Ana içeriğe geç
Sözlük

eline ile cümle

eline kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Diri Tanrının eline düşmek korkunç bir şeydir.Strasznać rzecz jest wpaść w ręce Boga żywego.
Diri Tanrının eline düşmek korkunç bir şeydir.Φοβερον ειναι το να πεση τις εις χειρας Θεου ζωντος.
Diri Tanrının eline düşmek korkunç bir şeydir.А вярата е даване твърда увереност в ония неща, за които се надяваме, – убеждения за неща, които не се виждат.
Diri Tanrının eline düşmek korkunç bir şeydir.Страшно впасти в руки Бога живого.
Diri Tanrının eline düşmek korkunç bir şeydir.Страшно впасть в руки Бога живаго!
Diri Tanrının eline düşmek korkunç bir şeydir.מה נורא לנפל ביד אלהים חיים׃
Diri Tanrının eline düşmek korkunç bir şeydir.مخيف هو الوقوع في يدي الله الحي
Diri Tanrının eline düşmek korkunç bir şeydir.落 在 永 生 神 的 手 裡 、 真 是 可 怕 的
Diri Tanrının eline düşmek korkunç bir şeydir.落在 永生 神 的 手裡 、 真是 可怕 的
Dışarı çıkmış, fok kürkünden pantolonunu indirmiş ve eline büyük tuvaletini yapmış.Egyszerűen csak kicsusszant, letolta a fókabőrből készült nadrágját, és a saját tenyerébe végezte el dolgát.
Dışarı çıkmış, fok kürkünden pantolonunu indirmiş ve eline büyük tuvaletini yapmış.El pur și simplu a alunecat afară, și-a tras jos pantalonii din piele de focă și a defecat în mâinile sale.
Dışarı çıkmış, fok kürkünden pantolonunu indirmiş ve eline büyük tuvaletini yapmış.Er schlüpfte nach draußen, ließ seine Hosen aus Seehundsfell herunter und defäkierte in seine Hand.
Dışarı çıkmış, fok kürkünden pantolonunu indirmiş ve eline büyük tuvaletini yapmış.Hän yksinkertaisesti meni ulos, pudotti hylkeennahkahousunsa ja ulosti kämmenelleen.
Dışarı çıkmış, fok kürkünden pantolonunu indirmiş ve eline büyük tuvaletini yapmış.Hij ging naar buiten, liet zijn broek van zeehondenhuid zakken en poepte in zijn hand.
Dışarı çıkmış, fok kürkünden pantolonunu indirmiş ve eline büyük tuvaletini yapmış.Il est simplement sorti, a baissé son pantalon en peau de phoque et déféqua dans sa main.
Dışarı çıkmış, fok kürkünden pantolonunu indirmiş ve eline büyük tuvaletini yapmış.그는 그냥 밖으로 나가서, 표범가죽 바지를 내리고 손에 용변을 보았습니다. 배설물이 얼어붙기 시작하자,
Dışarı çıkmış, fok kürkünden pantolonunu indirmiş ve eline büyük tuvaletini yapmış.Ông chỉ đơn giản là trượt ra ngoài, tụt chiếc quần da hải cẩu xuống và đại tiện vào tay.
Dışarı çıkmış, fok kürkünden pantolonunu indirmiş ve eline büyük tuvaletini yapmış.Po prostu wyszedł na dwór, spuścił spodnie ze skóry foki i wypróżnił się w swoją dłoń.
Dışarı çıkmış, fok kürkünden pantolonunu indirmiş ve eline büyük tuvaletini yapmış.Saiu para o exterior, baixou as calças de pele de foca e defecou nas mãos.
Dışarı çıkmış, fok kürkünden pantolonunu indirmiş ve eline büyük tuvaletini yapmış.Він просто вийшов надвір, стягнув штани зі шкіри тюленя і випорожнився у руку.
Dışarı çıkmış, fok kürkünden pantolonunu indirmiş ve eline büyük tuvaletini yapmış.Он просто пробрался на улицу, снял штаны из тюленьей кожи и испражнился себе в руки.
Dışarı çıkmış, fok kürkünden pantolonunu indirmiş ve eline büyük tuvaletini yapmış.Той просто излязал навън, смъкнал си панталона направен от тюленова кожа и се изходил в ръката си.
Dışarı çıkmış, fok kürkünden pantolonunu indirmiş ve eline büyük tuvaletini yapmış.הוא פשוט חמק החוצה, הפשיל את מכנסי העור שלו, ועשה את צרכיו לתוך ידו.
Dışarı çıkmış, fok kürkünden pantolonunu indirmiş ve eline büyük tuvaletini yapmış.فقد انزلق ببساطة في الخارج، وأنزل بنطاله المصنوع من جلد الفقمة وتبرز في يديه. وعندما بدء البراز في التجمد
Dışarı çıkmış, fok kürkünden pantolonunu indirmiş ve eline büyük tuvaletini yapmış.自分の手に排便しました 排泄物が凍ると それを刃物の形にしました
Doğru yerde miyiz? Ne dedin?<br />Kimin eline elledin?! Oh...Chúng ta đang ở đúng nơi không? bạn nói gì? cô lấy bàn tay của ai?
Dönüp de kendi götüne bakması ve kendi hayatını tekrar eline alması gerekiyor.Cậu ta cần thấy mình trong con người đần độn và chính cuộc sống nằm trong tay cậu ta.
Dönüp de kendi götüne bakması ve kendi hayatını tekrar eline alması gerekiyor.Dia perlu melihat dirinya di Pantat dan bunuh diri saja.
Dönüp de kendi götüne bakması ve kendi hayatını tekrar eline alması gerekiyor.El lo que necesita es mirar su propio culo y tomar el control de su vida.
Dönüp de kendi götüne bakması ve kendi hayatını tekrar eline alması gerekiyor.Er muss sich selbst in den Arsch gucken und sein Leben in seine eigenen Hände nehmen.
Dönüp de kendi götüne bakması ve kendi hayatını tekrar eline alması gerekiyor.Gli serve sentirsi nella merda e gestire la propria vita.
Dönüp de kendi götüne bakması ve kendi hayatını tekrar eline alması gerekiyor.Han skal se sig selv i røven og tage sit eget liv i sine hænder.
Dönüp de kendi götüne bakması ve kendi hayatını tekrar eline alması gerekiyor.Hän tulee tehdä katselmus omaan persreikäänsä ja ottaa elämänsä ohjat omiin käsiinsä.
Dönüp de kendi götüne bakması ve kendi hayatını tekrar eline alması gerekiyor.Hij moet zichzelf eens goed bekijken en zijn leven in eigen handen nemen.
Dönüp de kendi götüne bakması ve kendi hayatını tekrar eline alması gerekiyor.Il a besoin d'une introspection anale et de prendre sa vie en mains.
Dönüp de kendi götüne bakması ve kendi hayatını tekrar eline alması gerekiyor.Inkább nézze meg a seggét a tükörben, és vegye kézbe az életét.
Dönüp de kendi götüne bakması ve kendi hayatını tekrar eline alması gerekiyor.걔는 자신을 더 알고 지 운명을 개척해 나가야해
Dönüp de kendi götüne bakması ve kendi hayatını tekrar eline alması gerekiyor.Musí se sám sobě podívat mezi půlky a vzít život do vlastních rukou.
Dönüp de kendi götüne bakması ve kendi hayatını tekrar eline alması gerekiyor.Musi się ogarnąć i wziąć życie w swoje ręce.
Dönüp de kendi götüne bakması ve kendi hayatını tekrar eline alması gerekiyor.Thằng đó nên nhìn lại chính mình qua cái mông và nắm giữ cuộc sống của chính hắn trong tay.
Dönüp de kendi götüne bakması ve kendi hayatını tekrar eline alması gerekiyor.Trebuie să-şi tragă una în fund şi să ia viaţa în propriile mâini.
Dönüp de kendi götüne bakması ve kendi hayatını tekrar eline alması gerekiyor.Πρέπει να κοιτάξει τον κώλο του και να πάρει τη ζωή του στα χέρια του.
Dönüp de kendi götüne bakması ve kendi hayatını tekrar eline alması gerekiyor.Он должен искать себе в задницу и взять свою жизнь в свои руки.
Dönüp de kendi götüne bakması ve kendi hayatını tekrar eline alması gerekiyor.Тря'а да се вгледа в гъза си и да поеме живота си в ръце.
Dönüp de kendi götüne bakması ve kendi hayatını tekrar eline alması gerekiyor.הוא צריך להסתכל לעצמו בתחת .ולקחת את החיים שלו בידיים
Dönüp de kendi götüne bakması ve kendi hayatını tekrar eline alması gerekiyor.يجب أن ينظر لنفسه في المؤخرة و يقضي على حياته بيديه
Dönüp de kendi götüne bakması ve kendi hayatını tekrar eline alması gerekiyor.ビールを飲むと 世界一迷惑な奴だ
Dünya kötülerin eline verilmiş, Yargıçların gözünü kapayan Odur. O değilse, kimdir?A föld a gonosz kezébe adatik, a ki az õ biráinak arczát elfedezi. Nem így van? Kicsoda hát õ?
Dünya kötülerin eline verilmiş, Yargıçların gözünü kapayan Odur. O değilse, kimdir?A terra está entregue nas mãos do ímpio. Ele cobre o rosto dos juízes; se não é ele, quem é, logo?
Dünya kötülerin eline verilmiş, Yargıçların gözünü kapayan Odur. O değilse, kimdir?Ðất bị phó vào tay kẻ gian ác; Nó che mặt những quan xét của đất; Nếu chẳng phải nó, vậy thì ai?
Dünya kötülerin eline verilmiş, Yargıçların gözünü kapayan Odur. O değilse, kimdir?Ðất bị phó vào tay kẻ gian_ác ; Nó che mặt những quan xét của đất ; Nếu chẳng phải nó , vậy_thì ai ?
Dünya kötülerin eline verilmiş, Yargıçların gözünü kapayan Odur. O değilse, kimdir?Jorden gav han i gudløses Hånd, hylder dens Dommeres Øjne til, hvem ellers, om ikke han?
Dünya kötülerin eline verilmiş, Yargıçların gözünü kapayan Odur. O değilse, kimdir?세상이 악인의 손에 붙이웠고 재판관의 얼굴도 가리워졌나니 그렇게 되게 한 이가 그가 아니시면 누구이뇨
Dünya kötülerin eline verilmiş, Yargıçların gözünü kapayan Odur. O değilse, kimdir?La terra è lasciata in balìa del malfattore: egli vela il volto dei suoi giudici; se non lui, chi dunque sarà
Dünya kötülerin eline verilmiş, Yargıçların gözünü kapayan Odur. O değilse, kimdir?La terre est livrée aux mains de l`impie; Il voile la face des juges. Si ce n`est pas lui, qui est-ce donc?
Dünya kötülerin eline verilmiş, Yargıçların gözünü kapayan Odur. O değilse, kimdir?Maa on jätetty jumalattoman valtaan, hän peittää sen tuomarien kasvot - ellei hän, kuka sitten?
Dünya kötülerin eline verilmiş, Yargıçların gözünü kapayan Odur. O değilse, kimdir?Pămîntul este dat pe mînile celui nelegiuit; El acopere ochii judecătorilor; de nu El, apoi cine altul?
Dünya kötülerin eline verilmiş, Yargıçların gözünü kapayan Odur. O değilse, kimdir?Zem býva vydaná do ruky bezbožného; zakrýva tvár jej sudcov. Ak nie on, kde kto je to tedy?
Dünya kötülerin eline verilmiş, Yargıçların gözünü kapayan Odur. O değilse, kimdir?Země dána bývá v ruku bezbožného, tvář soudců jejich zakrývá: jestliže ne on, kdož jiný jest?
Dünya kötülerin eline verilmiş, Yargıçların gözünü kapayan Odur. O değilse, kimdir?Zemlja je izročena oblasti krivičnikov, On zakriva obraz njenim sodnikom. Če On ne, kdo pa drugi?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod