Ana içeriğe geç
Sözlük

elle ile cümle

elle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Sık sık elleri cebinde yürür.Він часто ходить з рукою у кишені.
Ellerinizi iyice yıkayınДобре помий руки.
Ben ellerimle yemek yerim.Я їм руками.
1973'te "Bana Ellerini Ver/Gözlerin Deniz" 45'liğini ve ilk Long-Playi olan "Modern Oyun Havaları"nı çıkardı.У 1973 році він випустив свою книгу «Подай мені руки / Море очей » 45-ку, та книгу «Сучасні п'єси ».
Bununla birlikte onları affet, ellerini tut.Obraťte tedy svou pozornost na ně a pomáhejte jim svými skutky.
Senden korktukları şeyi bırak ellerine; korktuğun şeyi al onlardan.A ty, jejichž neposlušnosti se obáváte, varujte a vykažte jim místa na spaní a bijte je!
Aktris Ellen Page oyunun senaryosunun 2000 sayfalık olduğunu belirtmektedir.Představitelka Jodie - Ellen Page zmínila, že scénář je více jak 2000 stránek dlouhý.
Enfeksiyondan korunmak için başlıca yöntem elleri yıkamaktır.Hlavní metodou prevence proti nakažení je mytí rukou.
Edward ve diğer Cullenlar Bella'yı korumak için ellerinden geleni yaparlar.Edward a ostatní z rodiny Cullenů Bellu ochraňují.
1909’dan 1916’ya kadar Gilman tek bir elle yazdı ve dergiyi kendi başına düzenledi.Od roku 1909 do roku 1916 Gilman sama psala a editovala svůj vlastní časopis The Forerunner.
Fakat babasının sağlığı iyileşti ve babası krallık iktidar gücünü tekrar ellerine aldı.Ruce krále, tak byly ruce uzdravitele.
Ellen DeGeneres ilk defa bu törende sunuculuk yaptı.Hostitelem udílení byla Ellen DeGeneresová, která tuto příležitost dostala poprvé.
Hepsinin elleri, ele benzer ayakları, ileri bakan gözleri vardır.Mají dlouhé ruce, nohy a převážně hnědé (někdy až světle černé) oči.
Aynı hafta sonunun sonunda sinemalar ellerindeki tüm biletleri satmaya başlamıştı.O víkendech také otevřela všechny své prodejny.
Sue Ellen'a bir aralar şantaj yapmıştı.Je odhodlaný Kurta vydírat.
Bantlı Yumruk maçında güreşçilerin ellerine bant veya sargı sarılmaktadır.V druhém případě je nutné, aby soupeři nasadil na žíněnce zámek rukama nebo nohama.
Çocukların ellerini çabuk tutmaları gerekmektedir.To je pokynem pro děti, aby si rychle sedly.
Yeni yönlendirici eklendiğinde veya değişiklik olduğunda yapılandırmayı yönetici elle yapmalıdır.Protože při rozšiřování nebo úpravě funkčnosti to musíme implementovat nové silo.
O'Sullivan bazen değişken bir biçimde Köprü elle oynayabilir.O'Riordanová zpívá jen občas.
Ellerinin önden bağlanmasını istedi.Ruce se do něj vkládají zepředu.
Araçların üretimi günümüzde halen sürmektedir ve üretim tamamiyle elle yapılmaktadır.Zde se i dnes vyrábí všechny produkty firmy, a to stále ručně.
Ellerinde sadece Küba ve Porto Riko kaldı.V rukou pompeiovců zůstala jenom Afrika a Hispánie.
Genelde ellerde yer alan en uzun parmaktır.Obvykle je z prstů nejdelší.
Cameo olaraksa Ellen DeGeneres'in sesi filmin başında geçmektedır.Řekla Gaga v následném rozhovoru Ellen DeGeneres.
86. Akademi Ödülleri töreni komedyen ve televizyon sunucusu Ellen DeGeneres tarafından ikinci kez sunuldu.Galavečerem již podruhé provázela herečka a moderátorka Ellen DeGeneres.
Bu öncelikle elleri yıkamak ve maske takmak yoluyla başarılabilir.To zahrnuje zejména mytí rukou a nošení obličejových roušek či masek.
Time Doesn't Stand Still - Elle rolünü oynadı.Její ambice ovšem sahaly dál – toužila hrát.
Ellerine siyah eldiven takıp, içi aynalı çanta taşırlardı.Na rukách nosili rukavice kote, látkové s plechovými destičkami.
Bunlar dar yüze bükülerek elleri oluşturur.Lidé sklářům nahlédnou pod ruce.
Ayrıca bir kez kitap bulunduktan sonra yanlış ellere düşmemesi için özenle korunması da gerekiyordu.Dokonce musí dopis zničit, aby se nedostal do nepovolaných rukou.
