Ana içeriğe geç
Sözlük

elle ile cümle

elle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ellerinde bulunan silah ve cephane teslim edilmeli.Vapnen och ammunition för vapnen kan man plocka upp i fält.
Ay Yüzlü de Ellen'in peşinden üst kata gelir.Det blev en karriärmässig höjdpunkt för Ellen Erup.
Dilek dilemek isteyenler elinin başparmağını sütundaki deliğe sokup elleriyle bir daire çizerler.Alla som har hört orden skall lägga händerna på hans huvud, och hela menigheten skall stena honom.
Necibullah'ın elleri kolları bağlı." sözleriyle özetliyordu.Karin Bülow Orrje. ”Ordet är deras vapen”.
Bu yanlış hükme rağmen bütün bir gün Fransız Ordusunu ellerinde tuttular.Under hela natten samlades fler och fler franska trupper mot honom.
Daha sonra bu mektupları Ellet'tan toplayıp bir araya getirerek, onun evinde bıraktı.Han samlade ihop alla brev han fått av henne och lämnade dem vid hennes hus.
Özellikle kış aylarında daha sağlıklı beslenmeli ve ellerimizi sürekli yıkamalıyız.Vattnas regelbundet och de skall helst inte torka ut helt, vintertid torrare.
Kollarını ve ellerini 180 derecelik açıyla döndürebilir.Öronen styrs av sexton muskler och kan vridas 180 grader.
Ellerindeki silahlar Makinalı tüfek, birkaç düzine silah ve molotof kokteyl ile sınırlıydı.Deras beväpning bestod av pistoler, hemmagjorda bomber och molotovcocktails.
Bu sırada, Ellen Stewart'la tiyatro çalışmalarına katıldı.Först sent i livet började Ellen Stewart regissera själv.
Daha sonra ellerden gözlere ya da buruna geçerek hastalığı bulaştırırlar.Virus kan därefter överföras från händerna till ögonen eller näsan där infektionen äger rum.
Diğer canavarlara gelince, saltanatları ellerinden alındı.För andra betydelser, se Lastras de Cuéllar.
Ancak genel olarak modern işlemciler etkin elle yapılan optimizasyonu giderek zorlaştırmaktadır.Utövandet av de senare tjänsterna torde dock ha komplicerats av hans allt värre ögonproblem.
1 Sanzatu açışı kuvvetli, yani 15 - 17 puan içeren ellerle yapılır.Om handen är balanserad och innehåller 15-17 hp öppnar man med 1nt.
Ellen: Ellen'da Edgar'dan pek farklı değildir.Mamma Marge: Inte särskilt lik Homer.
Başlangıçta, ayakkabılar birer halde elle imal edilmekteydi.Väggarna kan ha varit spånklädda redan från början.
Windows PE 5.1 - Elle uygulanan sürüm 5.0 için bir güncelleştirmedir.Det är kompatibelt med GEDCOM standarden 5.5.1.
Amacı altın orduyu canlandırıp, tüm dünyayı insanların ellerinden geri almaktır.Spelets uppgift är att kolonisera hela trädgården och till slut driva människorna ur huset.
Aktris Ellen Page oyunun senaryosunun 2000 sayfalık olduğunu belirtmektedir.Актриса Еллен Пейдж зазначила, що сценарій гри становить близько 2000 сторінок.
Ellerinde sadece Küba ve Porto Riko kaldı.Іспанцям удалося зберегти тут тільки Кубу і Пуерто-Рико.
Oyuncular, elleri ya da ayaklarıyla pas verebilir.Грати можна руками й ногами.
Siz de kuyruğun önüne geçebilir ya da elle açıklayabilirsiniz Moore, Patrick (2001).Ви можете запрохати заповнення поза чергою або заповнити вручну Moore, Patrick (2001).
Başı, vücudu, kolları ve elleri bulunuyor.З серцем, ротом і руками.
Mengistu Haile Mariam'ın siyasi muhaliflerini kendi elleriyle öldürdüğü iddia edilmiştir.Сам Менгісту Хайле Маріам нібито вбивав своїх політичних супротивників голими руками.
Siz de kuyruğun önüne geçebilir ya da elle açıklayabilirsiniz ^ Butterfield, N.J. (2006).Ви можете запрохати заповнення поза чергою або заповнити вручну Butterfield, N.J. (2006).
Ekibi ise onu kurtarmak için ellerinden geleni yapacaklardır.І тепер, команда повинна її врятувати.
Ardından ellerinden tutar.А потім накладає на себе руки.
Ellet 1877'deki ölümüne dek yazmaya devam etti.Вона продовжувала писати аж до своєї смерті 1877-го року.
Elleriyle de sıkı sıkıya sarılıp, "Ne dersem, onu yapacaksın" diyerek, o insanı kölesi yapar.Батько лише махнув рукою і сказав: «Роби, Господи, що хочеш».
Ertesi sabah Abraham uyanır ve Ellen ve çocuklarının gittiğini görür.Вранці Соєр прокидається і зауважує відсутність Клер і дитини.
En yüksek noktası Ellesmere Adası'ndaki Barbeau Peak (2,616 m) zirvesidir.Найвища точка — Пік Барбо (2616 метрів) на острові Елсмір.
Daha sonra Kont Orlok, Ellen'ın yanına gelir.Звільнену графиню Фон Венк відправляє додому.
Kurbağalama eller için 3 hareketten oluşur.Для лісорубів було збудовано 3 барачні гуртожитки.
Tüm oyuncular sadece ellerinde tabanca ve prototip bir nano giysiyle silahlanmış durumda oyuna başlamaktadır.Усі гравці починають гру озброєні тільки пістолетами й базовим нанокостюмом — «прототипом».
Daha sonra ellerden gözlere ya da buruna geçerek hastalığı bulaştırırlar.Потім віруси можуть переходити з рук на очі або ніс, де і виникає інфекція.
Yalnız yer ve yurtları ellerinden alınmıştır.Вони відібрали в них землю і майно.
Daha sonra hiç kimsenin ya da benim için hiç kimsenin şanssız olacağını hissettim onun ellerine. "Але я щаслива, що зі мною і з моїми сестрами не вийшло по-поганому.»
Cılız boyunun etrafından sayısız zincir ve boncuk sarkar ve elleri kolları bileziklerle yüzüklerle doludur.Із її довгої шиї звисало безліч ланцюжків і намиста, а пальці й руки були всіяні перснями та браслетами.
Hintler yemeklerini genellikle elleriyle yerler.Втім зазвичай давні єгиптяни їли руками.
Elle çalışan bir ayakkabıcı ise günde yaklaşık bir çift ayakkabı yapabilir.Всього їх підприємство виробляє щодня 1000 пар взуття.
Yiyeceklerini ağızlarına götürmek için ellerini kullanırlar.Листя руколи використовують в їжу.
Elle muayenede kalbin kasılma dönemindeki üfürümle ilgili bir titreşim algılanır.Яка крізь серце потекла Каяла, Що за чуття на серце налягло!
Uyurken zevcesi onun ellerini boynuna doğru bağladı.Він відчув, що жіночі руки лягли йому на плечі.
Büyüklerin elleri öpülür.Старшим членам родини обмивають руки.
Hem sağ, hem de sol elle kullanılabilir.Пише як правою, так і лівою рукою.
Elleri ve kolları uzayıp esneyebilir.Він може розтягувати руки і ноги наскільки забажає.
Ellerini gizlemek için o zamandan bu yana eldiven giyer.Працюють у рукавицях, щоб не обпекти рук.
Hepsinin elleri bağlıdır.Волонтери на всі руки.
Yanına gelmekle kalmayıp üzerindeki konan elleri ile temizlemişler.По дорозі вниз її ловлять Руки Допомоги.
Çok geçmeden sahil bölgelerini ellerine geçirdiler.З її допомогою вони швидко дібралися до берегу.
Kendini kendi elleriyle yaptığı ev aletleriyle yapılmış zırhıyla korumaya çalışmaktadır.Тепер захищає свою землю з автоматом у руках.
Yaratıcı ellerde kullanımı oldukça eğlenceli bir alettir.При належному використанні такого скидання — корисний механізм.
Siz de kuyruğun önüne geçebilir ya da elle açıklayabilirsiniz ^ Kaler, Jim.Ви можете запрохати заповнення поза чергою або заповнити вручну Lavoie, Sue.
Zamanla Lizzie, kendi elleriyle tuttuğu bu kurgusal babaya ısınmaya başlar.Тієї ж ночі Ліззі спалює заповіт батька.
Siz de kuyruğun önüne geçebilir ya da elle açıklayabilirsiniz ^ "Biography of Luis Leloir".Ви можете запрохати заповнення поза чергою або заповнити вручну (англ.)Susan Woodward.
Silah kundakları elle hareket ettiriliyordu.Артилерійське знаряддя було перенесене на руках.
Ellerinin bağını keser ve kafasındaki maskeyi kameraya fırlatır.Вона прив'язує його руки ременями і одягає на голову ведмежий капкан з скриньки.
Ellen omuzuna batan cismi çıkarır ve onunla kelepçelerden kurtulur.Місіс Візлі на бігу скинула плащ, щоб вивільнити руки.
Semantik işaretleme genellikle elle değil, otomatik olarak gerçekleştirilir.Часто спорофіт не розвивається самостійно, а існує на гаметофіті.
Tanrı dünyamızda yoksa, öyleyse Tanrı'yı kendi ellerimle yaratacağım.Якщо у цьому світі немає бога, я створю бога власними руками.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod