Ana içeriğe geç
Sözlük

elit ile cümle

elit kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bir kere daha, bir Latin Amerikan eliti faşizm tarafından kurtarıldığına memnun.Sekali lagi, elit Amerika Latin dibahagiakan oleh pertolongan fasisme
Bir kere daha, bir Latin Amerikan eliti faşizm tarafından kurtarıldığına memnun.Újra a Latin-Amerikai elit boldog volt, hogy megmentette a fasizmus.
Bir kere daha, bir Latin Amerikan eliti faşizm tarafından kurtarıldığına memnun.Una vez más, la élite Latinoamericana se alegraba de ser liberada por el fascismo.
Bir kere daha, bir Latin Amerikan eliti faşizm tarafından kurtarıldığına memnun.Wieder einmal hatte die lateinamerikanische Elite das Glück, vom Faschismus gerettet zu werden.
Bir kere daha, bir Latin Amerikan eliti faşizm tarafından kurtarıldığına memnun.Για άλλη μια φορά,μια λατινοαμερικάνικη ελίτ χάρηκε που διασώθηκε απ'το φασισμό.
Bir kere daha, bir Latin Amerikan eliti faşizm tarafından kurtarıldığına memnun.Вновь в Латинской Америке элита была рада быть спасенной фашизмом
Bir kere daha, bir Latin Amerikan eliti faşizm tarafından kurtarıldığına memnun.Още веднъж един Латиноамерикански елит е щастлив, че фашизмът го спасява:
Bir kere daha, bir Latin Amerikan eliti faşizm tarafından kurtarıldığına memnun.,פעם נוספת, האליטה באמריקה הלטינית .שמחה להינצל על-ידי הפאשיזם
Bir kere daha, bir Latin Amerikan eliti faşizm tarafından kurtarıldığına memnun.国がうまく設定される必要があり
"Biz ahlaken çökmüş, terörist sever bir avuç elitistmişiz gibi." dedim."Alsof we een stelletje elitaire, moreel corrupte terroristenvriendjes zijn. "
"Biz ahlaken çökmüş, terörist sever bir avuç elitistmişiz gibi." dedim."Că am fi o adunătură de elitiști corupți moral, susținători ai teroriștilor."
"Biz ahlaken çökmüş, terörist sever bir avuç elitistmişiz gibi." dedim."Como que somos un montón de elitistas, moralmente corruptos, amantes del terrorismo."
"Biz ahlaken çökmüş, terörist sever bir avuç elitistmişiz gibi." dedim."Como se fôssemos uma cambada de snobes, "de corruptos morais e de amantes do terrorismo".
"Biz ahlaken çökmüş, terörist sever bir avuç elitistmişiz gibi." dedim."Del tipo che siamo un branco di persone elitarie, moralmente corrotte e compiacenti dei terroristi".
"Biz ahlaken çökmüş, terörist sever bir avuç elitistmişiz gibi." dedim."Jak kdybychom byli banda elitářů, morálně zkorumpovaní milovníci terorismu."
"Biz ahlaken çökmüş, terörist sever bir avuç elitistmişiz gibi." dedim."마치 우리가 엘리트 주의에 빠진 도덕적으로 타락한 테러리스트 추종자 같군요."
"Biz ahlaken çökmüş, terörist sever bir avuç elitistmişiz gibi." dedim."Mint például, hogy mi egy horda elitista, erkölcsileg romlott, terrorista-imádók vagyunk."
"Biz ahlaken çökmüş, terörist sever bir avuç elitistmişiz gibi." dedim."Na przykład twierdzenie, że jesteśmy grupą snobów i moralnie zdeprawowanych wielbicieli terrorystów".
"Biz ahlaken çökmüş, terörist sever bir avuç elitistmişiz gibi." dedim."Seperti kami adalah sekelompok orang elit, pecinta teroris dengan moral yang rusak."
"Biz ahlaken çökmüş, terörist sever bir avuç elitistmişiz gibi." dedim."Zum Beispiel dass wir ein Haufen elitäre, moralisch korrupte Terroristenfans seien."
"Biz ahlaken çökmüş, terörist sever bir avuç elitistmişiz gibi." dedim."Όπως το ότι είμαστε μια ομάδα κυριλέ, ηθικά διεφθαρμένων υποστηρικτών της τρομοκρατίας."
"Biz ahlaken çökmüş, terörist sever bir avuç elitistmişiz gibi." dedim."Наприклад що ми є стадом елітарних морально зіпсованих любителів тероризму".
"Biz ahlaken çökmüş, terörist sever bir avuç elitistmişiz gibi." dedim."Например че сме група елитаристи, морално корумпирани поддръжници на терористите."
"Biz ahlaken çökmüş, terörist sever bir avuç elitistmişiz gibi." dedim."Ну, например, что мы - группа надменных, морально развращенных защитников террористов".
"Biz ahlaken çökmüş, terörist sever bir avuç elitistmişiz gibi." dedim."למשל, שאנחנו חבורת אליטיסטים, אוהבי טרוריסטים מושחתים מוסרית."
"Biz ahlaken çökmüş, terörist sever bir avuç elitistmişiz gibi." dedim.انتم تقولون عنا .. اننا عبارة .. عن نخبة معطوبة أخلاقياً نحب الارهابين
"Biz ahlaken çökmüş, terörist sever bir avuç elitistmişiz gibi." dedim.テロ支援型のエリート主義 団体だ」とか言っているでしょ 彼女はショックを受けたようでした
Boston'da yaşayan tüccarlar ve zengin elitler kendi portrelerini yaptırmanın önemini farketmeye başlamışlardı.Ano, bohatá elita Bostonu začala skutečně rozpoznávat hodnotu vlastních portrétů.
Boston'da yaşayan tüccarlar ve zengin elitler kendi portrelerini yaptırmanın önemini farketmeye başlamışlardı.Racja. Klasa kupiecka w Bostonie, bogata elita zaczęła doceniać wartość portretów.
Boston'da yaşayan tüccarlar ve zengin elitler kendi portrelerini yaptırmanın önemini farketmeye başlamışlardı.Отже, бостонськікупці, заможна еліта почали усвідомлювати цінність портретів.
Bu, elitlerin kendilerinin de anlamadığı... ...ithal sistemlerin ahlaksız dansıdır.C'est une valse racoleuse de systèmes venus d'ailleurs, que les élites elles-mêmes ne comprennent pas.
Bu, elitlerin kendilerinin de anlamadığı... ...ithal sistemlerin ahlaksız dansıdır.Es ist ein trügerisches Gemenge von importierten Systemen welche die Eliten selbst nicht begreifen.
Bu, elitlerin kendilerinin de anlamadığı... ...ithal sistemlerin ahlaksız dansıdır.Es un fandango meretricio de sistemas importados, los cuales las élites mismas no entienden.
Bu, elitlerin kendilerinin de anlamadığı... ...ithal sistemlerin ahlaksız dansıdır.E un fandango de fațadă al unor sisteme importate, pe care nici elitele însăși nu-l înțeleg.
Bu, elitlerin kendilerinin de anlamadığı... ...ithal sistemlerin ahlaksız dansıdır.E' un miscuglio infelice di sistemi importati, che le stesse élites non capiscono.
Bu, elitlerin kendilerinin de anlamadığı... ...ithal sistemlerin ahlaksız dansıdır.Het is een bedrieglijke dans van geïmporteerde systemen, die de elites zelf niet begrijpen.
Bu, elitlerin kendilerinin de anlamadığı... ...ithal sistemlerin ahlaksız dansıdır.Importált rendszerek összevissza kotyvaléka, amit még maga az elit sem ért rendesen.
Bu, elitlerin kendilerinin de anlamadığı... ...ithal sistemlerin ahlaksız dansıdır.이건 수입된 문물들이 난잡하게 널브러진 판입니다. 엘리트 자신들조차 뭔지 이해하지 못하죠.
Bu, elitlerin kendilerinin de anlamadığı... ...ithal sistemlerin ahlaksız dansıdır.Polega na wstecznym i bzdurnym imporcie systemów, których nie rozumieją nawet same elity.
Bu, elitlerin kendilerinin de anlamadığı... ...ithal sistemlerin ahlaksız dansıdır.Είναι ένα αλλοπρόσαλλο αλαλούμ από εισαγόμενα συστήματα, που ούτε οι ίδιες οι ελίτ δεν καταλαβαίνουν.
Bu, elitlerin kendilerinin de anlamadığı... ...ithal sistemlerin ahlaksız dansıdır.Той е безвкусното фанданго на вносните системи, които самият елит не разбира.
