Ana içeriğe geç
Sözlük

eller ile cümle

eller kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Fransız şarap endüstrisinin yarısı ellerindedir.Puolet tuotetusta samppanjasta nautitaan Ranskassa.
Çocukların ellerini çabuk tutmaları gerekmektedir.Lapset ovat yllättävän näppäriä käsistään.
Dört gün sonra ormanda bir vücut bulundu, elleri ve ayakları yoktu.1906 Saksa – k. ?) oli nainen, jolla ei ollut käsiä eikä jalkoja.
Söylediğine göre İmparator onları kendi elleriyle öldürmek istiyordur.Kertomuksen mukaan keisari lähetti itse maustamansa teen valitulleen.
İnsanların da dahil edildiği diğer beklenmedik durumlar : Ellerini kullanabilen bir omurgalıdır.Engarde näkee muut ihmiset vain asioina, joita voi käyttää hyödyksi.
Büyüklerin elleri öpülür.Patsaat seisovat kädet ojennettuna.
Hiçbir dağıtıcı ellerindeki postanın yarısından fazlasını teslim edememiştir.Viestinviejätkään eivät astuneet laituria pitemmälle.
Fingon'un ordusunda Hithlum Elfleri, Falas Elfleri ve Nargothrond Ellerinin bir kısmı ve insanlar vardı.Troikassa oli muun muassa Demoniten oikea käsi, Thunderonin vasen käsi ja Falkarin jalat.
Ancak her iki tarafında ellerinde esirler bulunmaktaydı.Και οι δύο πλευρές διέθεταν φυλακές αιχμαλώτων.
Daha sonra ellerden gözlere ya da buruna geçerek hastalığı bulaştırırlar.Έπειτα, μεταδίδονται μέσω των χεριών στα μάτια ή τη μύτη, όπου ξεκινά η λοίμωξη.
Eller hareket etmemelidir.Τα χέρια δεν κινούνται.
Yabancılar yönetimi ellerine aldılar.Οι μεγαλοαστοί πήραν στα χέρια τους τη διοίκηση της πόλης.
Bu öncelikle elleri yıkamak ve maske takmak yoluyla başarılabilir.Αυτό περιλαμβάνει κυρίως το πλύσιμο των χεριών και τη χρήση ιατρικών μασκών.
Oyuncular, elleri ya da ayaklarıyla pas verebilir.Οι ουρακοτάγκοι μπορούν να κρατούν αντικείμενα με τα χέρια ή τα πόδια τους.
Moğollar Humuş'u ellerine geçirdiler.Ο φαλαγγίτης τη χειριζόταν με τα δύο χέρια.
Ellerin düzenli olarak yıkanması, nezle virüslerinin bulaşmasını azaltmaktadır.Το συχνό πλύσιμο χεριών μειώνει τη μετάδοση των ιών του κρυολογήματος.
Son iki ele kadar oynanan elleri kimin aldığının hiçbir önemi yoktur.Άγνωστο ποιος από τους δύο τελικά έπαιξε.
Niyetle yüzlerinize ve ellerinize sürün.Μοχθήστε με τις καρδιές και τα χέρια και τις φωνές.
Diğer korunma önlemleri arasında ellerin yıkanması ve yemeğin düzgün pişirilmesi sayılabilir.Άλλα μέσα πρόληψης συμπεριλαμβάνουν το πλύσιμο των χεριών και το σωστά μαγειρεμένο φαγητό.
Bu savaşlar boyunca Osmanlılar Eğriboz başta olmak üzere birçok adaları ellerine geçirdiler.Αμέσως μετά τους σεισμούς πολλοί ήταν εκείνοι που προσπάθησαν να εγκαταλείψουν τα νησιά με κάθε τρόπο.
Luoyang şehrini iki yıl boyunca ellerinde tuttular.Έμεινε στην ομάδα της πόλης του για 2 χρόνια.
Ellerim kelepçeli.Φοράει βραχιόλια στα χέρια.
Ellerini ve yüzünü yıkadı.Γυναίκα που πλένει τα χέρια της.
Klavye özellikle büyüktür, bu da daha büyük elleri olan kişilerin kullanmasını kolaylaştırır.Η ομοταξία τους παρουσιάζει μεγάλη ομοιογένεια, κάτι που διευκολύνει την ταξινόμησή τους.
Yiyeceklerini ağızlarına götürmek için ellerini kullanırlar.Σκοπός τους είναι να διαμορφώνουν την τροφή και να τη μετακινούν στο στόμα.
Mısır'ın kontrolü artık Sezar'ın ellerindeydi.Τελικά, οι δυνάμεις που ο Καίσαρ περίμενε έφτασαν στην Αίγυπτο.
Oyuncular Simlerin kontrollerini ellerine geçirerek etkileşimlerini, ilişkilerini ve aktivitelerini yönetir.Τα παιδιά αναπαριστούν την πραγματικότητα στον εαυτό τους με τη χρήση συμβόλων, λέξεων και χειρονομιών.
