Korur RAB, yaşatır onu, Ülkede mutlu kılar, Terk etmez düşmanlarının eline.耶 和 華 必 保 全 他 、 使 他 存 活 . 他 必 在 地 上 享 福 . 求 你 不 要 把 他 交 給 仇 敵 、 遂 其 所 願
Korur RAB, yaşatır onu, Ülkede mutlu kılar, Terk etmez düşmanlarının eline.耶和華 必保 全 他 、 使 他 存活 . 他 必 在 地上 享福 . 求你 不 要 把 他 交給 仇敵 、 遂其所願
Küçük büyük, zengin yoksul, özgür köle, herkesin sağ eline ya da alnına bir işaret vurduruyordu.저가 모든 자 곧 작은 자나 큰 자나 부자나 빈궁한 자나 자유한 자나 종들로 그 오른손에나 이마에 표를 받게 하고
Küçük büyük, zengin yoksul, özgür köle, herkesin sağ eline ya da alnına bir işaret vurduruyordu.ותעש כי כלם למקטן ועד גדול אם אביון ואם עשיר גם בני החרים גם העבדים יתוו תו על די ימינם או על מצחתם׃
Küçük büyük, zengin yoksul, özgür köle, herkesin sağ eline ya da alnına bir işaret vurduruyordu.ويجعل الجميع الصغار والكبار والاغنياء والفقراء والاحرار والعبيد تصنع لهم سمة على يدهم اليمنى او على جبهتهم
Küçük büyük, zengin yoksul, özgür köle, herkesin sağ eline ya da alnına bir işaret vurduruyordu.他 又 叫 眾 人 、 無 論 大 小 貧 富 、 自 主 的 為 奴 的 、 都 在 右 手 上 、 或 在 額 上 、 受 一 個 印 記
Küçük büyük, zengin yoksul, özgür köle, herkesin sağ eline ya da alnına bir işaret vurduruyordu.他 又 叫 眾人 、 無論 大小 貧富 、 自主 的 為 奴 的 、 都 在 右 手上 、 或 在 額上 、 受一個印記
Kudretini tutsaklığa, Görkemini düşman eline teslim etti. Antlaşma Sandığını kastetmektedir.(77:61) и отдал в плен крепость Свою и славу Свою в руки врага,
Kudretini tutsaklığa, Görkemini düşman eline teslim etti. Antlaşma Sandığını kastetmektedir.A ta dal svoju silu do zajatia a svoju okrasu do ruky protivníka.
Kudretini tutsaklığa, Görkemini düşman eline teslim etti. Antlaşma Sandığını kastetmektedir.Consegnò in schiavitù la sua forza, la sua gloria in potere del nemico
Kudretini tutsaklığa, Görkemini düşman eline teslim etti. Antlaşma Sandığını kastetmektedir.dando a sua força ao cativeiro, e a sua glória � mão do inimigo.
Kudretini tutsaklığa, Görkemini düşman eline teslim etti. Antlaşma Sandığını kastetmektedir.Dit sieraad van God kwam in handen van de vijand.
Kudretini tutsaklığa, Görkemini düşman eline teslim etti. Antlaşma Sandığını kastetmektedir.Entregó su poderío a la cautividad; y su gloria, en manos del enemigo
Kudretini tutsaklığa, Görkemini düşman eline teslim etti. Antlaşma Sandığını kastetmektedir.han gav sin makt i fångenskap och sin ära i fiendehand.
Kudretini tutsaklığa, Görkemini düşman eline teslim etti. Antlaşma Sandığını kastetmektedir.han gav sin Stolthed i Fangenskab, sin Herlighed i Fjendehånd,
Kudretini tutsaklığa, Görkemini düşman eline teslim etti. Antlaşma Sandığını kastetmektedir.Hän salli väkevyytensä joutua vankeuteen ja kunniansa vihollisten käsiin.
Kudretini tutsaklığa, Görkemini düşman eline teslim etti. Antlaşma Sandığını kastetmektedir.Ia membiarkan Peti Perjanjian-Nya ditawan; lambang kemuliaan-Nya direbut lawan
Kudretini tutsaklığa, Görkemini düşman eline teslim etti. Antlaşma Sandığını kastetmektedir.Il livra sa gloire à la captivité, Et sa majesté entre les mains de l`ennemi.
Kudretini tutsaklığa, Görkemini düşman eline teslim etti. Antlaşma Sandığını kastetmektedir.In dal je v sužnost svojo moč in slavo svojo zatiralcu v pest.
Kudretini tutsaklığa, Görkemini düşman eline teslim etti. Antlaşma Sandığını kastetmektedir.그 능력된 자를 포로에 붙이시며 자기 영광을 대적의 손에 붙이시고
Kudretini tutsaklığa, Görkemini düşman eline teslim etti. Antlaşma Sandığını kastetmektedir.Og han overgav sin styrke til fangenskap og sin herlighet i fiendens hånd.
Kudretini tutsaklığa, Görkemini düşman eline teslim etti. Antlaşma Sandığını kastetmektedir.Phó sức lực Ngài bị dẫn tù, Và nộp vinh hiển Ngài vào tay cừu địch.
Kudretini tutsaklığa, Görkemini düşman eline teslim etti. Antlaşma Sandığını kastetmektedir.Phó sức_lực Ngài bị dẫn tù , Và nộp vinh_hiển Ngài vào tay cừu_địch .
Kudretini tutsaklığa, Görkemini düşman eline teslim etti. Antlaşma Sandığını kastetmektedir.Podał w niewolę moc swoję, i sławę swoję w ręce nieprzyjacielskie.
Kudretini tutsaklığa, Görkemini düşman eline teslim etti. Antlaşma Sandığını kastetmektedir.Şi -a dat slava pradă robiei, şi măreţia Lui în mînile vrăjmaşului.
Kudretini tutsaklığa, Görkemini düşman eline teslim etti. Antlaşma Sandığını kastetmektedir.Sõt fogságba viteté erejét, dicsõségét pedig ellenség kezébe.
Kudretini tutsaklığa, Görkemini düşman eline teslim etti. Antlaşma Sandığını kastetmektedir.und gab seine Macht ins Gefängnis und seine Herrlichkeit in die Hand des Feindes
Kudretini tutsaklığa, Görkemini düşman eline teslim etti. Antlaşma Sandığını kastetmektedir.Vydal v zajetí sílu svou, a slávu svou v ruce nepřítele.
Kudretini tutsaklığa, Görkemini düşman eline teslim etti. Antlaşma Sandığını kastetmektedir.και παρεδωκεν εις αιχμαλωσιαν την δυναμιν αυτου και την δοξαν αυτου εις χειρα εχθρου
Kudretini tutsaklığa, Görkemini düşman eline teslim etti. Antlaşma Sandığını kastetmektedir.И предаде на пленение Силата Си, Славата Си в неприятелска ръка.
Kudretini tutsaklığa, Görkemini düşman eline teslim etti. Antlaşma Sandığını kastetmektedir.ויתן לשבי עזו ותפארתו ביד צר׃
Kudretini tutsaklığa, Görkemini düşman eline teslim etti. Antlaşma Sandığını kastetmektedir.وسلم للسبي عزه وجلاله ليد العدو.
Kudretini tutsaklığa, Görkemini düşman eline teslim etti. Antlaşma Sandığını kastetmektedir.又 將 他 的 約 櫃 〔 原 文 作 能 力 〕 交 與 人 擄 去 、 將 他 的 榮 耀 交 在 敵 人 手 中
Kudretini tutsaklığa, Görkemini düşman eline teslim etti. Antlaşma Sandığını kastetmektedir.又 將 他 的 約櫃 〔 原文 作 能力 〕 交與 人 擄去 、 將 他 的 榮耀交 在 敵人 手中
Lider eğitimini bitirdikten ve işi eline aldıktan sonraBazându-ne pe această atitudine, creăm un ritual pentru lideri.
Lider eğitimini bitirdikten ve işi eline aldıktan sonraCuando un líder termina su formación y está a punto de asumir la gestión de una tienda,
Lider eğitimini bitirdikten ve işi eline aldıktan sonraEz alapján megalkottunk egy szertartást a vezetők számára.
Lider eğitimini bitirdikten ve işi eline aldıktan sonraHierop gebaseerd hebben we een ritueel ontwikkeld voor leiders.
Lider eğitimini bitirdikten ve işi eline aldıktan sonra지도자가 훈련을 끝내고 가게를 인계받기 전
Lider eğitimini bitirdikten ve işi eline aldıktan sonraQuando un dirigente completa la sua preparazione e sta per prendere in mano il negozio,
Lider eğitimini bitirdikten ve işi eline aldıktan sonraВъз основа на това сме създали ритуал за лидери.
Lider eğitimini bitirdikten ve işi eline aldıktan sonraאחרי שמנהל משלים את ההכשרה שלו והוא עומד לקחת על עצמו את אחד הסניפים,
Lider eğitimini bitirdikten ve işi eline aldıktan sonraبعدما ينهي الموظف تدريبه، وسيبدأ في إستلام متجره
Lider eğitimini bitirdikten ve işi eline aldıktan sonra彼は目隠をされ、投資者、顧客、
Merkez Bankası'na bu menkul kıymeti satan taraf, satıştan eline geçen parayı götürüp bankaya yatırıyor.A člověk, od kterého cenný papír koupila, se rozhodne, že vloží peníze do banky.
Merkez Bankası'na bu menkul kıymeti satan taraf, satıştan eline geçen parayı götürüp bankaya yatırıyor.А їх колишній власник вирішує покласти виручені гроші у банк.
Merkez Bankası'na bu menkul kıymeti satan taraf, satıştan eline geçen parayı götürüp bankaya yatırıyor.ويقرر مالك هذا الضمان ان يودع المبلغ في البنك
Merkez Bankası'na bu menkul kıymeti satan taraf, satıştan eline geçen parayı götürüp bankaya yatırıyor.彼らはそのお金を直接銀行に預けてもいいし、それとも
Mısır utandırılacak, Kuzey halkının eline teslim edilecek.››A filha do Egito será envergonhada; será entregue na mão do povo do Norte.
Mısır utandırılacak, Kuzey halkının eline teslim edilecek.››Con gái Ê-díp-tô sẽ mang xấu hổ, sẽ bị nộp trong tay dân phương bắc.
Mısır utandırılacak, Kuzey halkının eline teslim edilecek.››Con_gái Ê - díp-tô sẽ mang xấu_hổ , sẽ bị nộp trong tay dân phương bắc .
Mısır utandırılacak, Kuzey halkının eline teslim edilecek.››Die Tochter Ägyptens steht mit Schanden; denn sie ist dem Volk von Mitternacht in die Hände gegeben.
Mısır utandırılacak, Kuzey halkının eline teslim edilecek.››Egypte is hulpeloos als een jong meisje tegenover de mannen uit het noorden.
Mısır utandırılacak, Kuzey halkının eline teslim edilecek.››Egyptens datter blir til skamme; hun blir gitt i hendene på et folk fra nord.
Mısır utandırılacak, Kuzey halkının eline teslim edilecek.››Fiica Egiptului este acoperită de ruşine, şi este dată în mînile poporului dela mează-noapte.
Mısır utandırılacak, Kuzey halkının eline teslim edilecek.››Hanbiť sa bude dcéra Egypta, bude vydaná do ruky ľudu severa.
Mısır utandırılacak, Kuzey halkının eline teslim edilecek.››Häpeään joutuu tytär Egypti, hänet annetaan pohjoisen kansan käsiin.
Mısır utandırılacak, Kuzey halkının eline teslim edilecek.››딸 애굽이 수치를 당하여 북방 백성의 손에 붙임을 입으리로다
Mısır utandırılacak, Kuzey halkının eline teslim edilecek.››La fille de l`Égypte est confuse, Elle est livrée entre les mains du peuple du septentrion.
Mısır utandırılacak, Kuzey halkının eline teslim edilecek.››La hija de Egipto es avergonzada; es entregada en manos del pueblo del norte.