Keruvların kanatları altında insan eline benzer bir şekil göründü.在 惹 韁 皎 翅 膀 之 下 、 顯 出 有 人 手 的 樣 式
Keruvların kanatları altında insan eline benzer bir şekil göründü.在 惹韁皎 翅膀 之下 、 顯出 有 人手 的 樣式
Kitapçıda eline bir kitap aldığı zaman kitabın Amazon'da aldığı puanı görebiliyor.Als hij een boek oppakt in de boekenwinkel, kan hij een Amazon-rating opvragen.
Kitapçıda eline bir kitap aldığı zaman kitabın Amazon'da aldığı puanı görebiliyor.Daca alege o carte intr-o librarie, poate obtine un rating al cartii de la Amazon.
Kitapçıda eline bir kitap aldığı zaman kitabın Amazon'da aldığı puanı görebiliyor.Jeśli weźmie do ręki książkę w księgarni może otrzymać ocenę według portalu Amazon.
Kitapçıda eline bir kitap aldığı zaman kitabın Amazon'da aldığı puanı görebiliyor.Jos hän poimii kirjan kirjakaupassa, hän voi saada esiin Amazon-arvostelun.
Kitapçıda eline bir kitap aldığı zaman kitabın Amazon'da aldığı puanı görebiliyor.이번엔 그가 서점에서 책을 집어들자, 아마존의 점수가 제공됩니다.
Kitapçıda eline bir kitap aldığı zaman kitabın Amazon'da aldığı puanı görebiliyor.Nếu cậu ta cầm lên một cuốn sách trong hiệu sách, cậu ta có thể có được bảng xếp hạng của Amazon.
Kitapçıda eline bir kitap aldığı zaman kitabın Amazon'da aldığı puanı görebiliyor.S'il choisit un livre dans une librairie, il peut obtenir le classement Amazon.
Kitapçıda eline bir kitap aldığı zaman kitabın Amazon'da aldığı puanı görebiliyor.Si toma un libro en la librería, puede obtener la calificación de Amazon.
Kitapçıda eline bir kitap aldığı zaman kitabın Amazon'da aldığı puanı görebiliyor.Wenn er in einem Buchladen ein Buch anschaut, kann er ein Amazon-Rating bekommen.
Kitapçıda eline bir kitap aldığı zaman kitabın Amazon'da aldığı puanı görebiliyor.Αν επιλέξει ένα βιβλίο από τη βιβλιοθήκη, μπορεί να δει τη βαθμολογία του στο Amazon.
Kitapçıda eline bir kitap aldığı zaman kitabın Amazon'da aldığı puanı görebiliyor.Ако вземе книга в книжарницата, той може да получи рейтингът в Амазон.
Kitapçıda eline bir kitap aldığı zaman kitabın Amazon'da aldığı puanı görebiliyor.Когда в магазине он снимает с полки книгу, то он может узнать, какой у неё рейтинг на Amazon.
Kitapçıda eline bir kitap aldığı zaman kitabın Amazon'da aldığı puanı görebiliyor.אם הוא מרים ספר בחנות הספרים, הוא יכול לקבל את דירוג אמאזון.
Kitapçıda eline bir kitap aldığı zaman kitabın Amazon'da aldığı puanı görebiliyor.إذا حمل كتاب في المكتبة يحصل على تقييم أمازون له
Kitapçıda eline bir kitap aldığı zaman kitabın Amazon'da aldığı puanı görebiliyor.アマゾンでの評価を見ることができます 本の表紙に投射してくれるのです
Kılıç kullanılmak için Cilalanmaya verildi; Öldürenin eline verilsin diye bilenip cilalandı.A dali ho vyhladiť, aby sa mohol vziať do ruky; je to nabrúsený meč a je vyhladený dať ho do ruky zabijaka.
Kılıç kullanılmak için Cilalanmaya verildi; Öldürenin eline verilsin diye bilenip cilalandı.A ty, synu człowieczy! wzdychaj, jakobyś miał biodro złamane, a w gorzkości wzdychaj przed oczyma ich.
Kılıç kullanılmak için Cilalanmaya verildi; Öldürenin eline verilsin diye bilenip cilalandı.Dali so ga zlikati, da se more prijeti v roko. Meč je nabrušen in zlikan, da se da morilcu v roko.
Kılıç kullanılmak için Cilalanmaya verildi; Öldürenin eline verilsin diye bilenip cilalandı.E foi dada a polir para ser manejada; esta espada está afiada e polida, para ser posta na mão do matador.
Kılıç kullanılmak için Cilalanmaya verildi; Öldürenin eline verilsin diye bilenip cilalandı.Jeg gav en Slagter det, at han skal tage det fat; det er hvæsset og slebet for at gives en Drabsmand i Hænde,
Kılıç kullanılmak için Cilalanmaya verildi; Öldürenin eline verilsin diye bilenip cilalandı.그 칼이 손에 잡아 쓸만하도록 마광되되 살륙하는 자의 손에 붙이기 위하여 날카롭고도 마광되었도다 하셨다 하라
Kılıç kullanılmak için Cilalanmaya verildi; Öldürenin eline verilsin diye bilenip cilalandı.Pedang itu diasah supaya selalu siap dipakai lalu diserahkan kepada seorang pembantai
Kılıç kullanılmak için Cilalanmaya verildi; Öldürenin eline verilsin diye bilenip cilalandı.Tu, figlio dell'uomo, piangi: piangi davanti a loro con il cuore infranto e pieno d'amarezza
Kılıç kullanılmak için Cilalanmaya verildi; Öldürenin eline verilsin diye bilenip cilalandı.Даде се да се излъска да се държи в ръка; тоя меч е наострен и излъскан, за да се даде в ръката на погубителя.
Kılıç kullanılmak için Cilalanmaya verildi; Öldürenin eline verilsin diye bilenip cilalandı.Я дал его вычистить, чтобы взять в руку; уже наострен этот меч и вычищен, чтобы отдать его в руку убийцы.
Kılıç kullanılmak için Cilalanmaya verildi; Öldürenin eline verilsin diye bilenip cilalandı.ויתן אתה למרטה לתפש בכף היא הוחדה חרב והיא מרטה לתת אותה ביד הורג׃
Kılıç kullanılmak için Cilalanmaya verildi; Öldürenin eline verilsin diye bilenip cilalandı.وقد اعطاه ليصقل لكي يمسك بالكف. هذا السيف قد حدّد وهو مصقول لكي يسلم ليد القاتل.
Kılıç kullanılmak için Cilalanmaya verildi; Öldürenin eline verilsin diye bilenip cilalandı.這 刀 已 經 交 給 人 擦 亮 、 為 要 應 手 使 用 . 這 刀 已 經 磨 快 擦 亮 、 好 交 在 行 殺 戮 的 人 手 中
Kılıç kullanılmak için Cilalanmaya verildi; Öldürenin eline verilsin diye bilenip cilalandı.這刀 已 經交給 人 擦亮 、 為 要 應手 使用 . 這刀 已 經 磨快 擦亮 、 好 交 在行 殺戮 的 人 手中
Kızımın eline, elektronik hakkında birşeyler öğretmek için제가 딸에게 전자장치에 대해 가르치려 한다면,
Kızımın eline, elektronik hakkında birşeyler öğretmek için lehim havyası verecek değilim.Ak chcem učiť svoju dcéru o elektronike, nedám jej do ruky spájkovačku.
Kızımın eline, elektronik hakkında birşeyler öğretmek için lehim havyası verecek değilim.Dacă am de gând s-o învăț pe fetița mea despre electronică n-am să-i dau un ciocan de lipit.
Kızımın eline, elektronik hakkında birşeyler öğretmek için lehim havyası verecek değilim.Ha elektronikát akarok tanítani a lányomnak, nem fogok forrasztópákát a kezébe adni.
Kızımın eline, elektronik hakkında birşeyler öğretmek için lehim havyası verecek değilim.Jeśli zamierzam uczyć moją córkę elektryki nie dam jej do ręki lutownicy.
Kızımın eline, elektronik hakkında birşeyler öğretmek için lehim havyası verecek değilim.Jika saya ingin mengajar putri saya tentang elektronika, saya tidak akan memberinya solder.
Kızımın eline, elektronik hakkında birşeyler öğretmek için lehim havyası verecek değilim.Om jag ska lära min dotter om elektronik, tänker jag inte ge henne en lödkolv.
Kızımın eline, elektronik hakkında birşeyler öğretmek için lehim havyası verecek değilim.Se insegno a mia figlia l'elettronica, non le darò in mano un saldatore.
Kızımın eline, elektronik hakkında birşeyler öğretmek için lehim havyası verecek değilim.Se vou ensinar eletrónica à minha filha, não lhe vou dar um ferro de soldar.
Kızımın eline, elektronik hakkında birşeyler öğretmek için lehim havyası verecek değilim.Si je dois enseigner l'électronique à ma fille, je ne vais pas lui donner un fer à souder.
Kızımın eline, elektronik hakkında birşeyler öğretmek için lehim havyası verecek değilim.Si voy a enseñarle electrónica a mi hija, no le voy a dar un soldador.
Kızımın eline, elektronik hakkında birşeyler öğretmek için lehim havyası verecek değilim.Wenn ich meiner Tochter etwas über Elektronik beibringen möchte, dann werde ich ihr kein Löteisen geben.
Kızımın eline, elektronik hakkında birşeyler öğretmek için lehim havyası verecek değilim.Αν σκοπεύω να διδάξω στην κόρη μου για τα ηλεκτρικά κυκλώματα, δε θα της δώσω ένα εργαλείο συγκόλλησης.
Kızımın eline, elektronik hakkında birşeyler öğretmek içinאם אני רוצה ללמד את הבת שלי על אלקטרוניקה,
Kızımın eline, elektronik hakkında birşeyler öğretmek içinاذا كنت بصدد تعليم إبنتي الالكترونيات
Kızımın eline, elektronik hakkında birşeyler öğretmek içinはんだごてを渡したりはしません
Korur RAB, yaşatır onu, Ülkede mutlu kılar, Terk etmez düşmanlarının eline.Autuas se, joka vaivaista holhoo! Hänet Herra pelastaa pahana päivänä.
Korur RAB, yaşatır onu, Ülkede mutlu kılar, Terk etmez düşmanlarının eline.Beato l'uomo che ha cura del debole, nel giorno della sventura il Signore lo libera
Korur RAB, yaşatır onu, Ülkede mutlu kılar, Terk etmez düşmanlarının eline.Blahoslavený človek, ktorý sa rozumne chová oproti chudobnému. V zlý deň ho vyslobodí Hospodin.
Korur RAB, yaşatır onu, Ülkede mutlu kılar, Terk etmez düşmanlarının eline.Blahoslavený, kdož prozřetelný soud činí o chudém; v den zlý vysvobodí jej Hospodin.
Korur RAB, yaşatır onu, Ülkede mutlu kılar, Terk etmez düşmanlarının eline.Błogosławiony, który ma baczenie na potrzebnego; w dzień zły wybawi go Pan.
Korur RAB, yaşatır onu, Ülkede mutlu kılar, Terk etmez düşmanlarının eline.Boldog, a ki a nyomorultra gondol; a veszedelem napján megmenti azt az Úr.
Korur RAB, yaşatır onu, Ülkede mutlu kılar, Terk etmez düşmanlarının eline.Gelukkig is de man die voor de kleinen zorgt; als hemzelf eens onheil treft, zal de HERE hem helpen.
Korur RAB, yaşatır onu, Ülkede mutlu kılar, Terk etmez düşmanlarının eline.HERREN vogter ham, holder ham i Live, det går ham vel i Landet, han giver ham ikke i Fjendevold.
Korur RAB, yaşatır onu, Ülkede mutlu kılar, Terk etmez düşmanlarının eline.여호와께서 저를 보호하사 살게 하시리니 저가 세상에서 복을 받을 것이라 주여 저를 그 원수의 뜻에 맡기지 마소서
Korur RAB, yaşatır onu, Ülkede mutlu kılar, Terk etmez düşmanlarının eline.Salig er den som akter på den elendige; på den onde dag skal Herren frelse ham.
Korur RAB, yaşatır onu, Ülkede mutlu kılar, Terk etmez düşmanlarının eline.Säll är den som låter sig vårda om den arme; honom skall HERREN hjälpa på olyckans dag.
Korur RAB, yaşatır onu, Ülkede mutlu kılar, Terk etmez düşmanlarının eline.יהוה ישמרהו ויחיהו יאשר בארץ ואל תתנהו בנפש איביו׃
Korur RAB, yaşatır onu, Ülkede mutlu kılar, Terk etmez düşmanlarının eline.الرب يحفظه ويحييه. يغتبط في الارض ولا يسلمه الى مرام اعدائه.