Birilerinin eline donanımı tutuşturmaktansa yazılımı anlamamız gerekiyor.Надо понимать программное обеспечение, прежде чем начать раздавать железки под него.
Birilerinin eline donanımı tutuşturmaktansa yazılımı anlamamız gerekiyor.Нам потрібно розуміти програмне забезпечення настільки добре, як розуміємо технічне обладнання.
Birilerinin eline donanımı tutuşturmaktansa yazılımı anlamamız gerekiyor.עלינו להתמצא בתוכנה נוסף על זה שנותנים את החומרה.
Birilerinin eline donanımı tutuşturmaktansa yazılımı anlamamız gerekiyor.ونحن بحاجة إلى فهم البرمجيات بصورة تماثل إعطاء شخص ما الأجهزة.
Birilerinin eline donanımı tutuşturmaktansa yazılımı anlamamız gerekiyor.ソフトウェアを 理解する必要があります 多くの途上国に政府が加わり
Bir, kaşığı sağ eline al.1. Den Löffel in die rechte Hand nehmen.
Bir, kaşığı sağ eline al.Raz, trzymaj łyżeczkę w prawej ręce.
Bir, kaşığı sağ eline al.Un, prends la cuillère avec la main droite.
Bir, kaşığı sağ eline al.Unu: þine lingura cu mâna ta dreaptã.
Bir, kaşığı sağ eline al.Ενα, Κράτα το κουτάλι με το δεξί σου χέρι.
Bir referans mektubu yazıp verin eline.Escríbale una carta de referencia.
Bir referans mektubu yazıp verin eline.Gli prepari la lettera di benservito.
Bir referans mektubu yazıp verin eline.Kamrern kan skriva ut ett tjänstgöringsbetyg.
Bir referans mektubu yazıp verin eline.Napište mu zápočtový list.
Bir referans mektubu yazıp verin eline.Napisz mu jego świadectwo pracy.
Bir referans mektubu yazıp verin eline.Schreiben Sie ihm ein Zeugnis.
Bir referans mektubu yazıp verin eline.Δε θα πληρωθεί την εβδομάδα.
Biz de gidip sorduk, mektubu cesaretle eline aldı.Aşa am făcut, am rugat-o şi ea a luat în joacă scrisoarea.
Biz de gidip sorduk, mektubu cesaretle eline aldı.C'est que nous avons fait, nous lui avons demandé, elle a joué le jeu et pris la lettre.
Biz de gidip sorduk, mektubu cesaretle eline aldı.Dus dat deden we, we vroegen het haar, en ze nam de brief sportief aan.
Biz de gidip sorduk, mektubu cesaretle eline aldı.E cosi' abbiamo fatto, e lei giocosamente ha preso la lettera.
Biz de gidip sorduk, mektubu cesaretle eline aldı.Ezt tettük, megkértük, és együttműködően felvette a levelet.
Biz de gidip sorduk, mektubu cesaretle eline aldı.Jadi kami meminta ibu itu kemudian dia mengambil surat itu,
Biz de gidip sorduk, mektubu cesaretle eline aldı.그래서 우리는 그 분께 부탁했고, 그녀는 편지를 집어들었습니다.
Biz de gidip sorduk, mektubu cesaretle eline aldı.Poprosiliśmy i ona dzielnie wzięła list.
Biz de gidip sorduk, mektubu cesaretle eline aldı.Så det gjorde vi, vi bad hende, og hun var med og samlede brevet op.
Biz de gidip sorduk, mektubu cesaretle eline aldı.Så vi gjorde det, vi frågade henne, och hon tog brevet.
Biz de gidip sorduk, mektubu cesaretle eline aldı.So geschah es, wir fragten sie und sie nahm bereitwillig den Brief.
Biz de gidip sorduk, mektubu cesaretle eline aldı. "Tabi ki." Okumaya başladı.E foi isso que fizemos, pedimos-lhe, e ela pegou na carta, contente por participar.
Biz de gidip sorduk, mektubu cesaretle eline aldı.Tak jsme se jí zeptali a ona hravě zvedla dopis.
Biz de gidip sorduk, mektubu cesaretle eline aldı.Tak sme to teda spravili. Požiadali sme ju o to a ona list statočne vzala do rúk.
Biz de gidip sorduk, mektubu cesaretle eline aldı.Và chúng tôi đã làm như thế, chúng tôi đề nghị cô ấy và cô ấy đã cầm lấy bức thư
Biz de gidip sorduk, mektubu cesaretle eline aldı.Y eso hicimos, y ella se ofreció a participar en el juego.
Biz de gidip sorduk, mektubu cesaretle eline aldı.Έτσι της το ζητήσαμε και εκείνη έπιασε το γράμμα.
Biz de gidip sorduk, mektubu cesaretle eline aldı.И мы это сделали, мы попросили её, она игриво подняла письмо.
Biz de gidip sorduk, mektubu cesaretle eline aldı.И ние го направихме, помолихме я и тя смело взе писмото.
Biz de gidip sorduk, mektubu cesaretle eline aldı.וכך עשינו, בקשנו ממנה, והיא הרימה את המכתב הצורה משחקית.
Biz de gidip sorduk, mektubu cesaretle eline aldı.فقمنا بذالك، و عرضنا عليها الأمر، فقبلت اللعب و أخذت بالرسالة.
Biz de gidip sorduk, mektubu cesaretle eline aldı.「もちろん」と彼女はいい、読み始めてくれました
Böylece her kutu kola için, cari pariteyle, veya cari fiyatla, eline 10 Yuan geçecek.Para cada lata, en la actual tasa de cambio, o al precio actual, va a conseguir 10 yuanes.
Böylece her kutu kola için, cari pariteyle, veya cari fiyatla, eline 10 Yuan geçecek.Takže za každou plechovku dostane při současném kurzu - nebo současné ceně - dostane 10 jüanů.
Böylece her kutu kola için, cari pariteyle, veya cari fiyatla, eline 10 Yuan geçecek.Với mỗi lon, ở tỉ giá hiện tại, hay là với giá thành hiện tại, thì nó sẽ là 10 quan một lon.
Böylece her kutu kola için, cari pariteyle, veya cari fiyatla, eline 10 Yuan geçecek.Za każdą puszkę, po obecnym kursie albo za obecną cenę, otrzyma 10 juanów.
Böylece her kutu kola için, cari pariteyle, veya cari fiyatla, eline 10 Yuan geçecek.За кожну банку, при актуальному курсі, чи при актуальній ціні - він отримає 10 юаней
Böylece her kutu kola için, cari pariteyle, veya cari fiyatla, eline 10 Yuan geçecek.И за каждую банку, по текущему курсу, или по данной цене, он получит 10 юаней.
Böylece, tüm gücü de eline geçirmiş oldu.E assim assume o poder.
Böylece, tüm gücü de eline geçirmiş oldu.그러니까 그는 정권을 잡았지요.
Böylece, tüm gücü de eline geçirmiş oldu.Přebírá tedy veškerou moc.
Böylece, tüm gücü de eline geçirmiş oldu.Quindi prende il potere.
Böylece, tüm gücü de eline geçirmiş oldu.Tak więc przejmuje władzę.
Böylece, tüm gücü de eline geçirmiş oldu.И така взима властта.
Böylece, tüm gücü de eline geçirmiş oldu.Отже, він приходит до влади.
BU Amerikalı üreticinin Çin'e yaptığı satıştan eline 500 Yuan geçti.A tak jsme viděli scénář, kde cena dolaru z hlediska Yuanu půjde dolů.
BU Amerikalı üreticinin Çin'e yaptığı satıştan eline 500 Yuan geçti.I dotyczy to wszystkiego, jeśli podaż jabełk jest wyższa niż popyt, to cena jabłek spadnie.
BU Amerikalı üreticinin Çin'e yaptığı satıştan eline 500 Yuan geçti.Американський виробник має 500 юаней з продажу в Китаї.
BU Amerikalı üreticinin Çin'e yaptığı satıştan eline 500 Yuan geçti.Этот американский производитель имел 500 юаней от своих продаж в Китае.
Bu, babamın kamerayı yeniden eline almasından bir yıl önceydi.저희 아버지가 다시 카메라를 집어들기 1년 전의 일이었어요.
Bu, babamın kamerayı yeniden eline almasından bir yıl önceydi.A durat un an înainte ca tata să ia camera din nou.
Bu, babamın kamerayı yeniden eline almasından bir yıl önceydi.Ci volle un anno affinché mio padre prendesse di nuovo in mano una macchina fotografica.
Bu, babamın kamerayı yeniden eline almasından bir yıl önceydi.Das war ein Jahr, bevor mein Vater wieder eine Kamera in die Hand nahm.