Adımım yoldan saptıysa, Yüreğim gözümü izlediyse, Ellerim pisliğe bulaştıysa,Ако се е отклонила ногата ми от пътя, И сърцето ми е последвало очите ми, И ако е залепило петно на ръцете ми,
Adımım yoldan saptıysa, Yüreğim gözümü izlediyse, Ellerim pisliğe bulaştıysa,אם תטה אשרי מני הדרך ואחר עיני הלך לבי ובכפי דבק מאום׃
Adımım yoldan saptıysa, Yüreğim gözümü izlediyse, Ellerim pisliğe bulaştıysa,ان حادت خطواتي عن الطريق وذهب قلبي وراء عينيّ او لصق عيب بكفيّ
Adımım yoldan saptıysa, Yüreğim gözümü izlediyse, Ellerim pisliğe bulaştıysa,我 的 腳 步 若 偏 離 正 路 、 我 的 心 若 隨 著 我 的 眼 目 、 若 有 玷 污 粘 在 我 手 上
Adımım yoldan saptıysa, Yüreğim gözümü izlediyse, Ellerim pisliğe bulaştıysa,我的腳步 若 偏 離 正路 、 我的心 若 隨 著 我 的 眼目 、 若 有 玷污 粘在 我 手上
Adını içine ve o sadece damla olmuştu o eller 'diye işareti olarak gidiyor çıktı nedenidirفي اسمه وأنه مجرد حدث لإسقاط هو 'يد يسبب انه من علامة كما يجري
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.A-đô-ni-Bê-xéc chạy trốn , nhưng chúng đuổi theo , bắt được người , chặt ngón_cái của tay và chơn .
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.A-đô-ni-Bê-xéc chạy trốn, nhưng chúng đuổi theo, bắt được người, chặt ngón cái của tay và chơn.
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.Adonibezec huyó, pero lo persiguieron, lo capturaron y le cortaron los pulgares de sus manos y de sus pies
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.Adoni-Bezek fuggì, ma essi lo inseguirono, lo catturarono e gli amputarono i pollici delle mani e dei piedi
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.Adonibezek pa zbeži, in zasledujoč ga primejo in mu odsekajo palce na rokah in nogah.
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.A keď utekal Adoni-bezek, honili ho a dochytiac ho poutínali mu palce na jeho rukách i na jeho nohách.
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.És megfutamodott Adonibézek, de ûzõbe vevék, és elfogván õt, elvágták kezeinek és lábainak hüvelykújjait.
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.Ia lari, tetapi mereka mengejar dan menangkap dia lalu memotong ibu jari tangan dan kakinya
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.I uciekał Adonibezek, którego oni gonili; a pojmawszy go, poucinali palce wielkie u rąk jego, i u nóg jego.
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.Když pak utíkal Adonibezek, honili ho, a chytivše jej, zutínali mu palce u rukou i noh.
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.아도니 베섹이 도망하는지라 그를 쫓아가서 잡아 그 수족의 엄지가락을 끊으매
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.men Adoni-Besek flyktet, og de forfulgte ham og grep ham og avhugg hans tommelfingrer og tommeltær.
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.Och Adoni-Besek flydde, men de förföljde honom och grepo honom och höggo av honom hans tummar och stortår.
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.А Адонивезек побягна; но те го погнаха и хванаха го, и отсякоха палците на ръцете му и на нозете му.
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.וינס אדני בזק וירדפו אחריו ויאחזו אתו ויקצצו את בהנות ידיו ורגליו׃
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.فهرب ادوني بازق. فتبعوه وامسكوه وقطعوا أباهم يديه ورجليه.
