Onları sınıra kadar takip ettikten sonra, asayı zorla ellerinden alır.Jakmile se jejich roty ocitnou v pasti, je posila daleko.
Zaman geçti hayatının sorumluluğunu kendi ellerine alır ve kontrolün kendi elinde olduğunu fark eder.Přichází čas, kdy vlastní obraz tvůj tě zaškrtí.
Tom ellerinde küçük bir kutu tutuyordu.Tom držel v rukou krabičku.
11 kitabını John Holbrook Vance, 3 kitabını ise Ellery Queen adlarıyla yayımladı.Vance a publicat 11 romane polițiste ca John Vance Holbrook și 3 sub pseudonimul Ellery Queen.
Ekibi ise onu kurtarmak için ellerinden geleni yapacaklardır.Doctorii făceau tot ce puteau ca să-l salveze.
Ellerin'den 500 Volt Elektrik Atar.Flandra dă gratuit 500 kWh de electricitate Valoniei.
Maçtan sonra ikisi birbirine saygı gösterdi ve elleriyle "Too Sweet" işaretini yaptılar.După meci, ambi s-au salutat în semn de respect cu un «Too Sweet».
Konuşma, yani bahis turları bittiğinde; oyunda kalan tüm oyuncular ellerini açarlar.Nu există nici o salvare; jucători repornind când toate celulele lor sunt înghițite.
Hepsinin elleri bağlıdır.Își împreunează mîinile.
Fakat tam bu sırada kaçakçılar gelr ve onları yakalayıp silahlarını ellerinden alırlar.Securiștii îi imobilizează rapid pe bandiți și le iau grenadele, apoi îi arestează.
Yiyeceklerini ağızlarına götürmek için ellerini kullanırlar.Ei folosesc mustățile lor pentru a localiza hrana.
Ellerini ve yüzünü yıkadı.Yo me lavo las manos (Eu îmi spăl mâinile).
Almanlar ise ellerinden geldiğince kendilerini savundular.Germanii au răspuns cât de bine au putut.
Bazen kaykaycı bu stilde elleri üzerinde amuda kalkmış bir halde kayarken bile görülebilir.În continuare s-ar putea ca păianjenul să sară inapoi continuând să privească mâna.
İşlevi sapı ve elleri korumaktır.Dezvoltarea și mobilitate în mâini.
Toplamda üç İsrail askeri etkisiz hâle getirilerek ellerindeki silahlar denize atıldı.Imediat au năvălit în casă trei soldați, îndreptând puștile spre noi.
Ellerinde bir asa bulunurdu.Însă are un as în mânecă.
Yiyecekler doğru şekilde pişirilerek ve yemekten önce eller yıkanılarak hastalıktan korunulur.Prevenirea infestării constă în gătirea corespunzătoare a hranei și spălarea mâinilor înainte de a găti.
Ellerin yukarıda dışarı çık.Ieși afară cu mâinile ridicate.
Bu evi kendi ellerimle yaptım.Am construit această casă cu propriile mele mâini.
Ellerimi yıkamam gerek.Trebuie să mă spăl pe mâini.
Ellerin serçe parmakları genellikle içe doğru kıvrımlıdır.A kezek képei gyakran negatívok (stencilezve).
Onun ellerinde fizik matematik için tekrar zengin bir ilham ve kavrayış kaynağı oluyor.” diyor.Az ő kezében a matematika ismét a matematikai sugallat és éleslátás gazdag forrása.”
Ancak Alman savaş gemileri, ellerindeki mühimmatın %40'ını harcamıştı.A német cirkálók a csata során a lőszerkészletük mintegy felét ellőtték.
Ellerim kelepçeli.Kenőcs a kézre.
Yalnız yer ve yurtları ellerinden alınmıştır.Földit és társait perbe fogták.
Shepherd onlara bilgilerin ellerinde olup olmadığını sorar.Shephard előbb tudni szeretné, mi van benne.
Ayrıca kafasında, ellerinde ve dizlerinde sayısız yaralar oldu.Ezeken kívül rengeteg seb volt látható a fején, arcán és nyakán.
Eller hareket etmemelidir.Az ízületet nem szabad mozgatni.
Elleri temas ettiği anda, birbirlerinin elinde bir alev oluşur.Fogják egymás kezét, miközben elolvadnak a tűzben.
Yüzünün yarısı ve elleri tam olarak gelişmemiştir.Csak az arc és a kéz jelenik meg realisztikusan.
