Erişim tarihi: 22 September 2014. ^ "ÖSO'ya verilen silahlar IŞİD'in eline geçti".Consultado el 5 de diciembre de 2014. «ÖSO'ya verilen silahlar IŞİD’in eline geçti».
Sahte asker Kont, Rosina'ya yaklaşır ve ona Lindoro olduğunu bildirip eline bir pusula verir.El Conde consigue unas palabras con Rosina, susurrándole que es Lindoro y le entrega una carta.
Daha sonra mülkiyeti Ezzelino'nun Ghibelline ailesinin eline geçti.Posteriormente fue posesión de la familia gibelina Ezzelino.
Kasabanın güney kısımları Müttefiklerin eline geçmişti ama bu çok ağır zayiata mal olmuştu.El avance por el sur de la provincia fue muy rápido, porque ya estaba en manos de sus aliados.
Bazen de vatana kurban olsun diye adeta kurbanlık koç gibi eline kına yakılır.Y se deberá, según la costumbre, llevarlos a la muerte por el fuego.
568'de Lombardlar'ın eline geçmiş Lombard krallığının 36 düklük merkezinden biri olmuştur.A partir de 568 fue un importante ducado del reino lombardo.
Bundan sonra Safevi devletinde iktidar gücü tek başına Hayrulnisa Begüm eline geçti.Desde el principio, el orden dórico, con sus formas poderosas, se asocia a la solemnidad.
Kserigordon Kuşatması sonunda kale Selçuklular eline geçti.Junto a ellos brotan las zarzas silvestres.
Yaz sonunda ise adanın tamamı Fransızların eline geçti.Durante el siguiente cuarto de siglo los franceses tomaron el control de toda la isla.
Hepimiz öylesine kaderin eline düşmüşüz ki, zavallı çıplak insancıklar!¡Y pensar que yo lo he visto nacer, yo, pobre bestia de carga despreciado por todos!
Bu sırada gerilen Bruce Banner asayı farkında olmadan eline alır.Se despierta como Bruce Banner, sin saber qué ha ocurrido...
Canio masada bulunan bir bıçağı eline alır; bıçağı birkaç kere saplayarak Nedda'yi öldürür.Canio, cogiendo un cuchillo de la mesa, apuñala a Nedda.
1942 - II. Dünya Savaşı: Tobruk, İtalyan ve Alman kuvvetlerinin eline geçti.21 de junio: en la Segunda Guerra Mundial, Tobruk cae en manos de las fuerzas italianas y alemanas.
Ağlı ve yöresi 1106 yılında Danişmendlerin eline geçmiştir.Probablemente heredó sus títulos y bienes en el año 1107.
Daha sonra Bizans’ın ve sonra da Arapların eline geçer.Perteneció a los bizantinos y después a los árabes.
Kudüs Haçlılar eline geçti.Vidriera con la Cruz de Jerusalén.
Baba Amr mahallesi muhaliflerin eline geçmiş ve çatışmalar yoğunlaşmıştır.Los amigos de Ben hur se sientan en las gradas, observando atentamente.
3 Ağustos'ta Tartus da Memluklular eline geçti.En Rengo, el 6 de agosto, se registraron cortes de electricidad.
Kent, Kızıl Ordu birliklerinin eline geçti.De otro lado el Ejército Rojo los encontraría.
Bu genişleme stratejisi Mısır'ı eline geçirmeyi de hedeflenmişti.El fin de esta política era conseguir que Egipto fuera autosuficiente.
T-Bag yeni eline kavuşmuştur.T-Bag se traga la llave.
Eline geçen imkânları iyi değerlendirir.Según cuentan vertía el bien a manos llenas.
1971-72 futbol sezonunda Club Necaxa İspanyol idarecilerin eline geçti.En la temporada 1971/72, el Burgos Club de Fútbol se estrenó en Primera División.
Tom eline alabildiği şeyi okudu.Tom ha letto tutto ciò su cui è riuscito a mettere le mani.
Bir azınlık tüm dünya varlıklarını eline geçirdi."Una minoranza ha preso possesso di tutti i beni del mondo..."
İlk aktif hizmet fırsatı kısa bir süre sonra eline geçti.La sua prima occasione di servizio attivo giunse poco dopo.
2710 yılında Bozdiyarlılar Isengard’ın kontrolünü eline aldı.Nel 2710 T.E. occuparono Isengard stessa.
Lizbon, yaklaşık 711 yılında Arapların eline geçti.Il castello rimase nelle mani degli Arabi per 711 anni.
Bir eline mendil bir eline değnek alır.In mano stringe un fazzoletto.
Konsey'den gelen elçi Lydia Branwell geçici olarak Enstitü'nün kontrolünü eline alır.Una rappresentate del Clave, Lydia Branwell, arriva all'Istituto per assumerne il comando.
Bundan önce ise, sağ elini bir şey ısırır, sol elini sağ eline çarpar.Precedentemente ostile a Gabriel, lo aiuterà per difendersi da Satana e dai suoi seguaci.
Bihan vadisi tarihsel olarak birçok grubun eline geçmiştir.La valle di Bayhan storicamente aveva diversi gruppi principali.
Rio Grande boyunca çok sayıda şehir cumhuriyetçilerin eline geçer.La maggior parte delle città lungo il Rio Grande passarono pure in mano repubblicana.
Sara bir tuvalete girer ve eline bir jilet alır.Sarah sente qualcosa nel suo armadio e ci entra.
Lazkiye ve Kilikya'nın bir kısmını tekrar Bizans'ın eline geçti.Parte della Calabria e della Puglia restarono invece in mano bizantina.
Riga İsveç'in eline geçti.Erik prese il potere sulla Svezia.
MÖ 538'de Büyük Kiros, Babil'i fethedip imparatorluğu eline geçirdi.Nel 538 a.C., Ciro il Grande di Persia conquistò Babilonia ed il suo impero.
Ve Garnizon Alman Askerlerinin eline geçer.Sfuggì per caso dalle mani dei soldati tedeschi.
Böylece hâkimiyetin yarısı Medici’lerin eline geçti.Vi esercitò quindi la dittatura per conto dei Medici.
Sonuç olarak, 824 ile 827 yılları arasında Girit, Endülüs sürgünlerinden oluşan bir güruhun eline geçti.Di conseguenza, Creta cadde tra l'824 e l'827 per opera di una banda di esiliati andalusiani.
1812 yılından sonra Rusya'nın eline geçti.Nel 1812 partecipò alla campagna di Russia.
Michelle eline geçen tüfekle onu anlından vurarak öldürür.Helen cerca di toglierle l'arma dalle mani.
Denethor, Pelennor Çayırları Savaşı sırasında Palantir i eline alarak kendini yaktırdı.Denethor si arse vivo, stringendo il palantír fra le mani.
Böylece Sırbistan'ın tümü Osmanlıların eline geçmiş oldu.L'intero Alto Perù si trovò così nelle mani degli elementi rivoluzionari.
Konakta Leman Hanım’ın eline bakarak, işsiz güçsüz bir yaşam sürerler.Si vede la mano di Emily a cui manca un dito...
Hepimiz öylesine kaderin eline düşmüşüz ki, zavallı çıplak insancıklar!Cerchiamo tutti di essere scorretti, la puttana-nazi ha ragione.
I. Dünya Savaşından sonra bölge bir daha Romanya'nın eline geçti.Dopo la prima guerra mondiale il territorio è passato alla Romania.
Bunun üzerine kız pabucu alır eline, çıkar kız aramaya.Comincia a circondare di attenzioni la ragazza fino a giungere di chiederle la mano.
Selçuklu'lardan sonra Karamanoğulları'nın eline geçti.Dopo di lui su trono salì il figlio Cinario.
Birkaç tanesi Nazi Almanyası ordusu Wehrmachtın eline geçti ve 15,2 cm K.433/2(r) adı verildi.Alcuni pezzi furono catturati dalla Wehrmacht, che li impiegò come 15,2 cm K 433/2(r).
Bunun yanı sıra Yüzük'ün Bilbo'nun eline nasıl geçtiği de anlatılmaktadır.L'influenza dell'Unico Anello, com'era accaduto anche a Gollum, risente anche sul fisico di Bilbo.
II. Guglielmo yetişkin olunca 1171'de idareyi eline aldı.Divenuto maggiorenne, Guglielmo II venne incoronato re nel dicembre 1171.
Delikanlılar konakta beğendiği gençkızı, kına evinde eline kına koyması için davet eder.L'uomo garbatamente si avvicina al giovane, tant'è che questo lo accoglie a casa sua.
Ve bu kimyasallar tarım yapan çiftçilerin eline geçer.Accanto a loro, contadini armati.
Ancak savaşın akışı içerisinde esas güç Josip Broz Tito'nun Komünist Partizanlar'ının eline geçti.Già durante la guerra, divenne uno dei più importanti collaboratori politici di Josip Broz Tito.
Merkezi otoritenin gücü generallerin eline geçti.Il potere, prima detenuto dalle autorità centrali, passò nelle mani dei generali.
Uzunca süren bir kuşatmadan sonra Edesssa kalesi Bizanslılar eline geçti.Dopo un lunghissimo assedio gli assediati cedettero.
Köy kurtuluş savaşında müslümanların eline geçmiş.È un uomo musulmano che Carl incontra durante il periodo di guerra contro i salvatori.
Sonra Franklar'ın eline geçmiştir.Si rivolse subito ai Franchi.
Kaçaklar ise, suç çetelerinin eline düşmüş mağdurlar olarak kabul edilir.Loro stessi finiscono vittima dei rapitori...