Ana içeriğe geç
Sözlük

eline ile cümle

eline kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Aslında dikkatli olmazlarsa düşmanın eline düşerler.Anzi, se non stanno attenti, cadranno in mano al nemico.
Aslında dikkatli olmazlarsa düşmanın eline düşerler.He joutuvat vihollisen käsiin, jos eivät varo.
Aslında dikkatli olmazlarsa düşmanın eline düşerler.Hvis de ikke er forsigtige, havner de hos fjenden.
Aslında dikkatli olmazlarsa düşmanın eline düşerler.Jeśli nie będą ostrożni, mogą wpaść w ręce wroga.
Aslında dikkatli olmazlarsa düşmanın eline düşerler.Na verdade, se não se acautelarem, vão parar às mãos do inimigo.
Aslında dikkatli olmazlarsa düşmanın eline düşerler.Om de inte är försiktiga hamnar de hos fienden.
Aslında dikkatli olmazlarsa düşmanın eline düşerler.Si no van con cuidado, acabarán cayendo en manos del enemigo.
Aslında dikkatli olmazlarsa düşmanın eline düşerler.Αν δεν προσέξουν, θα πέσουν στα χέρια του εχθρού.
Aslında dikkatli olmazlarsa düşmanın eline düşerler.Если они не будут осторожны, они попадут в руки врага.
Belkide... evhanımlığı mı ? Süper bir şey bu HaNi. Eline de tepsi çok yakışmış!아! 혹시,
ben de onu kovdum, ulusların önderinin eline teslim ettim. Ona kötülüğü uyarınca davranacak.Azért adom õt a nemzetek urának kezébe, bánjék el vele, gonoszságáért kiûztem õt.
ben de onu kovdum, ulusların önderinin eline teslim ettim. Ona kötülüğü uyarınca davranacak.eu o entregarei na mão da mais poderosa das nações, que lhe dará o tratamento merecido. Eu já o lancei fora.
ben de onu kovdum, ulusların önderinin eline teslim ettim. Ona kötülüğü uyarınca davranacak.io lo diedi in balìa di un principe di popoli; lo rigettai a causa della sua empietà
ben de onu kovdum, ulusların önderinin eline teslim ettim. Ona kötülüğü uyarınca davranacak.Je l`ai livré entre les mains du héros des nations, Qui le traitera selon sa méchanceté; je l`ai chassé.
ben de onu kovdum, ulusların önderinin eline teslim ettim. Ona kötülüğü uyarınca davranacak.내가 열국의 능한 자의 손에 붙일지라 그가 임의로 대접할 것은 내가 그의 악을 인하여 쫓아 내었음이라
ben de onu kovdum, ulusların önderinin eline teslim ettim. Ona kötülüğü uyarınca davranacak.l-am dat în mînile viteazului neamurilor, care -i va face după răutatea lui; căci l-am izgonit.
ben de onu kovdum, ulusların önderinin eline teslim ettim. Ona kötülüğü uyarınca davranacak.vydal som ho do ruky silného z národov; učinil mu, jako zaslúžil; zahnal som ho pre jeho bezbožnosť.
ben de onu kovdum, ulusların önderinin eline teslim ettim. Ona kötülüğü uyarınca davranacak.за то Я отдал его в руки властителю народов; он поступил с ним, как надобно; за беззаконие его Я отверг его.
ben de onu kovdum, ulusların önderinin eline teslim ettim. Ona kötülüğü uyarınca davranacak.ואתנהו ביד איל גוים עשו יעשה לו כרשעו גרשתהו׃
ben de onu kovdum, ulusların önderinin eline teslim ettim. Ona kötülüğü uyarınca davranacak.اسلمته الى يد قوي الامم فيفعل به فعلا. لشره طردته.
ben de onu kovdum, ulusların önderinin eline teslim ettim. Ona kötülüğü uyarınca davranacak.我 就 必 將 他 交 給 列 國 中 大 有 威 勢 的 人 . 他 必 定 辦 他 . 我 因 他 的 罪 惡 、 已 經 驅 逐 他
ben de onu kovdum, ulusların önderinin eline teslim ettim. Ona kötülüğü uyarınca davranacak.我 就 必將 他 交給 列國 中大 有 威勢 的 人 . 他 必定 辦 他 . 我 因 他 的 罪惡 、 已 經驅 逐 他
Beni düşman eline düşürmedin, Bastığım yerleri genişlettin.(30:9) и не предал меня в руки врага; поставил ногимои на пространном месте.
Beni düşman eline düşürmedin, Bastığım yerleri genişlettin.(31:9) Et tu ne me livreras pas aux mains de l`ennemi, Tu mettras mes pieds au large.
Beni düşman eline düşürmedin, Bastığım yerleri genişlettin.Chúa không nộp tôi vào tay kẻ thù nghịch, Song đặt chơn tôi nơi rộng rãi.
Beni düşman eline düşürmedin, Bastığım yerleri genişlettin.Chúa không nộp tôi vào tay kẻ thù_nghịch , Song đặt chơn tôi nơi rộng_rãi .
Beni düşman eline düşürmedin, Bastığım yerleri genişlettin.Du gav mig ikke i Fjendens Hånd, men skaffede Rum for min Fod.
Beni düşman eline düşürmedin, Bastığım yerleri genişlettin.e não me entregaste nas mãos do inimigo; puseste os meus pés num lugar espaçoso.
Beni düşman eline düşürmedin, Bastığım yerleri genişlettin.Engkau tidak membiarkan aku ditawan musuh, tetapi memungkinkan aku berjalan dengan bebas
Beni düşman eline düşürmedin, Bastığım yerleri genişlettin.Esulterò di gioia per la tua grazia, perché hai guardato alla mia miseria, hai conosciuto le mie angosce
Beni düşman eline düşürmedin, Bastığım yerleri genişlettin.in nisi me izdal sovražniku v roko, a v prostoren kraj si postavil noge moje.
