Bu arada, 7 Eylül'de kentin havaalanı Almanların eline geçti.Ngày 9 tháng 10, Banská Štiavnica rơi vào tay quân Đức.
Rick o sırada hayalindeki Lori'ye "Dışarı çık!" diye bağırır ve eline silahını alır.Quá tuyệt vọng, Rick hướng nòng súng vào đầu mình và nói "Lori.
Bu dönemde sansür kurulu, Amerikanların eline geçmişti.Chưa đầy một tháng, các đảo này đã lọt về tay người Mỹ.
Anastasios, III. Leon'un eline geçti ve onun emri gereği idam edildi.Việc trợ giúp gặp thất bại khiến cho Anastasios rơi vào tay của Leon và bị xử tử theo lệnh của ông.
Pizarro her ikisini de öldürme şansını eline geçirmekten büyük bir zevk duymaktadır.ピツァロは二人を一度に殺すチャンスだと喜ぶ。
Bundan sonra Denizli, Germiyanoğulları'nın eline geçer.天孫の御子を、豈(あに)海中に産むべけんや。
Yavrusu yetişkin bir insanın eline sığacak kadar küçüktür.赤ちゃんたちは片手でしっかり持てるほど小さかった。
Bu birlik kapıyı eline geçirmeyi başardı.その軍勢を手中に収めることに成功した。
(Şubat) Kanije Kalesi düşmanın eline geçti.ローレンスは敵の手に渡った。
Böylece Sicilya'nın Araplar eline geçmesi hemen hemen tamamlanmış oldu.この沖縄サミットだけは君の手で完結させてほしかった。
1944) Babası 1935'te öldüğü zaman yüklüce bir miras eline geçti.1953年に父親が死亡し、その莫大な財産を相続した。
Bir eline mendil bir eline değnek alır.片手に包丁を持っている。
Ayrıca 20.000 tüfek, 400 Makineli tüfek ve 129 savaş topu Rif gerillalarının eline geçti.また2万丁以上のライフルと400丁の機関銃、129門の野戦砲が失われるか鹵獲された。
Kolberg, 18 Mart'ta Sovyet ve Polonya kuvvetlerinin eline geçti.1945年3月18日にソ連赤軍とポーランド人部隊によってコルベルクは陥落した。
Ancak bu seferlerde irili ufaklı 50'den fazla gemiyi eline geçirmeyi başardı.この哨戒でレイは、実に35隻もの小船を撃沈した。
O da Tilki'nin eline geçti.あるいは牝狐を捕まえそうになった。
Eğer çok istiyorsan, ne eline batan diken ne de söylenenler umurunda olacak.』もし、何が何でも、そうしたいなら、手に刺さるトゲも、何か言ってくる人たちも、気にならないだろ。
Friglerin ardından bölge Lidyalıların eline geçti.平野はのちにエトルリア人に植民地化された。
Cumhuriyetin siyasal gücünü hemen ve tek başına eline geçirmek istemekteydi.今度は警察の助けを借りず、独力で鎮圧することに成功した。
Ev sahibi avantajını eline almıştır.家督は子の利好が継いだ。
Eline ne geçerse muhtaçlara verir, kimseden bir şey istemezdi.元軌は態度を慎んで妄動せず、他人に与える物を惜しまなかった。
T-Bag, Michael'ın Yemen'de bir hapishanede olduğunu öğrenir ve eline bir fotoğraf alarak Lincoln'e gösterir.リンカーンはティーバッグから写真を入手し、シーノートの協力を得て、マイケルがイエメンの『オギュギア刑務所』に収監されていることを知る。
Hepimiz öylesine kaderin eline düşmüşüz ki, zavallı çıplak insancıklar!一般客が大勢いる館内を全裸で逃げまくる羞恥娘たちの運命は!