Çocukların ellerini çabuk tutmaları gerekmektedir.A gyerekek hátratett kézzel szűk körben állnak.
Sonra eller yıkanmalıdır.Van ekkor vaskohója.
Bu noktada, plebler çoktan pek çok magistra makamını ellerinde tutuyorlardı.Ebben az időben a bibinjeiek még a zárai nagybirtokosok jobbágyai voltak.
Ellerinden, ağızından ve kafasından ateş çıkarabilir.Ragadós nyálkát tud kilövellni a szájából és a szemeiből.
Film versiyonundaysa Harry asayı kırmakta ve yanlış ellere geçmemesini amaçlamaktadır.A filmben Harry összetörte a pálcát, hogy senki ne használhassa rossz szándékkal.
Söylediğine göre İmparator onları kendi elleriyle öldürmek istiyordur.Erre ő annyira megharagudott, hogy saját kezével ölte meg.
Daenerys, 163 köleye karşı 163 tane Sahip'i ellerinden çiviletip Meereen yoluna astırır.Meereen tiltakozásképp 163 rabszolgát keresztre feszít az út mentén.
En çok konuşulan gösterisi çıplak elleriyle boğaları öldürmesiydi.Falai között a leghíresebb matadorokat láthatta küzdeni a bikákkal a közönség.
Tunç elleri ve altın kanatları vardır.Egymással szemben álló levelei és szárnyas magvai vannak.
Yiyecekler doğru şekilde pişirilerek ve yemekten önce eller yıkanılarak hastalıktan korunulur.Étkezés előtt kezet kell mosni, és az ételt jól meg kell rágni.
NATO ise ellerindeki verilerin Rus uçağının Türk hava sahasını ihlâl ettiği yönünde olduğunu açıkladı.Hozzátette, hogy sok bizonyíték utal arra, hogy az orosz katonai repülőgép megsértette Törökország légterét.
Kişinin elleri, ayakları, kolları ve bacakları bağlanabilir.Érintheti az arcot, a karokat vagy a lábakat.
Televizyonu almak için ellerinden gelen her şeyi yaparlar ama bir türlü alamazlar.Kárpótlásul kénytelenek venni neki egy új tévét, de maguknak már nem tudnak.
Rus birlikleri İsmail, Akkerman, Bender kalelerini ellerine geçirdiler.A győztes orosz hadsereg ezután elfoglalta Bender, Izmail és Akkerman erődjeit.
Taşı ellerindedir.Kéz a kézben járnak.
Ellerini gizlemek için o zamandan bu yana eldiven giyer.Másik kezéről többször leveszi a kesztyűt, ugyanis azt a harcokra használja.
Tom elleri üstünde yürüyebiliyor.Tom tud kézen járni.
1998 yılına gelindiğinde, işletmelerin %80'inden fazlası özel ellerdeydi.Vuoteen 1998 mennessä yli 80 % yritystoiminnasta oli yksityisomistuksessa.
Ellerinde sadece Küba ve Porto Riko kaldı.Hänen sukujuurensa ovat Kuubasta ja Puerto Ricosta.
Bir daha gitar çalamaması için elleri kırılır.Kuntoutuksesta huolimatta hän ei voi enää soittaa kitaraa.
Taşı ellerindedir.Kiven sylissä.
Kollarını ve ellerini 180 derecelik açıyla döndürebilir.Pää on pyöreä ja voi kääntyä jopa 180°.
Ellerini kullanmakta çok mahirdirler.Käsiä käytetään voimakkaasti.
En çok konuşulan gösterisi çıplak elleriyle boğaları öldürmesiydi.Seremoniallisimpaan tyyliin kuului miehilläkin laahustavat naga-bakamat.
Ne yazık ki ellerini tamamlayamadan önce mucit ölür.Näsinneula ei ehtinyt valmiiksi ennen hänen kuolemaansa.
“Gökler Tanrı’nın görkemini açıklamakta, gökkubbe ellerinin eserini duyurmakta.”Minusta kirjoittaa apostoli: "Minä annan sinulle taivasten valtakunnan avaimet."
Vay ellerinin yazdıklarına!Sovitukset Terveet Kädet.
Evlendiklerinden sonra Jin bir gece eve elleri kanlı olarak döner.Eräänä yönä Jin tulee kotiin yltä päältä jonkun toisen ihmisen veressä.
Will Montgomery, elleri havada dışarı çıkar.Mimì yskii, hänen kätensä ovat kylmät.