Bu, elitlerin kendilerinin de anlamadığı... ...ithal sistemlerin ahlaksız dansıdır.Это показной парад зарубежных идей, которые непонятны и самим элитам.
Bu, elitlerin kendilerinin de anlamadığı... ...ithal sistemlerin ahlaksız dansıdır.הוא תערובת סבוכה ומכוערת של מערכות מיובאות, שהאליטות בעצמם אינם מבינים.
Bu, elitlerin kendilerinin de anlamadığı... ...ithal sistemlerin ahlaksız dansıdır.فهو عبارة عن مجموعة من نظم المستوردة ، التي يجهل استعمالها حتى النخبة نفسها
Bu, elitlerin kendilerinin de anlamadığı... ...ithal sistemlerin ahlaksız dansıdır.エリートたちすら何も理解していないのです
Bundan boyle, toplum, sanatin hizmetinde degildir, ayni sekilde, elitlerin tekelinde de degildir,더 이상 예술을 위한 사회나, 엘리트들 소수만을 위한 사회가 아닌
Bundan boyle, toplum, sanatin hizmetinde degildir, ayni sekilde, elitlerin tekelinde de degildir,החברה כבר אינה משרתת את האומנות, ועוד הרבה פחות את המונופולים של האליטות,
Bundan boyle, toplum, sanatin hizmetinde degildir, ayni sekilde, elitlerin tekelinde de degildir,لن تصبح المجتمعات خادمة للفن بعد الآن, وأقل في خدمة إحتكارية الطبقات الغنية,
Bundan boyle, toplum, sanatin hizmetinde degildir, ayni sekilde, elitlerin tekelinde de degildir,エリートによる占有の手段にすることなく 芸術が社会に奉仕し、
Bu sayılar gösteriyor ki, elit, büyüleyici ve keyifli bir dünyaya girmiştim.Come può sembrare da questi numeri ero stato introdotto in un mondo d'elite, affascinante e stimolante.
Bu sayılar gösteriyor ki, elit, büyüleyici ve keyifli bir dünyaya girmiştim.Comme ces chiffres le suggèrent, je faisais mon entrée dans un monde d'élite fascinant et exhaltant.
Bu sayılar gösteriyor ki, elit, büyüleyici ve keyifli bir dünyaya girmiştim.Como esses números sugerem, fui aceite numa elite e num mundo fascinante e estimulante.
Bu sayılar gösteriyor ki, elit, büyüleyici ve keyifli bir dünyaya girmiştim.Con số đó chỉ ra, Tôi được kết nạp vào hàng ngũ ưu tú, môi trường làm việc ở đây quả là tuyệt vời và vui vẻ.
Bu sayılar gösteriyor ki, elit, büyüleyici ve keyifli bir dünyaya girmiştim.Jak čísla naznačují, byl jsem uveden mezi elitu do fascinujícího a vzrušujícího světa.
Bu sayılar gösteriyor ki, elit, büyüleyici ve keyifli bir dünyaya girmiştim.Jak same liczby sugerują, zostałem wprowadzony do elitarnego, fascynującego i ekscytującego świata.
Bu sayılar gösteriyor ki, elit, büyüleyici ve keyifli bir dünyaya girmiştim.숫자를 보고 짐작하시겠지만, 저도 엘리트들의 매혹적이고 짜릿한 세계에 합류하게 된 거이죠.
Bu sayılar gösteriyor ki, elit, büyüleyici ve keyifli bir dünyaya girmiştim.Și, după cum sugerează aceste numere, am fost introdus într-o lume elitistă și fascinantă.
Bu sayılar gösteriyor ki, elit, büyüleyici ve keyifli bir dünyaya girmiştim.Wie diese Zahlen nahelegen, wurde ich in eine elitäre, faszinierende und anregende Welt eingeführt.
Bu sayılar gösteriyor ki, elit, büyüleyici ve keyifli bir dünyaya girmiştim.Y como los números sugieren, me instalaron en un fascinante y estimulante mundo de élite.
Bu sayılar gösteriyor ki, elit, büyüleyici ve keyifli bir dünyaya girmiştim.Zoals die cijfers suggereren, werd ik ingewijd in een elite, en fascinerende en opwindende wereld.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod