06:30 ve ellerin sessizce gidiyordu.Foi seis e meia, e as mãos estavam indo calmamente diante.
06:30 ve ellerin sessizce gidiyordu.Fue seis y media, y las manos se iban tranquilamente en.
06:30 ve ellerin sessizce gidiyordu.Het was half zes, en de handen waren rustig aan de hand.
06:30 ve ellerin sessizce gidiyordu.Il était six heures et demie, et les mains allaient tranquillement sur.
06:30 ve ellerin sessizce gidiyordu.Itu setengah tujuh, dan tangan akan pergi dengan tenang di.
06:30 ve ellerin sessizce gidiyordu.Klokken var halv seks, og hænderne skulle stille på.
06:30 ve ellerin sessizce gidiyordu.Se oli puoli seitsemän, ja kädet olivat menossa hiljaa.
06:30 ve ellerin sessizce gidiyordu.To bolo 06:30, a ruky šli pokojne ďalej.
06:30 ve ellerin sessizce gidiyordu.To bylo 06:30, a ruce šli klidně dál.
06:30 ve ellerin sessizce gidiyordu.Ήταν 6:30, και τα χέρια πήγαιναν ήσυχα.
06:30 ve ellerin sessizce gidiyordu.Було пів на сьому, і руки йшли тихо.
06:30 ve ellerin sessizce gidiyordu.Было половина седьмого, и руки шли тихо.
06:30 ve ellerin sessizce gidiyordu.Тя е 06:30, а ръцете ще тихо.
06:30 ve ellerin sessizce gidiyordu.זה היה שש וחצי, והידיים היו הולכים בשקט.
06:30 ve ellerin sessizce gidiyordu.كان نصف الستة الماضية ، وكانوا في طريقهم بهدوء أيدي جرا.
06:30 ve ellerin sessizce gidiyordu.それはすでに、半分の時間を過ぎてからほぼ4分の1だった。
10. Dağ Bölüğü'ne ihtiyacımız var. Ellerinde kim varsa.Czekaj...
10. Dağ Bölüğü'ne ihtiyacımız var. Ellerinde kim varsa.Zunaj bom, srečno.
10. Dağ Bölüğü'ne ihtiyacımız var. Ellerinde kim varsa.אנחנו זקוקים לדיוויזית .ההרים ה-10. לכל מה שיש להם
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.저는 눈이 가려지고, 수갑이 채워진 채로 억류되었던 12일 동안
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Am fost reținut timp de 12 zile, legat la ochi, încătușat.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Bol som zadržaný na 12 dní, so zaviazanými očami, spútaný.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Estuve 12 días detenido, con los ojos vendados, esposado.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Fiquei detido durante 12 dias, algemado e de olhos vendados.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Ik werd 12 dagen vastgehouden, geblinddoekt, met handboeien om.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Il m'ont détenu pendant 12 jours, les yeux bandés, menotté.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.I wurde 12 Tage festgehalten, mit verbundenen Augen, in Handschellen.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Jag kvarhölls i 12 dagar, med förbundna ögon och handbojor.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Przetrzymywano mnie przez 12 dni, byłem skuty, miałem opaskę na oczach.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Saya ditahan selama 12 hari, mata tertutup, diborgol.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Sono rimasto in carcere 12 giorni, bendato e ammanettato.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Tizenkét napig tartottak fogva, megbilincselve, a szemem bekötve.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Tôi đã bị giam trong 12 ngày, bị bịt mắt, còng tay.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Κρατήθηκα για 12 μέρες, μάτια καλυμένα, με χειροπέδες.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Бях задържан за 12 дни, със завързани очи, с белезници.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.Я провел 12 дней с завязанными глазами и в наручниках.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.הייתי במעצר במשך 12 יום, עם כיסוי על העיניים ואזיקים על הידיים.
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.كنت معتقلا لمدة 12 يوما كنت طوالها مغمم العينين ومكبل اليدين
12 gün gözlerim bağlı, ellerim kelepçeli gözaltında tutuldum.目隠しと手錠をはめられ 拘束されました その間 何も聞こえず 何も知らず
16 yaşında. Avcılık ve balıkçılıkla ilgileniyor elleriyle çalışmaktan ve açık havada olmaktan hoşlanıyor.16살이고요, 사냥과 낚시, 야외 활동,
16 yaşında. Avcılık ve balıkçılıkla ilgileniyor elleriyle çalışmaktan ve açık havada olmaktan hoşlanıyor.16 tuổi, thích săn bắn câu cá và các hoạt động ngoài trời và bất cứ việc gì liên quan đến đôi bàn tay.
16 yaşında. Avcılık ve balıkçılıkla ilgileniyor elleriyle çalışmaktan ve açık havada olmaktan hoşlanıyor.Are 16 ani, îi place să vâneze şi să pescuiască şi să fie în aer liber şi să facă orice cu mâinile.
16 yaşında. Avcılık ve balıkçılıkla ilgileniyor elleriyle çalışmaktan ve açık havada olmaktan hoşlanıyor.Er ist 16, liebt das Jagen, Fischen und Draußensein und alles, was er mit seinen Händen tun kann.
16 yaşında. Avcılık ve balıkçılıkla ilgileniyor elleriyle çalışmaktan ve açık havada olmaktan hoşlanıyor.Han är 16 år gammal, älskar jakt och fiske och att vara utomhus och att jobba med sina händer.
16 yaşında. Avcılık ve balıkçılıkla ilgileniyor elleriyle çalışmaktan ve açık havada olmaktan hoşlanıyor.Hij is 16, houdt van jagen, vissen en om buiten te zijn en om van alles te doen met zijn handen.
16 yaşında. Avcılık ve balıkçılıkla ilgileniyor elleriyle çalışmaktan ve açık havada olmaktan hoşlanıyor.Il a 16 ans, il aime la chasse, la pêche et être à l'extérieur et faire ce qu'il veut avec ses mains.
16 yaşında. Avcılık ve balıkçılıkla ilgileniyor elleriyle çalışmaktan ve açık havada olmaktan hoşlanıyor.Ma 16 lat, uwielbia polować, łowić ryby, przebywać na powietrzu i wykonywać zajęcia manualne.
16 yaşında. Avcılık ve balıkçılıkla ilgileniyor elleriyle çalışmaktan ve açık havada olmaktan hoşlanıyor.Má 16, miluje lov a rybolov, byť vonku a prácu s rukami.
16 yaşında. Avcılık ve balıkçılıkla ilgileniyor elleriyle çalışmaktan ve açık havada olmaktan hoşlanıyor.Tem 16 anos, adora caçar, pescar, estar ao ar livre e fazer qualquer coisa que envolva as mãos.
16 yaşında. Avcılık ve balıkçılıkla ilgileniyor elleriyle çalışmaktan ve açık havada olmaktan hoşlanıyor.Tiene 16 años, le encanta cazar, pescar y estar al aire libre y hacer tareas manuales.
16 yaşında. Avcılık ve balıkçılıkla ilgileniyor elleriyle çalışmaktan ve açık havada olmaktan hoşlanıyor.Usianya 16 tahun, menyukai berburu dan memancing dan melakukan banyak hal dengan tangannya.
16 yaşında. Avcılık ve balıkçılıkla ilgileniyor elleriyle çalışmaktan ve açık havada olmaktan hoşlanıyor.Ему 16, он любит охотиться и рыбачить, находится на свежем воздухе и делать что-то своими руками.
16 yaşında. Avcılık ve balıkçılıkla ilgileniyor elleriyle çalışmaktan ve açık havada olmaktan hoşlanıyor.Той е на 16, обича лова и риболова и да бъде сред природата и да прави неща с ръцете си.
16 yaşında. Avcılık ve balıkçılıkla ilgileniyor elleriyle çalışmaktan ve açık havada olmaktan hoşlanıyor.הוא בן 16, ואוהב לצוד, לדוג ולהיות בחוץ.
16 yaşında. Avcılık ve balıkçılıkla ilgileniyor elleriyle çalışmaktan ve açık havada olmaktan hoşlanıyor.انه عمره 16, يحب الصيد و القنص و أن يكون في الخارج
16 yaşında. Avcılık ve balıkçılıkla ilgileniyor elleriyle çalışmaktan ve açık havada olmaktan hoşlanıyor.野外で手を動かしていろいろなことをするのが大好きです
1950'lerde civa anahtarlar ve sessiz düğme kontrolleri ile bu sesi susturmak için ellerinden geleni yaptılar.1950년대에, 그들은 수은 스위치를 이용해서 이 소리를 덮기 위해 최선을 다했습니다.
1950'lerde civa anahtarlar ve sessiz düğme kontrolleri ile bu sesi susturmak için ellerinden geleni yaptılar.In de jaren 1950 deden ze hun best dit geluid te dempen met kwikschakelaars, en stille knopbesturingen.
1950'lerde civa anahtarlar ve sessiz düğme kontrolleri ile bu sesi susturmak için ellerinden geleni yaptılar.През 50-те години опитали всичко възможно, за да заглушат този звук с живачни ключове и копчета за безшумност.
1950'lerde civa anahtarlar ve sessiz düğme kontrolleri ile bu sesi susturmak için ellerinden geleni yaptılar.בשנות החמישים הם ניסו כמיטב יכולתם לעמעם את הצליל עם מתג מכספית,