Ana içeriğe geç
Sözlük

eller ile cümle

eller kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Özellikle kış aylarında daha sağlıklı beslenmeli ve ellerimizi sürekli yıkamalıyız.Ani počas zimných mesiacov voda nezamŕzala a neustále sa z nej parilo.
Moğollar Humuş'u ellerine geçirdiler.Hugenoti sa museli odzbrojiť.
Aynı hafta sonunun sonunda sinemalar ellerindeki tüm biletleri satmaya başlamıştı.Cez víkendy otvorila všetky svoje predajne.
Bu toprakta oynayan ve ellerini ağzına götüren küçük çocuklar da kolayca enfekte olabilir.Majhni otroci se na taki zemlji igrajo in se zlahka okužijo, ko segajo z rokami v usta.
Koruyucu eldivenler ellerdeki yaralanmaları önler.Primarna funkcija teh rokavic pa je zaščita pred poškodbo.
Yiyecekler doğru şekilde pişirilerek ve yemekten önce eller yıkanılarak hastalıktan korunulur.Okužba se preprečuje s pravilno kuho hrane in z umivanjem rok pred kuhanjem.
Zafer kesindi, ve muharebe sonra ellerinde tuttukları birkaç kale dışında yerel direniş çok sınırlı kaldı.Njuna zmaga je bila prepričljiva in po bitki se jima je upiralo samo še nekaj trdnjav.
Çocuklar sırayla ellerindeki çomakları atarak çubukları devirmeeye çalışırlar.Fantje ob razbijanju soda zbirajo točke.
Osman, elleri sürekli tütün dizer gibi hareketler yapmakta, hep tütünü sayıklamaktadır.Pri uporabi se v stiku s stalno vlago uplinijo in delujejo kot fumiganti.
İkinci Dünya Savaşı ellerini filmdeki aileye her iki cepheden birden uzatır.Druga svetovna vojna razdeli družini vsako na svojo stran.
Meryem, Yahya ve diğer figürler, elleriyle insanlık adına dua ederken Mesih'e doğru bakmaktadırlar.Marija in Janez ter druge figure so prikazani obrnjeni proti Kristusu z rokami, ki v molitvi za človeštvo.
Edward ve diğer Cullenlar Bella'yı korumak için ellerinden geleni yaparlar.Zato Cullenovi pomagajo Edwardu zaščititi Bello.
Bu kitabe bölgeyi ellerinde bulunduran Selçukluların hoşgörülü yönetiminin varlığını kanıtlamaktadır.Ta napis dokazuje obstoj strpne uprave Seldžukov, ki so zasedali regijo.
Özellikle kış aylarında daha sağlıklı beslenmeli ve ellerimizi sürekli yıkamalıyız.Pozimi naj bo zmerno vlažna, torej jo občasno zalijmo in odvečno vodo odlijemo.
En çok konuşulan gösterisi çıplak elleriyle boğaları öldürmesiydi.Najbolj marljivi so jih kar s krampi razkopavali.
Aynı hafta sanatçının ellerinin bronz dökümü Wembley Arena'nın "Ün Meydanı"na eklendi.Še v istem tednu so na »kvadratu slavnih« v areni Wembley razstavili bronast odtis njenih rok.
Diğer korunma önlemleri arasında ellerin yıkanması ve yemeğin düzgün pişirilmesi sayılabilir.Preden začnemo pripravljati hrano, si dobro umijmo roke.
Fakat Kraliçe Elizabeth'in babası (VII. Henry) yetkilerini ellerinden alıncaya dek.Češki kralj se je pod vplivom žene, Albertove sestre, umaknil iz zveze.
Dördüncü seride yaklaşık 30 adet ellerinde parşömen tutan peygamber tasvir edilmiştir.Na seznamu darovanj je omenjenih približno štirideset bogov.
Mısır'ın kontrolü artık Sezar'ın ellerindeydi.Legija se je udeležila tudi Cezarjevega osvajanja Egipta.
Bütün oyuncular ellerindeki puan değeri olan kartları ve alabilecekleri elleri hesaplar.Ostali preštejejo vrednost kart, ki so jim ostale v rokah.
Genelde ellerde yer alan en uzun parmaktır.Paprastai fotografuoja tas, kas turi ilgiausias rankas.
Bu toprakta oynayan ve ellerini ağzına götüren küçük çocuklar da kolayca enfekte olabilir.Vaikai žaisdami ant tokios dirvos ir kišdami rankas į burną taip pat lengvai užsikrečia.
Hepsinin elleri bağlıdır.Renkama visais abiejų rankų pirštais.
Özellikle kış aylarında daha sağlıklı beslenmeli ve ellerimizi sürekli yıkamalıyız.Jie vykdavo vieną kartą metuose, paprastai žiemos mėnesiais, kad ilgiau išsilaikytų skrodžiami kūnai.
Bu cihazı ellerine uygun şekle getirdi.Šis prietaisas veikė rankiniu būdu.
Küçükler büyüklerin ellerini öper, alınlarına koyarak saygılarını gösterilir.Kiti nuleidžia savo akis, kad parodytų pagarbą.
783’te Pippin öldüğünde imparatorluğu oğulları Karl ve Carloman’ın ellerine bıraktı.768 m. mirus Pipinui, imperiją pasidalino jo sūnūs Karlomanas ir Karolis.
Kulübeye varan kız, ninesinin kocaman kulakları, gözleri, elleri ve ağzı olduğunu fark eder.Lėlės įgavo judančias akis, antakius, akių vokus, burnas ir rankas.
Romalılar bu bölgeyi 694 yıl boyunca ellerinde tutmuşlardır.Romėnai valdė Egiptą apie 600 metų.
'İsimlerine göre' ne demek? - harfler: Elleriyle bir harf yaparlar böyle muzaffer olurlardı.Mamai; Prisiminimas. – Ant tavo rankų supasi gerumas.
Yiyecekler doğru şekilde pişirilerek ve yemekten önce eller yıkanılarak hastalıktan korunulur.Profilaktika užtikrinama tinkamai verdant maistą ir plaunant rankas prieš pradedant ruošti maistą.
Tüm aile ve Fabio Elena'ya yardımcı olmak için ellerinden geleni yapmaktadırlar.Ypač daug pastangų ir jautrumo visomis išgalėmis padėti B. Gajauskui bei jo šeimai rodė K. Jokubynas.
Peyniri yiyenler, yerken larvaların zıplamasını önlemek için ellerini sandviçlerinin üzerinde tutarlar.Todėl valgytojas, valgantis sūrį turi laikyti virš jo ranką.
Mısır'ın kontrolü artık Sezar'ın ellerindeydi.Nubija tapo Egipto provincija, čia rezidavo Egipto vicekaraliai.
1998 yılına gelindiğinde, işletmelerin %80'inden fazlası özel ellerdeydi.Skirtingai nuo kitų socialistinių šalių Lenkijoje jau 1988 m. privačiose rankose buvo apie 20 proc. įmonių.
Tom kendi ellerine baktı.Tomas žiūrėjo į savo rankas.
16 Ekim 1793 sabahı, bir gardiyan saçlarını kesmek ve ellerini arkadan bağlamak için geldi.16. oktoobril 1793 lõikas valvur maha Marie juuksed ning sidus ta käed selja taha.
Enfeksiyondan korunmak için başlıca yöntem elleri yıkamaktır.Tähtsaim abinõu haigestumise ennetamiseks on käte pesemine seebiga.
Yiyeceklerini ağızlarına götürmek için ellerini kullanırlar.Nad võivad kasutada oma esikäppasid, et toitu suhu panna.
Oturan heykeller ellerini dizlerinin üstüne koymalıydı.Kuju käed on asetatud põlvitavatele jalgadele.
Ellerinde bulunan silah ve cephane teslim edilmeli.Relvad ja laskemoon olid hangitud seaduslikult.
Yüzünün yarısı ve elleri tam olarak gelişmemiştir.Nägusid ta ei näita, aga käed ja kehad on hästi välja toodud.
Yabancılar yönetimi ellerine aldılar.Nende juhtimine läks tööliste kätte.
Çok geçmeden sahil bölgelerini ellerine geçirdiler.Kuid peagi saavutasid nende väed rannaaladel kontrolli.
Ellerim kelepçeli.Lõikusin oma randmeid.
Heino Eller’in kompozisyon öğrencisi oldu.Tema kursuse juhendajaks oli professor Heino Eller.
Eller hareket etmemelidir.Järelikult nool ei liigugi.
Ellerin birleşmesi sonsuzluk sembolünü çağrıştırır.Sõõr ümber õie sümboliseerib igavest liikumist.
Pratisyenler çıplak elleri, ayak, diz, dirsek ve alınlarını kullanırlar.Uisutajad kasutavad spetsiaalseid uiske, kindaid, kiivrit ning põlvekaitseid.
Sadece olduğu yerde göz kamaştırıcı ışığın altında oturur ve ellerine bakar.Ta vaatab üksi ennast valguses, mis teda ümbritseb.
06:30 ve ellerin sessizce gidiyordu.그것은 6시 반이었고, 손이에서 조용히 진행되었습니다.
06:30 ve ellerin sessizce gidiyordu.A fost şase şi jumătate, şi mâinile erau merge în linişte pe.
06:30 ve ellerin sessizce gidiyordu.Bilo je 06:30, in roke so bile tiho dogaja.
06:30 ve ellerin sessizce gidiyordu.Było 06:30, a ręce szli spokojnie dalej.
06:30 ve ellerin sessizce gidiyordu.Det var halv sex, och händerna gick tyst på.
06:30 ve ellerin sessizce gidiyordu.Đó là 06:30, và những bàn tay đưa đi lặng lẽ trên.
06:30 ve ellerin sessizce gidiyordu.Era 06:30, e le mani andavano tranquillamente su.
06:30 ve ellerin sessizce gidiyordu.Es war halb sieben, und die Zeiger gingen ruhig vor sich geht.
06:30 ve ellerin sessizce gidiyordu.Ez volt 6:30, és a keze megy csendben tovább.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
eller ile cümle - Sayfa 40 - eller kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App