Ellerin yukarıya çıkartılması ve başın üzerinden yükseltilmesi ile oluşur.Βγαίνω έξω με τα χέρια ψηλά και πάω κοντά του.
Herhangi bir askeri birlik standardı yoktu, ellerindeki kalan silahları kullanıyorlardı.Δεν έχει όπλα και πολεμούσε με τα χέρια του.
En çok eller, ayaklar ve yüzü etkiler.Εμφανίζονται παραμορφώσεις στα χέρια, τα πόδια και το πρόσωπο.
Niyetle yüzlerinize ve ellerinize sürün.Og hvor I end er, så vend jeres ansigter mod den.
Evlendiklerinden sonra Jin bir gece eve elleri kanlı olarak döner.En nat efter deres ægteskab kommer Jin hjem dækket i en andens blod.
Diğer korunma önlemleri arasında ellerin yıkanması ve yemeğin düzgün pişirilmesi sayılabilir.Andre forebyggende foranstaltninger omfatter hånd vask og korrekt tilberedning af mad.
Ellerim kelepçeli.Hængslede håndjern.
Taşı ellerindedir.Hun har nøglerne i hånden.
Onlar da elleri üzerinde beni sıranın başına geçiriyorlardı.Så har jeg måttet slå ham over fingrene.
Vücut ölçülerine göre elleri büyük ve bacakları çok uzundur.Lemmerne er tynde, hænder og fødder relativt store.
Onun elleri buz kadar soğuktu.Hendes hænder er kolde som is.
Ellerini temiz tut.Hold dine hænder rene.
Ellerini temizle.Vask dine hænder.
Ellerinde sadece Küba ve Porto Riko kaldı.Kun Cuba og Puerto Rico gjenstod.
Senden korktukları şeyi bırak ellerine; korktuğun şeyi al onlardan.Dem, fra hvem dere frykter oppsetsighet, skal dere formane, gå ikke til sengs med dem, og gi dem stryk.
Evlendiklerinden sonra Jin bir gece eve elleri kanlı olarak döner.En kveld etter at de er gift, kommer Jin hjem dekket av noen andres blod.
Ellerin bir tanesi 6 metre uzunluğundadır ve iki elin arasındaki açıklık 24 metredir.Hver hånd er 6 meter i lengde, og avstanden mellom hendene er 24 meter.
Ayrıca İsraillilerin sivilleri vurmamak için ellerinden geleni yaptıklarını da belirtti.De oppfordret også israelerne til å unngå å ramme sivile.
Bandy oyuncuları topa kafayla vuramaz ya da topu elleri veya kollarıyla kontrol edemezler.Ingen av utespillerne kan berøre ballen med hendene, armene eller hodet.
Kendini kendi elleriyle yaptığı ev aletleriyle yapılmış zırhıyla korumaya çalışmaktadır.Familien blir derfor tvunget til å beskytte seg med de våpen som fins i huset.
Elleri ve ayakları büyüktür.Legger og føtter er dekket av fjær.
Babası ona dokunarak, "SesYakup'un sesi, ama eller Esav'ın elleri" dedi.Faren ba om å få kjenne på ham og sa «Det er stemmen til Jakob, men hendene til Esau.»
Bununla birlikte onları affet, ellerini tut.Men, bruk dine evner til å male, men vær flittig flittig flittig».
Aynı hafta sanatçının ellerinin bronz dökümü Wembley Arena'nın "Ün Meydanı"na eklendi.I samme uke ble en bronsestøpning av hennes hender lagt på Wembley Arena.
11 kitabını John Holbrook Vance, 3 kitabını ise Ellery Queen adlarıyla yayımladı.Vance ga også ut elleve kriminalromaner som John Holbrook Vance og tre som Ellery Queen.
Hepsinin elleri, ele benzer ayakları, ileri bakan gözleri vardır.Våpenet er utstyrt med kikkertsikte og vanlige siktemidler (diopter og korn).
Elleriyle kardeşlerini, ağzı ile ise babasını yakalar.Hun klarte da i denne tilstand å fange opp brødrene med hendene sine, og faren med munnen sin.
Yiyeceklerini ağızlarına götürmek için ellerini kullanırlar.De fører maten til munnen med framføttene.
Onlar da elleri üzerinde beni sıranın başına geçiriyorlardı.De holder seg på hendene som er på utsider.
Koruyucu eldivenler ellerdeki yaralanmaları önler.Hanskenes formål var å beskytte knokene.
Bir daha gitar çalamaması için elleri kırılır.Legen hadde fortalt ham at han aldri kom til å kunne spille gitar igjen.
Ellerindeki silahlar Makinalı tüfek, birkaç düzine silah ve molotof kokteyl ile sınırlıydı.De hadde lite ammunisjon og var avhengige av hjemmelagde småbomber og Molotov-cocktails.
Ellerinde kalkan taşımazlardı.Det var ikke tillatt å bruke hendene.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod