Haçlı seferleri sırasında Frankların eline geçmiş ve durum 150 yıl devam etmiştir.Historie Zhoře a její farnosti při příležitosti 150 let výročí .
Bir diğer kızı ise Roamalılar eline esir olarak geçmiştir.Její děti jsou odvedeny roajalisty pryč jako rukojmí.
The Rev, bagetleri ilk kez dört yaşındayken eline aldı.The Rev dostal svůj první pár paliček ve 4 letech a jeho první buben v 11.
Fakat bu sanduka kralın eline geçmiştir.Židli předám králi.
Bütün eşyaları, topları ve sancakları Osmanlı kuvvetlerinin eline geçti.Veškerá kořist, děla i vozy padly do rukou domácích jednotek.
Bu heyet devletin yönetimini eline aldı.Stal se díky tomu úředníkem ve vládě.
Ancak yenilerek Danişmentlilerin eline tutsak düştü.Chlapec se prakticky stal rukojmím v rukách odbojných Genťanů.
Bu mektup Ferdindand’ın eline geçer ve kıskançlık gibi kindar duygular uyanmaya başlar.Tento dopis se dostane k Ferdinandovi a vyvolá to v něm naprosté zoufalství.
Şehir bu olaydan hemen sonra Müslüman Arapların eline geçti.Později se město dostalo pod muslimskou nadvládu.
Malaya yarımadasındaki Singapur 1942 Şubat'ında Japonların eline geçti.15. února 1942 však padl Singapore do japonských rukou.
Sonra Lombardların eline geçmiştir.Poté se dostal do rukou Lichtenštejnů.
İkinci Pön Savaşında Roma'nın eline geçmiştir.Během druhé punské války bylo město na straně Říma.
Ayrica Napoli Krallığı'nin Bonapartistler eline geçmesi aleyhtarıydı.Sporným bodem se tehdy stalo Neapolské království.
1911 yılında, Georges Piaget’nin oğlu Timothée Piaget, aile şirketinin iplerini tekrar eline geçirir.În 1911, Timothée Piaget, fiul lui Georges Piaget, preia conducerea societății familiale.
Şehrin idaresini çok hoşgörüsüz sert bir hakim olarak bilinen Angelo'nun eline bırakır.Ca atare, lasă conducerea orașului în mâinile unui judecător foarte strict, Angelo.
Bir eline mendil bir eline değnek alır.Partenerul o prinde cu o singură mână.
50 milyon dolar civarındaki Mısır ekipman, araç ve erzağı İsrail'in eline geçti.Echipamente egiptene în valoare de 50 de milioane de dolari au fost capturate de israelieni.
Bu, 800 yıl önce Roma'nın düşman eline düşmesinden sonra bu ilk olaydı.Prima dată după 800 de ani, Roma a căzut în mâinile unei armate străine.
MÖ 538'de Büyük Kiros, Babil'i fethedip imparatorluğu eline geçirdi.În 538, Cirus cel Mare al Perșilor a cucerit Babilonul și i-a ocupat imperiul.
Kutsallar üç buçuk yıl için eline teslim edilecekler.Mäkelä a semnat la Hearts pentru trei ani și jumătate.
Klingsor mızrağı eline geçirdiğini ve onunla Amfortas'ı yaraladığını anlatır.Klingsor profită de această greșeală, ia lancea și îl rănește pe Amfortas.
Doğu ticaret yolları tamamen Osmanlıların eline geçmiştir.Astfel că rutele comerciale au trecut în mâinile lahmizilor.
Böylece Geronio hem kendine itaatsiz hoppa bir kadından kurtulacaktır; hem de eline biraz para geçecektir.Astfel Geronio poate scăpa de problemele sale și, de asemenea, să facă ceva bani.
Bu kontluk toprakları Savoya Sülalesi eline geçti.Și-a extins teritoriul de la Sava la Drava.
I. Dünya Savaşından sonra bölge bir daha Romanya'nın eline geçti.După cel de-al Doilea Război Mondial orașul a devenit din nou românesc.
Üniversitenin yönetimini eline aldı.S-a implicat și în managementul universitar.
Merkezi otoritenin gücü generallerin eline geçti.De multe ori, puterea imperiului a venit în mâinile generalilor.
Tunus’un doğu ve güney sahilleri Türklerin eline geçti.Marginea de sud și de est a Poloniei și Lituaniei au devenit amenințate de invaziile turcești.
Delikanlılar konakta beğendiği gençkızı, kına evinde eline kına koyması için davet eder.Este cea pe care o adori ca pe copiii tăi când îi strângi la piept...
Şiva zehri eline alır ve içer.Măgarul duce vinul și bea apă.
Tom Mary'nin eline uzandı.Tom s-a întins după mâna Mariei.
Ancak restorasyon başarısızlıkla sonuçlandı ve siyasi iktidar Ashikaga şogunluğunun (1336-1575) eline geçti.A helyreállítás végül nem sikerült, helyét átvette az Asikaga sógunátus (1336-1575).
Liderlik Lucien Petit-Breton'un eline geçti.Ezután vette át a vezetést és győzött Lucien Petit-Breton.
Geride korumasız kalan İmparatorluk kampı, Normanların eline geçti.Az őrizetlenül hagyott bizánci tábor a normannok kezére került.
Kaset bu sefer de polisin eline geçmez.A rendőrök ezúttal sem veszik komolyan.
Bu sefer Kıbrıs adasının idaresi doğrudan doğruya Arapların eline geçti.Ezzel a Szászánida Birodalom végérvényesen az arabok kezébe került.
Bunun için Kudüs'ü hemen eline geçirdi.Ezzel egyidőben pedig ostrom alá vette Jeruzsálemet.
1240'larda Kyburg kontlarınca kurulan Aarau, 1264'te Habsburgların eline geçti.1240 körül Kyburg grófjai alapították, 1264-ben a Habsburgok kezére került, 1415-től Bern birtokolta.
Daha sonra Bizans’ın ve sonra da Arapların eline geçer.Ezután a bolsevikok, majd a lengyelek kezére került.
Eğer çok istiyorsan, ne eline batan diken ne de söylenenler umurunda olacak."Ha komolyan akarod (az írást), tarts ki mellette, bármi történjék is.
Bunun yanı sıra Yüzük'ün Bilbo'nun eline nasıl geçtiği de anlatılmaktadır.Ekkor rájön, hogy mi van Bilbó zsebében.
Fakat bu sanduka kralın eline geçmiştir.A falu azonban a király kezén maradt.
Kız eline kına yakılır.Majd tüzesen csipkelődik feleségével.
Böylece şehir direnişçilerin eline geçti.Ez azonban a városiak ellenállásába ütközött.
Boğuşma sırasında Jessie eline geçirdiği bir sopayla Carlos’un başına vurarak onu orada öldürür.Gabrielle eközben egyik sokkból a másikba esik Carlos miatt.
17. yüzyılda Habsburgların eline geçmiştir.A 17. századi Habsburg-ellenes harcokban sok kárt szenvedett.
Birkaç tanesi Nazi Almanyası ordusu Wehrmachtın eline geçti ve 15,2 cm K.433/2(r) adı verildi.Néhány darabot a német hadsereg is zsákmányolt, majd 15,2 cm K. 433/2(r) jelöléssel rendszeresített.
Bir insanın eline geçtiğinde ölümcül bir silah olur.Az egyik halott kezébe teszi a saját pisztolyát.
1117'de ise her iki bölgede de hâkimiyet, atabeylerin eline geçmişti.1917-ben a két legmagasabb osztályát tisztek számára is elnyerhetővé tették.
Buna karşılık Selçuklu Musul Atabeyi olan İmameddin Zengi 1128'de Halepi eline geçirdi.Az ezt elfogadni nem akaró főurak kényszerítették ki 1222-ben az Aranybullát.
Böylece Galata Türklerin eline geçmiş oluyordu.Végül Kalocsa is török kézre került.
Siegfried’in eline bakar, onun parmağındaki yüzüğü görür.Hatalmas felindultság vesz rajta erőt, amikor felfedezi Siegfried ujján a gyűrűt.
Kim bu manzarayı izlerken Edward yanlışlıkla Kim'in eline zarar verir.Színmélység beállítása Michael saját arcszínén kísérletezik ezen lehetőséggel.
Timur 30 Ekim 1399'da şehri eline geçirdi ve üç gün talan etti.Az U–99 következő harci küldetése 1940. október 13-án kezdődött, és mindössze tíz napig tartott.
İlk gitarını 11 yaşında eline aldı.Első gitárját 11 évesen kapta.
Ancak savaşın akışı içerisinde esas güç Josip Broz Tito'nun Komünist Partizanlar'ının eline geçti.De e lépés már túl későn jött, és a szövetségesek inkább Josip Broz Tito marsall partizánjait támogatták.
CIA’in eline düştü.Ez csökkentette a CIA erejét.
Bir eline mendil bir eline değnek alır.Ezért egyikük nyakkendőjével kötözték össze a kezét.
827 yılında Sicilya Arapların eline geçti ve Sicilya Emirliği kuruldu.827-ben a Szicíliába érkező arabok pusztították el véglegesen.
T-Bag yeni eline kavuşmuştur.Myöhemmin T-Bag hankkii uuden käden.