Ana içeriğe geç
Sözlük

eller ile cümle

eller kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Dilek dilemek isteyenler elinin başparmağını sütundaki deliğe sokup elleriyle bir daire çizerler.Alla som har hört orden skall lägga händerna på hans huvud, och hela menigheten skall stena honom.
Necibullah'ın elleri kolları bağlı." sözleriyle özetliyordu.Karin Bülow Orrje. ”Ordet är deras vapen”.
Bu yanlış hükme rağmen bütün bir gün Fransız Ordusunu ellerinde tuttular.Under hela natten samlades fler och fler franska trupper mot honom.
Özellikle kış aylarında daha sağlıklı beslenmeli ve ellerimizi sürekli yıkamalıyız.Vattnas regelbundet och de skall helst inte torka ut helt, vintertid torrare.
Kollarını ve ellerini 180 derecelik açıyla döndürebilir.Öronen styrs av sexton muskler och kan vridas 180 grader.
Ellerindeki silahlar Makinalı tüfek, birkaç düzine silah ve molotof kokteyl ile sınırlıydı.Deras beväpning bestod av pistoler, hemmagjorda bomber och molotovcocktails.
Daha sonra ellerden gözlere ya da buruna geçerek hastalığı bulaştırırlar.Virus kan därefter överföras från händerna till ögonen eller näsan där infektionen äger rum.
Diğer canavarlara gelince, saltanatları ellerinden alındı.För andra betydelser, se Lastras de Cuéllar.
1 Sanzatu açışı kuvvetli, yani 15 - 17 puan içeren ellerle yapılır.Om handen är balanserad och innehåller 15-17 hp öppnar man med 1nt.
Amacı altın orduyu canlandırıp, tüm dünyayı insanların ellerinden geri almaktır.Spelets uppgift är att kolonisera hela trädgården och till slut driva människorna ur huset.
Ellerinde sadece Küba ve Porto Riko kaldı.Іспанцям удалося зберегти тут тільки Кубу і Пуерто-Рико.
Oyuncular, elleri ya da ayaklarıyla pas verebilir.Грати можна руками й ногами.
Başı, vücudu, kolları ve elleri bulunuyor.З серцем, ротом і руками.
Mengistu Haile Mariam'ın siyasi muhaliflerini kendi elleriyle öldürdüğü iddia edilmiştir.Сам Менгісту Хайле Маріам нібито вбивав своїх політичних супротивників голими руками.
Ekibi ise onu kurtarmak için ellerinden geleni yapacaklardır.І тепер, команда повинна її врятувати.
Ardından ellerinden tutar.А потім накладає на себе руки.
Elleriyle de sıkı sıkıya sarılıp, "Ne dersem, onu yapacaksın" diyerek, o insanı kölesi yapar.Батько лише махнув рукою і сказав: «Роби, Господи, що хочеш».
Kurbağalama eller için 3 hareketten oluşur.Для лісорубів було збудовано 3 барачні гуртожитки.
Tüm oyuncular sadece ellerinde tabanca ve prototip bir nano giysiyle silahlanmış durumda oyuna başlamaktadır.Усі гравці починають гру озброєні тільки пістолетами й базовим нанокостюмом — «прототипом».
Daha sonra ellerden gözlere ya da buruna geçerek hastalığı bulaştırırlar.Потім віруси можуть переходити з рук на очі або ніс, де і виникає інфекція.
Yalnız yer ve yurtları ellerinden alınmıştır.Вони відібрали в них землю і майно.
Daha sonra hiç kimsenin ya da benim için hiç kimsenin şanssız olacağını hissettim onun ellerine. "Але я щаслива, що зі мною і з моїми сестрами не вийшло по-поганому.»
Cılız boyunun etrafından sayısız zincir ve boncuk sarkar ve elleri kolları bileziklerle yüzüklerle doludur.Із її довгої шиї звисало безліч ланцюжків і намиста, а пальці й руки були всіяні перснями та браслетами.
Hintler yemeklerini genellikle elleriyle yerler.Втім зазвичай давні єгиптяни їли руками.
Yiyeceklerini ağızlarına götürmek için ellerini kullanırlar.Листя руколи використовують в їжу.
Uyurken zevcesi onun ellerini boynuna doğru bağladı.Він відчув, що жіночі руки лягли йому на плечі.
Büyüklerin elleri öpülür.Старшим членам родини обмивають руки.
Elleri ve kolları uzayıp esneyebilir.Він може розтягувати руки і ноги наскільки забажає.
Ellerini gizlemek için o zamandan bu yana eldiven giyer.Працюють у рукавицях, щоб не обпекти рук.
Hepsinin elleri bağlıdır.Волонтери на всі руки.
Yanına gelmekle kalmayıp üzerindeki konan elleri ile temizlemişler.По дорозі вниз її ловлять Руки Допомоги.
Çok geçmeden sahil bölgelerini ellerine geçirdiler.З її допомогою вони швидко дібралися до берегу.
Kendini kendi elleriyle yaptığı ev aletleriyle yapılmış zırhıyla korumaya çalışmaktadır.Тепер захищає свою землю з автоматом у руках.
Yaratıcı ellerde kullanımı oldukça eğlenceli bir alettir.При належному використанні такого скидання — корисний механізм.
Zamanla Lizzie, kendi elleriyle tuttuğu bu kurgusal babaya ısınmaya başlar.Тієї ж ночі Ліззі спалює заповіт батька.
Ellerinin bağını keser ve kafasındaki maskeyi kameraya fırlatır.Вона прив'язує його руки ременями і одягає на голову ведмежий капкан з скриньки.
Tanrı dünyamızda yoksa, öyleyse Tanrı'yı kendi ellerimle yaratacağım.Якщо у цьому світі немає бога, я створю бога власними руками.
Sık sık elleri cebinde yürür.Він часто ходить з рукою у кишені.
Ellerinizi iyice yıkayınДобре помий руки.
Ben ellerimle yemek yerim.Я їм руками.
1973'te "Bana Ellerini Ver/Gözlerin Deniz" 45'liğini ve ilk Long-Playi olan "Modern Oyun Havaları"nı çıkardı.У 1973 році він випустив свою книгу «Подай мені руки / Море очей » 45-ку, та книгу «Сучасні п'єси ».
Bununla birlikte onları affet, ellerini tut.Obraťte tedy svou pozornost na ně a pomáhejte jim svými skutky.
Senden korktukları şeyi bırak ellerine; korktuğun şeyi al onlardan.A ty, jejichž neposlušnosti se obáváte, varujte a vykažte jim místa na spaní a bijte je!
Enfeksiyondan korunmak için başlıca yöntem elleri yıkamaktır.Hlavní metodou prevence proti nakažení je mytí rukou.
Edward ve diğer Cullenlar Bella'yı korumak için ellerinden geleni yaparlar.Edward a ostatní z rodiny Cullenů Bellu ochraňují.
Fakat babasının sağlığı iyileşti ve babası krallık iktidar gücünü tekrar ellerine aldı.Ruce krále, tak byly ruce uzdravitele.
Hepsinin elleri, ele benzer ayakları, ileri bakan gözleri vardır.Mají dlouhé ruce, nohy a převážně hnědé (někdy až světle černé) oči.
Aynı hafta sonunun sonunda sinemalar ellerindeki tüm biletleri satmaya başlamıştı.O víkendech také otevřela všechny své prodejny.
Bantlı Yumruk maçında güreşçilerin ellerine bant veya sargı sarılmaktadır.V druhém případě je nutné, aby soupeři nasadil na žíněnce zámek rukama nebo nohama.
Çocukların ellerini çabuk tutmaları gerekmektedir.To je pokynem pro děti, aby si rychle sedly.
Ellerinin önden bağlanmasını istedi.Ruce se do něj vkládají zepředu.
Ellerinde sadece Küba ve Porto Riko kaldı.V rukou pompeiovců zůstala jenom Afrika a Hispánie.
Genelde ellerde yer alan en uzun parmaktır.Obvykle je z prstů nejdelší.
Bu öncelikle elleri yıkamak ve maske takmak yoluyla başarılabilir.To zahrnuje zejména mytí rukou a nošení obličejových roušek či masek.
Ellerine siyah eldiven takıp, içi aynalı çanta taşırlardı.Na rukách nosili rukavice kote, látkové s plechovými destičkami.
Bunlar dar yüze bükülerek elleri oluşturur.Lidé sklářům nahlédnou pod ruce.
Ayrıca bir kez kitap bulunduktan sonra yanlış ellere düşmemesi için özenle korunması da gerekiyordu.Dokonce musí dopis zničit, aby se nedostal do nepovolaných rukou.
Yeniden Pliskayı ellerine geçirip talan ettiler.Každá drží v rukou opět svůj atribut.
Kollarını ve ellerini 180 derecelik açıyla döndürebilir.Hlava je zaoblená s krátkým čenichem a komba ji může otočit až o 180°.
Yüzük parmağının adı çiftlerin evlendiklerinde yüzüklerini sol ellerinin yüzük parmaklarına takmalarıdır.Zásnubní prsten nosí ženy od zásnub do svatby zpravidla na prsteníčku levé ruky.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod