Ah,Ha Ni yemek paketi mi yapıyor? O yumuşak elleriyle nasıl böyle bir şey hazırlayabilir ki??או, האני עושה ארוחות ארוזות
Ahtapot ellerimden ayrıldı ve çok acayip bir şey yaptı.A polip kiszabadult a kezeimből és hihetetlen dolgot művelt.
Ahtapot ellerimden ayrıldı ve çok acayip bir şey yaptı.Caracatiţa mi-a dat drumul la mână şi apoi a făcut lucrul cel mai afurisit.
Ahtapot ellerimden ayrıldı ve çok acayip bir şey yaptı.Chú bạch tuộc làm một điều tồi tệ nhất khi đã rời khỏi tay tôi
Ahtapot ellerimden ayrıldı ve çok acayip bir şey yaptı.De octopus verliet mijn handen en deed iets ongelofelijks.
Ahtapot ellerimden ayrıldı ve çok acayip bir şey yaptı.Der Oktopus verließ meine Hände und tat etwas sehr eigenartiges.
Ahtapot ellerimden ayrıldı ve çok acayip bir şey yaptı.El pulpo dejó mis manos y luego hizo la maldita cosa.
Ahtapot ellerimden ayrıldı ve çok acayip bir şey yaptı.Gurita itu meninggalkan tangan saya dan berbuat sesuatu yang, sumpah, paling hebat
Ahtapot ellerimden ayrıldı ve çok acayip bir şey yaptı.Il polpo mi ha lasciato la mano e ha fatto questa maledettissima cosa.
Ahtapot ellerimden ayrıldı ve çok acayip bir şey yaptı.문어는 제 손을 떠나, 괘씸하게도
Ahtapot ellerimden ayrıldı ve çok acayip bir şey yaptı.La pieuvre quitta mes mains et fit ensuite le truc le plus sacrément bizarre.
Ahtapot ellerimden ayrıldı ve çok acayip bir şey yaptı.Ośmiornica zeszła z mojej ręki, a potem zrobiła coś niesamowitego.
Ahtapot ellerimden ayrıldı ve çok acayip bir şey yaptı.Se lähti käsistäni, mutta teki kavalan tempun ja laskeutui pohjakivikkoon
Ahtapot ellerimden ayrıldı ve çok acayip bir şey yaptı.Октоподът излезе от ръцете ми, а после направи най-проклетото нещо.
Ahtapot ellerimden ayrıldı ve çok acayip bir şey yaptı.והתמנון עזב את הידיים שלי ואז עשה את הדבר המופלא ביותר
Ahtapot ellerimden ayrıldı ve çok acayip bir şey yaptı.الأخطبوط ترك يدي ثم قام بشئ لم أتعجب منه
Ahtapot ellerimden ayrıldı ve çok acayip bir şey yaptı.海底の小石の上に着地した次の瞬間
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.A családját kirakták a bérelt lakásból, és a szociális rendszer azzal fenyegette, hogy elveszik a gyerekeit.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.Expulsaron a su familia de su hogar y Bienestar Social amenazaba con quitarle a sus hijos.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.Familia lui a fost dată afară din apartament, iar sistemul de asistență socială amenința să-i ia copiii.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.Gia đình anh bị đuổi khỏi căn hộ, và Hệ thống phúc lợi xã hội đang đe doạ giành quyền nuôi dưỡng các đứa trẻ.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.Han familie blev sparket ud af deres lejlighed, og velfærdssystemet truede med at tage hans børn fra ham.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.Jego rodzinę wyrzucono z mieszkania, a system opieki społecznej groził odebraniem dzieci.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.그의 가족은 아파트에서 쫓겨나고, 복지국에서는 아이들을 부모로부터 떼어내려고 위협했습니다.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.Rodinu vykopli z ich bytu, a úrady sa im vyhrážali, že mu zoberú jeho deti.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.Rodinu vykopli z jejich bytu a úřad na ochranu dětí vyhrožoval odebráním jejich dětí.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.Sa famille a été expulsée de leur appartement, et l'assistance sociale menaçait de prendre ses enfants.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.Seine Familie wurde aus ihrer Wohnung geworfen und das Sozialsystem drohte damit, die Kinder wegzunehmen.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.Zijn familie werd uit hun appartement gezet, en de jeugdzorg dreigde met het weghalen van de kinderen.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.Έδιωξαν την οικογένειά του από το διαμέρισμά τους, και το σύστημα πρόνοιας απειλούσε να του πάρει τα παιδιά.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.Семейството му било изгонено от апартамента им и системата за социална защита заплашвала да отнеме децата му.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.Семью выселили из квартиры, и система социального обеспечения грозилась отнять у него детей.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.ומכדי שיוכל לדאוג למשפחתו. לכן הוא החל למכור מריחואנה. הוא נעצר בפשיטת סמים של המשטרה.
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.وتم طرد عائلته من شقتهم وكان نظام الرعاية الاجتماعية يهدد بأخذ اطفاله
Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.福祉行政は子を親から 引き離そうとしました 一般的な手続きに基づけば
Akılsız ellerini kavuşturup kendi kendini yer.A bolond egybekapcsolja a kezeit, és megemészti a maga testét.
Akılsız ellerini kavuşturup kendi kendini yer.Bedak sklepa roke in jé svoje lastno meso.
Akılsız ellerini kavuşturup kendi kendini yer.Blázen skládá ruce své, a jí maso své, říkaje:
Akılsız ellerini kavuşturup kendi kendini yer.Blázon zakladá svoje ruky a jie svoje mäso.
Akılsız ellerini kavuşturup kendi kendini yer.Dåren lægger Hænderne i Skødet og æder sig selv op
Akılsız ellerini kavuşturup kendi kendini yer.Dåren lägger händerna i kors och tär så sitt eget kött.
Akılsız ellerini kavuşturup kendi kendini yer.Dåren legger hendene i fanget og tærer på sitt eget kjøtt.
Akılsız ellerini kavuşturup kendi kendini yer.De dwaas weigert te werken en verhongert daardoor bijna.
Akılsız ellerini kavuşturup kendi kendini yer.Ein Narr schlägt die Finger ineinander und verzehrt sich selbst.
Akılsız ellerini kavuşturup kendi kendini yer.El necio se cruza de brazos y come su misma carne
Akılsız ellerini kavuşturup kendi kendini yer.Głupi składa ręce swe, a je ciało swoje.
Akılsız ellerini kavuşturup kendi kendini yer.Kẻ ngu muội khoanh tay, ăn lấy thịt mình.
Akılsız ellerini kavuşturup kendi kendini yer.Kẻ ngu_muội khoanh_tay , ăn lấy thịt mình .
Akılsız ellerini kavuşturup kendi kendini yer.우매자는 손을 거두고 자기 살을 먹느니라
Akılsız ellerini kavuşturup kendi kendini yer.Konon, hanya orang bodoh saja yang duduk berpangku tangan dan membiarkan dirinya mati kelaparan
Akılsız ellerini kavuşturup kendi kendini yer.L`insensé se croise les mains, et mange sa propre chair.
Akılsız ellerini kavuşturup kendi kendini yer.Lo stolto incrocia le braccia e divora la sua carne
Akılsız ellerini kavuşturup kendi kendini yer.Nebunul îşi încrucişează mînile, şi îşi mănîncă însăş carnea lui.
Akılsız ellerini kavuşturup kendi kendini yer.O tolo cruza as mãos, e come a sua; própria carne.
Akılsız ellerini kavuşturup kendi kendini yer.Sekin on turhuutta ja tuulen tavoittelua. Tyhmä panee kädet ristiin ja kalvaa omaa lihaansa.
Akılsız ellerini kavuşturup kendi kendini yer.Ο αφρων περιπλεκει τας χειρας αυτου και τρωγει την εαυτου σαρκα.
Akılsız ellerini kavuşturup kendi kendini yer.Безумният сгъва ръцете си И яде своята си плът,
Akılsız ellerini kavuşturup kendi kendini yer.Глупый сидит , сложив свои руки, и съедает плоть свою.
Akılsız ellerini kavuşturup kendi kendini yer.הכסיל חבק את ידיו ואכל את בשרו׃
Akılsız ellerini kavuşturup kendi kendini yer.الكسلان ياكل لحمه وهو طاو يديه.