Beni düşman eline düşürmedin, Bastığım yerleri genişlettin.Jeg vil fryde og glede mig over din miskunnhet, at du har sett min elendighet, aktet på min sjels trengsler;
Beni düşman eline düşürmedin, Bastığım yerleri genişlettin.나를 대적의 수중에 금고치 아니하셨고 내 발을 넓은 곳에 세우셨음이니이다
Beni düşman eline düşürmedin, Bastığım yerleri genişlettin.şi nu mă vei da în mînile vrăjmaşului, ci îmi vei pune picioarele la loc larg.
Beni düşman eline düşürmedin, Bastığım yerleri genişlettin.und übergibst mich nicht in die Hände des Feindes; du stellst meine Füße auf weiten Raum.
Beni düşman eline düşürmedin, Bastığım yerleri genişlettin.Veseliť a radovať sa budem v tvojej milosti, pretože si videl moje trápenie; znal si v súžení moju dušu
Beni düşman eline düşürmedin, Bastığım yerleri genişlettin.y no me entregaste en mano del enemigo. Hiciste que mis pies se posasen en lugar espacioso
Beni düşman eline düşürmedin, Bastığım yerleri genişlettin.και δεν με συνεκλεισας εις την χειρα του εχθρου εστησας εν ευρυχωρια τους ποδας μου.
Beni düşman eline düşürmedin, Bastığım yerleri genişlettin.И не си ме затворил в ръката на неприятеля; Поставил си нозете ми на широко.
Beni düşman eline düşürmedin, Bastığım yerleri genişlettin.ולא הסגרתני ביד אויב העמדת במרחב רגלי׃
Beni düşman eline düşürmedin, Bastığım yerleri genişlettin.‎ولم تحبسني في يد العدو بل اقمت في الرحب رجلي
Beni düşman eline düşürmedin, Bastığım yerleri genişlettin.你 未 曾 把 我 交 在 仇 敵 手 裡 . 你 使 我 的 腳 站 在 寬 闊 之 處
Beni düşman eline düşürmedin, Bastığım yerleri genişlettin.你 未 曾 把 我 交 在 仇敵手裡 . 你 使我 的 腳站 在 寬闊 之 處
Birbirine bağlı, hırslı ve aşağılık duygusundan sıyrılarak özgürlüğünü eline almış insanlar.그들은 연결되어 있고 의욕을 가지고 있으며 스스로를 열등감에서부터 자유롭게 만든 사람들입니다.
Birbirine bağlı, hırslı ve aşağılık duygusundan sıyrılarak özgürlüğünü eline almış insanlar.אנשים שהיו מחוברים ואנשים שהייתה להם השאיפה ואשר שיחררו את עצמם מתחושת הנחיתות.
Birbirine bağlı, hırslı ve aşağılık duygusundan sıyrılarak özgürlüğünü eline almış insanlar.طموحين ومتاوصلين والذين حرروا أنفسھم من مشاعر عقدة النقص.
Birbirine bağlı, hırslı ve aşağılık duygusundan sıyrılarak özgürlüğünü eline almış insanlar.劣等感から 開放されています それで私たちは決心したのです
Birilerinin eline donanımı tutuşturmaktansa yazılımı anlamamız gerekiyor.Chúng ta cần phải hiểu "phần mềm" cũng như cho một người nào đó phần cứng.
Birilerinin eline donanımı tutuşturmaktansa yazılımı anlamamız gerekiyor.Dobbiamo capire il software per poter dare a qualcuno l'hardware.
Birilerinin eline donanımı tutuşturmaktansa yazılımı anlamamız gerekiyor.Kita harus memahami piranti lunak dan juga memberikan piranti keras kepada mereka.
Birilerinin eline donanımı tutuşturmaktansa yazılımı anlamamız gerekiyor.누군가에게 하드웨어를 준다면 소프트웨어에 대해서도 이해해야 해요.
Birilerinin eline donanımı tutuşturmaktansa yazılımı anlamamız gerekiyor.Kromě toho, že někomu dáme hardware musíme pochopit i software.
Birilerinin eline donanımı tutuşturmaktansa yazılımı anlamamız gerekiyor.Musimy zrozumieć oprogramowanie, a nie tylko dawać komuś sprzęt.
Birilerinin eline donanımı tutuşturmaktansa yazılımı anlamamız gerekiyor.Necesitamos comprender el software como también darle a alguien el hardware.
Birilerinin eline donanımı tutuşturmaktansa yazılımı anlamamız gerekiyor.Nous devons comprendre les logiciels avant de tout simplement donner le matériel.
Birilerinin eline donanımı tutuşturmaktansa yazılımı anlamamız gerekiyor.Precisamos de compreender software para além de apenas dar a alguém hardware.
Birilerinin eline donanımı tutuşturmaktansa yazılımı anlamamız gerekiyor.Trebuie să înțelegem și principiul de funcționare, nu numai să dăm cuiva un dispozitiv.
Birilerinin eline donanımı tutuşturmaktansa yazılımı anlamamız gerekiyor.We moeten de software begrijpen wanneer we iemand de hardware geven.
Birilerinin eline donanımı tutuşturmaktansa yazılımı anlamamız gerekiyor.Wir müssen auch die Software verstehen und nicht nur Hardware zur Verfügung stellen.
Birilerinin eline donanımı tutuşturmaktansa yazılımı anlamamız gerekiyor.Πρέπει να καταλάβουμε το λογισμικό και όχι μόνο να δώσουμε το μηχάνημα.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
eline ile cümle - Sayfa 21 - eline kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App