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.亞 多 尼 比 色 逃 跑 . 他 們 追 趕 、 拿 住 他 、 砍 斷 他 手 腳 的 大 姆 指
Adoni-Bezek kaçtı, ama peşine düşüp onu yakaladılar; elleriyle ayaklarının başparmaklarını kestiler.亞多 尼 比色 逃跑 . 他 們追趕 、 拿住 他 、 砍斷 他 手腳 的 大 姆指
Ağızlarında Tanrıya yüce övgüler, Ellerinde iki ağızlı kılıçlaBiarlah mereka memuji Allah dengan suara lantang, sambil memegang pedang terasa
Ağızlarında Tanrıya yüce övgüler, Ellerinde iki ağızlı kılıçlaEstejam na sua garganta os altos louvores de Deus, e na sua mão espada de dois gumes,
Ağızlarında Tanrıya yüce övgüler, Ellerinde iki ağızlı kılıçlaExalten a Dios con sus gargantas, y con espada de dos filos en sus manos
Ağızlarında Tanrıya yüce övgüler, Ellerinde iki ağızlı kılıçlaGuds lov skall vara i deras mun och ett tveeggat svärd i deras hand,
Ağızlarında Tanrıya yüce övgüler, Ellerinde iki ağızlı kılıçlaHvala, povišujoča Boga mogočnega, naj jim polni grlo in meč dvorezni naj imajo v roki svoji,
Ağızlarında Tanrıya yüce övgüler, Ellerinde iki ağızlı kılıçlaIhr Mund soll Gott erheben, und sie sollen scharfe Schwerter in ihren Händen haben,
Ağızlarında Tanrıya yüce övgüler, Ellerinde iki ağızlı kılıçlaIn hun mond zijn de lofprijzingen voor God. In hun hand hebben zij een tweesnijdend zwaard.
Ağızlarında Tanrıya yüce övgüler, Ellerinde iki ağızlı kılıçlaIsten-dicsõítés legyen torkukban, kétélû fegyver kezeikben;
Ağızlarında Tanrıya yüce övgüler, Ellerinde iki ağızlı kılıçlaJumalan ylistys on heidän suussansa, ja heidän kädessään kaksiteräinen miekka,
Ağızlarında Tanrıya yüce övgüler, Ellerinde iki ağızlı kılıçla그 입에는 하나님의 존영이요 그 수중에는 두 날 가진 칼이로다
Ağızlarında Tanrıya yüce övgüler, Ellerinde iki ağızlı kılıçlaLaudele lui Dumnezeul să fie în gura lor, şi sabia cu două tăişuri în mîna lor,
Ağızlarında Tanrıya yüce övgüler, Ellerinde iki ağızlı kılıçlaLe lodi di Dio sulla loro bocca e la spada a due tagli nelle loro mani
Ağızlarında Tanrıya yüce övgüler, Ellerinde iki ağızlı kılıçlaLovsang for Gud er i deres munn og et tveegget sverd i deres hånd,
Ağızlarında Tanrıya yüce övgüler, Ellerinde iki ağızlı kılıçlamed Lovsang til Gud i Mund og tveægget Sværd i Hånd
Ağızlarında Tanrıya yüce övgüler, Ellerinde iki ağızlı kılıçlaOslavování Boha silného bude ve rtech jejich, a meč na obě straně ostrý v rukou jejich,
Ağızlarında Tanrıya yüce övgüler, Ellerinde iki ağızlı kılıçlaQue les louanges de Dieu soient dans leur bouche, Et le glaive à deux tranchants dans leur main,
Ağızlarında Tanrıya yüce övgüler, Ellerinde iki ağızlı kılıçlaSự ngợi khen Ðức Chúa Trời ở trong miệng họ, Thanh gươm hai lưỡi bén ở trong tay họ,
Ağızlarında Tanrıya yüce övgüler, Ellerinde iki ağızlı kılıçlaSự ngợi_khen Ðức_Chúa_Trời ở trong miệng họ , Thanh gươm hai lưỡi bén ở trong tay họ ,
Ağızlarında Tanrıya yüce övgüler, Ellerinde iki ağızlı kılıçlaVyvyšovanie silného Boha bude v ich hrdle a meč, ostrý na obe strany, v ich ruke,
Ağızlarında Tanrıya yüce övgüler, Ellerinde iki ağızlı kılıçlaWysławiania Boże będą w ustach ich, a miecz na obie strony ostry w rękach ich,
Ağızlarında Tanrıya yüce övgüler, Ellerinde iki ağızlı kılıçlaΑι εξυμνησεις του Θεου θελουσιν εισθαι εν τω λαρυγγι αυτων, και ρομφαια διστομος εν τη χειρι αυτων
Ağızlarında Tanrıya yüce övgüler, Ellerinde iki ağızlı kılıçlaДа будут славословия Богу в устах их, и меч обоюдоострый в руке их,
Ağızlarında Tanrıya yüce övgüler, Ellerinde iki ağızlı kılıçlaСлавословия към Бога ще бъдат в устата им. И меч остър от двете страни на ръката им,
Ağızlarında Tanrıya yüce övgüler, Ellerinde iki ağızlı kılıçlaרוממות אל בגרונם וחרב פיפיות בידם׃
Ağızlarında Tanrıya yüce övgüler, Ellerinde iki ağızlı kılıçlaتنويهات الله في افواههم وسيف ذو حدين في يدهم.
Ağızlarında Tanrıya yüce övgüler, Ellerinde iki ağızlı kılıçla願 他 們 口 中 稱 讚 神 為 高 、 手 裡 有 兩 刃 的 刀
Ağızlarında Tanrıya yüce övgüler, Ellerinde iki ağızlı kılıçla願 他 們口中 稱讚 神 為高 、 手裡有兩刃 的 刀
Ağzınla kulun babam Davuta verdiğin sözü bugün ellerinle yerine getirdin.Engkau telah menepati janji-Mu kepada ayahku Daud. Apa yang Kaujanjikan itu sudah Kaulaksanakan hari ini
Ağzınla kulun babam Davuta verdiğin sözü bugün ellerinle yerine getirdin.주께서 주의 종 내 아비 다윗에게 허하신 말씀을 지키시되 주의 입으로 말씀하신 것을 손으로 이루심이 오늘날과 같으니이다
Ağzınla kulun babam Davuta verdiğin sözü bugün ellerinle yerine getirdin.주께서 주의 종 내 아비 다윗에게 허하신 말씀을 지키사 주의 입으로 말씀하신 것을 손으로 이루심이 오늘날과 같으니이다
Ağzınla kulun babam Davuta verdiğin sözü bugün ellerinle yerine getirdin.U bent Uw belofte aan mijn vader David nagekomen, zoals vandaag blijkt.
Ağzınla kulun babam Davuta verdiğin sözü bugün ellerinle yerine getirdin.אשר שמרת לעבדך דוד אבי את אשר דברת לו ותדבר בפיך ובידך מלאת כיום הזה׃
Ağzınla kulun babam Davuta verdiğin sözü bugün ellerinle yerine getirdin.אשר שמרת לעבדך דויד אבי את אשר דברת לו ותדבר בפיך ובידך מלאת כיום הזה׃
Ağzınla kulun babam Davuta verdiğin sözü bugün ellerinle yerine getirdin.الذي قد حفظت لعبدك داود ابي ما كلمته به فتكلمت بفمك واكملت بيدك كهذا اليوم.
Ağzınla kulun babam Davuta verdiğin sözü bugün ellerinle yerine getirdin.向 你 僕 人 我 父 大 衛 所 應 許 的 話 、 現 在 應 驗 了 . 你 親 口 應 許 、 親 手 成 就 、 正 如 今 日 一 樣
Ağzınla kulun babam Davuta verdiğin sözü bugün ellerinle yerine getirdin.向 你 僕人 我 父 大衛所 應許 的話 、 現 在 應驗 了 . 你 親口應許 、 親手 成就 、 正 如 今日 一 樣