CIA’in eline düştü.CIAに奪われる。
31 Mayıs 2010 tarihinde sözleşmesi sona ermiştir ve bonservisini eline almıştır.2010年5月31日事後処理を弁護士に一任し、事業を停止した。
Günün sonunda bölge büyük oranda ABD’nin eline geçse de ilerleme hızı azalacaktır.ただし攻撃時の隙は極端に大きく、抱えた状態では移動速度が大幅に低下してしまう。
20 Mayıs'ta Palmira IŞİD'in eline geçti.5月20日、ISがパルミラを制圧。
Şehir, sonra Karamanoğlu Yakub Bey'in eline geçmiş ve ondan da Yıldırım Beyazıt Hân'ın eline geçmiştir.近江山崎城主、後に摂津三田城(さんだ)主。
Fakat Roma Müttefikler'in eline geçti.ローマは彼らが戦った敵から学習していた。
Kız eline kına yakılır.燃え立つ頭の女の子。
Kudüs 15 Temmuz sabahı Haçlılar eline geçti.耶路撒冷于7月15日落入十字军手中。
2710 yılında Bozdiyarlılar Isengard’ın kontrolünü eline aldı.2710年,登兰德人占领艾辛格。
Dört Cenevre Sözleşmesi, düşman eline düşen kişilere koruma bahşeder.四個日內瓦公約提供落入敵人之手的人適當的保護。
Sonuç olarak devlet üzerindeki denetim seçmenlerin eline değil de yeni pleb soyluluğuna düşmüş oldu.而导致的结果就是国家的控制权转移了,不是转到了选民的身上而是转到了新平民贵族身上。
Gizemli bir figür yanından geçer ve eline bir not tutuşturur.一个神秘的身影将一张纸塞进她的手中。
Parmağındaki Tek Yüzük İsildur'un eline geçti.至尊魔戒落入埃西鐸手中。
Michelle eline geçen tüfekle onu anlından vurarak öldürür.Tom在他背後開槍殺死他。
Jax'in eline babasından kalma anı defterleri geçmiştir.那其實是他母親隨手寄送到JAXA的文件。
Bunun için güneşi eline geçirdi.你需要用同一只手在空中接住它。
Bundan sonra Denizli, Germiyanoğulları'nın eline geçer.其子瑪爾賽,依附鰲拜,為他的黨羽。
Hepimiz öylesine kaderin eline düşmüşüz ki, zavallı çıplak insancıklar!都如梦,何曾共,可怜孤似钗头凤。
Büyüdüğünde ise, gücü hemen eline alan II. Şapur, aktif ve etkili bir hükümdar olduğunu kanıtladı.成年後的沙普爾二世馬上上台,並證明了他是一位活躍、有影響力的君王。
31 Aralık 2006'da meydana gelen Jilib Savaşı'nın ardından Kismayo, TFG ve Etiyopya güçlerinin eline geçmiştir.緊接著吉利布戰役(英语:Battle of Jilib)在2006年12月31日开始,基斯马尤因此在2007年1月1日落到TFG及埃塞俄比亚武裝部隊的手里。
Genç McMahon, 1982 yılında babasından Capitol şirketini satın aldı ve kontrolü eline geçirdi.1982年,年輕的文斯·麥馬漢購買了他父親在世界摔角聯盟的股票,有效地掌握公司的控制權。
Bütün Karakoyunlu ülkeleri Akkoyunlular'ın eline geçti.”,其他駕駛員全員回應“Aquarion”。
1911 yılında, Georges Piaget’nin oğlu Timothée Piaget, aile şirketinin iplerini tekrar eline geçirir.在1934年,他的儿子Paul Pigott重新获得了公司大部分的控制。
Ebe bir mendilin ucunu düğümleyerek eline alır.拍蟲子:將蟲子用手觸碰使他昏倒。
Kıbrıs Krallığı 14. yüzyılda Cenevizli tüccarların eline geçti.在14世纪塞浦路斯王国越来越受到来自热那亚商人的主导。
Eline ne geçerse muhtaçlara verir, kimseden bir şey istemezdi.只要獻上供品,就能實現願望,將自己不要的東西送給需要的人。
Eline geçen insanları neşeli bir şekilde öldürmektedir.用欢乐来安定百姓。
Bu sırada Polad Kırat'ı eline geçirmiştir.此时的她原谅了斯卡。
İlk başta cücelere aitken, sonraları orkların eline geçmiştir.第一次見到佛祖時,就立刻去拉他的耳垂。
Şehri kuşattıktan sonra şehrin kalesini eline geçirdi.城中守军弃城突围。
1973 yılında özel bir inşaat şirketinin eline geçen yapı, 1985 yılında kamulaştırıldı.1978年他25歲時,他建立了一間成功的建築公司,在1990年出售給別人。
İsaakios hemen devlet işlerini ve görevlere yapılacak tayinleri eline alabilecekti.伊丽莎白不得不出售国有地面以及官职。
İdare işlerinin hemen hepsini çok dirayetli olan kayınbiraderinin eline bırakmıştı.曾因自己的英雄行為而使自己造成了巨大的損失。
Her ikisinde de Dr. Gachet masaya oturmuş, başını sağ eline yaslamış pozisyondadır.두 그림 모두 폴 가셰 박사가 오른쪽 팔에 머리를 괘고 몸을 기울여 탁자에 앉아 있다.
Sonra İznik'i (Nicea) eline geçirerek Boğaz'ın Asya yakasına erişti.나중에 옥리(獄吏)가 되어 법률에 박식하였고, 검을 잘 썼다.
1073'de Amalfi bağımsızlığını kaybedip Normanların eline geçti.1073년에 아말피는 자치권을 상실하고 노르만인들에게 넘어갔다.
Büveyoğullarından sonra hakimiyet, Cizre Emirlikleri'nin eline geçmiştir.후일 정유(正裕)의 휘호를 받았으며, 아들인 효종이 명덕정순(明德貞順)의 휘호를 더 추상하였다.