Evlerde ve lokantalarda da yerel yiyecekler genelde elle yenir.Místní restaurace a hospůdky rovněž nabízejí speciální jídla.
Yeniden Pliskayı ellerine geçirip talan ettiler.Každá drží v rukou opět svůj atribut.
Kollarını ve ellerini 180 derecelik açıyla döndürebilir.Hlava je zaoblená s krátkým čenichem a komba ji může otočit až o 180°.
Yüzük parmağının adı çiftlerin evlendiklerinde yüzüklerini sol ellerinin yüzük parmaklarına takmalarıdır.Zásnubní prsten nosí ženy od zásnub do svatby zpravidla na prsteníčku levé ruky.
Damgalama işlemi makina veya elle yapılmaktadır.Vytváří se ručně nebo strojově.
Erik Wolpaw ve Kim Swift tarafından yaratılmış, Ellen McLain tarafından seslendirilmiştir.Byla vytvořena Erikem Wolpawem a Kim Swiftovou a nadabována americkou operní pěvkyní Ellen McLainovou.
Bu arada ceviz ince biçimde çekilir ve yağını çıkarmak için elle sıkılır.İmam bayıldı se připravuje tak, že se lilek nařízne a nasolí, aby pustil hořkou šťávu.
Onları sınıra kadar takip ettikten sonra, asayı zorla ellerinden alır.Jakmile se jejich roty ocitnou v pasti, je posila daleko.
Zaman geçti hayatının sorumluluğunu kendi ellerine alır ve kontrolün kendi elinde olduğunu fark eder.Přichází čas, kdy vlastní obraz tvůj tě zaškrtí.
Tom ellerinde küçük bir kutu tutuyordu.Tom držel v rukou krabičku.
4 kızları vardı,Linda Rosenwein, Ellen Anderson, Carla Kessler, ve Holly Townes.Au patru fiice, Linda Rosenwein, Ellen Anderson, Carla Kessler și Holly Townes.
Daha sonra elle şekil verilir.Ele vor avea mai târziu o formă stelară.
11 kitabını John Holbrook Vance, 3 kitabını ise Ellery Queen adlarıyla yayımladı.Vance a publicat 11 romane polițiste ca John Vance Holbrook și 3 sub pseudonimul Ellery Queen.
Ekibi ise onu kurtarmak için ellerinden geleni yapacaklardır.Doctorii făceau tot ce puteau ca să-l salveze.
FHM, GQ, Cosmopolitan, Sports Illustrated ve Elle dergileri için modellik yapmıştır.Ea a apărut în revistele: FHM, GQ, Cosmopolitan, Sports Illustrated și Elle.
Ellerin'den 500 Volt Elektrik Atar.Flandra dă gratuit 500 kWh de electricitate Valoniei.
İsterseniz sözleri elle de girebilirsiniz.Poți obține orice dorești doar tastând cuvintele-cheie.
Ellen, Hutter'in Transilvanya'ya gitmek istemesini yine de pek hoş karşılamaz.Ar fi minunat dacă Neagu ar veni la Viborg.
Maçtan sonra ikisi birbirine saygı gösterdi ve elleriyle "Too Sweet" işaretini yaptılar.După meci, ambi s-au salutat în semn de respect cu un «Too Sweet».
Dunne, Ellen Beatriz ve Dominick Dunne'nin oğlu olarak New York'ta doğdu.Dunne s-a născut la New York, ca fiu al lui Ellen Beatriz (născută Griffin) și Dominick Dunne.
21 Şubat 1987), profesyonel düzeyde Ellen Page adıyla bilinen Kanadalı oyuncu.21 februarie 1987), cunoscută ca Ellen Page, este o actriță canadiană.
Konuşma, yani bahis turları bittiğinde; oyunda kalan tüm oyuncular ellerini açarlar.Nu există nici o salvare; jucători repornind când toate celulele lor sunt înghițite.
Hepsinin elleri bağlıdır.Își împreunează mîinile.
Silah kundakları elle hareket ettiriliyordu.Mitralierele au fost cărate pe umeri.
Fakat tam bu sırada kaçakçılar gelr ve onları yakalayıp silahlarını ellerinden alırlar.Securiștii îi imobilizează rapid pe bandiți și le iau grenadele, apoi îi arestează.
Yiyeceklerini ağızlarına götürmek için ellerini kullanırlar.Ei folosesc mustățile lor pentru a localiza hrana.
Ellerini ve yüzünü yıkadı.Yo me lavo las manos (Eu îmi spăl mâinile).
Almanlar ise ellerinden geldiğince kendilerini savundular.Germanii au răspuns cât de bine au putut.
Bazen kaykaycı bu stilde elleri üzerinde amuda kalkmış bir halde kayarken bile görülebilir.În continuare s-ar putea ca păianjenul să sară inapoi continuând să privească mâna.
İşlevi sapı ve elleri korumaktır.Dezvoltarea și mobilitate în mâini.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod