Ana içeriğe geç
Sözlük

elle ile cümle

elle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bunun üzerine ellerinde kılıçlar ile kiliseye girdiler.Elle entre alors dans l'église avec les soldats, épées à la main.
Megadeth'teki eski günlerinde B.C. Rich kullanan Ellefson, sonra Jackson gitarları kullanmaya başladı.Mille a joué avec des guitares Ibanez, puis BC Rich et utilise désormais principalement des guitares Jackson.
Elleri ile kalbinden böceği söker.Ils saluent la main sur le cœur.
Hasat sezonunda çiftçiler günlerinin büyük bir bölümünü meyveleri elle toplayarak geçirirler.Lors de la récolte, les cultivateurs passent la plupart de leur journée à cueillir les baies à la main.
Bu noktada, plebler çoktan pek çok magistra makamını ellerinde tutuyorlardı.Or à ce moment-là, les plébéiens détiennent déjà un nombre important de magistratures.
Sarışın, altınların yarısını alır ve Tuco'yu asıp ellerini bağlayarak uzağa gider.Blondin charge la moitié du butin sur son cheval et s'éloigne, pendant que Tuco crie à l'aide.
Gün boyunca kritik noktalarda elleri yıkamak ve sabunla yıkamak önemlidir.Les mains doivent être lavées avec du savon aux moments critiques de la journée.
Asi Bizans kuvvetleri Afrika ve Mısır'ı ellerinde tuttular.Quant aux rebelles byzantins, ils s'emparent de l'Afrique et de l'Egypte.
Taşları nerede, başları nerede, elleri avuçları nerede?”Sa devise est "La tête, les mains, le cœur".
Zaman Döndürücüler yanlış ellere geçtiğinde çok tehlikeli olurlar.L’appareil risque probablement de passer entre de mauvaises mains.
Namaz kılmaya kalktığınız zaman, yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın.Lorsque l’on appelle à la prière du vendredi, accourez à l’invocation d’Allah et cessez tout commerce.
Siz de kuyruğun önüne geçebilir ya da elle açıklayabilirsiniz ^ minutes.Vous pouvez sauter la queue ou la compléter à la main.
Oturan heykeller ellerini dizlerinin üstüne koymalıydı.Les mains devaient être posées sur les genoux.
Ellerinde iki bıçak bulunmaktadır.Deux couteaux sont découverts sur celui-ci.
Ancak elleri ile kavrama konusunda çok güçlüydü.Il a eu de la chance d'être au Mans.
Ayrıca kafasında, ellerinde ve dizlerinde sayısız yaralar oldu.Il fut aussi le seul à être blessé, à la main et au pied.
Pers elçilerinin elleri boş dönmesiyle artık savaş kaçınılmaz olmuştur.L'ambassade perse revenant les mains vides, la bataille semble inévitable.
Dört gün sonra ormanda bir vücut bulundu, elleri ve ayakları yoktu.Le lendemain, un torse féminin partiel fut retrouvé dans les mêmes environs, sans mains ni pieds.
Daha sonra elle şekil verilir.Par la suite, le projet prend forme.
Sonra yukarı tarafını elleriyle tutup, ağacın üstüne koyarlar.Ceux-ci étaient ensuite enduits de glu et collés sur des supports en bois.
Ellerini gizlemek için o zamandan bu yana eldiven giyer.Les mains doivent être lavées après avoir enlevé les gants.
Altıncı sezon başından bu yana, Ellen Yüksek çözünürlüklü yayın yapmaktadır.Depuis le début de la sixième saison, l'émission est diffusée en haute définition.
1997'de Ellen DeGeneres ile Ellen isimli dizinin bir bölümünde oynamıştır.Elle a eu une relation très médiatisée avec l'actrice Ellen Degeneres en 1997.
Ekibi ise onu kurtarmak için ellerinden geleni yapacaklardır.Les autres employés font tout leur possible pour la sauver.
Hiçbir dağıtıcı ellerindeki postanın yarısından fazlasını teslim edememiştir.Aucun de ses autres retables n'avait atteint la moitié de ce prix.
Bu sırada 2 Haziran 1098'de Haçlılar Antakya'yı ellerine geçirmişlerdi.Le lundi 28 juin, les croisés sortirent d'Antioche.
2015 Elle Women in Hollywood Awards (ELLE, Hollywood'daki Kadınlar Ödülü)'da Yılın Kadını seçildi.Elle Women in Hollywood Awards 2015 : Lauréate du Prix de la Femme de l'année.
En yüksek noktası Ellesmere Adası'ndaki Barbeau Peak (2,616 m) zirvesidir.Le point culminant du territoire est le mont Barbeau, sur l'île d'Ellesmere (2 616 mètres).
En karmaşık konu bile billurlaşmıştır ellerinde.Les meilleures d'entre elles sont délicatement teintées à la main.
Biraz pişince çorba karıştırılarak mısır unu elle yavaş yavaş ilave edilir.Un cheveu dans la soupe Un peu de retenue, s'il vous plait!
Dördüncü seride yaklaşık 30 adet ellerinde parşömen tutan peygamber tasvir edilmiştir.On connaît quarante-trois plaques gravées de sa main.
Özellikle kış aylarında daha sağlıklı beslenmeli ve ellerimizi sürekli yıkamalıyız.Il faudra patienter les journées les plus ensoleillées l'hiver pour les voir lézarder à l'occasion.
Elleri kılıçlarının kabzalarında idi.Ses poignets étaient alors menottés aux chevilles.
Bana ellerini göster.Enséñame las manos.
Hepsinin elleri bağlıdır.Tous tapent des mains.
Hava atışına çıkan oyuncular, topu tek elleri ile takım arkadaşlarına kazandırma hedefini taşır.Les joueurs doivent manipuler le ballon avec les mains exclusivement.
Yüzünün yarısı ve elleri tam olarak gelişmemiştir.Cependant la tête et les mains sont moins soignées.
Ellen Greene aynı zamanda Broadway üyesi.Ivan Farron est membre de l'ADS.
Bir daha gitar çalamaması için elleri kırılır.Ses médecins sont formels, il ne pourra plus rejouer de guitare.
Cumhurbaşkanı Ellen Johnson-Sirleaf altında hizmet vermektedir.Ces polémiques créent une position difficile pour la présidente Ellen Johnson-Sirleaf.
Ardından ellerinden tutar.Ainsi, il prélèvera les mains.
Hızir Ilyas (Yerel deyimle Hıdır Ellez) Şenlikleri .Prieuré de Laleu (ancien), au bord de l'Eure.
Ellerin düzenli olarak yıkanması, nezle virüslerinin bulaşmasını azaltmaktadır.Elle se lave sans cesse les mains pour se débarrasser des microbes.
Sonra Elle'nin eski kocası Karl'ı ziyaret ederler, Elle onu yıllardır görmemiştir.Il leur demande où se trouve Helen, car il ne l’a pas vue depuis fort longtemps.
Takım, Paul Ellering menajerliğinde Akam ve Rezar tarafından kurulmuştur.Il fait équipe avec Rezar et ont comme manager Paul Ellering.
Kollarını ve ellerini 180 derecelik açıyla döndürebilir.Sa tête peut tourner à 180°.
Kabarcıklar bazen çıplak elle işlenir.Les nattes sont alors toujours tissées à la main.
Daha sonra bu mektupları Ellet'tan toplayıp bir araya getirerek, onun evinde bıraktı.Il rassembla alors ces lettres et les renvoya dans leurs foyers.
Onlar da elleri üzerinde beni sıranın başına geçiriyorlardı.Elle ajoute aussi qu’ils se promenaient main dans la main.
Ellerinizi ilk yardım uygulamasından sonra bol su ve sabunla yıkayınız.Les pattes postérieures sont dans l'eau et les pattes antérieurs sur la terre.
Ellen'ın Türkçe seslendirmesini seslendirme sanatçısı Müdrike Coşansu yapmaktadır.Gene Kelly lui demande de devenir son assistant chorégraphe.
Elle ve Vogue için poz vermiştir.Pour les articles homonymes, voir Ezra et Vogel.
Yayla çalınanının dört, elle çalınanının altı teli vardır.3 minutes par volées de 4 flèches.
Ellerini veya ayaklarını düşmanının içine sokabilir.Accrocher les bras ou les jambes de l’adversaire.
Gönül Şen) Eller Mendiller (Söz.Les ÂPREMONT (évoqués) ...
Ellen DeGeneres bu filmden bazı sahneleri kendi talk showunda (The Ellen DeGeneres Show) da göstermektedir.La présentatrice Ellen DeGeneres l'invite également dans son émission de télévision The Ellen DeGeneres Show.
Ellerinde sadece Küba ve Porto Riko kaldı.Elles se rencontrent à Cuba et à Porto Rico.
Elleri bileklere kadar yıkadıktan sonra edep yerlerini temizler.Les mains sont lavées après le nettoyage.
913'de Gılan'dan harekete geçen Zeydiler Taberistan'ı geçici olarak ellerine geçirdiler.Les Zaydites reviendront temporairement au Tabaristan en 913.
Ellerinde bulunan silah ve cephane teslim edilmeli.Des armes et des munitions ont été trouvées en leur possession.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod