Ana içeriğe geç
Sözlük

eller ile cümle

eller kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Hepsinin elleri bağlıdır.Zijn handen zijn vastgebonden.
Palpasyonda ellerin soğuk olmaması önemlidir.In Palù zijn er geen frazione.
Ancak her iki tarafında ellerinde esirler bulunmaktaydı.Naast iedere gevangene zat aan weerszijden een bewaker.
"Kişinin ellerini yıkaması" ifadesi, bir suçta herhangi bir etkisi olan kişinin suçlarına işaret eder.De uitdrukking zijn handen in onschuld wassen betekent dat iemand alle verantwoordelijkheid van zich afwerpt.
Ellerindeki şecerelerine göre, kökleri İslam Peygamberine dayandığından seyit olarak biliniyorlar.Gekleed in een herkenbare tabberd deden zij dienst als boodschapper van hun heer.
Yakalandığı Port Francqui'den Leopoldville'e kadar elleri kelepçeli olarak getirildi.Hij werd gevangengenomen in Port Francqui en geboeid naar Leopoldstad gevlogen.
Diğeri, Rodos kalyonu ve 5 kadırga yanmadılarsa da Rusların ellerine geçtiler.De andere; de Rodos, werd samen met 5 galeien buitgemaakt door de Russen.
Çocukların ellerini çabuk tutmaları gerekmektedir.Een kinderhand is snel gevuld.
Özellikle kış aylarında daha sağlıklı beslenmeli ve ellerimizi sürekli yıkamalıyız.Tijdens de winter leven ze in de warme, voedselarme wateren en teren ze voornamelijk op hun vetreserves.
Böylece Romalılar bu kasabayı ellerine geçirdiler.De Romeinen namen zo de stad in.
Eller ilçesi toplam nüfusu 13.700 kişidir.Meckenbeuren telt 13.007 inwoners.
Futbol kariyerine 1984'te TSV Eller 04'ün altyapısında başladı.Grings' voetbalcarrière begon bij TSV Eller 04.
(Rusya'nın elleri birleşti; Rusya, oğullarıyla gururlu) Yunanistan: Ένα όνειρο μία ομάδα !(Vrienden, Romeinen, landgenoten, leen mij uw oor...)
Kara kuvvetleri ellerinde bulunan tüm M240ları M240B çevirmiştir.Kan uitgerust worden met de krachtigere M240B.
Suriye Eyyubileri Kudüs şehrini hala ellerinde bulundurmaktaydılar.Oost-Jeruzalem bleef in Jordaanse handen.
Yüzük parmağının adı çiftlerin evlendiklerinde yüzüklerini sol ellerinin yüzük parmaklarına takmalarıdır.Het is gebruikelijk de trouwring om de ringvinger van de linkerhand te dragen.
Ellerini kaldır!Handen omhoog!
Ellerimi tamamen kirlettim.Ik heb mijn handen helemaal vuil gemaakt.
Yüzünü ve ellerini yıka.Was je gezicht en je handen.
Ellerini yıkamalısın.Je moet je handen wassen.
Lütfen yemekten önce ellerini yıka.Was alsjeblieft je handen voor het eten.
Bu ellerle cerrah olmalıymışım.Met zulke handen had ik chirurg moeten worden.
O ellerle bana dokunursan, seni parçalarım.Raak me niet aan met die handen of ik maak je kapot.
İnsan ellerini yıkamalı.Men moet zijn handen wassen.
Kaderim sizin ellerinizde.Mijn noodlot ligt in uw handen.
Biz ellerimizi yıkadık.We hebben onze handen gewassen.
Onunla yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin (Teyemmüm edin).Thy i thine to wczesnonowoangielski odpowiednik słów your i yours (twój i twoje).
Bu şarkı sonunda Faust ellerine bakınca ellerinin kana bulanmış olduğunu görür.Na koniec majaczy, że ręce Fausta broczą krwią.
Bandy oyuncuları topa kafayla vuramaz ya da topu elleri veya kollarıyla kontrol edemezler.Zawodnicy mogą kontrolować piłeczkę jedynie blendą – nie mogą używać rąk, ramion ani głowy.
Norman'lar çok geçmeden güney İtalya'yı ve Sicilya'yı ellerine geçirdiler.Władze państwa włoskiego szybko zapomniały o Sycylii i Sycylijczykach.
Ellerin bir tanesi 6 metre uzunluğundadır ve iki elin arasındaki açıklık 24 metredir.Każda z dłoni ma po 6 m długości, a odległość między końcami palców rąk wynosi 24 metry.
Geride kalanların ise her türlü hakları yavaş yavaş ellerinden alınıyordu.Ci, którzy przeżyli stracili automatycznie wszystkie swoje prawa.
Oturan heykeller ellerini dizlerinin üstüne koymalıydı.Spracowane ręce spoczywały na kolanach.
Tunç elleri ve altın kanatları vardır.Posiada skrzydła oraz złoty róg.
Niyetle yüzlerinize ve ellerinize sürün.Przytupują i klaszczą w dłonie.
Ellerim kelepçeli.Jest Rębaczem.
Jack, Sawyer ve Kate iskelede ağızları ile elleri bağlı bir şekilde Diğerleri'nin yanında kalırlar.Podczas gdy Kate i Sawyer mają obok siebie klatki coś między nimi iskrzy.
Genelde ellerde yer alan en uzun parmaktır.Rączka wypada wtedy najczęściej sama.
Herhangi bir askeri birlik standardı yoktu, ellerindeki kalan silahları kullanıyorlardı.Organizacja miała strukturę wojskową, a na jej wyposażeniu znajdowała się broń.
Heino Eller’in kompozisyon öğrencisi oldu.Jednym z jego uczniów był Heino Eller.
Meryem’in boynu, elleri, parmakları, başı ve uzun ve orantısızdır.Maryja ma oczy spuszczone w pokorze, a dłonie złożone do modlitwy.
Çenginin eşlendirdiği oyuncular ellerini yana aça aça oynarlar.Młodszy mężczyzna opowiada coś z przejęciem gestykulując przy tym ręką.
Hiçbir dağıtıcı ellerindeki postanın yarısından fazlasını teslim edememiştir.Żadna z jego ekip nie potrafiła przebrnąć przez półfinał konferencji.
Taşı ellerindedir.W rękach trzyma sieć.
Başı, vücudu, kolları ve elleri bulunuyor.Najpierw głowa, ramiona, potem reszta ciała.
“Gökler Tanrı’nın görkemini açıklamakta, gökkubbe ellerinin eserini duyurmakta.”Oni zobaczą chwałę Pana, wspaniałość naszego Boga.”
'Tüfekli Askerler (Arquebusiers): Ellerinde sabre tüfek bulundururlar.Arkebuzeria (od fr. arquebusier) – jazda uzbrojona w broń palną – arkebuz.
Ancak Lance Cade ve Trevor Murdoch unvanlarını ellerinden aldı.Duo pokonało Lance'a Cade'a i Trevora Murdocha o tytuły tag team.
İşlevi sapı ve elleri korumaktır.Wymaga jednak dobrej koordynacji pracy rąk i nóg.
Ellerini cebimden çek!" diye bağırdı.En man skrek "Ta bort handen från min ficka!
Elleri bileklere kadar yıkadıktan sonra edep yerlerini temizler.Före och efter varje måltid skall händerna tvättas.
Solaklar günlük aktivitelerde özellikle el yazısı ve yazı yazmada sol ellerini kullanırlar.Nadal gör allt annat vardagligt med höger hand, t ex skriver och borstar tänder.
Elleri çekiç gibi güçlüdür ve ateş gücü vardır.De spensliga händerna är böjd som en krok och saknar tumme.
Ziyareti esnasında Şaron; “Tapınak tepesi ellerimizdedir ve ellerimiz de de kalacaktır.Sen sa han: - Jag vill att min fars boskap skall komma och de kom med en gång.
Hintler yemeklerini genellikle elleriyle yerler.Det vanligaste i Indien är att äta med händerna.
Elleri uzun ve ince olur.Deras händer är långa och spensliga.
İsyancılar birçok kasabaları ellerine geçirdiler ve Belgrad'ı kuşattılar.Trolldomsministeriet omringade många av dem, för att sedan skicka dem till Azkaban.
Yiyecekler doğru şekilde pişirilerek ve yemekten önce eller yıkanılarak hastalıktan korunulur.Prevention sker genom att tillaga mat ordentligt och genom handtvätt före matlagning.
Oyunun gerekleri­ne göre eller omuzlara konabilir, kollar gerilebilir, kol kola girilebilir.Man kan till exempel låta den snurra sig över axlarna, runt nacken eller på huvudet.
Ellerinde bulunan silah ve cephane teslim edilmeli.Vapnen och ammunition för vapnen kan man plocka upp i fält.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
eller ile cümle - Sayfa 32 - eller kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App