至 高 者 的 聖 民 、 必 要 得 國 享 受 、 直 到 永 永 遠 遠
Ama Yüceler Yücesinin kutsalları krallığı alacak, sonsuza dek ellerinde tutacaklar. Evet, sonsuzlara dek.›然而 至高者 的 聖民 、 必要 得 國 享受 、 直 到 永永遠遠
Ama zenginlikleri kendi ellerinde değil. Kötülerin öğüdü benden uzak olsun."Aber siehe, ihr Glück steht nicht in ihren Händen; darum soll der Gottlosen Sinn ferne von mir sein."
Ama zenginlikleri kendi ellerinde değil. Kötülerin öğüdü benden uzak olsun.Ale hľa, ich dobré nie je v ich ruke, a preto je rada bezbožných ďaleko odo mňa.
Ama zenginlikleri kendi ellerinde değil. Kötülerin öğüdü benden uzak olsun.Ale oto, dobra ich nie są w rękach ich; przetoż rada niepobożnych daleka jest odemnie.
Ama zenginlikleri kendi ellerinde değil. Kötülerin öğüdü benden uzak olsun.Ale pohleď, že není v moci jejich štěstí jejich, pročež rada bezbožných vzdálena jest ode mne.
Ama zenginlikleri kendi ellerinde değil. Kötülerin öğüdü benden uzak olsun.Ce! nu sînt ei în stăpînirea fericirii? -Departe de mine sfatul celor răi! -
Ama zenginlikleri kendi ellerinde değil. Kötülerin öğüdü benden uzak olsun.Det är sant, i deras egen hand står ej deras lycka, och de ogudaktigas rådslag vare fjärran ifrån mig!
Ama zenginlikleri kendi ellerinde değil. Kötülerin öğüdü benden uzak olsun.Er ej deres Lykke i deres Hånd og gudløses Råd ham fjernt?
Ama zenginlikleri kendi ellerinde değil. Kötülerin öğüdü benden uzak olsun.Glej, njih sreča vendar ni v njih rokah. Svetovanje brezbožnih bodi daleč od mene!
Ama zenginlikleri kendi ellerinde değil. Kötülerin öğüdü benden uzak olsun.He aquí que la prosperidad de ellos no está en sus propias manos. ¡Lejos esté de mí el consejo de los impíos
Ama zenginlikleri kendi ellerinde değil. Kötülerin öğüdü benden uzak olsun.Katso, heidän onnensa ei ole heidän omassa kädessänsä. Jumalattomain neuvo olkoon minusta kaukana.
Ama zenginlikleri kendi ellerinde değil. Kötülerin öğüdü benden uzak olsun.Kìa sự may mắn chúng nó chẳng ở nơi tay chúng nó: Các mưu chước kẻ ác cách xa tôi.
Ama zenginlikleri kendi ellerinde değil. Kötülerin öğüdü benden uzak olsun.Kìa sự may_mắn chúng_nó chẳng ở nơi tay chúng_nó : Các mưu_chước kẻ ác cách xa tôi .
Ama zenginlikleri kendi ellerinde değil. Kötülerin öğüdü benden uzak olsun.그들의 복록이 그들의 손으로 말미암은 것이 아니니라 악인의 계획은 나와 판이하니라
Ama zenginlikleri kendi ellerinde değil. Kötülerin öğüdü benden uzak olsun.Mindazáltal az õ javok nincsen hatalmukban, azért a gonoszok tanácsa távol legyen tõlem!
Ama zenginlikleri kendi ellerinde değil. Kötülerin öğüdü benden uzak olsun.Non hanno forse in mano il loro benessere? Il consiglio degli empi non è lungi da lui
Ama zenginlikleri kendi ellerinde değil. Kötülerin öğüdü benden uzak olsun.Quoi donc! ne sont-ils pas en possession du bonheur? -Loin de moi le conseil des méchants!
Ama zenginlikleri kendi ellerinde değil. Kötülerin öğüdü benden uzak olsun.Vede, porém, que eles não têm na mão a prosperidade; esteja longe de mim o conselho dos ímpios!
Ama zenginlikleri kendi ellerinde değil. Kötülerin öğüdü benden uzak olsun.Ιδου, τα αγαθα αυτων δεν ειναι εν τη χειρι αυτων μακραν απ' εμου η βουλη των ασεβων.
Ama zenginlikleri kendi ellerinde değil. Kötülerin öğüdü benden uzak olsun.Видишь, счастье их не от их рук. – Совет нечестивых будь далек от меня!
Ama zenginlikleri kendi ellerinde değil. Kötülerin öğüdü benden uzak olsun.Ето, щастието им не е в тяхна ръка; Далеч да бъде от мене мъдруването на нечестивите!
Ama zenginlikleri kendi ellerinde değil. Kötülerin öğüdü benden uzak olsun.הן לא בידם טובם עצת רשעים רחקה מני׃
Ama zenginlikleri kendi ellerinde değil. Kötülerin öğüdü benden uzak olsun.هوذا ليس في يدهم خيرهم. لتبعد عني مشورة الاشرار.
Ama zenginlikleri kendi ellerinde değil. Kötülerin öğüdü benden uzak olsun.看 哪 、 他 們 亨 通 不 在 乎 自 己 . 惡 人 所 謀 定 的 離 我 好 遠
Ama zenginlikleri kendi ellerinde değil. Kötülerin öğüdü benden uzak olsun.看哪 、 他 們 亨通 不 在乎 自己 . 惡人 所 謀定 的 離我 好遠
Ancak artık ellerinde bu seçenek yoktu.Aber sie hatten diese Chance nicht.
Ancak artık ellerinde bu seçenek yoktu. Çünkü kendi vatandaşları çoktan "atı alıp Üsküdarı geçmişti".Mas não lhes deram essa hipótese, porque os seus cidadãos foram muito mais rápidos.
Ancak artık ellerinde bu seçenek yoktu. Çünkü kendi vatandaşları çoktan "atı alıp Üsküdarı geçmişti".Nie mieli jednak wyboru, bo obywatele ich wyprzedzili.
Ancak artık ellerinde bu seçenek yoktu. Çünkü kendi vatandaşları çoktan "atı alıp Üsküdarı geçmişti".Oni ale neměli možnost volby, protože je jejich vlastní občané naprosto přemohli.
Ancak artık ellerinde bu seçenek yoktu. Çünkü kendi vatandaşları çoktan "atı alıp Üsküdarı geçmişti".Toda te možnosti tokrat ni bilo več, saj so jih lastni državljani prehiteli.
Ancak artık ellerinde bu seçenek yoktu. Çünkü kendi vatandaşları çoktan "atı alıp Üsküdarı geçmişti".Αλλά δεν είχαν την επιλογή, γιατί τους πρόλαβαν οι ίδιοι οι πολίτες τους.
Ancak artık ellerinde bu seçenek yoktu. Çünkü kendi vatandaşları çoktan "atı alıp Üsküdarı geçmişti".Но другого выбора у них не было, граждане обошли их на повороте.